ALİ BAL

ALİ BAL

Mail: [email protected]

Gazetecilik Seviyesini Düşürmeyelim!

Gazetecilik; yalnızca haber vermek değil, olmayanın sesi olmak, doğru bilgiye ulaşmak ve kamuoyunu gerçeğe en yakın şekilde bilgilendirmek sorumluluğunu taşımaktır. Gazetecinin kalemi, kişisel hesaplaşmaların değil, toplumun ve kamu yararının hizmetinde olmalıdır.

Ne yazık ki son dönemde, kimler tarafından hazırlandığını ve hangi amaçla paylaşıldığını bilmediğimiz bazı yapay zekâ destekli videoların sosyal medya platformlarında dolaşıma sokulduğuna tanık oluyoruz. İçeriği ve amacı ne olursa olsun, insanları küçük düşürebilecek, rencide edebilecek veya kamuoyunda yanlış bir algı oluşturabilecek paylaşımların gazetecilikle bağdaşmadığını düşünüyorum.

Nitekim sokakta karşılaştığımız vatandaşlardan da zaman zaman, “Bunlar kim, neden gazeteciliğin seviyesini bu kadar düşürüyorlar?” şeklinde sorular duyuyoruz. Bu durum yalnızca söz konusu içerikleri hazırlayanları değil, mesleğini dürüstçe yapan tüm gazetecileri de ilgilendiren bir mesele haline geliyor.

Eğer bu tür içerikleri hazırlayanlar kendilerini gazeteci olarak tanımlıyorsa, mesele çok daha ciddi bir sorumluluk taşıyor demektir. Çünkü gazetecilik; belgeye, doğrulamaya, tarafsızlığa, kişilik haklarına saygıya ve kamu yararına dayanır. Gazetecilik adına yapılan her paylaşım, aynı zamanda bu mesleğin itibarını da etkiler.

Öte yandan, kişisel sosyal medya hesapları üzerinden yapılan paylaşımlar söz konusuysa dahi, insanları hedef alan, doğruluğu teyit edilmemiş iddiaları yaygınlaştıran veya kişileri kamuoyu önünde itibarsızlaştırabilecek içeriklerden kaçınmak gerekir.

Bir kişi veya kurumla ilgili gerçekten ciddi ve kamu yararı taşıyan bilgiler varsa, yapılması gereken; bunları sosyal medyada seviyesiz tartışmalara dönüştürmek değil, hukuk çerçevesinde ilgili mercilere sunmaktır. Somut bilgi ve belgelerin bulunduğuna inanılıyorsa, bu konuda yetkili makamlar gerekli incelemeyi yapacaktır.

Gazetecinin elindeki bilgi, bir tehdit veya baskı aracına dönüşmemelidir. Kalem, şantajın değil; gerçeğin ve kamu yararının aracıdır. İddiaların sosyal medya üzerinden bir baskı unsuru haline getirilmesi, hem gazeteciliğin itibarına hem de toplumun haber alma hakkına zarar verir.

Bugün hepimizin yapması gereken, kişisel polemiklerin ve seviyesiz paylaşımların ötesine geçerek Ataşehir'in gerçek gündemine, vatandaşların sorunlarına ve toplumun ihtiyaçlarına odaklanmaktır.

Çünkü vatandaş; kimin kimi hedef aldığından çok, mahallesindeki sorunun çözülüp çözülmediğiyle, çocuğunun eğitiminden, yaşadığı sokağın güvenliğinden, ulaşımından, çevresinden ve kentte olup bitenlerden haberdar olmak istiyor.

Ben de Ataşehir bölgesinde kendi imkânlarımla gazetecilik yapmaya çalışan bir meslektaşınız olarak, gazeteciliğin itibarını zedeleyen, insanları rencide eden ve mesleğin temel ilkeleriyle bağdaşmayan yayın anlayışını tasvip etmediğimi açıkça ifade etmek istiyorum.

Eleştiri elbette olacaktır. Sorgulamak, araştırmak ve kamu adına hesap sormak gazeteciliğin temel görevlerindendir. Ancak bunların tamamı etik sınırlar içerisinde, doğrulanabilir bilgiler ve somut gerçekler üzerinden yapılmalıdır.

Son sözüm şudur:

Gazeteciliğin seviyesini düşürmeyelim. Kalemimizi kişisel hesaplaşmaların değil, halkın sorunlarının çözümü için kullanalım.

Vatandaşın karşısına; hakaretle, ima ve ithamlarla, kişileri rencide eden içeriklerle değil, doğru haberle, sağlam bilgiyle, belgeyle ve gazetecilik onuruyla çıkalım.

Çünkü unutmayalım:

Gazeteciliğin gücü, sesini ne kadar yükselttiğinde değil; söylediğinin ne kadar doğru olduğundadır.

Saygılarımla;

 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar