© Gazete Ataşehir 2020

Ezgi Kalender; “8 Mart ve 14 Mart’ı buluşturan ortak zemin emektir”

Ataşehir Belediyesi’nin Mart ayı ilk meclis toplantısında gündem dışı söz alan CHP’li Meclis Üyesi Ezgi Kalender, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ile 14 Mart Tıp Bayramı’nı birlikte anarak “Ortak zemin emektir” dedi. Kadınların yan yana geldiğinde kentin ve geleceğin değişeceğini vurgulayan Kalender, emek mücadelesini savunmaya devam edeceklerini ifade etti.

Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle söz aldığını belirten Ezgi Kalender gündem dışı konuşmasına şöyle devam etti:

“8 MART BİR KUTLAMA GÜNÜ DEĞİL; KADINLARIN EŞİTLİK, ÖZGÜRLÜK VE ŞİDDETSİZ YAŞAM TALEBİNİN İFADESİDİR”

8 Mart; 1857 yılında New York’ta eşit ücret ve insanca çalışma koşulları için direnen kadın işçilerin mücadelesinden doğmuş, kadın emeğinin ve dayanışmasının simgesi hâline gelmiş tarihsel bir gün. Özellikle belirtmek isterim ki 8 Mart bir kutlama günü değil; kadınların eşitlik, özgürlük ve şiddetsiz yaşam talebinin ifadesidir, bir hak arayışı günüdür.

“ATAŞEHİR BELEDİYESİ’NİN KADINLARA YÖNELİK ÇALIŞMALARI ÖNEMLİ”

Ne yazık ki bugün, kadınların her türden hak ve özgürlük talebinin bastırıldığı bir Türkiye’de yaşıyoruz. Bu nedenle yerelde yürütülen çalışmaların önemi her zamankinden fazla. Çünkü her şey yerelde başlıyor; kadınların hayatı, emekleri, talepleri ve dayanışması yerelde görünür hâle geliyor. Bu vesileyle, tam da bu eşitlik ve özgürlük mücadelesinin yereldeki karşılığı olarak, Ataşehir Belediyesi’nin kadınlara yönelik çalışmalarını paylaşmak isterim.

Ataşehir Belediyesi’nin kadınlara yönelik çalışmalarının merkezinde çok net bir ilke var: Kadın emeğini desteklemek ve görünür kılmak, kadın girişimciliğini güçlendirmek ve kadınların ekonomik olarak bağımsızlaşmasını sağlamak. Yerel yönetim anlayışımız, kadınların üretimde ve kent yaşamında güçlü biçimde var olmasını esas alıyor.

Bu anlayışla 2025 yılında hayata geçirdiğimiz Üreten Eller Projesi, kadınların farklı alanlarda üretime katılmasını, bilgi ve becerilerini ekonomik değere dönüştürmesini ve sürdürülebilir gelir elde etmesini teşvik ediyor. Genç Liderler ve Girişimciler Derneği iş birliğiyle yürütülen proje, kadın emeğini görünür kılan ve dayanışmayı büyüten önemli bir çalışma.

“HABİTAT DERNEĞİ İŞ BİRLİĞİYLE KADINLARIN İŞ KURMA VE İŞ GELİŞTİRME BECERİLERİ GÜÇLENİYOR”

Ayrıca Habitat Derneği iş birliğiyle yürütülen girişimcilik eğitimleriyle kadınların iş kurma ve iş geliştirme becerileri güçleniyor. Dijital ekonomiye uyumu artırmak amacıyla verilen Etsy Dijital Satış Eğitimleri sayesinde kadınlar, ürettikleri ürünleri ulusal ve uluslararası pazarlara taşıma imkânı buluyor.

Kadınların yalnızca ekonomik değil, hak temelli olarak da güçlenmesini hedefleyen Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı kapsamında; toplumsal cinsiyet eşitliği, hak bilinci ve karar alma süreçlerine katılım konularında farkındalık artıyor.

Bu çalışmalar; Ataşehir’deki 7 Ataevi Kadın Çalışmaları Birimi ile 30 Ağustos Yaşam Evi’nde yürütülüyor. 74 farklı kurs aracılığıyla kadınlara mesleki, sanatsal ve kişisel gelişim alanlarında destek sunuluyor. Ayrıca Atabutik, kadınların ürettikleri el emeği ürünleri sergileyip satışa sunabildikleri önemli bir alan olarak öne çıkıyor.

“ATAŞEHİR KENT KONSEYİ KADIN MECLİSİ’NİN ÇALIŞMALARINI ÖZELLİKLE ANMAK İSTERİM”

Bu noktada, kentte kadın politikalarının güçlenmesine önemli katkılar sunan Ataşehir Kent Konseyi Kadın Meclisi’nin çalışmalarını özellikle anmak isterim. Ataşehir Belediyesi’nin, Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi tarafından hazırlanan Avrupa Yerel Yaşamda Kadın Erkek Eşitliği Şartı’nı imzalamasına öncülük eden Kent Konseyimize ve Kadın Meclisi’ne teşekkür ediyorum. Bu Şart’ın, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü gibi anlamlı bir tarihte imzalanmış olması da son derece değerlidir.

“8 MART VE 14 MART’I BULUŞTURAN ORTAK ZEMİN EMEKTİR”

Yaklaşan 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle sağlık emekçilerini, özellikle de görünmeyen bakım emeğini omuzlayan kadın sağlık çalışanlarını saygıyla selamlıyorum. 8 Mart ve 14 Mart’ı buluşturan ortak zemin emektir.

Kadınların yaşam hakkını güvence altına alan İstanbul Sözleşmesi’ni savunmaya devam edeceğimizi buradan bir kez daha ifade ediyorum.

Ve elbette savaşlara karşı sözümüzü söylüyoruz. Savaşın her türlüsü kötüdür; en ağır bedeli kadınlar ve çocuklar öder. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını kınıyorum. Biz kadınlar yaşamdan ve barıştan yanayız. 8 Mart vesilesiyle bir kez daha söylüyorum: Kadınlar yan yana geldiğinde kent değişir, gelecek değişir. Tüm kadınların Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü ve sağlık emekçilerimizin 14 Mart Tıp Bayramı’nı dayanışmayla selamlıyorum. Teşekkür ederim.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER