YENİ 6 İSİM KABİNEDE YER ALDI

Kabinede yapılan değişiklikle 6 milletvekili bakanlık görevine getirildi.

Kabinede yapılan değişiklikle 6 milletvekili bakanlık görevine getirildi.

Kabineye giren yeni bakanların özgeçmişleri şöyle:

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu

26 Şubat 1972’de Yunanistan Gümülcine’de doğan Hakan Çavuşoğlu, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Bursa Şubesi Başkan Yardımcılığı ve Başkanlığı görevlerinde bulundu.

  1. Dönemde Bursa Milletvekili seçildi. Adalet Komisyonu Üyeliği ve Türkiye-Bosna Hersek Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanlığı görevlerinde bulundu.

İyi düzeyde Yunanca, orta düzeyde İngilizce ve Arapça bilen AK Parti Bursa Milletvekili Çavuşoğlu, evli ve 2 çocuk babası.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül

12 Mart 1977’de Gaziantep Nizip’te doğan Abdulhamit Gül, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Gül, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının gençlik kollarında aktif olarak yer aldı. Milli Gençlik Vakfı Üniversitelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu. Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) üyesi olan Gül, Ankara’da serbest avukatlık yaptı. Refah ve Fazilet Partisi Ankara İl Gençlik Kolları Yönetim Kurulu üyeliği, Saadet Partisi Genel İdare Kurulu üyeliği görevlerini yürüten Gül, HAS Parti Genel İdare Kurulu üyeliği ve Ankara İl Başkanlığı görevlerinde bulundu.

AK Parti 4. Olağan Kongresi’nde MKYK üyesi seçilen Gül, Seçim İşleri Başkan Yardımcılığı ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Abdulhamit Gül, AK Parti 5. Olağan Büyük Kongresinde yeniden MKYK üyeliğine seçildi ve AK Parti Genel Sekreteri olarak görevlendirildi.

Gül, evli ve 3 çocuk babası.

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak

11 Ekim 1966’da İstanbul Üsküdar’da doğan Osman Aşkın Bak, İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesini bitirdi. İngiltere’de Nottingham Üniversitesinde İşletme Yönetimi ve Endüstri Mühendisliği alanında yüksek lisansını, İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Endüstri Mühendisliği Programında doktorasını yaptı.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu, Türk İran İş Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi olarak görev üstlendi. İstanbul Ticaret Odasında meclis üyesi olarak görev yaptı. Çeşitli spor kulüplerinde genel sekreterlik ve başkanlık görevleri ile federasyonlarda yönetim kurulu üyeliği, kurul üyeliği, genel kurul delegeliği ve başkanlık görevlerinde bulundu.

Çok sayıda makale ve bilimsel yayını bulunan Bak, 24. Dönem’de İstanbul Milletvekili seçildi. NATO Parlamenterler Asamblesi Türk Grubu Üyesi ve Dışişleri Komisyonu Sözcüsü olan Bak, Dopingle Mücadele Araştırma Komisyonu Başkanlığı yaptı.

Çok iyi düzeyde İngilizce ve orta düzeyde Almanca ve Farsça bilen Bak, evli ve 4 çocuk babası.

Sağlık Bakanı Ahmet Demircan

Ahmet Demircan, 3 Temmuz 1954’te Samsun’da doğdu. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi. Aynı fakültede genel cerrahi ihtisası yaptı. Demircan, Samsun 1 No’lu Sağlık Ocağı doktoru, Muş Devlet Hastanesi ve Bafra Devlet Hastanesi genel cerrahi uzmanı görevlerinde bulundu.

20 ve 21. Dönem’de Samsun Milletvekili seçildi. 54. Hükümet’te Devlet Bakanlığı görevinde bulundu. 21. Dönem’de Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu ve Milli Savunma Komisyonu Üyesi oldu.

İngilizce ve Arapça bilen AK Parti Samsun Milletvekili Demircan, evli ve 6 çocuk babası.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu

7 Haziran 1979’da Adana’da doğan Jülide Sarıeroğlu, Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümünü bitirdi. Aynı bölümde lisansüstü eğitimini sürdürmekte.

AK Parti Genel Merkez Kadın Kollarında MKYK üyeliği, İstihdam Komisyonu Başkanlığı, Seçim İşleri Başkan Yardımcılığı, Teşkilat İşleri Başkan Yardımcılığı, Doğu ve Güneydoğu Koordinatörlüğü ve Halkla İlişkiler Başkanlığı görevlerinde bulunan Sarıeroğlu, Çankaya Belediyesi AK Parti Belediye Meclis Üyeliği, HAK-İŞ Konfederasyonuna bağlı Öz Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanlığı, HAK-İŞ Kadın Komitesi Başkanlığı, Genel Başkan Danışmanlığı görevlerini yürüttü.

AK Parti Ankara Milletvekili Sarıeroğlu’nun “Kadın Çalışmaları El Kitabı-Çalışan Kadınlar: Hakları ve Yeni Yasal Düzenlemeler” isimli bir kitabı ile Kayıtlı Çalışmanın Avantajları, İş Arama Teknikleri, Çocuk Hakları, AB Ülkelerinde Sosyal Diyalog Örnekleri isimlerinde ortak kitapları bulunmakta.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba

16 Aralık 1951’de Şanlıurfa Birecik’te doğan Ahmet Eşref Fakıbaba, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi. Taksim İlk Yardım Hastanesi Genel Cerrahi kliniğinde ihtisas yapan Fakıbaba,
Amerika’da Texas Eyaleti Arlington Hastanesinde gözlemci olarak bulundu. Iğdır ve Birecik devlet hastanelerinde ve Şanlıurfa SSK Hastanesinde Başhekimlik yaptı. İki dönem Şanlıurfa Belediye Başkanlığı görevinde bulundu.

Çok iyi düzeyde İngilizce bilen AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Fakıbaba, evli ve 3 çocuk babası.

 

BİNALİ YILDIRIM YENİ KABİNEYİ AÇIKLADI

Başbakan Binali Yıldırım’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin ardından, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yeni kabineyi açıkladı.

Başbakan Binali YıldırımCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından bir basın toplantısı yaptı.

Yıldırım, Bakanlar Kurulu’nda bazı değişikliklere gidildiğini bildirdi.

YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERLE YENİ KABİNE ŞU ŞEKİLDE OLUŞTU:

Başbakan Yardımcıları: Bekir Bozdağ, Mehmet Şimşek, Fikri Işık, Recep Akdağ, Hakan Çavuşoğlu

Adalet Bakanı: Abdulhamit Gül

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı: Fatma Betül Sayan Kaya

Avrupa Birliği Bakanı: Ömer Çelik

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Faruk Özlü

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı: Jülide Sarıeroğlu

Çevre ve Şehircilik Bakanı: Mehmet Özhaseki

Dışişleri Bakanı: Mevlüt Çavuşoğlu

Ekonomi Bakanı: Nihat Zeybekci

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı: Berat Albayrak

Gençlik ve Spor Bakanı: Osman Aşkın Bak

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı: Ahmet Eşref Fakıbaba

Gümrük ve Ticaret Bakanı: Bülent Tüfenkci

İçişleri Bakanı: Süleyman Soylu

Kalkınma Bakanı: Lütfi Elvan

Kültür ve Turizm Bakanı: Numan Kurtulmuş

Maliye Bakanı: Naci Ağbal

Milli Eğitim Bakanı: İsmet Yılmaz

Milli Savunma Bakanı: Nurettin Canikli

MHP’DEN İHRACI KESİNLEŞTİ

Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi, Sinan Oğan’ın Milliyetçi Hareket Partisinden (MHP) kesin olarak çıkarılmasına ilişkin disiplin cezasının iptali istemiyle açtığı davayı reddetti.

MHP Merkez Disiplin Kurulu, 10 Mart 2017’de, parti üyesi Sinan Oğan‘ın partiden ihraç edilmesine karar vermiş, Oğan disiplin cezasının iptali istemiyle dava açmıştı.

Davaya bakan Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi, disiplin cezasının iptali istemiyle açılan davayı reddetti.

MHP’nin avukatı Yücel Bulut, karara ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, açılan iptal davasının kesin olarak reddedildiğini, davanın MHP lehine sonuçlandığını bildirdi.

Bulut, “Söz konusu mahkeme kararı doğrultusunda adı geçenin Milliyetçi Hareket Partisi ile ilgisi ve irtibatı son bulmuştur.” değerlendirmesini yaptı.

Sinan Oğan’ın avukatı Kürşat Ergün de kararın hukuka uygun olmadığını savunarak, ihraç kararının iptali için yeterli sebeplerin bulunduğunu iddia etti.

Ergün, bu nedenle, ilgili mevzuat gereği yasal yollara başvuracaklarını kaydetti.

15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK GÜNÜ

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş: “Yüreğinizdeki imanla, elinizdeki bayrakla ve vatan millet sevgisiyle Başkomutanımızın devam etmesini istediği demokrasi nöbeti için yine meydanlardasınız. Ne güzel insanlarsınız ki darbe girişimini yüreklerinizle söndürdünüz. Ayakta duruşunuzla onları sindirdiniz. Kaçacak delik aradılar” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Türk halkının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın isteğiyle “demokrasi nöbeti” için meydanlarda olduğunu belirterek, “Ne güzel insanlarsınız ki darbe girişimini yüreklerinizle söndürdünüz. Ayakta duruşunuzla onları sindirdiniz. Kaçacak delik aradılar.” dedi.

Topbaş, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Saraçhane’deki binasının önünde “demokrasi nöbetinin” ikinci gününde toplanan kalabalığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar ile selamladı.

Kadir Topbaş, burada yaptığı konuşmada, halkın Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) mensup teröristlere geçit vermediğini söyledi.

Milletin 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı dimdik durarak, dünyaya, milletin ne demek olduğunu gösterdiğini vurgulayan Topbaş, “Ne güzel insanlarsınız. Allah hepinizden razı olsun. Yüreğinizdeki imanla, elinizdeki bayrakla ve vatan millet sevgisiyle Başkomutanımızın devam etmesini istediği demokrasi nöbeti için yine meydanlardasınız. Bu milletin geleceğine, özgürlüğüne gem vurmak isteyen FETÖ terör örgütünün, dış güçlerle birlikte tezgahladığı darbe girişimini yüreklerinizle söndürdünüz. Ayakta duruşunuzla onları sindirdiniz. Kaçacak delik aradılar.” ifadelerini kullandı.

– “Büyük bir milletin evlatları olarak hepsini püskürttük”

Saraçhane’deki Belediye Sarayı’nın önünde şehitler verildiğini, çok sayıda kişinin de gazi olduğunu anımsatan Topbaş, Büyükşehir Belediyesine ait AKOM ve Lojistik Destek Merkezi’nin de darbecilerce işgal edildiğini hatırlattı.

Topbaş, bir yıl sonra aynı meydanda şehitlerin huzurunda bir araya geldiklerini ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Rabbimize hamdolsun hainlere fırsat vermediği için. Tarih boyunca bu topraklarda aynı hain tezgahlar kurgulandı. Ancak büyük bir milletin evlatları olarak hepsini püskürttük. Malazgirt’te, Çanakkale’de destanlar yazıldığı gibi 15 Temmuz’da da hiçbir millete nasip olmayan bir destan yazdık. Bu şanlı direnişi tarihler yazacak, bizden sonra gelecek nesillerimiz okuyacak ve gıpta edecek.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliği ve hükümetin gayretiyle yarının Türkiyesini inşa ettiklerini anlatan Topbaş, gelişmişlik, teknoloji ve özellikle savunma sanayinde Türkiye’yi çok daha ileri bir noktaya taşıyacaklarına inandığını vurguladı.

“Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle bu akşam demokrasi nöbetlerine bir virgül koyuyoruz.” diyen Topbaş, şunları kaydetti:

“Ama ucu açık, bir yerde bir tehlike görürsek yeniden kıyama kalkarız. Engel tanımayız, bendimizi çiğner aşarız. İnsanın olduğu yere hizmet götüren böyle bir milletin zeval bulması mümkün değil Allah’ın izniyle. Belediyemiz işgal edildi, geldiniz bu işgali kırdınız. Dün Sayın Cumhurbaşkanımızın ve sizlerin katılımıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde büyük bir buluşma gerçekleştirdik. İBB olarak Cumhurbaşkanımızın talimatıyla yaptığımız Şehitler Makamı’nın açılışını da birlikte yaptık. Bir yüzük taşı gibi o abideyi oraya koyduk ki gelecek nesiller 15 Temmuz’u unutmasın diye. Gönlünüzde imanı, vatan, millet ve bayrak sevgisi olan güzel insanlar olarak meydanları doldurdunuz. Allah hepinizden razı olsun.”

Selçuk Bayraktar’ın, yerli insansız hava aracı (İHA) yapmayı başardığını dile getiren Topbaş, “Sayın Cumhurbaşkanımızın damadı ve evladı Selçuk Bayraktar, Türkiye’nin gururu olan çok güzel bir insan. Gönüllerini koydular ve İHA yapmayı başardılar. Bu İHA’lar bugün terörle mücadelede en büyük gücümüz oldu. Rabbim kendisine güç versin ve her türlü hayırlı işlerinin önündeki engelleri kaldırsın.” değerlendirmesinde bulundu.

– “Çanakkale gibi İstanbul ve Ankara da geçilmez”

Selçuk Bayraktar da Çanakkale gibi İstanbul ve Ankara ile tüm Türkiye’nin de geçilemeyeceğinin gösterildiği bir destanın sene-i devriyesinin yaşadığını belirtti.

Bütün dünyaya aynı ruhun yaşadığını göstermek için yine meydanlarda nöbet tutmaya başladıklarına dikkati çeken Bayraktar, şöyle konuştu:

“Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte dün 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ndeki anma töreninde bütün milletimizle birlikte eşim ve ben de çok duygulandık. Bu ruh sayesinde Türkiye’nin ilk insansız hava aracını yapmak hemen darbe sonrasında bize nasip oldu. Ağustos ayında hemen Güneydoğu’da eğitimleri vererek İHA’ları göreve başlattık. Bugün Allah’a şükür Türkiye, dünyada kendi mühendisiyle, elektroniğiyle, yazılımıyla, beyniyle, her türlü sistemiyle yapabilen 6 ülkeden biri haline geldi. Bu milletimizin verdiği bağımsızlık ruhunun eseri.”

Konuşmaların ardından İstanbul’daki “demokrasi nöbeti” sona erdi.

Öte yandan, İstanbul Büyükşehir Belediyesince Saraçhane’de toplanan vatandaşlara gece boyunca ücretsiz yemek ve su ile mobil internet hizmeti sunuldu.

 

SAADET PARTİSİ’NDEN 15 TEMMUZ AÇIKLAMASI

Saadet Partisi Üsküdar İlçe Başkanlığı, 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıldönümü dolayısıyla bir açıklama yayınladı.

Saadet Partisi Üsküdar İlçe Başkanlığı’nın yayınlamamız için gönderdiği açıklama şöyle:
Saadet Partisi Üsküdar İlçe Başkanlığı, 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıldönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yayınladı. Açıklama şu ifadeler yer aldı:

“Geçtiğimiz yıl 15 Temmuz’da yaşanan, vatana, millete ve seçilmiş hükümete karşı gerçekleştirilen hain darbe girişimini Saadet Partisi Üsküdar İlçe Başkanlığı olarak bir kez daha olabilecek en sert şekilde kınıyoruz.

Kahraman milletimize, İstiklal Harbi ruhuyla, kanlı darbe girişimine karşı vermiş olduğu mücadeleden ötürü bir kez şükranlarımızı sunuyoruz. Milli Görüş camiasından ya da toplumumuzun diğer kesimlerinden, hayatlarını kaybeden bütün vatan evlatlarına da bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz.

Böylesine hain bir saldırıyı gerçekleştirenleri unutmadığımızı, asla unutmayacağımızı ve her zaman ve zeminde vatanımıza ve milletimize yönelen her türlü tehdide karşı da tek vücut olarak mücadeleyi bir görev bildiğimizi bir kez daha açıkça ilan etmek istiyoruz.

Milli Görüş Camiası olarak dün ve bugün olduğu gibi bundan sonra da sadece ve sadece milletten taraf olduğumuzun ve olacağımızın da altını buradan bir kez daha kalın bir çizgiyle çizmek istiyoruz.

Rabbimiz, bizlere bir kez daha böylesine karanlık bir gece yaşatmasın!

 

41 ÜLKEDEN 118 FETÖ MENSUBU İSTENDİ

Adalet Bakanlığı, 41 ülkeden 118 Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubunun iadesini istedi.

AA muhabirinin Adalet Bakanlığı yetkililerinden aldığı bilgiye göre, FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi öncesinde Bulgaristan, Romanya, Almanya, Polonya ve Hollanda’ya 6 FETÖ üyesinin iadesi için 7 dosya gönderildi. Bakanlık, darbe girişiminden sonra ise 40 ülkeden 112 FETÖ mensubunun iadesini talep etti. Böylece bugüne kadar 41 ülkeye 118 kişi için 122 iade dosyası iletilmiş oldu. En çok iade dosyası gönderilen ülkeler arasında ABD, Almanya, Yunanistan, Belçika, Mozambik ve Bosna Hersek yer aldı.

25 GÜNLÜK YÜRÜYÜŞÜN FİNALİ MALTEPE’DE YAPILDI

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun liderliğinde 15 Haziran’da Ankara Güvenpark’tan İstanbul’a başlatılan Adalet Yürüyüşü’nün 25’inci ve son günü, Maltepe Miting Alanı’nda milyonlarca vatandaşın katılımıyla noktalandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun öncülüğünde, partinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanması sonrası başlatılan “Adalet Yürüyüşü”, “Büyük Adalet Mitingi”nin gerçekleştirildiği Maltepe Miting Alanı’nda sona erdi.

Adalet Yürüyüşü’nün 25. gününe Kartal Dragos’tan başlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Adalet Yürüyüşçüleri, 25 gün süren yürüyüşte bugüne dek, 450 kilometre yol katetti. Kalan üç kilometrenin ikisinde kurmaylarıyla birlikte yürüyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yolculuğunu tek başına tamamladı. Miting için çeşitli şehirlerden ve İstanbul’un ilçelerinden Maltepe Miting Alanı’na kara ve deniz yoluyla gelen milyonlarca vatandaş, saat 14.00’ten itibaren alana alınmaya başladı. Ellerinde Atatürk posterleri, Türk bayrakları, “adalet” yazılı flamalar bulunan milyonlar, etkinlik sırasında “Hak, hukuk, adalet” şeklinde slogan attı.

kılıç1

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının ara başlıkları şöyle:

Aziz vatandaşlarım, benimle birlikte 450 km’yi kat eden sevgili arkadaşlarım. Sevgili adalet arayışçıları. Maltepe Meydanından bütün Türkiye’ye gönül dolusu muhabbetler gönderiyoruz.

“9 TEMMUZ YENİ BİR DOĞUŞTUR”

15 Haziran 2017’de sabah saatlerinde Ankara Güvenpark’ta başladığımız yürüyüşü Maltepe’de noktaladık ama kimse bu yürüyüşün bir son olduğunu düşünmesin. Herkes şunu çok iyi bilsin ki, 9 Temmuz yeni bir adımdır, yeni bir iklimdir, yeni bir tarihtir. 9 Temmuz yeni bir doğuştur. Ankara’dan yürüyüşe başladığımda bir grup yurttaşımızla beraber ilk gün 21 kilometreyi 10 dakikalık arayla bitirdik. 10 dakika bir yerde mola verdik ve 21 kilometreyi tamamladık. Yol boyunca bizi yüreklendiren, destek veren Ankara, Kahramankazan, Kızılcahamam, Mulak, Gerede, Bolu, Kaynaşlı, Düzce, Hendek, Adapazarı, İzmit, Gebze ve İstanbul’a yürekten teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum.

Bize sofrasını açan, ayranını ikram eden, çayını ikram eden, yemek gönderen, topladığı kır çiçeklerini sevgiyle bize veren, -hayır dualarım sizinledir- diye annelere, babalara, dedelere şükran borçluyum. Buradan onlara teşekkürlerimi gönderiyorum. Yol boyunca büyük bir kısmını birlikte yürüdüğümüz Harp Okulu’ndayken tutuklanan oğlu için yürüyen Veysel Amca’ya da teşekkürlerimi gönderiyorum.

DSCF5955

“GÜVENLİĞİMİZİ SAĞLAYAN GÜVENLİK GÜÇLERİMİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM”

Tabii ki yolda gelirken bizi protesto eden sevgili vatandaşlarımız da vardır. Kemal Kılıçdaroğlu herkese saygılıdır. Onlara da teşekkür ediyorum. Bu ülkeye birinci sınıf demokrasini getireceğiz. Herkes düşüncesini ifade edebilecek. Bir teşekkürüm de güvenlik güçlerimize. Ankara’dan İstanbul’a kadar polisinden jandarmasına bütün güvenlik güçleri bizim burada sağlıklı olarak toplanmamız için çaba harcadı. Hiç kimse unutmasın biz yürürken taşkınlık yapacağımızı düşünüyorlardı. Vurup kıracağımızı düşünüyorlardı. Dünyanın en barışçıl eylemini yaptık. Bütün 80 milyona sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Bir acı kaybımız oldu; Hasan Tatlı kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Allah’tan rahmet diliyoruz. Ailesine, yakınlarına başsağlığı diliyoruz. İki güzel kızı yine yürüyüşe geldiler, babalarının vasiyetini yerine getirdiler. Hem başsağlığı diliyorum, hem şükranlarımı sunuyorum.

“OLMAYAN ADALET İÇİN YÜRÜDÜK”

Neden yürüdük? Bu sorunun cevabını da izin verirseniz vereyim. Olmayan adalet için yürüdük. Mazlumların hakkı için, hapisteki milletvekilleri, tutuklu gazeteciler için yürüdük. . Üniversiteden atılan hocalar için yürüdük. Haksız yere kamudan atılanlar için yürüdük, çocuklar için yürüdük, taşeron işçiler için yürüdük, mevsimlik işçiler için, orman köylüleri için, linç edilen askerler için, hapisteki öğrenciler için yürüdük. Tek adam rejimine, FETÖ’ye karşı olduğumuz, 20 Temmuz’a karşı olduğumuz için yürüdük. IŞİD, PKK, El Nusra’ya karşı olduğumuz için yürüdük. Devlette liyakat sistemi kalmadığı için yürüdük. 15 yılda 13 kez üniversite ve KPSS soruları çalındı, bunun için yürüdük. Şiddet mağduru kadınlarımız ve çocuklarımız için yürüdük, Mavi Marmara şehitleri için yürüdük. Terörist ilan edilen, hapse atılan, hak aramak için açlık grevine giren kardeşlerimiz Nuriye ve Semih için yürüdük. Korku iklimi içinde konuşamayan iş dünyası için yürüdük. Siyasi ayak ortaya çıksın diye yürüdük. 249 şehidimiz ve gazilerimiz için yürüdük. Şehitler ve gaziler arasında ayrım yapılamaz, ayrım yapılmasın diye yürüdük.”

DSCF5977

 “SONUNA KADAR HAK HUKUK ADALET DİYECEĞİZ”

Yürüyüşe başlayınca eleştiriler geldi, “Adalet sokakta aranmaz” diye. Bir ülkede büyük eşitsizlikler varsa, o ülkenin mahkemeleri bağımsız değil, siyasi otoriteden talimat alıyorsa, siyasi otoritenin beklentilerine göre karar veriyorlarsa, milli iradenin tecelli ettiği yer olan TBMM’nin yetkileri gasp edilmişse, basın susturulmuş veya iktidar tarafından teslim alınmışsa, o zaman adalet arayışımızın tek yeri var, o da sokaktır. Adalet, adalet, adalet. Sonuna kadar hak, hukuk, adalet diyeceğiz.

” BİRİLERİNİN OYUNUNA GELMEYİN”

Adalet saraylarında görmüşsünüzdür. Adalet heykelinin gözleri kapalıdır, kulakları bağlıdır. Terazisi eşittir. Hâkim ve savcılar söylüyorum. Adaletin ne kadar değerli olduğuna inanıyorsanız, bu adalet heykelinde şu andaki tabloyu size söyleyeyim. Heykelin gözleri bağlı değil açık, kulakları bağlı değil açık, terazisiyse hileli. Siyasi otoriteden emir alarak görev yapıyorsanız, siz savcı da hâkim de değilsiniz. AYM üyeleri, sizin dik durmanız, onurlu durmanız, adaleti korumanız, adaletten yana tavır almanız, Saray’ın değil, ülkenin çıkarlarını savunmanız size güç katar, Türkiye’ye güç katar. Birilerinin oyununa gelmeyin.

DSCF5969

“UMUT BULAŞICIDIR”

Umut bulaşıcıdır. Ben umutluysam yanımdaki arkadaşım da umutludur. Maltepe umutluysa İstanbul umutludur. İstanbul umutluysa Ankara umutludur. Herkes umut tohumlarını yeniden eksin. Umudumuzu, aşımızı paylaşmasını öğrendik. Bir orman gibi kardeşçe yaşamasını özledik. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük sayfalarından birini yazdık. Destan yazdık. 80 milyona şükran duygularımı, sevgilerimi, saygılarımı ve muhabbetlerimi yine gönderiyorum.

PEKİ, NE İSTİYORUZ?

Konu adalet olunca bütün farklılıklarımızı bir kenara bırakıp kenetlendik. Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli destanlarından birini yazdık. Bu destanı yazan sizlersiniz. Size, hepinize, 80 milyona saygılarımı, selamlarımı, muhabbetlerimi bir kez daha gönderiyorum. Peki, ne istiyoruz? OHAL kalksın, Türkiye normalleşsin, adliyeye, kışlaya, camiye siyaset girmesin, hapiste gazetecileri olmayan bir Türkiye, özgür medya istiyoruz. Üniversiteleri susturulmuş değil üniversiteleri konuşan bir Türkiye istiyoruz. FETÖ ile mücadelenin göstermelik değil gerçekten yapılmasını ve bu darbe girişiminin siyasi ayağının kesinlikle ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Tek adam rejimi değil demokratik parlamenter sistem istiyoruz. TBMM’nin gasp edilen yetkilerinin iadesini istiyoruz. Kadın erkek eşitliği istiyoruz. Gençler potansiyel olarak suçlu gösterilmemesin istiyoruz. Toplumsal barışımızı bozan tüm anti demokratik uygulamaların eşit yurttaşlık temelinde sona erdirilmesini istiyoruz.

DSCF5977

10 MADDELİK MANİFESTO

Buraya gelirken bir Maltepe Çağrısı metni hazırladım. Güzel bir metin oldu. Birazdan okuyacağım.

15 Haziran’dan bu yana yürüyen on binler, bugün Maltepe’de bir araya gelen milyonlar olarak tüm dünyaya sesleniyoruz. Biz herkes için adalet istiyoruz. Sadece ve sadece adalet istiyoruz. 25 gündür on binlerce ağızdan hep birlikte aktardığımız hak hukuk adalet talebimizin karşılanmasını istiyoruz. Adalet bir haktır. Adalet hakkımızdır. Biz hakkımızı istiyoruz.

Bu amaçla bir araya gelen milyonlar olarak Türkiye’nin son bir yılda içine sokulduğu duruma ilişkin tespitlerimiz ve çağrımız şudur.

  1. 15 Temmuz darbe girişimini bir kez daha açık ve kesin bir dille lanetliyoruz. 15 Temmuz gecesi TBMM’nin kararlı, onurlu duruşu ve halkımızın sokağa çıkarak FETÖ darbe girişimine karşı direnmesi ülkemizin anayasal ve demokratik kazanımı olmuştur. Biz buna sokağın/halkın 15 Temmuz’u diyoruz. Ancak bu darbe girişiminin siyasi ayağının ortaya çıkarılması iktidar tarafından bilinçli olarak engellenmektedir. 249 şehidimizin aziz hatırası ve 2301 gazimiz için Fetullah Gülen Terör Örgütünün siyasi ayağı ortaya çıkarılmalı ve gerçek darbecilerden hesap sorulmalıdır.
  2. İktidar tarafından 15 Temmuz darbe girişimi fırsat bilinerek, 20 Temmuz darbesi yapılmıştır. 20 Temmuz’da OHAL ilan edilmiş ve TBMM’nin yetkileri gasp edilmiştir. Biz buna Sarayın 15 Temmuz’u diyoruz. Bir sivil darbeye dönüşen OHAL uygulamaları yasama, yargı ve yürütme gücünü tek kişide toplamıştır. OHAL derhal kaldırılmalı ve hukuk düzeni evrensel ilkelere uygun olarak yeniden tesis edilmelidir.
  3. Yargıyı siyasetin emrine vermek demokrasiye ihanettir. Dolayısıyla demokrasinin, can ve mal güvenliğinin vazgeçilmez kuralı olan yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı sağlanmalıdır. Adil yargılanma hakkı eksiksiz bir şekilde uygulanmalıdır. “Kolektif Suç” gibi insan haklarına aykırı uygulamalardan vazgeçilmelidir.
  4. Bugün, OHAL uygulamalarıyla mağdurların yargıya erişim ve sosyal güvenlik hakları ellerinden alınmıştır. OHAL mağdurları adeta “sivil ölüme” terk edilmiştir. Mağdurların yargıya erişim ve sosyal güvenlik haklarını kısıtlayan tüm uygulamalara hukuk devletinin gereği olarak son verilmelidir.
  5. 20 Temmuz sivil darbesinden sonra, 15 Temmuz darbe girişimiyle veya onun arkasındaki örgütle hiçbir ilişkisi bulunmayan, ama sırf Hükümete muhalif görüldüğü için bütün haklarından yoksun kılınan akademisyenler ve diğer kamu görevlileri görevlerine iade edilmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin içtihatları dikkate alınarak, tutuklu milletvekilleri derhal serbest bırakılmalıdır.
  6. 150’nin üzerinde gazetecinin hapiste olduğu bir ülkede demokrasiden söz edilemez. Sadece mesleklerini yaptıkları için tutuklanan gazeteciler derhal serbest bırakılmalı, medya üzerindeki tüm baskılara son verilmelidir. Düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.
  7. OHAL koşullarında, serbest tartışmanın yapılamadığı bir ortamda ve üstelik “devletin bütün imkânları seferber edilerek” gerçekleştirilen Anayasa değişikliği gayrimeşrudur. Toplumun ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan anayasa yerine, bir kişinin beklentilerine yanıt veren bir Anayasa değişikliği Yüksek Seçim Kurulu’nun yasadışı kararıyla yürürlüğe konulmuştur. Bu bir “mühürsüz seçimdir.” Türkiye gayrimeşru bir anayasa ile yönetilemez, yönetilmemelidir.
  8. Demokratik parlamenter sistem üzerindeki her türlü vesayet kaldırılmalıdır. Din ve vicdan özgürlüğünün güvencesi olan, insan haklarına dayalı demokratik, laik, sosyal hukuk devleti güçlendirilmeli, liyakat esası kamuda göreve başlama ve yükselmede esas alınmalıdır. Eğitimde laiklik ilkesinin aşındırılmasına son verilmeli ve toplumsal adaletsizliği yeniden üreten eğitim politikaları değiştirilmelidir.
  9. Sadece hukuk alanında değil, toplumsal yaşamın bütün alanlarında yaygın bir adaletsiz düzen devam etmektedir. İşsizlik, yoksulluk, insanca yaşam ücretinden yoksunluk, örgütsüzlük, ayrımcılık, yaygın şiddet, terör gibi çok geniş bir yelpazede yaşanan toplumsal adaletsizliklerin giderilmesi için ortak irade geliştirilmelidir. Toplumsal barışımızı bozan tüm antidemokratik uygulamalara eşit yurttaşlık temelinde son verilmelidir. Toplumsal adaletsizliğin en vahim görünümlerden biri olan kadınlara karşı ayrımcılığın önüne geçilmeli, kadınların özgürlük alanları korunmalı, kadın hakları toplumsal hayatın her alanında uygulanmalıdır.
  10. Son zamanlarda uygulanan saldırgan dış politika ülkemizin içindeki adaletsizlikleri de kökleştiren bir kısırdöngü yaratmıştır. Adalet sadece iç politikaya ve toplumsal yaşama değil uluslararası ilişkilere de hâkim olmalıdır. Türkiye coğrafyasındaki tüm halklara, tüm kimliklere kardeşçe, adilane yaklaşan, barışçıl ve uluslararası hukuka saygılı bir dış politikaya dönüş yapmalıdır. Türkiye yüzünü insan haklarına, hukuk devletine, adalete önem veren milletler ailesine çevirmelidir.

Bu çağrıyı oylara sunuyorum. Kabul edenler lütfen ellerini kaldırsın… Onurluca yürüyeceğiz.

DSCF5982

Hukuka ve Anayasaya saygı, adaleti sağlamanın ilk koşuludur. Hukuk güvenliğinin olmadığı ve adaletin gerçekleşmediği bir toplumda, kamu düzeni ve toplumsal barış sağlanamaz. Adaletsiz toplum ise, insan haysiyetinin zedelendiği bir toplumdur.

Bu bağlamda yasama/yürütme ve yargı erklerini kullanan bütün yetkililere bu uyarılarımızı iletirken, siyasal partileri, toplumun farklı kesimlerini, sivil toplum örgütlerini ve bütün yurttaşları, bildirinin hedeflerini sahiplenmeye ve hayata geçirmek için mücadeleye çağırıyoruz. Hepinize şükran borçluyum. Hepinize teşekkür ediyorum.

DSCF6003

Konuşmalarının sonunda Kılıçdaroğlu eşi ile birlikte mitinge katılanlara çiçek dağıttı ve barış için güvercin uçurttu.

DSCF5995 DSCF5969 DSCF5955 DSCF5887 DSCF5860 DSCF5844

 

“ADALET ARAYIŞIMIZ DEVAM EDECEK”

 

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Ankara’dan başlattığı “Adalet Yürüyüşü” İstanbul Maltepe’ye doğru devam ediyor.

Bugün yürüyüşe geçmeden önce basına konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; “Adalet için yollara çıktık ve bu yolculuğumuz sürecek.  Bugün İstanbul’a giriyoruz. Son derece mutluyum, huzurluyum. Kimsenin burnu kanamadan uzun bir yolculuğu kat edip İstanbul’a girmiş olacağız. Birlikte ayın 9’unda Pazar günü bu yürüyüşümüzü tamamlamış olacağız. Ama Adalet arayışımızı değil, Adalet arayışımız devam edecek” dedi.

DSCF5780

“ADALET ARAYIŞIMIZ DEVAM EDECEK”

Dün geceyi Gebze’de Topçu Kışlasında ki alanda geçirdi. Adalet Yürüyüşünün 23’üncü gününde yaptığı basın açıklamasıyla kortej oluşturularak yürüyüş devam etti. Kocaeli sınırından İstanbul sınırına doğru yürüyeceklerini belirten Kılıçdaroğlu; “Güzel bir gündeyiz. Bugün Kocaeli’den ayrılıyoruz. Bize gösterdikleri ilgiden ötürü bütün Kocaelilere yürekten teşekkür ediyoruz. Biz onlar içinde, Türkiye için, 80 milyon için Adalet istiyoruz ve Adalet için yollara çıktık ve bu yolculuğumuz sürecek.  Bugün İstanbul’a giriyoruz. Son derece mutluyum, huzurluyum. Kimsenin burnu kanamadan uzun bir yolculuğu kat edip İstanbul’a girmiş olacağız. Birlikte ayın 9’unda Pazar günü bu yürüyüşümüzü tamamlamış olacağız. Ama Adalet arayışımızı değil, Adalet arayışımız devam edecek” şeklinde konuştu.

