21.09.2018 - Gazete Ataşehir

KAYHAN; “BU KANUN KAÇAK BİNALARIN ÖNÜNÜ KAPATMAZ”

KAYHAN; “BU KANUN KAÇAK BİNALARIN ÖNÜNÜ KAPATMAZ”

“İmar Barışı” çıktığı zaman yönetmelikle desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Sadık Kayhan, çıkan yönetmeliğin de eksik yönlerinin olduğunu ve ek yasalarla bu eksiklikler giderilmezse yeni imar aflarının hep konuşulacağını söyledi.

Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Sadık Kayhan,  İstanbulum Gazetesi & Gazete Ataşehir’e yaptığı değerlendirmede İmar Barışı Yönetmeliğinde hala belirsiz olan önemli konular olduğuna işaret ederek, bu belirsizliklerin ek maddelerle giderilmesi gerektiğini aksi halde yeni nesillerin de imar affı yasalarını konuşacaklarını söyledi.

Sadık Kayhan açıklamalarına şöyle devam etti:

“BU KANUN KAÇAK BİNALARIN ÖNÜNÜ KAPATMAZ”

Devletin bu konudaki ihmalinin de altını çizen Sadık Semih Kayhan, geciken imar ve mülkiyet çalışmalarının sorunu daha da ağırlaştırdığını vurgulayarak; “Bu kanun çıkan yönetmelikle birçok sorunu çözer. Ancak bundan sonra yapılacak kaçak binaların önünü kapatacak bir kanun değildir. Bundan sonra da; 10 sene, 20 sene sonra da, bizden sonraki nesiller de yeni imar aflarından söz edecekler. Bölgemizde bu tür yapılar yapılalı 40 – 50 yıl geçmiş. Bu sürede mülkiyet sorununu çözülmemişse, halen imarını çıkarılmamışsa, fonksiyonlar belirlenmemişse, bu da devletin ayıbıdır” dedi.

“DEPREME DAYANIKLI OLUP OLMADIĞI KARARI VATANDAŞA BIRAKILMAMALI”

Deprem kuşağında yaşadığımızın herkesçe malum olduğunu, kanun ve yönetmelikte bu konuda çok önemli eksiklik olduğunu kaydeden Kayhan, mühendisin bile tek başına karar veremeyeceği binanın depreme dayanıklı olup olmadığının vatandaşın kararına bırakıldığına dikkat çekerek; “Binanın deprem güvenliği çok ciddi sorundur. Binasının depreme dayanıklı olup olmadığı kararı vatandaşın vicdanına bırakılıyor. Depreme dayanıksızlığı tespit edilen binalara süre konularak kentsel dönüşümle yenilenmesin teşvik edilmelidir” diyerek uygulamada karşılaşılacak sorunlara dikkat çeken Sadık Semih Kayhan, tıpa tıp projesine uygun olan, sadece vaziyet planına veya çekme mesafesine uymayan binaların varlığına işaret ederek; “Bu kanun biraz daha detaylandırılmalı, yeni yönetmeliklerle desteklenmeli; çok daha net, açıklayıcı bilgiler ile çok daha genişletilerek uygulamanın nasıl yapılacağı daha anlaşılır şekilde açıklanmalıdır. Çünkü binalarda çok çeşitli kusurlar var” diye konuştu.

“ÖNLEYİCİ CİDDİ TEDBİRLER ALINMALI”

100 binlerce, belki milyonlarca kaçak, kanuna aykırı veya kayıtsız binanın olduğu Türkiye’nin İmar Barış Kanunu’na ihtiyacı olduğuna işaret eden Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Sadık Semih Kayhan, imar affına ihtiyacının olduğunu kaydederek; “İmar Affı, ya da İmar Barışı olarak anılan yasa çıkmadan önce, başka yasaların çıkması lazımdı. Ülkenin birkaç yılda bir imar affı çıkarmasına gerekçe olacak yasal eksiklikler giderilmelidir. 20 – 30 yılda bir imar affı çıkarma ihtiyacı oluyorsa; bir şeyler eksik, bir şeyler yanlış gidiyor demektir. Ben yurt dışında birçok belediyede incelemelerde bulundum. 1 milyon 300 bin nüfuslu bir kent olan Berlin’de belediye başkanı sadece 6 sorunlu binalarının olduğunu söyledi. Bizdeki bir sokaktaki binadan daha az. Ruhsatsız, ya da ruhsata aykırı bina yapılmasını, kamu arazilerinin işgal edilmesini önleyici ciddi yasal tedbirlerin alınmasından sonra bu kanunun çıkarılması gerekmektedir” şeklinde ifade etti.

“BU KANUNUN UYGULAMASINDA EKSİKLİKLER VAR”

1994 yılında zamanın çok satan gazetesine verdiği, röportajda kaçak inşaatın önlenebileceğini söylediğini kaydeden Sadık Semih Kayhan, 2 satırlık bir kanunla önlenebileceğini ifade ederek; “Çok kolay: Birincisi; 3- 5 yıldan başlayan ve hiçbir zaman affı olmayan hapis cezası, ikincisi ise yapılan binanın kaçak kısımlarının hissesi oranında devlete gelir kaydedilmesidir. Bu kadar bir cümle kuracaksınız. Yaptığınız kaçak kısmı kadarına devlet ortak olacak. Siz bu koşularda vatandaşa yalvarsanız kaçak inşaatı yaptıramazsınız. Vatandaşın kaçak inşaat yapmaktan vazgeçecektir. Bu kanun çıktı, birçok binayı kayıt altına alacak, yasallaştıracak. Bu kanunun uygulamasında eksiklikler var. 2981 sayılı yasa ve devamındaki yasalar sayfalarca kanundur. Destekleyici yeni kanun ve yönetmelikler de çıkmıştır. Yönetmelik çıktı. Beklentilerin bir kısmını karşıladı” ifadelerini kullandı.

