14.08.2018 - Gazete Ataşehir

“CUMHURBAŞKANI NAZARINDA YETİM BİR VATANDAŞIM”

“CUMHURBAŞKANI NAZARINDA YETİM BİR VATANDAŞIM”

CHP Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak ülke gündemi ve referandum süreci ile ilgili gazetemize yaptığı değerlendirmede; “Benim kimliğimde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yazıyor ama ben Cumhurbaşkanlığı bakımından yetim bir yurttaşım. Nedeni de şu. Benim Cumhurbaşkanım beni sevmediğini söylüyor. Her konuşmasında bu CHP zihniyeti var ya, benimle beraber yüzde elli biri. Bir partinin genel başkanı başbakan olmaya aday biridir. Parti genel başkanları eleştiri yapabilir ama bir Cumhurbaşkanı kendi yurttaşlarının yarısına ben sizi sevmiyorum, yarısına da sizi seviyorum derse o ülkede huzur olmaz demokrasi yok demektir. Cumhurbaşkanı bir kesimi kucaklayıp diğer kesimleri kucaklamıyorsa böyle bir sisteme karşıyız ve hayır diyoruz” dedi.

Altınkaynak; “Türkiye de şu anda genel medyanın önemli bir kısmı taraf. Kala kala elimizde, elini vicdanına koyan, toplumun gerçeklerini bu zor şartlarda çalışmalarını yürüten yerel basın kaldı.   Yerel basını biz her zaman toplumun kulağı, sesi, vicdanı ve gözü olarak görüyoruz. Yaptığınız haberlerden kendimizi test ediyoruz. Sizler çok önemlisiniz”  diyerek gazetemize, ülkenin gündemi ve referandum ile ilgili şu açıklamayı yaptı.

“YETKİLERİN TEK KİŞİDE TOPLANMASI İSTENİLİYOR”

Altınkaynak gazetemize yaptığı açıklamalarına şöyle devam etti: “Sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. Ve bu sıkıntılı dönemde işi getirip rejim sorunu yaptılar. Mutlaka belli aksaklıklar olmuştur ama bunu zaman içerisinde düzelterek en iyiye doğru gitmeleri gerekirken yeni bir rejim değişikliğine gitmelerini doğru bulmuyoruz. Bizde diyoruz ki hayır bu istediğiniz rejim olmaz.  Bu rejimle kuvvetler ayrılığı ortadan kaldırarak yetkilerin tek kişide toplanması isteniliyor.”

DSCF7724

“KUVVETLER AYRILIĞI DEMOKRASİNİN TEMELİDİR”

Cumhurbaşkanı’nın yetkileri beli, hükümet de kendi partisinden olmasına rağmen bugün şikâyetçi olunuyorsa yarın başka şeylerden şikâyetçi olmayacaklarını nerden bilelim diyen Altınkaynak; “Bu gidişatın ülkemizin geleceği için endişe verici olduğunu, yeni kargaşalıklara yol açacağını bildiğimiz ve 80 milyonluk koca bir ülkenin bütün kurum ve kurullarını bir tek kişinin yönetimine vermemiz demokrasi kavramına ve özgürlüklere de aykırı olduğu için karşıyız. Çünkü demokrasilerde temel nokta Yasama, Yürütme ve Yargı’dır. Birde buna özgür basını eklersek dört ayak üzerinde oturur. Devletin yeterince değerlendiremediği olumlu veya olumsuz sorunları ancak özgür basın vasıtasıyla dillendirilir. Bir ülkede eğer yargı bağımsız değilse o ülkede ne gelişme nede huzur olur. Demokrasi kuvvetler ayrılığı dediğimiz ayaklar üzerine oturmuş ve onun üzerinde yükselmiştir. Bir ülkede adaleti bağımsız yargı sağlar. Parlamento bir ülkenin en üst kurumudur. Milletin iradesinin tecelli ettiği yerdir. Bir ülkede yasaları yasama organı olan Parlamento enine boyuna tüm düşüncelerin, farklılıkların fikirlerini alarak tartışarak yasallaştırır. Bir ülkenin Yürütme Organı da yasalarla belirlenen yetkilerini yürütme olarak kullanır” dedi.

 “BAŞBAKAN VE CUMHURBAŞKANI HEM PARLAMENTONUN HEM DE YARGININ DENETİMİNE AÇIK OLMALIDIR”

Bir kişiye yetki verdiğin zaman o kişi kendi duygusal çerçevesi içinde bir tarafın Cumhurbaşkanı ile bir tarafın başkanı olarak çıkar diğer tarafı dışlar diyen Altınkaynak; “ Yetkilerin bir kişide olduğu rejimin adı demokrasi olmaz.  Yetkiler,  kuvvetler ayrılığı dediğimiz Yargının bağımsız olarak Türk milleti adına karar vereceği, özgür iradesiyle bütün konuları enine boyuna tartışarak Yasama görevini gören Parlamentoda bu ülkenin insanlarını temsilen yüzde bir de olsa olmalıdır. Yürütmenin başında olan Başbakan ve Cumhurbaşkanı hem Parlamentonun hem de yargının denetimine açık olmalıdır. Hiç kimse sonsuz bir yetkiye sahip değildir. Onun için bu gidişata hayır diyoruz.   Yani bu ülkede Yürütmenin, Yasamanın ve yargının onun yanında da özgür basınla dört ayak üzerinde kurulmuş demokrasimizi güçlendirmemiz lazım. Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik sosyal bir hukuk devletidir. Yetkilerin bir kişide toplandığı bir rejim değildir. Demokrasi, yetkilerin belli kurumların vasıtasıyla kullanıldığı ve kurumlarında birbirilerini denetleme yetkisine sahip olduğu bir rejimin adıdır”  diye konuştu.

“EN SAĞDAN EN SOLA HERKES BU GİDİŞATA DUR DEME İHTİYACI DUYDU”

Cumhuriyeti kurup bize emanet edenlere karşı bizim vicdan borcumuz var. Bu ülkeyi savaş meydanlarından cepheden cepheye yoksulluk içerisinde koşarak vizyonu çizilmiş ve bu süreç içerisinde çeşitli devrimlerle medeni ülkelerin seviyesine nasıl geliriz mücadelesiyle bugüne kadar getirilip bize teslim edilmiş bir Cumhuriyeti bir kişinin diktasına teslim edemeyiz diyerek açıklamalarına devam eden Altınkaynak; “Türkiye de ilk defa en sağdan en sola kadar bir yelpaze içerisinde toplumun bütün kesimleri bu gidişata dur deme ihtiyacı duydu. Bu da toplumumuzun Cumhuriyetin değerlerine, ülkemizi bizlere emanet edenlere karşı olan sorumlulukların ve vicdanların sesinin dışa vurmasıdır.  Bu gidişata toplumun vicdanının sesi hayır diyecek. Bu toplumda,  inandıkları gibi yaşayan, yaşadıkları gibi inanan dindar kesimi de artık sesini yükseltmeye başladı. Buda ülkesine ve cumhuriyete sahip çıkanların ortak sesi olarak siyasi yelpazenin dışında bir vicdanlar manzumesi olarak “HAYIR” da birleşti” dedi.

DSCF7730

“HAYIR OYU BU ÜLKENİN HAYRINA OLACAKTIR”

Altınkaynak; Türkiye Cumhuriyeti muz Cumhuriyeti değildir. Bazı kargaşıklıklar olabilir ama bir iç savaş söylemi doğru değildir. Bunu dillendirmek de kimsenin haddi değildir. Halkın vicdanı ve tepkisi ile karşılaşacaklardır. Yurttaşlarımız şunu bilsinler ki gidip özgürce oylarını kullansınlar, onların oylarını sandıkta korumak bizim boynumuzun borcudur. Her vatandaş bizim kadar görevlidir ve seçim sonuna kadar oylarına sahip çıkmalıdır diyerek çalışmalarıyla ilgili olarak şunları söyledi: “Örgüt olarak seçmen listelerinde isimleri olmayanların isimlerini yazdırmaları konusunda uyarı ve desteklerimizi veriyoruz. Ataşehir’de 306 bin seçmenin çok önemli bir kısmının seçmen kütüklerinde kayıtlı olup olmadıklarına dair kontrollerini yapmaları için 36 bin sayfa olarak A-4 kâğıdına baskı yapılmış ve örgütümüz tarafından site ve binaların girişine asılarak vatandaşların dikkatine sunulmuştur. Bu seçim inşallah ülkemiz için hayırlı olur. Hayırların, en çok hayırın iktidarı içinde hayırlı olacağını herkesin bilmesini isteriz. Çünkü iktidardakiler de 15 yıldır neyi yaptıklarını, neyi nerede hata yaptıklarını bir kez daha şapkalarını masa üstüne koyup düşünme fırsatı doğacaktır, ülkenin geleceği ile ilgili yeni bir yol haritası çizmelerinin önünü açacaktır bu hayır kapısı. ”

Altınkaynak’ın Ataşehirlilere son mesajı şu oldu: “ Ataşehir’de 18 yaşını dolduranların sayısı 7.800 kişi. Oy kullanma hakkı olan her yaştan insanın seçim günü kardeşini, eşini, dostunu alıp sandık başlarına gitmelerini ve oylarına sahip çıkmalarını, bu herhangi bir siyasi partiye verilmiş bir oy olmadığını, ülkenin geleceğine, birliğine ve Cumhuriyetine sahip çıkmak için verilecek bir hayır oyu bu ülkenin hayrına olacağını bilmelerini isterim” dedi.    

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