DSCF5811

“SİZDEN DE ADALET İSTİYORUZ”

Avrupa Parlamentosunun Türkiye ile ilişkileri askıya almasını da eleştiren Kılıçdaroğlu; “Buradan Avrupa Parlamentosuna sesleniyorum. Biz herkes için adalet istiyoruz, sizden de adalet istiyoruz. Türkiye sadece iktidar partisinden ibaret değildir. Türkiye’de bir adalet yürüyüşü yapıyoruz, 10 binler var. Referandum yaptık. Yüzde 50’den fazlası demokrasi istiyor bu ülkenin. Dolayısıyla AB ile ilişkilerin askıya alınması değil daha sağlıklı ve tutarlı sürdürülmesi gerekiyor. Bu konuda umarım bizim adalet arayışımıza da destek vererek Türkiye’ye olan ilişkilerin devamı yönünde karar alırlar. Adalet sadece Türkiye için değil bütün insanlık için geçerli olan bir kavramdır. Avrupa Parlamentosu da adil davranarak Türkiye’ye olan ilişkileri sürdürme yönünde karar alır” diye konuştu.

DSCF5815

Kılıçdaroğlu’nun basın açıklamasının ardından Gebze’den on binlerin katıldığı yürüyüş ilk mola yerine olaysız ve disiplinli bir şekilde vardı. Ancak Gebze’de 10 kişilik bir grup Rabia işareti yaparak Recep Tayyip Erdoğan sloganlarını atmalarına karşılık alkışlar ve adalet sloganıyla karşılık verildi. Yürüyüş başladığı günden bugüne kadar yine sakin, olaysız ama  bir şekilde devam etti.

DSCF5798 DSCF5756 DSCF5761 DSCF5770 DSCF5748 DSCF5764

k2 k1 k4 k3

 

 

GÜRLÜ;“EMEKLİLERİN SORUNLARI DEĞİŞMEDİ”

Saadet Partisi Üsküdar İlçe Başkanımız Muhammet Gürlü’nün Emekliler Haftası dolayısıyla Türkiye Emekliler Derneği Üsküdar Şubesi’ne gerçekleştirmiş olduğu ziyaret ile ilgili basın bülteni gönderildi.

Saadet Partisi Üsküdar İlçe Başkanlığından gelen basın bülteni şöyle:

Emekliler Haftası dolayısıyla Türkiye Emekliler Derneği Üsküdar Şubesi’ni ziyaret eden Saadet Partisi Üsküdar İlçe Başkanı Muhammet Gürlü; “Ülkemizde yönetim sistemi bile değişti ancak emeklilerimizin sorunları değişmedi. Ancak değişmeyen bir şey daha var, bizim emeklilerimizin sorunlarını çözme gayret ve irademiz” dedi.

 

Saadet Partisi Üsküdar İlçe Başkanı Muhammet Gürlü, Emekliler Haftası dolayısıyla Türkiye Emekliler Derneği Üsküdar Şube Başkanı Fatma Önerge’ye bir ziyaret gerçekleştirdi.

Ziyaret esnasında açıklamalarda bulunan Gürlü, emeklilerin durumlarının değerlendirilirken ekonomik koşulların, sosyal güvenlik harcamalarının, verilecek ya da verilmeyecek zamların gündeme gelmesinin üzücü olduğunu ifade ederek, “Biz emeklilerimizin mutlu, huzurlu, ekonomik kaygılardan uzak bir hayat geçirmelerini istiyoruz. Ancak bugün emeklilerimizin çoğunun ekonomik durumu maalesef çok kötü” şeklinde konuştu.

Geçtiğimiz yıl da Emekliler Haftası’nda da Türkiye Emekliler Derneği Üsküdar Şubesi’ne bir ziyaret gerçekleştirdiklerini anımsatan Başkan Gürlü, “Bu süre zarfında ülkemizde yönetim sistemi bile değişti ancak emeklilerimizin sorunları değişmedi. Ancak değişmeyen bir şey daha var, bizim emeklilerimizin sorunlarını çözme gayret ve irademiz” diye konuştu.

Konuşmasında 54. Erbakan Hükümeti dönemine de atıfta bulunan Gürlü, “Erbakan Hocamızın başbakanlığı döneminde emeklilerimize çok yüksek oranlarda zamlar yapılmıştı. Şimdi bu tablo karşısında bizler emeklilerimizin müreffeh bir hayat sürdürebilmeleri için tek adresin Saadet Partisi olduğunu söylüyoruz. Biz sadece konuşmuyoruz aynı zamanda inanıyor ve yapıyoruz. Biz emeklilerimizin sorunlarını biliyoruz. Bu ziyaret çerçevesinde de sizlerin de görüşlerini almak istiyoruz. Saadet Partisi iktidarında da elimizden geldiğince bu sorunları çözeceğimize inanıyoruz” dedi.

 

BİR İLK KOCAELİ’DE YAŞANDI

Ankara’dan başlayıp İstanbul’da sona erecek olan Adalet Yürüyüşün de Kocaeli’de bir ilk yaşandı.

Kocaeli Emniyet’i yürüyüş nedeniyle alarma geçerek 21 günlük yolculukta ilk kez D-100 yolu tamamen kapatılarak Dilovası’na kadar trafik yan yollardan veriliyor.

 

 

TEMMUZ SICAKLIĞI MECLİSE YANSIDI!

Ataşehir Belediye Meclisi Temmuz ayı 1.Birleşiminde Meclis Başkanı Başkan Sadi Özata izinli olduğundan İnan Bektaş başkanlığında toplanarak gündemi görüştü. Meclise; gündem maddelerinden çok Türkiye gündemi üzerinde yoğunlaşan konuşmalar damgasını vurdu.

Ataşehir Belediye Meclisi Başkan İnan Bektaş başkanlığında toplanarak gündemdeki maddeleri görüştü.

Gündeme geçmeden önce gündem dışı söz alarak konuşan CHP Grup Başkanı İlhami Yılmaz, Sadi Özata’nın ağabeyi ve meclis üyesi Fevzi Ağaçdalı’nın amcasının oğlunun vefatı nedeniyle ölenlere Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum diyerek şöyle devam etti: “ Ak Parti yöneticilerine yönelik terör saldırılarını kınıyor ve lanetliyoruz. Ak Parti camiasına da taziyelerimizi sunuyoruz.  Şunu da ifade etmek istiyorum ki bundan tam 24 yıl önce Sivas Madımak Otel’de kendini bilmezler tarafından çıkartılan yangın sonucu 35 halk ozanımızı, şairimizi, aydınlarımızı diri diri yakmışlardır. Bu bir İnsanlık suçudur. Bunu da kınıyor ve lanetliyorum” dedi.

DSCF5633

Gündem dışı söz alan Ak Parti Grup Başkanı M.Cevat Arzık konuşmasında şunları söyledi: “ Van ve Diyarbakır’da teşkilat arkadaşlarımıza yapılan kalleşçe saldırı sonucu şehit edilmişlerdir. Öncelikle onlara Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyorum. Meclis Başkanı Sadi Özata’nın ağabeyi ve meclis üyesi arkadaşımız Fevzi Ağaçdalı’nın amcasının oğlunun vefatını öğrenmiş bulunmaktayız. Onlara da Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Yine Sivas Madımak’ta katledilenleri saygı ile anıyor ve bu saldırıyı yapanları da kınıyoruz.”

DSCF5629

“TERÖR ÖRGÜTLERİNDEN VARSA TEMİZLENMESİNİ ÖNEMLE ARZ EDİYORUZ”

Arzık konuşmasının devamında; “ Geçtiğimiz hafta gündem ‘Adalet Yürüyüşü’ adı altında Ataşehir belediyesinin bir firmasında çalışan Şenay Günaydın’ın vatandaşları isyana ve sokağa dökme ile ilgili çağrısı hem Ataşehirlilerin hem de tüm Türkiye’nin ilgisini çekmiştir. Her ne kadar ilişkisi yok denilse de SGK ile ilgili 8-10 gün önceden ilişiği kesilse dahi çeşitli dönemlerde CHP Ataşehir ilçe örgütü ile kol kola yürüdüğünü, son bu yürüyüşte genel başkana ulaştığı bilinmekte iken Belediyenin yapmış olduğu bu açıklama bizleri tatminkâr etmemiştir. Bu terör örgütlerinden varsa kadrolarında temizlenmesini önemle arz ediyoruz” diye konuştu.

“HERKESİN İÇİNDE OLABİLİR”

Cevat Arzık’ın bu iddiaları üzerine söz alan CHP Grup Başkanı İlhami Yılmaz; “ Sözü edilen Şenay Günaydın taşeron firmada çalışıyormuş.  Biz taşeron firmalarında çalışanların ne olduğunu bilmeyiz. Alınan işçiler savcılıktan temiz kağıdı alınarak işe başlatılıyor. Sonuçta yapılan açıklama sonucunda savcılık dava açmış ve tutuklanmış. Kamu çalışanları ile ilgili olarak bir komisyon kuruldu ve bu komisyonun araştırmaları sonucunda terör örgütleri ile ilgili ilişkileri olan varsa zaten bize bildiriliyor ve bizde gereğini yapıyoruz.  Herkesin içinde olabilir. Sizlerin içinde de var seçip atabiliyormusunuız? “ diyerek sitem etti.

DSCF5631

“BİZLER İNSANİ YARDIMIN NE ŞEKİLDE YAPILACAĞINI BİLEN İNSANLARIZ”

İlhami Yılmaz, yardımlarla ilgili olarak basına sızdırılan haber içinde şunları söyledi: “Kent Konseyi tarafından 3 yıl önce gönderilen yardımların yerine ulaştığına hepimiz şahit olduk. İnsani yardımlar gönderildi. Türkmen temsilcileri geldi. Birlikte fotoğraf çektiniz. M.Cevat Arzık ve bende bu karelerde yer aldık. İçimizden bir arkadaşımız basına verdi ne hikmetse ne arıyorsalar sanki dersin ki Mit Tır’ları ile bu gıda Tır’larını özdeşleştirmek ve örtüşmek için ellerinden gelen gayretler sarf ediliyor. Bu yanlış bir tutumdur. Bunu servis eden arkadaşlarımızın bu yanlışın, bu girdabın içine girmemesi lazımdı.  Bizler insani yardımın ne şekilde yapılacağını bilen insanlarız. Kalkıp da bunu bir terör örgütü ile özdeşleştirmenin hiçbir gereği yok hakikaten üzülüyoruz” dedi.

Konuşmaların ardından 8 maddeden oluşan teklifler ilgili komisyonlara, onaylı yol ismi bulunan 6’ıncı madde de gündemde kalmasına oy birliği ile karar veridi.

Gündemde görüşülecek başka madde kalmadığından Başkan İnan Bektaş, 05.07.2017 Çarşamba günü saat: 17.00’da toplanmak üzere oturumu kapattı.

HAYDİ, ÇOCUKLAR İZCİ KAMPINA

Ümraniye Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye İzcilik Federasyonun Hekimbaşı Kent Ormanı’nda birlikte düzenlediği, 10-15 yaş arasındaki çocukların katılabileceği izcilik kampı başlıyor. Bir hafta boyunca verilecek eğitimler ile izci çocuklar, doğa ile daha yakından tanışma imkânı bulacaklar.

Ümraniye Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye İzcilik Federasyonu’nun işbirliğinde Ümraniye Kent Ormanı içerisinde gerçekleştirilen Yaz İzcilik Kampı’na 10-15 yaş arasında çocukların ve gençlerin katılım sağlayacağı izcilik kampı kayıtları başladı.

GELECEĞİN İZCİLERİ BU KAMPTA YETİŞİYOR

Ümraniye Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İzcilik Federasyonu işbirliğiyle her yıl gerçekleştiren Yaz İzci Kampı, ailelerin çocuklarını güvenle gönderdikleri, eğlenceli, öğretici ve kişisel gelişimlerine katkı sağlayan eğitim programları sunuyor. Türkiye İzcilik Federasyonu tarafından verilen eğitimlerle çocuk ve gençlerin sosyalleşmeleri, ekip halinde çalışma becerilerini geliştirmeleri, öğrenme şevki, keşfetme duygusu, doğayı ve çevreyi sevmeleri, doğaya uyum sağlayarak şartlara uygun yaratıcı fikirler ortaya koyabilmeleri, analitik düşünme becerisine sahip olmaları gibi pek çok konuda bilinçlenmeleri ve gelişmeleri sağlanıyor.

KAMP DÖNEMİ 11 TEMMUZ – 21 AĞUSTOS ARASI

17 Temmuz’da başlayacak olan Yaz İzci Kampı ve 21 Ağustos’a kadar birer haftalık dönemler halinde devam edecek. Kampta izciler doğadaki zorlu yaşam koşullarında yaşama ile ilgili edindikleri bilgileri Hekimbaşı Kent Ormanı’nda uygulama imkânı da bulacaklar. Öte yandan izciler kamp kapsamında; temel ve ileri seviye izcilik, kişisel gelişim, hafıza teknikleri, telsiz ve haberleşme, ilkyardım, trafik, çevre ve orman, itfaiye-yangın, resim, müzik, tiyatro, yüzme, bisiklet, binicilik, pentatlon, badminton, tırmanma duvarı, hayvan bakımı, ebru, paintball, atıcılık, oryantring  gibi birçok konuda da eğitim alıp çeşitli aktivitelere katılıyorlar.

Yaz İzcilik Kampına katılmak için; Ümraniye Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Ümraniye Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü’ne başvurabilirsiniz.

 

ATAŞEHİR BELEDİYESİ’NDEN BİR AÇIKLAMA DAHA

Son günlerde yazılı ve görsel medyada gerçekliği henüz ispatlanamayan iddialarla karşı karşıya kalan Ataşehir belediyesi yapmış olduğu basın açıklamalarına bir yenisini daha ekledi.

Yine bazı medya kuruluşlarında sosyal medyaya yansıyan eleştirileri nedeniyle hedef haline getirilen Şenay Günaydın’ın Ataşehir Belediyesi Kadrolu elemanı olduğu açıklamasına yer verildi.

 

Ataşehir Belediyesi, son günlerde yazılı ve görsel medyada haberlere konu olan ve kadrolu personeli olduğu iddia edilen Şenay Günaydın ile ilgili açıklama yaptı.

 

Ataşehir belediyesinden yapılan açıklama şöyle:


“KAMUOYUNA DUYURU

29-30 Haziran 2017 günlerinde yazılı ve görsel medyada Ataşehir Belediyesi’yle ilişkilendirilmeye çalışılan çeşitli haberler yer almaktadır. Haberlerde adı geçen Şenay Günaydın’ın Ataşehir Belediyesi’yle bir ilişkisi bulunmamaktadır.

Tüm belediyelerde olduğu gibi Ataşehir Belediyesi de birçok firmadan hizmet alımında bulunmaktadır. Adı geçen şahsın, bu firmalardan birinde çalıştığı ve 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 25. madde 2. fıkra G bendine göre 21.06.2017 tarihinde iş akdine son verildiği öğrenilmiştir.

Hal böyleyken adı geçen şahsın, Ataşehir Belediyesi’nin kadrolu personeli gibi gösterilmesi gerçekleri saptırmaktan öte, yasal olarak da suçtur. Ataşehir Belediyesi bu medya kuruluşları hakkında yasal takibi başlatmış bulunmaktadır.

 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

GÜNAYDIN TUTUKLANDI!

Günaydın’ın Adalet Yürüyüşü kapsamında Şişli Maçka Parkı’nda toplanan kalabalık içinde kameralara beyanat verdiği belirtilerek, sarf ettiği sözlerle “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme” suçunu işlediği iddia edildi.

Günaydın’ın mevcut delil durumu, yasada yazılı cezanın üst haddi dikkate alınarak tutuklanması talep edildi.

İstanbul 11. Sulh Ceza Hâkimliği, sorgusunu yaptığı Günaydın’ın, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme” suçundan tutuklanmasına karar verdi.

 

KAMUOYUNA DUYURU!

Ataşehir Belediyesi’yle ilgili son günlerde bazı medya kuruluşlarında, “CHP’den PKK’ya yardım”, “CHP’nin PKK yardımı kirli ittifakın belgesi” gibi başlıklar altında yer alan haber ve yorumlar ile ilgili Ataşehir Belediyesi’nden gelen Kamuoyuna Duyuru başlığı altında gönderilen basın açıklaması şöyle:

Ataşehir Belediyesi’yle ilgili son günlerde bazı medya kuruluşlarında, “CHP’den PKK’ya yardım”, “CHP’nin PKK yardımı kirli ittifakın belgesi” gibi başlıklar altında haber ve yorumlar yer almaktadır.

Belediyemize karşı yapılan bu haksız ve nesnellikten uzak içeriklerin hiçbiri doğru değildir. Yapılan yorum ve haberlere karşı ilk açıklamamızı 26 Haziran Pazartesi günü saat 19.24’de yapmıştık. Yaptığımız bu açıklamanın gözden kaçmış olduğunu düşünmek isteyerek bir kez daha konuya açıklık getirme ihtiyacı doğmuştur.

Kamuoyunun öncelikle bilmesi gerekir ki, adı geçen yardım tarihi 2014 yılının Eylül ayıdır. Bu tarihte, Suriye iç savaşı ve terör örgütlerinin katliamlarıyla  perişan olmuş Suriyeli ve Iraklı komşularımıza, Türkiye Cumhuriyeti’nin toptan bir yardımı söz konusudur. Çok sayıda kamu ve sivil toplum kuruluşlarının başlattığı yardım kampanyalarına Ataşehir Belediyesi olarak da destek verilmiştir.