 “TAPU BU ŞEKİLDE KAT MÜLKİYETİNE GEÇİŞ İŞLEMİ YAPAMAZ”

Kayhan; “Kanunun ön gördüğü kat mülkiyetine geçebilmeniz için Kat Mülkiyeti Kanununa bakmanız lazım. Temel kanunlarımızdan bir tanesi olan Kat Mülkiyeti Kanunu’nun İskân Belgesi, yapının tüm bağımsız bölümlerin numaralarının, her bağımsız bölüm maliklerinin imzası olduğu projesi. Bu şekliyle Kat Mülkiyetine geçemezsiniz. Tapu bu şekilde Kat Mülkiyetine geçiş işlemi yapamaz. Nihayet düzelttiler. Buna rağmen kanunda belirsiz olan şeyler var. Örneğin; belirlenen tarihten önce ruhsatına aykırı olarak yarım metre büyük yapıldığı varsayılan 8 binanın 5 katlı kısmı imar affına giriyor.  Kalan 3 kata ait hakların nasıl kullanılacağına ait kanun ve yönetmeliğinde her hangi bir açıklama yok. Bu kanunda, maliyet bedelleri hesaplanırken arsa bedeli arttı. Yapı tamamının maliyet bedeli üzerinden hesaplanıyor. Bir binanın tamamı kaçaksa söylenecek bir şey yok. Burada şöyle bir çelişki var. Bina ruhsatlı, çatı arasında kaçak bölüm var. Bu durumdaki binada yapı maliyetinin tamamı üzerinden harç alacaksanız kimseye kabul ettiremezsiniz. Kaçak bina ile ruhsata aykırı kısmi imalat olan bina arasında bir ayrım olması lazımdır” dedi.

AFA SOKTUĞUNUZ BİNALARDA SIĞINAK OLAYINI NASIL ÇÖZECEKSİNİZ?”

Kayhan açıklamalarına şöyle devam etti: “Ortak alan tecavüzleri, sığınaklar otoparklar, bahçe veya çatıları ile ilgili de belirsizlikler sürüyor. Otoparkın bir kısmından bağımsız bölüm oluşturdunuz. Müracaat etti affa sokuyorsunuz. Diğer hissedarların muvafakati aranacak mı, aranmayacak mı? Bununla ilgili bir şey yok. Malikleri nasıl razı edeceksiniz? Diğer hissedarların muvafakatinin aranıp, aranmayacağı beli değil. Oluşan bağımsız bölümle küçülen otopark ihtiyacının nasıl karşılayacaksınız? Ruhsat verilemeyen sığınaksız binalarda, kanun gereği Kaymakamlık tarafından verilen izin dışında başka amaçla kullanılamayacak olan ve bağımsız bölüm oluşturularak amacı dışında kullanılan sığınaklarda ne yapacaksınız? Affa soktuğunuz binalarda sığınak olayını nasıl çözeceksiniz? Sığınaksız binaya izin mi vereceksiniz? Bu kanun ve yönetmelikten benim anladığım; kusuru olmayan ruhsatlı binalarda tek bağımsız bölüm için başvurarak iskân alabilir. Oysa bir binaya birden fazla iskân verilemez şartı var. 50 daireli bir binada 30 daire balkonunu kapamışsa, ayrı yarı iskân mı alacak? Burada da bir çelişki var.”

DAHA CİDDİ UYGULAMALAR GETİRİLMELİDİR”

Kamu arazilerine yapıla binalarda da net olmayan durumlar var olduğunu vurgulayan Kayhan; “Binanın tamamı Sosyal Donatı Alanındaysa af ön görülmüyor. Belediye veya maliye arazisi üzerindeyse af ediyor. Aftan sonra satışını ön görüyor. Yüzde 90’nı kendi arsası, kalanı sosyal donatı alanına taşan binalar ne olacak? Af olacak mı, olmayacak mı?  Olacaksa nasıl olacak? Kısmi kamu arazisindeyse ne olacak? Kanunda buna açıklık getiren her hangi bir madde yok. Deprem bölgesinde yaşıyoruz. Binanın deprem güvenliği çok ciddi sorundur. Bu kanunda binanın statik olarak depreme dayanıklı olup olmadığı vatandaşın vicdanına bırakılıyor. Mal sahibinin yetkisine bırakılıyor. Oysa bir mühendis olarak; her hangi bir binaya bir mühendisin bile dışarıdan bakarak depreme karşı güvenlidir deme şansı yoktur. Bunun için ciddi incelemeler yapılmalıdır. Bu tehlikeli bur durumdur. Bu konuda daha ciddi uygulama getirilmelidir” diyerek durumun ciddiyetine dikkat çekti.

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