“SPOR, RUH VE BEDENEN GELİŞMEMİZİN BİR ARACIDIR “

Ataşehir Kent Konseyi tarafından organize edilen  “EŞİT, ADİL VE HERKES İÇİN SPOR” paneli Mustafa Saffet Kültür Merkezi’nde yapıldı.  Panelin açılış konuşmasını yapan Kent Konseyi Başkanı Turan Dolu;” Ülke olarak sağlayacağımız başarı, çeşitli spor dallarının toplumda yaygınlığı ve gelişmişliği ile yakından ilgilidir. Spor aynı zamanda sağlığımızın, yaşam kalitemizin, ruhen ve bedenen gelişmemizin bir aracıdır” dedi.

 

Türkiye Spor Yazarları Derneği Başkanı ve Cumhuriyet Gazetesi Spor Müdürü Arif KIZILYALIN’ın moderatörlüğünde yapılan panele konuşmacı olarak, Okan Üniversitesi Spor Yöneticiliği Bölüm Başkanı ve Türkiyenin FİFA kokartlı ilk kadın hakemi Doç. Dr. Lale ORTA, Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Başkanı ve Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı Başkanı Yavuz KOCAÖMER ve Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Hukuk Kurulu Bakanı Av. Mert YAŞAR katıldılar.

AS

Panele;  Ataşehir Kent Konseyi Başkanı Turan Dolu ve yöneticileri yanı sıra CHP İl Spor Komisyonu Başkan Vekili ve eski Amatör Spor Kulüpleri Birliği Genel Sekreteri Abdullah Kaya, Tüm Hakemler Derneği Başkanı Hasan Kahveci,ve yönetim kurulu üyesi Özgür İnce, Türk Spor Adamları Derneği yönetiminden Yahya Diker, CHP Ataşehir ilçe Sekreteri Celal Yalçın yer aldılar.

“SPOR YAŞAM KALİTEMİZİN, BEDENEN GELİŞMEMİZİN BİR ARACIDIR”

Ataşehir Kent Konseyi Başkanı Turan Dolu açılış konuşmasında; “Spor bir toplumun gelişmişlik düzeyini ortaya koyan kriterlerden biridir. Spordaki başarılar ülkemizi diğer ülkeler arasındaki sıralamada bir yere yerleştiriyor. Ülke olarak sağlayacağımız başarı çeşitli spor dallarının toplumda yaygınlığı ve gelişmişliği ile yakından ilgilidir. Spor aynı zamanda sağlığımızın, yaşam kalitemizin, ruhen ve bedenen gelişmemizin bir aracıdır. Çocuklara, gençlere, kadınlara, engellilere, kısaca tüm topluma spor yapma imkânlarının sağlanmasıyla beraber, spor kültürünün de topluma kazandırılması gerekli. Bu ve benzer etkinliklerin bu kültürün gelişmesinde katkı sağlayacağını umuyorum” dedi.

“ANAYASA YAŞADIĞIMIZ TOPLUMDA HERKESİN GÜVENCESİDİR”

Hukukun önemine dikkat çeken Dolu; “Hukuk kurallarının herkese eşit mesafede, toplum vicdanına uygun olması gerekir. Bu yaşadığımız toplumda herkesin güvencesidir. Hukukun olmadığı yerde irade topluma değil başkalarına aittir. Bunun için hukuk ve bu hukukun çerçevesini çizen anayasa o toplumu birarada tutan bir tutkaldır. Yeri gelmişken toplumun bir kesiminin değil toplumun tamamına yakınının uzlaşısı ile oluşmuş, sadece çoğunluğun değil azınlıkların da haklarını güvence altına alan ve kişilerin değil hukukun üstünlüğünü temel alan bir anayasaya duyduğumuz özlemi de vurgulamak isterim.” diyerek sözlerini tamamladı ve konuşmacıları sahneye davet etti.

Arif Kızılyalın ise; “Eşit, adil ve herkes için spor” başlığına dikkat çekerek izleyici olmanın ötesinde aktif sporun önemine vurgu yaptı.

Lale Orta; “Spor ve Kadın” başlıklı konuşmasına “Atatürk’ün kurduğu çağdaş bir ülkede, spor yapan bir kadın olarak ona çok şey borçlu olduğumu düşünüyorum. Kadını evde çocuk doğuran bir varlık olarak gören zihniyetten kurtulduğumuzda kadının her alanda olduğu gibi sporda da önemli başarılara imza attığını görüyoruz. İnsan ırkı iki kanatlı bir kuştur. Bir kanadı erkek, bir kanadı kadın. İki kanadı eşit olmadıkça insan ırkı uçamayacaktır” diye konuştu.

Yavuz Kocaömer de; “Benim gibi engelli olmayan biri neden 20 yıldır engellilerin spor yapmasıyla ilgilenir. Bunun nedeni yatağa bağlı yaşayan ancak çok zeki bir abimin olmasıdır. Abim nedeniyle çok kısa bir çocukluk yaşadım, onun yaşadıklarına tanık oldukça engellilerin toplumda daha iyi bir yere sahip olmaları için mücadele etmeye karar verdim” şeklinde konuştu.

A4

Türkiye’de engelli sporunu yaygınlaştırmaya çalıştıklarını belirten Kocaömer sözlerine şöyle devam etti:  “Hayatım boyunca da engellilere ve spora çarpık bir zihniyetle yaklaşan yönetici ve karar vericilerle mücadele ettim. Türkiye’de ise engelli sporu federasyonu 1990 da kuruldu. Bugüne kadar 7 tane spor bakanıyla çalıştım. Türkiye’nin talihsizliğinin sporla ilişkisi olmayan bakan ve yöneticilerin göreve gelmesidir” ifadelerini kullandı.

Av. Mert Yaşar’da konuşmasında adil yargılanma hakkı, Türk sporunun yapısı, spor disiplin ve tahkim kurulları ve yeni anayasa değişikliğinde sporun konumu başlıklarına değindi. Yaşar konuşmasında; “Adil yargılanma hakkı bağımsız mahkemeler tarafından insan haklarına uygun olarak, savunma hakkınız sonsuza kadar korunarak yargılanmanızdır. Kanunsuz suç olamaz. Şu anda dünyada spor, ülkelerin olimpiyat komitelerinin ve paralimpik komitelerinin yönetimindedir ve bağımsız federasyonlar bu komitelerin koordinasyonuyla sporu birlikte yönetirler. Devlet spora müdahale etmez. Türkiye’de ise devlet bütün sporun yöneticisi konumundadır. Bağımsızlık ve tarafsızlık kesinlikle söz konusu değildir” dedi.

Soru ve cevaplarla devam eden panel plaket töreni ve kokteyle sona erdi.

A3 A2 A1 A A4 AS

Ataşehir’de Kickboks Ve Boks Şöleni

Ataşehir’de Yavuz Aktunç’un organize ettiği Aktunç Fight Night-6 kickboks ve boks gala gecesi birbirinden heyecanlı karşılaşmalara sahne oldu.Sporcuların kıyasıya mücadele ettiği gecede Avrupa Şampiyonu Taner Yıldırım’ın, Hasan Ekinci ile yaptığı kickboks maçı geceye damgasını vurdu.

Birbirinden heyecanlı kickboks ve boks karşılaşmalarının olduğu gecede kısa bir konuşma yapan Yavuz Aktunç daha önce birçok sportif etkinlik yaptıklarını ve bu tarz etkinliklerin gençleri kötü alışkanlıklardan koruduğunu, daha kolay sosyalleşebildiklerini ve daha bilinçli kararlar verdiklerini dile getirdi. Ayrıca tüm ebeveynlerin spor konusunda çocuklara,gençlere örnek olması gerektiğini söyledi. Gecede, izleyicilere çekiliş ile çeşitli hediyeler dağıtıldı ve kazanan sporculara altın madalya verildi.

thumbnail_HABER GÖRESİ-1

Taner Yıldırım Hasan Ekinci (Kazanan Taner Yıldırım)

Oğuzhan Ülker Deniz Tunç (Kazanan Oğuzhan Ülker)

İbrahim Tosun Muhammed Elagöz (Kazanan İbrahim Tosun)

Furkan Alparslan Everim Sonsuz (Kazanan Evrim Sonsuz)

Remzi Sevindik Kadir Sulanş (Kazanan Kadir Sulanç)

Ahmet Can Güngör Ömer Atınız (Kazanan Ahmet Can Güngör)

Can Kumlu Emre Avanaş (Kazanan Emre Avanaş)

Şentürk Yaman Adnan Çeçen (Şentürk Yaman)

Ersin Kıvrak Ersin Çay (Kazanan Ersin Kıvrak)

Huseyin Ekinci Ali Emre Sümer (Kazanan Huseyin Ekinci)

Pınar Bülüt Şeyda Gök (Gözteri Maçı)

Şükrü Delice Hamit Evcil (Gözteri Maçı)

thumbnail_HABER GÖRESİ-2

 

thumbnail_HABER GÖRESİ-3

thumbnail_HABER GÖRESİ-4

Çamolukspor liderlik koltuğuna oturdu

ATAŞEHİR ÇAMOLUKSPOR LİDERLİK KOLTUĞUNA

OTURDU

 

Sal ligi 3.grupta mücadele eden Ataşehir Çamolukspor ligin 5.haftasında Başıbüyük stadında konuk ettiği Yahya Kemal spor takımını Zakir ve Sercan(2) attığı gollerle 3-0 yenerek 3 puan aldı ve liderlik koltuğuna oturdu.

c1

Ataşehir Çamolukspor bu galibiyetle oynadığı 5 maçta 4 galibiyet 1 beraberlik ile 13 puan topladı ve grupta zirveye oturdu.

Maça hızlı başlayan Ataşehir Çamolukspor sahasından çıkmayan rakibi Yahya kemal karşısında golü bulana kadar zorlandı,ancak tecrübeli futbolcu Zakir frikik atışından attığı gol ile takımını 1-0 öne geçirdi,

Daha sonra sahneye çıkan Sercan Türk attığı 2 golle farkı 3 e çıkardı ve maç da bu sonuçla sona erdi.

c3

Ataşehir Çamoluk Sporun Genele Sekreteri Ufuk  KESECEK yapmış olduğu acıklamada; “2014 2015 Sezonunda zorlu bir grupta  mücadele ediyoruz formamız için ter döken futbolcu ve hocalarımıza güvenimiz tam hedefimize ulaşmak için mücadele ediyoruz. Bu zorlu yarışta bizleri yanlız bırakmayan taraftar ve sponsorlarımıza teşekkür ederiz” dedi.

Dünyanın en şaşırtıcı eğitim sistemi: Finlandiya

Dünyanın en şaşırtıcı eğitim sistemi: Finlandiya

… Finlandiyalı çocukların okul yaşamı, Finlandiya’nın bizzat uygulamakta olduğu gençlik ve eğitim politikalarının sonucudur; PISA testlerinin değil. Fin eğitim sisteminde okuma becerileri, bilim ve matematik okur yazarlığı kadar sosyal bilimler, görsel sanatlar, spor ve pratik becerilerin geliştirilmesi de önemli. Finli çocuklar anaokul ve ilkokul hayatları boyunca oyun oynar ve zevk alarak öğrenirler. Finli öğretmenler de, ebeveynler de matematik ve ya fen derslerindeki soyut kavramları öğretmenin en iyi yolunun müzik, drama ya da spor uygulamaları olduğunu düşünür. Akademik ve akademik olmayan öğrenme biçimleri arasında kurulan bu denge çocukların okuldaki mutluluğunu sağlamanın büyülü formülüdür. PISA testleri, okul yaşamının çok önemli olan bazı kıstaslarını değerlendirme dışında bırakıyor.

Pasi Sahlberg

Düşük maliyetler, kısa okul saatleri,  ile yüksek akademik başarıyı; bireyselliğe, bağımsızlığa önem veren, öğrencilerine kendi eğitim programını kendi düzenleme sorumluğunu yükleyen eğitim anlayışıyla bol boş zamanı, eğlenerek öğrenmeyi birleştiren Fin eğitim sistemi hala eğitimin rüya ülkesi olmaya devam ediyor.

İşte size Fin eğitim sistemiyle ilgili 9 şaşırtıcı gerçek.

-1-

Finlandiya’da zorunlu okula başlama yaşı 7.

Yaşları ne olursa olsun, çocuklar okula kendileri yürüyerek ya da bisikletle gidiyor.

Fin kültürü çocukların bağımsız yetişmesini önemsiyor. Çocuklarını okula getirip götüren, ders çalıştıran ebeveynler diye bir şey yok.

-2-

Fin eğitim müfredatı basit ve genel bir çerçeve tanımlamaktan ibaret.

Öğrenciler, kendi ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda kendi eğitim-öğretim programlarını şekillendirme haklarına sahipler. Öğretmenler de öyle.

-3-

Finli öğrencilere eğitim hayatlarının ilk altı yılında hiçbir şekilde not verilmiyor. Sekizinci sınıfın sonuna kadar  not verme zorunluluğu yok ve öğrenciler standardize edilmiş bir sınav sistemine tabi değiller. Sadece 16 yaşlarındayken ülke genelinde bir sınava giriyorlar.

-4-

Öğretmenler gün boyu sınıfta ortalama dört saat ders veriyor. Haftada iki saati ise mesleki gelişimleri için eğitimlere katılmak için ayırıyorlar.

İlk okulda öğrencilerin ders dışı/teneffüs olarak geçirdikleri zaman toplam 75 dakika. Amerika’da bu oran 27 dakikaya kadar düşüyor. Türkiye’de ise ortalama 45 dakika.

-5-

Tüm öğretmenlerin en az master derecesi var ve üniversite başarısı en yüksek %10’luk dilim arasından seçiliyorlar. Öğretmenlik toplum gözünde statüsü en yüksek mesleklerden biri.

Finlandiya öğretmenleri başarılı-başarısız olarak yargılamayan bir kültüre sahip.  Eksikleri bulunan öğretmenlerin, yeni eğitim-öğretim programlarıyla kendilerini geliştirmesinin önü açılıyor. Hiçbir öğretmenin performans nedeniyle işten atılma korkusu yok.

-6-

Öğrencilere ödev verilmiyor çünkü öğrenmenin yeri okuldur.

Her çocuğa bir birey olarak değer veriliyor. Çocuklardan biri yeterince iyi öğrenemiyorsa öğretmenleri bunu hemen fark ediyor ve çocuğun öğrenme programını onun bireysel ihtiyaçlarına göre düzenliyor. Aynı şey, okula uyum göstermeyen, sıkılan ya da öğrenim durumu programın ilerisinde olan çocuklar için de geçerli.

Öğretmenlerin yüksek eğitim düzeyi, çocukların her türlü gelişimini gözlemleyebilmelerini ve esnek çözümler yaratabilmelerinin en önemli nedeni. İstatistiklere göre çocukların ortalama %30’u eğitim hayatlarının ilk dokuz yılında özel programlarla destekleniyor.

-7-

Fin okullarında spora bol bol yer var ama spor karşılaşmaları yapacak takımlar yok. Rekabet, üstünlük kazanmak Fin kültüründe değer verilen bir şey değil.

-8-

Finlandiya’da özel okul yok ve eğitim harcamalarının tümü devlet tarafından destekleniyor.

Finlandiya’da okullar birbirleriyle rekabet etmiyor, aksine dayanışıyor. Okulların hemen hemen tümünün başarı düzeyi aynı. Bu yüzden okulun bir diğerine göre ayrıcalığı yok.

Eğitim “herkes için eşit imkanlar sağlamak” demek. Eşitlik kavramına olağanüstü değer veriliyor. Tüm çocuklar zeka ve becerileri ne olursa olsun aynı sınıflarda okuyor.

-9- 

Pek çok Avrupa ülkesi ve Amerika’yla karşılaştırıldığında Finlandiya’da eğitime ayrılan bütçenin daha fazlası sınıf ortamına yansıyor. Çünkü öğretmenler de, yöneticiler de hemen hemen aynı maaşı alıyor. Bu yüzden Finlandiya’da eğitim maliyetleri çok  daha düşük.

Ancak 15 yıllık kıdemli bir öğretmen ortalama bir üniversite mezunundan daha iyi kazanıyor.

Derleyen: Handan Saatçıoğlu 2014

 NOT: BU YAZI, BİLGİLENME VE KARŞILAŞTIRMA YAPILABİLMESİ AMACIYLA FACEBOOK’TAN ALINTILANMIŞTIR. İLGİNÇ BULANLAR VEYA İLGİ DUYANLAR GOOGLE’DA KONUYU ARAŞTIRABİLİRLER… N.M.

MUHTEŞEM İKİLİ; DİYET+SPOR

MUHTEŞEM İKİLİ; DİYET+SPOR

 
Uzun dönemde formda kalmanın tek yolu egzersizi ve sağlıklı beslenme programınızın günlük yaşantınızın çalışmak ve aile ve dostlarla temasta olmak gibi bir parçası haline getirmektir.Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç konu ile ilgili bilgiler verdi.
Hem iyi bir diyet hem de iyi bir egzersiz sağlık için önemlidir.Beslenme programı ile iyi bir egzersiz planını birleştirmek kilo verilmesini ve kilo korunmasını daha da çok kolaylaştırır.Fazla kalori harcamak için egzersiz mutlaka gereklidir. Fizik egzersiz azlığı yalnız şişmanlığa gidişi kolaylaştırmakla kalmaz, kroner kalp hastalığı riskini de arttırır. Yani vücudunuz bir çok hastalığa kapılarını aralamış olur. Egzersiz bir zayıflama programı için oldukça değerlidir ve kasları güçlendirmeye, enerjinizi arttırmaya ve kendinizi sağlıklı hissetmenize yardımcı olur. Zayıflayan insanların genel problemlerinden ve şikayetlerinden biri enerji eksilmesidir.
Egzersizin vücudumuza yararları çoktur.Ancak sadece bir egzersiz planına bağlı olarak hızlı bir şekilde zayıflamayı umut etmek yanlıştır.Kilo verimi düzenli olmalı ve en iyi olarak doğru yeme alışkanlıklarının düzenli egzersizle birleştirilmesiyle olur.Fakat tabii ki ufak bir egzersizin bile yağ yakılmasına katkıda bulunacağını unutmamak gerekir. Yakılan bu yağ, günlük kilo dalgalanmalarında görünmeyecek kadar küçük olabilir, ama her küçük parçanın yardımı vardır. Ayrıca egzersizin protein ihtiyaçlarını da arttırabileceği akılda tutulmalıdır.
Yavaş yürüme gibi hafif egzersizleri bile önleyen fiziksel bir yetersizliğiniz varsa, hemen pes etmemelisiniz. Sadece aldığınız kaloriyi azaltarak da başarıyla zayıflayabilirsiniz. Tabii bu daha uzun zaman alır.Egzersizle ilgili problemlerden biri motivasyonu korumaktır. Birçok insan zayıflama hedeflerine ulaştıktan sonra, giderek dikkatli yeme programlarının yanı sıra egzersiz programlarına da ilgisini yitirmektedir. İlk olarak bir ya da iki antrenman atlanır, sonra bir defada birkaç tane ve bu böyle devam eder. Bunun sonucunda da bir süre sonra kendilerini yine eski sabit alışkanlıkları içinde bulurlar.


Yağlardan ve Sorunlardan Kurtulun
Tahıl ürünleri, meyve, sebze, gibi lifli besinler tüketerek karındaki alfa yağ hücrelerini eritebilirsiniz.Sindirim sisteminin düzenli olarak çalışmasına özen göstermelisiniz ve su tüketiminizi (günde en az 2 litre su yeterli olacaktır)asla atlamamalısınız.Tahıl ürünlerinin şekerle veya turunçgillerle karıştırılması gaz şikayetlerine yol açabiliyor.Bu nedenle besinleri aynı anda tüketmemeye özen göstermelisiniz. Gaz şikayetlerini gidermek için papaya ya da ananas yemenizde fayda var. Rafine edilmiş karbonhidratlardan ve baklagillerden, uzak durun. Çiğ sebzeleri küçük küçük doğrayarak ya da rendeleyerek tüketin. Sabahları uyanır uyanmaz bir bardak bitki ya da meyve çayı için. Çay, gün içinde yenilen yiyeceklerin daha hızlı ve daha kolay yakılmasını sağlıyor. Bu da karnın düzleşmesi için en önemli etkenlerden biridir. Turunçgiller, sindirim sisteminin işlevini güçlendiriyor. Bu sebeple her gün öğleden önce ya da sonra portakal, greyfurt veya mandalina tüketin. Dilerseniz taze sıkılmış meyve suyunu tercih edebilirsiniz. Ancak tercih ettiğiniz meyve suyuna bir kaç damla limon suyu eklemeyi unutmayın.
Hızlı yemek yememeye özen gösterin.Çünkü hızlı yemek yemeniz daha fazla hava yutmanıza neden olur. Yuttuğunuz havanın dışarı çıkması da sizi gereksiz bir sıkıntıya sokar. Yemeklerden sonra mutlaka biraz adım yürüyün. Çünkü hareketler yoluyla, gazlar bağırsakta ağrıya yol açmayacak ve birikmeyecek şekilde vücuda dağılır. Olgun çiğ meyveler yiyebilirsiniz ama fırında patates, komposta veya haşlanmış meyveler sindirim sisteminiz için çok daha sağlıklıdır. .
Spor Yapma Alışkanlığını Mutlaka Edinin
Sporsuz bir hayata ‘‘Hayır’’ demelisiniz.Düzenli egzersiz yapmaya başlarsanız,hareket etmeyi de daha çok sevmeye başlarsınız.Çünkü hareket yaparak kazandığınız form ve enerdi en fazla iki gün sürer.Bu nedenle de egzersiz için iki günlük bir sıklık yeterlidir.Açık havada egzersiz yapmayı tercih edin.Koşu bandı yerine açık havayı seçmenizde fayda var. Hareket sırasında beyin başka düşüncelerden arınıp, vücudun hareketlerine odaklanıyor. Böylece beyin-vücut bir bütün olarak bir ritm içine girmiş oluyor.Bu da sağlıklı düşünmemizi sağlıyor.Haftada üç kez yarımşar saatlik setler halinde yapılmış egzersiz ideal, ama bu 30 dakikayı illede aynı anda yapmanız gerekmiyor. 30 dakikanız yoksa, bunu 10 dakikalık 3 set halinde yaparak da aynı sonuca ulaşırsınız.Tabii ki doğru beslenmeyi de unutmamak gerekiyor.En başta söylediğimiz gibi egzersiz + doğru beslenme sağlıklı bir vücudun olmazsa olmazlarındandır.