2014 yılında ülkemize sığınmış milyonlarca Irak ve Suriyeli mağdur insan için başlatılan CHP Yerel Yönetimler Konvoyu’na Ataşehir olarak 4 TIR dolusu malzeme ile katıldık.

Ataşehir’den hareket eden yardım TIR’larından 3’ü Türkiye sınırları içinde  kurulan, Suruç ve Mardin’de bulunan mülteci kamplarına ulaşarak malzemelerini teslim etmişlerdir. 4. TIR ise Irak sınırını geçerek bölgede yaşayan Türkmenlere ulaşmıştır ve gümrük kayıtları mevcuttur.

Bu yardımın ardından Irak Türkmen Vakfı heyeti Ataşehir Belediye Meclisi’ni ziyaret ederek teşekkür edip, şükranlarını sunmuştur. 

O günleri hatırladığımızda, özellikle Ezidiler, ardından da Türkmen, Kürt ve Araplar yaşadıkları zulmün ardından Türkiye’ye kitlesel göçler yapmış ve onlar için kurulan mülteci yardım kamplarında yaşamışlardır.

Medyada kullanılan fotoğraflardaki TIR üzerindeki Rojava ve Şengal yazıları ise Rojava ve Şengal’den gelen mülteciler için yapılan yardımı temsil etmektedir. Yapılan bu yardımlar, iddia edildiği gibi yurt dışında değil Türkiye Cumhuriyeti  görevlilerinin gözetimi ve yönlendirmeleriyle Türkiye sınırları içindeki resmi kamplarda dağıtılmıştır.  

Aynı dönemde başta Kızılay olmak üzere, birçok kamu kuruluşu, STK ve siyasi parti yardım kampanyaları yürütmüştür. Bu kapsamda Ataşehir Belediyesi’ni “PKK’ya yardım” yapmakla itham etmek, haberin, haberciliğin ilkelerini hiçe saymaktır. Aynı şekilde yine yorumlarda da bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmanın yanlışına defalarca düşmek demektir.

Ataşehir Belediyesi gibi resmi bir kurumu, bir terör örgütüne yardım ediyor gibi gösteren çok ciddi bu iddiaları üretenler ve yayanlar hakkında her türlü hukuki işlem tarafımızdan başlatılacaktır.

 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur

BAĞIŞ VE YARDIMLARIN ARAŞTIRILMASI İSTENDİ

TBMM (AA) – CHP, dernek ve vakıflar ile çeşitli yapılarca toplanan bağış ve yardımların nerelere kullanıldığının araştırılmasını talep etti.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ve arkadaşlarının imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulan araştırma önergesinde, son yıllarda sayıları artan dernek, vakıf ve çeşitli adlarla yardım ve bağış toplayan yapıların bu kaynakları amacı doğrultusunda kullanıp kullanmadıklarının belirlenmesi gerektiği belirtildi.

Türkiye’de ciddi boyutta bağış ve yardım yapıldığı kaydedilen önergede, şu değerlendirmeler yer aldı:

“Ülkemizde özel ve kamuda bağışlarla ilgili son 10 yılı kapsayacak bir araştırma sağlanması maddi değerlerin el değiştirme ve kullanımında oluşan sorunların saptanması adına önemlidir. Hayırseverlerin topluma sosyal ve ekonomik katkı için yaptığı bağışların bir bütün içinde incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekir. Bağış ve yardımların 15 Temmuz sürecinde açığa çıkan ekonomik gücü, ayrıca bu anlamda bir araştırmayı da gerekli kılmaktadır.”

Bağış ve yardımların sürekli denetlenmesi gerektiğinin altı çizilen önergede, bu kapsamda Mecliste bir araştırma komisyonu kurulması talep edildi.

 

ATAŞEHİR AK PARTİ’DE BAYRAMLAŞMA

Ataşehir Ak Parti İlçe teşkilatı,  Ak Parti genel başkan yardımcısı ve Ak Parti İstanbul Milletvekili Dr. Ravza Kavakçı Kan’ın da katıldığı bayramlaşma etkinliği düzenledi.

 

Ak Parti Ataşehir İlçe başkanlığı geleneksel hale getirdiği bayramlaşma programlarından birini daha ilçe binasının bulunduğu sokakta gerçekleştirdi.

 

Buradaki bayramlaşma törenine; Ak parti Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Dr. Ravza Kavakçı Kan, Ataşehir’den sorumlu il yöneticisi Altuğ Karataş, İl yöneticisi Sertip Akşahin, İlçe başkanı Av.M. Naim Yağcı, Kadın Kolları Başkanı Neslihan Yurtdagül,  Genel Merkez Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Gökhan Oruç Önalan, Ataşehir Ak parti Gençlik Kolları Başkanı Yasin Görgülü, İlçe Yönetim kurulu üyeleri, meclis üyeleri, mahalle başkanları ve partililer katıldı.

DSCF5500

Bayramlaşmaya gelen partililere hitaben konuşan İlçe Başkanı Av.M. Naim Yağcı; burada gerçekleştirdiğimiz geleneksel bayramlaşma törenimize hoş geldiniz sefalar getirdiniz diyerek; “ Kuran ayı, rahmet, kardeşlik ve dayanışma ayı olan 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerifi idrak etmenin mutluluğunu ancak ona veda etmenin hüznünü ile duygulanırken, o yasaklı olduğumuz helal olan nimetlerden, yasaklandığımız Allah’ın emrine itaate neticelendirdiğimiz o Ramazan-ı Şerif sonrasında ödül olarak bize ikram etmiş olduğu bu güzel bayram sabahında buluştuk. Bayramınızı tebrik ediyorum. Rabbim bayramınızı mübarek eylesin. Ömrümüzü bayram sevinci ile doldursun” dedi.

DSCF5498

Başkanın konuşmasından sonra sırasıyla konuşan Kadın Kolları Başkanı Neslihan Yurtdagül, Gençlik Kolları Başkanı Yasin Görgülü ile Genel Merkez başkan Yardımcısı Gökhan Oruç Önalan, İl Yöneticisi Altuğ Karataş, katılımcıların bayramlarını kutlayarak daha çok çalışmamız gerektiğinin vurgusunu yaptılar.

DSCF5503

Son olarak Konuşan Genel başkan yardımcısı İstanbul Milletvekili Ravza Kavakçı Kan, 15 Temmuz ile ilgili bir değerlendirme yaptıktan sonra; “Gençlere ve kadınlara bizim için önemlidir. Onlara büyük görevler düşmektedir.  Cumhurbaşkanımız ve Genel başkanımızın yükünü hafifletmek için bizlere büyük görevler düşüyor. Hepimiz çok çalışmalıyız. Hedef 2019. Ataşehir teşkilatının bu konuda çalıştığını bilen birisiyim. Sizlere güveniyorum. Şehitlerimiz ve gazilerimiz için birlik olacağız” diye konuştu.

DSCF5524

Kavakçı Kan; “Sohbet çok güzel, sizlerde çok güzelsiniz. Şimdi ben size bir soru soracağım sizlerde cevap vereceksiniz. O cevabımıza bayraklar, kuşlar, melekler şahit olsun. Değerli Ataşehirli kardeşim, 2019 yılına kadar, bir sonraki seçimlere kadar gece gündüz demeden birlik beraberlik içerisinde çalışmaya var mıyız? Diye sordu”  aldığı evet cevabına karşılık tekrar teşkilat mensuplarına teşekkür etti.

Protokol konuşmalarının sonunda bayramlaşma gerçekleşti.

DSCF5518 DSCF5516 DSCF5512 DSCF5509 DSCF5528

AKKUŞ İLGEZDİ; “ADALETTE ÇİFTE STANDART OLMAZ”

Ihlamur Festivaline katılan CHP Milletvekili ve PM üyesi Gamze Akkuş İlgezdi, Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı “Adalet Yürüyüşü” ile adalet isteğinin bir kişi ya da bir kesim için olmadığını, çifte standardın kaldırılmasının istendiğini söyledi.

CHP PM Üyesi ve İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı, Ankara’dan başlayıp İstanbul’da tamamlanacak olan “Adalet Yürüyüşü” ile ilgili görüş ve düşüncelerini gazetemize açıkladı.

“ADALETTE DOĞRU TEK OLMASI GEREKİR”

Adalet arayışının bir kişi ya da bir kesim için olmadığını, çifte standardın kaldırılması için “Adalet Yürüyüşü”nün yapıldığını vurgulayan TBMM İnsan Hakları İzleme Komisyonu Üyesi, CHP PM Üyesi ve İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, adalette doğrunun tek olması gerektiğini söyledi.