Kalbinize Sahip Çıkın!

Kalbinize Sahip Çıkın!

Geçmişte sadece belli bir yaş grubunda görülen kalp hastalıkları ve kalp hastalıklarına bağlı ölümler günümüzde her yaşta görülür hale geldi. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 2012 yılında açıklanan ölüm oranlarına bakıldığında ne yazık ki kalp hastalıklarından ölüm oranı %37,9. Dünya üzerindeki durum da çok farklı değil. Dünya üzerindeki ölümlerin üçte biri de kalp damar hastalıklarından kaynaklanıyor. Ülkemizde 3,5 milyonunun üzerinde bilinen kalp hastası var ve bu sayıya her gün yenileri ekleniyor.

29 Eylül Dünya Kalp Günü’nde kalp sağlığını korunmak için yapmamız gerekenleri Hisar Intercontinental Hospital Kardiyoloji Bölümü Uzmanı Doç. Dr. Tuba Bilsel’den öğrendik.

Kalp Hastalıklarında Dış Faktörler İç Faktörler Kadar Etkili Hale Geldi…

Çevre kirliliği sonucunda daha sık karşılaşılan ağır metaller, toksik kimyasallar ve gazlar kalp damar hastalıklarının artmasına neden olarak gösterilir.

Sağlıklı Bir Kalp Sağlıklı Bir Yaşam Tarzına Bağlı!

  • ‘Ben gencim bana bir şey olmaz.’ zihniyetinden vazgeçin. Günümüzde kalp hastalıklarının yaşının olmadığını unutmayın.

  • Sigarayı bırakın. Koroner kalp hastalığı riskiniz sigara içmeyenlere göre yaklaşık 5 kat daha fazladır. Sigarayı bıraktıktan sonra bu risk bir yıl içinde yarıya inecek ve zaman geçtikçe sigara kullanmayanlarla aynı düzeye gelecektir.

  • Ailenizde kalp hastası ya da kalp krizi ile hayatını kaybeden biri varsa sizin de aynı riski taşıdığınızı unutmayın ve kontrollerinizi ihmal etmeyin.

  • Akdeniz tipi beslenin. Günde en az 5 porsiyon meyve ve sebze tüketin ve doymuş yağlardan uzak durun. Aşırı tuz tüketimini bırakın ve özellikle tuz içeren işlenmiş gıdalardan uzak durun.

  • Haftada en az iki kez balık tüketin. Kalp krizi geçiren kişilerin haftada 2 öğün balık yemelerinin ani ölüm riskini neredeyse ilaçlarla elde edilen değerlerden daha fazla azalttığı bilinmektedir.

  • Stresten uzak durun; uzak duramıyorsanız stresinizi yönetmeyi öğrenin. Çünkü stres beraberinde sağlıksız beslenme, anksiyete, kötümserlik, işleri yetiştirememe kaygısının yarattığı huzursuzluk getirdiği için nabzı hızlandırır, kalbin aşırı yük altında çalışmasına yol açan damarları büzen bazı hormonların salgılanmasına neden olur. Stresli insanlarda kanın daha kolay pıhtılaştığı, düşük düzeyde de olsa vücutta iltihabi bir durumun olduğu ve bunların da kalp damar sağlığını olumsuz etkilediği, damar sertliğini başlattığı ve ilerlettiği bilinmektedir.

  • Kalp krizinin temelinde yatan damar sertliği riski taşıyıp taşımadığınızı öğrenmek için 20 yaşından sonra mutlaka kan lipid panelinize (trigliserid, kolesterol, iyi huylu ve kötü huylu kolesterol alt grupları dahil…) baktırın.

  • Yüksek tansiyonun kalp hastalıkları için en önemli risk faktörlerinden biri olduğunu unutmayın. Herhangi bir sorun yaşamasanız da zaman zaman tansiyonunuzu ölçtürün.

  • Kendi vücudunuzun sesine kulak verin. Yeni gelişen çabuk yorulma, eforla birlikte nefes nefese kalma ve/veya göğsünüzde ve sırtınızda durmanızı gerektirecek ağrı şikayetiniz varsa mutlaka bir hekime başvurun.

  • Düzenli sporu hayatınızın içerisine yerleştirin ve sporun sadece haftada bir yapılan halı saha maçtan ibaret olmadığını unutmayın. Her gün en az yarım saat yürüyüş yapın.

  • Sağlıklı beslenmeyi yaşam tarzı haline getirin. Yemek sizin için bir amaç değil; hayatınızı devam ettirebilmek için bir araç olsun.

  • Kilo probleminiz varsa ve sigara kullanıyorsanız uzun süreli uçuşlarda dikkatli olun. 4 saatten fazla süren uzun süreli uçuşlarda sürekli aynı pozisyonda oturmaya bağlı olarak bacaklardaki hareketsizlik bacak damarlarında pıhtı oluşma riskini 3 kat artırır.

  • Gülümseyin ve iyimser olun. İyimser olanların bağışıklık sisteminin daha güçlü olduğu yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır.

AÇ KARNA SPOR YAPMAYIN !

AÇ KARNA SPOR YAPMAYIN !
Yaz aylarında özellikle açık havada daha fazla spor yapma imkanı vardır.Yazın döneminde kilo kontrolününde daha sıkı tutulması nedeniyle herkes dışarılarda yürüyüş alanlarında. Yapılan sporun amacına ulaşması için önemli olan noktalar vardır.Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç konu ile ilgili bilgiler verdi.
Zayıflama programı ile beraber günlük yaşantısına aktivite programı ekleyen kişilerin bir günlük karbonhidrat, protein, yağ dolayısıyla vitamin, mineral ve su dengesini sağlayacak o kişiye özel yeterli ve dengeli mönüler tüketilmesi önemlidir. Spordan önce enerji ihtiyacını karşılamaya yönelik ara öğün karşılığı bazı alternatifler vardır. Ancak ana öğünlerde sporun cinsi ve şiddetine yönelik besin tüketimi önemlidir.
Spor için günün en sıcak saatleri tercih edilmemeli. Sabah aç karnına spora başlandığında vücudun kan şekeri seviyesi çok düşük olur. Vücut enerji kaynağı olarak şekeri kullanamıyor, yağı vücuttan çıkarıp kullanmak daha zor olduğu için en kolay olanı seçiyor yani kasları kullanıyor. İlk 20 dakika geçtikten sonra ise yağ yakımı başlıyor. Aynı şekilde yüklü bir kahvaltı sonrası sporu da önerilmiyor. Spora başlamadan yarım saat kadar önce bir muz, bir küçük kase yoğurt yiyebilir ya da midenizi rahatsız etmiyorsa bir bardak süt içebilirsiniz. O zaman yaptığınız spor ile yağ yakmış olursunuz. İş çıkışı yapılan sporlarda da aç olmamak gerekir. Aksi takdirde sporla yağ yakılamadığı gibi spordan sonra akşam yemeğinde porsiyon ayarlaması yapmakta zorlanılıyor ve fazla yeniyor. Spordan 1-2 saat önce bir kepekli tost veya bir kaç az yağlı bisküvi ile ayran ya da bir bardak sütle beraber bir küçük muz tüketmek öneriliyor.
Fazla kilolarından kurtulmak isteyenler kimi zaman aç karnına spor yapabiliyorlar. Peki aç karnına spor yapmak daha çok kalori yakımına sebep oluyor mu yoksa zararlı etkileri yararlı etkilerinden daha mı fazla?
Tok karnına spor yapıldığı zaman mide krampları yaşamaktan çekinen spor severler kimi zaman aç karnına spor yapmayı tercih edebiliyorlar. Kilo verme amacında olanlara çok mantıklı görünen bu düşünceye göre; mideniz boşken spor yaparsanız eğer, mantıken vücudunuz enerji kaynağı olarak depoladığı yağları yakmaya başlar. Hatta birçok sporsever bu düşünceye göre tok olduğu zaman spor yapınca yeni yediği yemekteki karbonhidratları yaktığına inanıp, aç karnına spor yapmayı tercih etse de bu düşünce son yapılan çalışmaların sonuçlarına göre tok karına yapılan sporda yakılan kalorilerin aslında kaslardan gittiğini göstermekte.
Aç karnına spor yaptığınız zaman, kas kaybetmekle kalmıyorsunuz aynı zamanda yeteri kadar enerjiye sahip olmadığınız için, daha uzun egzersiz yapabilme gücünü kendinizde bulamıyorsunuz ve spor bittikten sonra bitkin düşerek yemeğe saldırdığınızda da daha fazla kalori almakla sonuçlana biliyorsunuz. Bu durumda aç karnına spor yaptığınız zaman kaybettiğiniz toplam kalori tok karnına yaptığınız sporda yaktığınız toplam kaloriden daha düşük oluyor.
Ayrıca dikkat etmeniz gereken bir başka nokta da spor yapmadan önce yediğiniz atıştırmalığın ne içerdiği. Spordan 15-30 dakika önce yediğiniz yemekte karbonhidratlar vücudunuzun enerjisini sağladığı için, proteindense karbonhidrat ağırlıklı beslenmeye dikkat edin.
Yapılan yeni çalışmalar göstermiştir ki spordan 10 dakika ile 2 saat öncesine kadar alınan karbonhidratlar kan şekeri ve dolayısıyla insulin seviyelerini yükseltebilir, egzersizin ortalarına doğru kan şekeri ve performans düşebilmektedir. Bunun için egzersizden ortalama 1 saat ya da daha uzun süre ile tekrar enerji stoklarını doldurmaya çalışan bedene sağlıklı karbonhidratlar verilmelidir.
Doğru seçim; hafif bir egzersiz öncesi kuru meyve kokteylli mısır gevreği daha ağır tempolu bir egzersiz programı için ise şeker katkısız meyve suları yanında tam tahıl ekmeği arasına yapılmış bir sandviç doğru olacaktır. Vücutta yavaş sindirilen kompleks karbonhidratlar metabolizmanın enerji ihtiyacını karşılamaya yardımcı olup spor performansına destek vermektedir.

 

Kansere Dur Diyoruz!!

KANSERE TÜM GÜCÜMÜZLE “DUR “ DİYORUZ !!

Kurulduğu yıldan bugüne kanserle mücadelesinde sayısız başarılara imza atan LÖSEV,  dünyada ve tüm Türkiye’de her cephede kanserle savaşmaya devam ediyor. Bu anlamda düzenlenen birçok etkinlikten biri de her yıl geleneksel olarak hayata geçirilen “Sağlıklı Yaşam Yürüyüşü”.

Bu sene de her sene olduğu gibi Yediden yetmişe yüzlerce gönüllümüzle bir araya gelerek  “Kansere Dur” demek için buluştuk. LÖSEV stantlarında birbirinden lezzetli el emeği ürünleri atıştırırken aynı zamanda sağlıklı yaşamın ve spor yapmanın önemini bir kez daha vurguladık.

Nefes egzersizleriyle başladığımız etkinliğimizi yürüyüşümüzle tamamladık ve top oynayarak, ip atlayarak sonlandırdık.

Kentleşme ve Yerel Yönetimler Paneli

ATASAV Kentleşme ve Yerel Yönetimler konulu PANEL Yaptı

 

 

Ataşehir Sosyal Ekonomik Araştırmalar ve Eğitim Vakfı (ATASAV) Green Park Hotel’de “Kentleşme ve Yerel Yönetimler” ile ilgili bir panel düzenledi.

 

ATASAV Başkanı Sefa Sarısoy’un “Çağdaş Kent Yönetim İlkeleri ve Yerel Yönetimler Deklarasyonu” sunumu ile başlayan panelde Adalar Belediye Başkanı Mustafa Farsakoğlu, Şehir ve Bölge Planlama Uzmanı Prof.Dr.Yücel Ünal, İTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr.Mete Tapan, Doç.Dr.Turgay kerem Koramaz, MSÜ Kentsel Bilim Dalı Öğr.Üyesi Doç.Dr.Teoman Tekkökoğlu panelist olarak katıldılar.

 

Katılımcı Ataşehir’liler özellikle Adalar belediye Başkanı Farsakoğlu’na sorular sorarak, Sosyal Demokrat Belediyecilik anlayışını anlatmasını istediler.

 

Belediye Meclis toplantılarını kıraathanelerde yapıyoruz.

 

Panelde konuşan Farsakoğlu; “Meclis toplantılarını her ay bir adada ve kıraathanelerde yapıyoruz.Gündem maddeleri görüşüldükten sonra vatandaşı dinliyoruz.Vatandaşların sorularına yanıt verip sorunlarını değerlendiriyoruz. dedi.

Farsakoğlu belediyecilik anlayışlarının Sosyal Demokrat Belediyecilik anlayışı olduğunu söyleyerek, belediyecilikte önemsedikleri öncelikleri maddeler halinde sıraladı.

 

1– Belediyeler kurumsal kimlik ve kültür oluşturmalı.

2– Belediyeler kentlerin sağlıklı gelişmesi için imar uygulamalarını çıkar gözetmeden çağdaş kentleşmeye uygun yapmalıdır.

3– Kültür ve sanat etkinliklerini sivil kuruluşlar eliyle yürütmeli. Sivil kuruluşların kültür sanat etkinlikleri desteklenmelidir.

4– Özellikle kentler oluşum tabiatı ile de yosulluklar yaratıyor. Kent yoksulluğunu önlemek için kent rantının, kentliler arasında adil paylaşımını sağlamak gerekir. Sosyal ve siyasi anlamda kentteki olayların ve sıkıntıların, kentsel rant paylaşımından kaynaklandığını unutmamak gerekir.

5- Özellikle engelli, çocuk, yaşlı ve bakıma muhtaç kişileri yoğun destekleyip, pozitif ayırımcılık yapmak gerekir. Yapılan yatırımlardan engellilere göre özel tasarımları unutmamak gerek.

6– Türkiye’de parti yönetimlerinde ve seçimlerde demokrasi olmadığını hepimiz biliyoruz. Bugünkü belediyecilik anlayışında, güçlü belediye başkanı modeli geçerlidir. Oysa demokratik ülkelerde “Güçlü belediye meclisi” anlayışı geçerlidir”

Atasav’a plaket

Panel de verilen ara değerlendirilerek ATASAV başkanı Sefa Sarısoy’a plaket verildi. Kayışdağı Spor Kulübü Başkanı Hüseyin Şahin tarafından Kayışdağı Boks takımına yaptıkları katkılardan dolayı plaket verdi.

12-13-14 Nisan 2013 tarihlerinde İstanbul İl Temsilciliği Alt Minik, Üst Minik İstanbul şampiyonasına Ataşehir Kayışdağı Spor Kulübü 7 boksör ile katılarak 4 altın, 1 gümüş, 1 bronz madalya kazanmışlardı. Madalya kazanan sporculara, ATASAV tarafından ayrıca ayakkabı ve forma verildi.

Sağlık İçin Koştular

Sağlık İçin Koştular

Ataşehir’lilerin yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla sağlıktan çevreye, eğitimden sanata ve spora kadar her alanda örnek projeler hayata geçiren Ataşehir Belediyesi, sağlıklı yaşamak için aktif yaşamın önemine dikkat çekecek bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.

Türkiye’nin dört bir yanından gelen koşucuların katıldığı, Ataşehir Belediyesi Sağlık Koşusu 28 Nisan Pazar günü saat 09.00’da başladı.

Batı Ataşehir’den başlayıp Doğu Ataşehir’i dolaşan ve tekrar Batı Ataşehir’de biten 10 kilometrelik parkuru koşan bin kişi arasından birinciliği kadınlar kategorisinde Bahar Doğan, erkekler kategorisinde Ercan Muslu elde ederek 2 bin TL’lik ödül kazandı.

Yarışmayı Erkekler Kategorisinde; ikinci sırada Mehmet Akkoyun, üçüncü sırada Kefyalev Dejobruse, dördüncü sırada Yasin Ceylan ve beşinci sırada Fetene Alemu Vegase bitirerek, kupa ve para ödüllerini Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Hışman’ın elinden aldılar.

Kadınlar Kategorisinde ise koşuyu; ikinci sırada Seyran Adanır, üçüncü sırada Nursel Karataş, dördüncü sırada Yasemin Can ve beşinci sırada Lütfiye Kaya bitirdi. Kadınlar Kategorisinde ilk beşe giren koşuculara kupa ve para ödülleri Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Sadık Kayhan tarafından verildi.

Yarışmaya katılan tüm yarışçılara anı madalyası ve tişört armağan edildi.

Koşuda güzergah kontrolü TAF İstanbul temsilciliği, Ataşehir Belediyesi ile Ataşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından yapıldı. Yarış sırasında 2 ambulans ve sağlık ekibi hazır bulundu.

 FOTO GALERİ

File’nin sultanları 2. Lig’de

File’nin sultanları 2. Lig’de

 

Ataşehir Belediyespor Bayan Voleybol Takımı büyük bir başarıya imza atarak 2. Lig’e yükseldi.

Afyon´da 2 grupta yapılan Bayanlar Voleybol 3. Liginde finaller sona erdi. 1. Grup’ta Anemon Hotel ve Bartın Polisgücü, 2. Grup Seramiksan´la, Ataşehir Belediyespor Bayan Voleybol Takımı 2. Lig’e yükseldi.

Ataşehir Belediyespor Bayan Voleybol Takımımız yeni bir başarıya daha imza atarak 2. Lige çıktı. 3. Lig B grubunda mücadele eden bayan voleybol takımı Afyon’da oynanan Final Grubu’nda ikinci olarak Bayanlar Voleybol 2. Ligine yükseldi.

3. Lig müsabakalarında yenilgi yüzü görmeyen filenin sultanları yükselme grubu maçlarında sadece Seramiksan’a

3-2 yenilmesine rağmen üst lige çıkmayı başardı. Başkan Sadık Kayhan gazetemize şunları söyledi:

Kulübümüz ve sporcularımız için çok başarılı bir sezon oldu. Birçok dalda başarıdan başarıya koşuyoruz. Voleybol takımımız geçen yıl 1 set bile kaybetmeden yenilgisiz şampiyon oldu. Yükselme grubundan ikinci olarak üst lige çıktı. Futbol takımımız bu sezonu ikincilikle bitirdi. Hepsi birbirinden değerli olan çocuklarımız hem okuyup hem de sportif hayatlarını sürdürüyorlar. Bizler ve arkadaşlarımız da onları her alanda destekleyip yardımcı olmaya çalışıyoruz. Başarılarımız ekip işidir ve devam edecektir.”

KAYHAN HAZİRANDA BIRAKIYOR

Ataşehirli sporcuların çok sevdiği bir isim olan Belediye Başkan Yardımcısı Sadık Kayhan, bu yıl Haziran ayında genel kurul yapmayı planladıklarını ve önümüzdeki dönemde görev almayacağını da belirtti.

ATASAV’dan Spora Destek

ATASAV’dan Spora Destek

 

Ataşehir Sosyal Ekonomik Araştırmaları ve Eğitim Vakfı Kayışdağı Spor Kulübü boks takımının formalarını yaptırarak sporcuları mutlu ve motive etti.

Vakıf Başkanı Sefa Sarısoy forma ve eşofmanları dernek yönetiminden arkadaşları ile birlikte sporcuları ziyaret ederek bizzat kendisi verdi. Sporcularla yaptığı sohbette “Sizler bizim geleceğimizsiniz. Eğitimlerinizi aksatmadan sağlıklı bireyler olarak yetenekleriniz doğrultusunda spor yapmanız bizleri gururlandırır. Spor öğretmenlerinizin emeği sizlerin çalışmalarınız hem sizleri hem de Kayışdağı Spor Kulübünü dolayısıyle Ataşehir’i sportif alanda başarılara götüreceksiniz. Ben ve Vakıf yöneticisi arkadaşlarımız elimizden geldiğince sizleri destekleyeceğiz. Sizlerde yarışmalarda başarı kazanarak bizleri mutlu edeceksiniz. Forma ve eşofmanlarınızı başarılı, sağlıklı ve mutlu yaşayarak eskitmenizi diliyorum” diyerek birlikte hatıra fotoğrafı çektirdiler.

Kayışdağı Spor Kulübü Başkanı H.Hüseyin Şahin ve boks öğretmeni Enver Yılmaz katkılarından dolayı Sefa Sarısoy’a teşekkür ettiler. Boks Kulübü öğretmeni Enver Yılmaz doksanlı yıllarda 57 kiloda dünya şampiyonu ünvanı ile 5 yıl Fenerbahçe’de boks takımını çalıştırdı. Kayışdağı gençleri çok şanslı.

ERKEKLERE ÖZEL

ERKEKLERE ÖZEL

 

ERKEKLERE SAĞLIKLI YAŞAM ÖNERİLERİ

Türkiye’de 40 yaş üzeri erkeklerin yaşam süresinin kadınlara göre daha kısa olduğu biliniyor. Erkeklerin karşılaştıkları sağlık risklerinin birçoğu sağlıksız beslenmeden kaynaklanıyor.Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç konu ile ilgili önemli bilgiler verdi.
1-Enerji dengesini korumak nasıl olmalıdır?
Enerji dengesinin ne demek olduğunu anlamak için vücudunuzu 24 saat boyunca işleyen bir otomobil gibi düşünün. Bir yerden bir yere gitmek için ne yaparsınız? Depoyu doldurup yola koyulursunuz. Depo bittiği zaman ise yeniden doldurup yolunuza devam edersiniz. Peki söz konusu vücudunuz olunca siz ne yapıyorsunuz? Ya deponuzun alamayacağı kadar çok benzin doldurmaya çalışıyor ya da benzininizin bitmesine rağmen gitmek için gaza basıyorsunuz. Üstelik bunun fark etmeden yapıyorsunuz. Nasıl mı? Bir örnekle açıklayalım. Hiç kilo vermek için sabah ilk iş olarak aç karnına koştunuz mu? Cevabınızı duyar gibiyiz. Bu gibi durumlarda, vücut için enerji almanın en kolay yolu kasları parçalamaktır. Vücudunuz kas yapıcı bazı amino asitleri, hareket etmeniz için gereken gücü sağlayan glikoza dönüştürür. Herhangi bir şey yemeden koşan biri de, asıl güçlendirmek istediği bu dokuyu parçalamış olur. Nasıl, kulağa kötü geliyor değil mi? Bunu kısaca ‘kas kaybı diyeti’ olarak adlandırmanız bile mümkün. Yani eğer ileride bir gün çok fazla kaslandığınızı fark ederseniz, bu yöntemi gönül rahatlığı ile uygulayabilirsiniz.
İkinci senaryo ise çok daha tanıdık gelecek. Onu da ‘yağ alımı diyeti’ olarak adlandırabilirsiniz. Öğünler arasında uzun süre beklersiniz ve sonra kurt gibi acıktığınızda ortalığı silip süpürürsünüz. Sonuç olarak normaldekinden daha yüksek bir insülin hormonu artışı yaşarsınız. Artan insülin hormonu da, vücudun kandaki şekeri yağ olarak depolamasına yol açar.
Üstelik işin kötüsü, siz bu ‘kas kaybı’ ve ‘yağ alımı’ stratejilerini muhtemelen birleştirir ve vücudunuzu mükemmel bir kas parçalama ve kilo alma makinesine dönüştürürsünüz. ‘Enerji dengesi’ bu ikileme karşı bir cevaptır. Peki bu dengeyi sağlamak için ne yapmalıyız? Gün boyunca kan şekerini sabit tutmak için ideal olan 300–500 kalori arasında öğünler yemeliyiz.
1. Sabah uyanır uyanmaz bir şeyler yiyin. Böylece metabolizmanızı hızlandıracak ve yağ yakmanızı sağlayan hormonlarınızı harekete geçireceksiniz.
2. Egzersiz yapmadan önce günün hangi saati olursa olsun, bir şeyler yediğinizden emin olun. Bu sayede sadece kaslarınızı, kardiyo antrenmanınızın yemeği olmaktan kurtarmakla kalmaz, aynı zamanda egzersiz sırasında ve sonrasında harcayacağınız kalori miktarını da artırırsınız. Araştırmalar öğün sonrasındaki egzersizlerin metabolizmayı da hızlandırdığını gösteriyor.
3. Egzersiz yaptıktan sonra kısa süre içinde yemek yiyin, zira vücudunuz enerji depolarını boşaltmıştır. Hızlı davranın, aksi halde harcayacağınız enerji için kas yakmak zorunda kalacaksınız. Tabii bu öğünün yüksek oranda karbonhidrat ya da yağ içermesi gerektiğini söylememize gerek yok herhalde.
4. Günde 5 ya da 6 öğün yiyin. Araştırmalar 3 ana öğünün arasına 3 atıştırma ekleyen sporcuların, yağ kaybedip kas kazandıklarını gösteriyor. Bu yöntemin püf noktası ise ana öğünlerdeki kalorilerden birazını, ara öğünler için saklamak. Yani normalde 600 kalorilik bir ana öğün tüketiyorsanız; bunu 400 kalorilik ana, 200 kalorilik ara öğün olarak ikiye bölmeniz ve arasına 2 saat koymanız gerekiyor.


2-Spor yaparken özel bir diyet programı uygulamalı mıyız?
Hiçbir şey, spor salonundan çıkmadığınız ve her şeyi kitabına göre yaptığınız halde karşılığını alamamaktan daha sinir bozucu olamaz. Doğru bir beslenme programı ile hedefimize kolaylıkla ulaşabiliriz.Her çalışma öncesi ve sonrasında, en az 20 gram protein içeren bir karışım için. Bu aşamada ihtiyacınız günde 8 öğün yiyerek (ki bu her 2 saatte 1 demek) vücudunuzu besin deposu haline getirmektirUfak ve sık öğünler size kas inşası için gereken yapı malzemesini sağlayacak. Üstelik bu yöntem metabolizmanızı da harekete geçiriyor. Ancak dikkat edilmesi gereken bir nokta var: Karbonhidrat ve protein dengesini iyi kurabilmek. Örneğin tavuk ve patatesli bir mönü gibi… Bu dengeyi kuramadığınızda, yatmadan önce bir protein karışımı ile takviye yapabilirsiniz.
İhtiyacınız olandan daha fazla karbonhidrat tüketin. Fazlalığı vücudunuz yakıt olarak kaslarınızda saklayacaktır. Ancak spor salonuna ara vermek yok; yoksa tüm bu “fazlalıklar” yağa dönüşür. Sahip olduğunuz her kilo başına günde 2,5 gram yulaf, fasulye ya da yoğurt gibi yavaş sindirilen karbonhidratlar tüketmeyi hedefleyin.Orta zincirli trigliseritler (MCT), diğer yağlara oranla daha düşük kalori içeren yağ asitleridir. Yağdan daha çok karbonhidrata benzedikleri için de enerji hızlandırıcı olarak kullanılır.

3-Kaslarımızın güçlü ve gelişmiş olması için en çok hangi besinleri tüketmeliyiz?
Kaslarınızı arttırmak mı istiyorsunuz, o zaman protein alımı çok önemli. Özellikle doğal protein kaynaklarını spor yaparken diyetimizde yer verirsek kas kütlemizi ciddi anlamda arttırmış oluruz. Tavuk eti, yumurta,badem,fındık,ceviz,yeşil mercimek,süt,yoğurt, kefir,az yağlı peynir ve balık en çok tüketmeniz gereken besinlerdir.