“ADALETİN, HUKUKUN KATLEDİLDİĞİNE HEP BİRLİKTE ŞAHİT OLUYORUZ”

“Adalet Yürüyüşü”nün başlanmasına kadar yaşanan hukuksuzlukları hatırlatan Gamze Akkuş İlgezdi hukuksuzlukların çoğalarak devam ettiğinin altını çizerek; “Süreci hepimiz biliyoruz. Bir seçim yaşadık. Seçimle ilgili birçok şaibe mevcuttu. Devamında, gelinen süreçte, ülkemizde adaletin, hukukun katledildiğine hep birlikte şahit oluyoruz. Bu dünde vardı.  Bu gün de çoğalarak devam ediyor” dedi.

DSCF5292

“ADALET YÜRÜYÜŞÜ” HAKSIZLIĞA, HUKUKSUZLUĞA DUR DEMEK İÇİN”

“Adalet Yürüyüşü”nü haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliklerle karşı karşıya kalanların da katıldığını söyleyen Akkuş İlgezdi; “Bu hukuksuzluğa dur demek için, bu adalet anlayışını; adaletin manasını yerine oturtarak dengelemek ve belirlemek için Genel Başkanımız bir yola, yolculuğa çıktı. Hep birlikte yola çıktık. Bu yolculuk, tüm “kendinden olmayanlar” tarafından tepkiye dönüştü” şeklinde konuştu


“ADALETTE ÇİFTE STANDART OLMAZ”

Adaletin herkese lazım olduğunun,  kendisinin de yürüyüşe katıldığını altını çizen Akkuş İlgezdi; “Dün yürüyüş alanındaydım. Her kesimden vatandaş vardı. Çünkü adalet herkese lazım. Adaletin; partisi yok, rengi yok, dili yok, dini yok, ırkı yok. Adalet ve hukukun üstünlüğü, insanca yaşamak için herkese lazım. Yüzlerce insan başka görüşlerden de olmak kaydıyla hep birlikte yürüdük. Ben, “Adalet Yürüyüşü”’nün ülkemiz açısından tıkanan noktada, yeni yol açmak adına çok önemli bir hamle olduğunu düşünüyorum. Genel Başkanımız bu konuda çok kararlı bir duruş sergiliyor. Bu adalet arayışı Enis Berberoğlu meselesi değil sadece. Bir tarafta, –Vallahi de, billahi de Türkmenlere gitmedi- diyen kişi bakan olabiliyor. Öte taraftan, bakıyoruz; aynı şeyi dile getiren başka bir kişi 25 yıl hapis cezası alıyor. Adalette çifte standart olmaz. Adalette doğru tektir. Ve herkese o doğru uygulanır. Ülkemizin geldiği noktanın en iyi örneğini yaşıyoruz” değerlendirmesini yaptı.


“HER GEÇEN GÜN ÇOĞALARAK BÜYÜYECEK”

Yürüyüşün insan haklarının en önemli unsurlarından olan “Adalet”i güçlendirmek için yapıldığına dikkat çeken Akkuş İlgezdi;  “Ben bu yürüyüşün bir zaferle, insan haklarını dengelemek, adalet adına, yeniden yerine bir şeyler koymak adına çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Her geçen gün çoğalarak büyüyeceğini izliyorum, görüyorum, yaşıyorum. Ülkemize hayırlı olsun” dedi.

DSCF5389

“GENEL BAŞKANIMIZ MALTEPE’DE HALKIMIZLA BULUŞACAK”

Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Adalet Yürüyüşü”nün bitiş noktasını Maltepe Cezaevi olarak belirlediğinin altını çizen Akkuş İlgezdi, Enis Berberoğlu’nun başka bir yere nakli yapılsa bile başka bir karar alınmazsa yürüyüşün son noktasının Maltepe olduğunu kaydetti.

 

“BURADA SİYASİ HİÇBİR ŞEY YOK”


Kendisinin de zaman zaman “Adalet yürüyüşü” ve Maçka ile Maltepe’de sürdürülen “Adalet Nöbeti”ne katıldığını, aynı zamanda TBMM’deki görevini de yürüttüğünü vurgulayan Akkuş İlgezdi; “Eğer halkımız bizi ön seçimden çıkarıp, seçip buralara yolladıysa çalışalım diye yolladı. Biz de gücümüz yettiğince; halkımızın, çocuklarımızın haklarına, ülkemizin geleceğine sahip çıkmak için çalışacağız. Arkadaşlarımızla birlikte alanlardayız. Burada siyasi hiçbir şey yok. Tamamen her hangi bir vatandaşın kullanabileceği hakkını kullanması söz konusu. Bunu dillendiren bizler değiliz. Bu doğal bir hak. Yıllardır bu topraklarda birçok kişi tarafından kullanılmış bir hak. Rahatsız eden, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından kullanılıyor olması. Çünkü çığ gibi büyüyoruz” şeklinde konuştu.

 

TUNCELİ’DE GÖNÜL SOFRALARI KURULDU

Ümraniye Belediyesi, Gönül Sofrasını bu kez de Tunceli’deki vatandaşlarla paylaştı. Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak’ın da katıldığı Tunceli Merkezde kurulan “Gönlümüz Bir Soframız Bir”  İftar Sofrası kardeşlik ve paylaşmanın sembolü oldu.

Tunceli Merkez’de gerçekleştirilen iftar programından önce Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can, AK Parti Tunceli İl Başkanı Fatih Tek ve Ümraniye Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Küçükkapdan, Tunceli Valisi ve Tunceli Belediye Başkan Vekili Osman Kaymak’a ziyaret gerçekleştirdi. Ziyarette Ümraniye Belediyesi tarafından yapılacak olan Tunceli Munzur’da park projesi hakkında görüşüldü. Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can proje ile ilgili heyete bilgiler aktardı.

Valilik ziyaretinin ardından Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak ve beraberindeki heyet Belediye Meclisi kararıyla adı “15 Temmuz Bulvarı” olarak değiştirilen Tunceli-Elazığ karayolu tabelasını şehitlerin ruhuna Fatiha okuyarak açtı. Ardından Tunceli il Jandarma Komutanlığı ziyaret edilerek Tunceli Munzur’da yapılacak olan park çalışma alanı gezildi.

Ümraniye Belediyesi’nin düzenlediği bölge iftarlarının ilki Tunceli Merkez’de gerçekleşti. Ardından sırasıyla Çemiş-gezek ve Pertek bölgelerinde kardeşlik sofraları kuruldu. Kardeşlik ve paylaşmanın sembolü olan iftar sofrasına Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş, Tunceli Valisi ve Tunceli Belediye Başkan Vekili Osman Kaymak, Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can ile AK Parti Tunceli İl Başkanı Fatih Tek ve çok sayıda Tuncelili vatandaş katıldı.

Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can, programda bir selamlama konuşması gerçekleştirdi. Ardından “Gönlümüz Bir Soframız Bir” iftar sofrasına katılımlarından dolayı Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş, Tunceli Valisi ve Tunceli Belediye Başkan Vekili Osman Kaymak, AK Parti Tunceli İl Başkanı Fatih Tek ve Tuncelili vatandaşlara teşekkür etti. Başkan Hasan Can daha sonra Ümraniye Belediyesi tarafından Tunceli Munzur’da yapılacak olan park projesi hakkında bilgi vererek konuşmasını sonlandırdı.

Tunceli Valisi ve Tunceli Belediye Başkan Vekili Osman Kaymak ile AK Parti Tunceli İl Başkanı Fatih Tek program da birer selamlama konuşması gerçekleştirerek Tunceli Munzur’da yapılacak olan park Projesi ile Tunceli Merkez’de düzenlenen “Gönlümüz Bir Soframız Bir” iftar sofrasına desteklerinden dolayı Ümraniye Belediyesine ve Başkan Hasan Can’a teşekkürlerini sundular.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş ise yaptığı konuşmasında, Ramazan-ı Şerifin hayırlara vesile olmasını dileyerek Ramazan Bayramının şimdiden mübarek olmasını söyledi.

“Gönlümüz Bir Soframız Bir” programında konuşan Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak; “Terörün her türlüsünü lanetleyen bir siyasi iktidar ve siyasi partiyiz. Terörün asla ne dini olur, ne imanı olur, ne milliyeti olur, ne ırkı olur ne başka bir şeyi olur. Terör insanlık dışı bir vahşettir ve terörün en büyük mağduru da masum insanlardır. O yüzden terörle mücadelemizi büyük bir titizlikle yürütüyoruz. Yakın zamanda göreceğiz ki inşallah artık terörle değil artık Allah vergisi o doğal güzellikleriyle anılacak. Şu anda bizim için Türkiye’nin her bir yerinde Aliboğazı’nda da, Kato Dağı’nda da, Hakkari dağlarında da Türkiye’nin her bir yerinde milletimizin bölünmez bütünlüğü için, devletimizin bekası için ve insanlarımızın huzuru için terörle, teröristle mücadele eden güvenlik güçlerimize şükran borçluyuz” dedi. Ramazan ayının birlik ve beraberlik ayı olduğunu söyleyen Veysi Kaynak tüm İslam Aleminin Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramının hayırlara vesile olması duasında bulundu.