4-Yağ yakımına yardımcı olan gıdalar nelerdir?
Hem sağlığınızı korumak hem enerji seviyenizi yükseltmek hem de dinlenme sürecini hızlandırmaya yarayan bir besinden bahsediyoruz. Kısacası, eğer spor yapıyorsanız ve yağ yakımını hızlandırmak istiyorsanız mutlaka keten tohumu yemelisiniz.Somon ;bir yandan ihtiyacınız olan proteini size sağlarken bir yandan da içinde bulunan antioksidanlar sayesinde kaslarınızın daha çabuk toparlanmasını sağlar.Yağ yakımını egzersiz ile birlikte destekleyen besinler arasında ananas,kivi,yemeklerle alınan kalsiyum kaynakları ve özellikle sebzelerden lahana yer almaktadır.
5-Sağlıklı ve formda bir vücuda sahip olmak için önerileriniz neler?
Sabahları kahvaltı etmeniz, enerjiye en fazla ihtiyaç duyduğunuz öğleden sonrasında şeker almanızı engeller. Benim tercihim içine üzüm, ceviz ve keten yağı eklenmiş yulaf ezmesinden yana. Ayrıca günün erken saatlerinde yemek yemeniz metabolizmanızın gün boyunca daha hızlı çalışmasını sağlar. Yani oturduğunuz yerden kilo verirsiniz.Parlak ve canlı renklere sahip sebze ve meyvelerin tek avantajı tabağın üzerinde estetik olarak güzel görünmeleri değildir. Bu besinlerin içinde bulunan flavonoid ve karoten maddesi vücudunuzda hücrelere zarar veren serbest radikalleri etkisiz hale getirir, inflamasyonların (kalp krizine sebep olan nedenlerden biri) daha çabuk geçmesini sağlar. Tavsiyem her gün bu sebze ve meyvelerden 9 avuç tüketmeniz. Bu ölçü, tartılarla uğraşmadan yaklaşık olarak doğru miktara ulaşmanızı sağlayacaktır. Ayrıca taze alınmış sebze ve meyvelerin eczanelerde satılan birçok ilaçtan daha faydalı olduğunu unutmayın.Birçok erkek göbek bölgesini kamufle edebilmek için kemerlerini bel hizasının üstünde bağlar. Ancak bu kesinlikle bir çare değil. Bel çevreniz büyüdükçe şeker hastalığına ya da kalp krizine yakalanma riskinizin azımsanmayacak oranda arttığını söylersem, herhalde derdimi daha iyi anlatmış olurum. Bu da sizi motive etmediyse, başka bir bilgi daha: Fazla kilolar testosteron seviyenizde düşüşe sebep olabilir. Sonuç olarak sertleşme problemi yaşamaya başlarsınız.Ben günde üç defa yeşil çay içiyorum. Yeşil çayın içinde kansere karşı savaşan ve kalbe iyi gelen polyphenol maddesi siyah çayda yok. Yeşil çayın bunun dışında kafein gibi uyarıcı bir etkisi olduğunu ve saçlardaki kepeklenmeye bile iyi geldiğini (tabii ki içerek değil, başınıza sürerek) söyleyeyim. Nasıl, içilmeye değermiş öyle değil mi?Fındık, ihtiyacınız olan doymamış yağ ve proteini alabilmeniz için en ideal besinlerden biri. Ben de içindeki omega-3 yağ asidinin beynime sağladığı faydalar nedeniyle onu yanımdan hiç eksik etmiyorum. Ayrıca, yemekten yarım saat önce yarım avuç fındık yemenizi öneririm. Böylece iştahınız kesilecek ve sofradan daha az yiyerek kalkacaksınız.
6-Suyun ve vitaminlerin (dışarıdan alınan) önemine değinir misiniz?
Su, günlük yaşantımızın vazgeçilmezi ve her yerde her zaman rahatlıkla tüketebileceğiniz bir sıvı. Su tüketimi 2009 yılında yapılan çalışmalar göstermiştir ki bayanlarda 2,7 Lt, erkeklerde 3,7 Lt sıvı alımının sağlıklı bireylerde gerçekleşmesi gerekmektedir.Su vucüt dengesinin sağlanmasında ve egzersiz ile birlikte yağ kaybının gerçekleşmesi, vücuttaki ödemin atılmasında bir numaradır.
Şehir yaşamının olumsuz yanlarından biri kapalı alanlarda fazla vakit geçirmemiz. Sonuç? Erkeklerin yarısından çoğu esas kaynağı güneş olan D vitamini açısından yetersiz durumda. Kansere, diyabete ve kalp rahatsızlıklarına karşı savaşan bu vitamin oldukça hayati önem taşıyor. Bu yüzden bu açığınızı vitamin haplarıyla kapatmanızda fayda var. Günlük 1,000 IU doz D vitamini almayı hedefleyin
Balık ve kuruyemiş ;protein açısından zengin olan bu besinler, aynı zamanda beyninizi koruyan ve ruhsal dalgalanmaları engelleyen omega-3 ve omega-6 deposu. Dahası, kuruyemiş ve balık sinir sisteminizi yumuşatan magnezyuma da ev sahipliği yapıyor. Stres altındayken tükettiğiniz karbonhidrat içeren abur cuburlar ise tam tersi yönde bir işlev görüyor. Bizden söylemesi.Doz: Bir avuç dolusu kuruyemiş ve haftada 2 porsiyon balık (tercihen somon gibi en düşük cıva seviyesine sahip soğuk su balıkları).Alternatif: Gerçek kaynaklara ulaşmak her zaman daha iyi olsa da, mönüyü açtığınızda balık yerine biftek ısmarlama konusunda kendinizi frenleyemiyorsanız, balık yağı (günlük 2.000-3.000 mg) ve magnezyum (günlük 400-600 mg) takviyesi alabilirsiniz.
Beyniniz B vitaminlerini (özellikle de B6 ve B12’yi) serotonin ve dopamin gibi nörotransmitterlerin sentezi için kullanır. Bunlar ise ruh halinizi etkileyen en kritik kimyasallardır. Tabağınızı tam tahıllar, muz, yumurta ve lifli yeşilliklerle doldurmanız önemli, ancak doğru karışımı elde etmek için uzmanlar B kompleks vitaminleri öneriyor.Doz: Sabah ve öğleden sonra almak üzere günde 2 adet B kompleks vitamini (B6, B12 ve folik asit içeren).Alternatif: Yeteri kadar B vitamini almanıza rağmen kendinizi hala depresif hissediyorsanız, nörolojik sağlığınız için önemli olan D vitaminini yeteri kadar almıyor olabilirsiniz. Takviye gerekip gerekmediğini öğrenmek için doktorunuzdan test yapmasını isteyebilirsiniz.

Aktunç, K1 Starlarını getiriyor

K-1 DÜNYA STARLARINI AKTUNÇ SPOR ATAŞEHİR’E GETİRİYOR!

 

Kickboksun dünyaca ünlü iki starı Fasl’ı Kamal EL AMRANİ ve Türk aslanı lakaplı Özkan KÖSE ataşehire geliyor. Aktunç Spor Kulübü 2013 yılı faaliyet programında yer alan kickboks semineri  kickboks severleri  Ataşehir’de bir araya getirecek. Fasl’ı Kamal EL AMRANİ dünyanın en büyük organizasyonu olan kickboks k-1 süper lig dünya şampiyonluğu gibi birçok ünvana sahip. Almanya’da yaşayan Türk aslanı lakaplı Özkan KÖSE ise daha önce birçok K-1 starı ile yaptığı karşılaşmalar herkesin büyük beğenisini toplamıştır. Bu karşılaşmalarda Albert KRAUS  Andy SOUWER  gibi şampiyonlarla maç yapan Özkan KÖSE 2005 yılında İstanbul Abdi İpekçi arenada eurosport ve atv nin canlı yayınladığı gecede fransız rakibini yenerek dünya şampiyonluk kemerini aldı. Daha sonra Amerikalı ünlü aktör Don (dragon) WILSON ile İstanbul’da yaptığı gösteri maçı ve thai-kickboks semineri spor severler tarafından büyük ilgi gördü.

 

BEYBLADE TURNUVASI OPTİMUM’DA!

BEYBLADE TURNUVASI OPTİMUM’DA!

 

Optimum’dan gençleri mutlu edecek, büyük bir etkinlik daha… İstanbul Optimum Outlet, tüm gençleri 15-16 Aralık tarihlerinde Beyblade Turnuvası’na bekliyor!
İstanbul Optimum Outlet, genç ziyaretçilerine yönelik etkinliklerine bir yenisini daha ekliyor. 15-16 Aralık tarihlerinde İstanbul Optimum Outlet’ de düzenlenecek Beyblade turnuvasıyla gençlere eğlenceyi garanti ediyor.

Dünyayı kasıp kavuran Beyblade fırtınası İstanbul’da devam ediyor. Başvurular, turnuvalarla aynı gün gerçekleşecek. 10:00-22:00 arası gerçekleşecek turnuvaların kazananları şampiyonaya katılma şansı yakalayacaklar.

Beyblade Turnuvalarında dereceye girenleri; sürpriz ve değerli hediyeler bekliyor!

Optimum Outlet tüm hareket, heyecan ve mücadele tutkunlarını Beyblade Turnuvası’na davet ediyor!

Detaylı bilgi için;
PRfit İletişim Danışmanlığı – 0212 287 67 05
Ece Elgin – 0532 408 02 75 – ece@prfit.com.tr
Özge NAM – 0555 803 14 21 – ozge@prfit.com.tr

 

Ataşehir’e Bülent Ecevit Parkı yapılıyor

Ataşehir’e Bülent Ecevit Parkı yapılıyor

Yeni kurduğu parklara Deniz Gezmiş, Nazım Hikmet ve İsmet İnönü isimlerini veren Ataşehir Belediyesi,  Barbaros Mahallesi’nde açacağı yeni bir parka da Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit’in ismini verecek.

Daha yeşil bir Ataşehir için çalışmalarını sürdüren Ataşehir Belediyesi, ilçeye yeşil alan kazandırmaya devam ediyor. Ataşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından Barbaros Mahallesi’nde yapılan yeni parka Türkiye Cumhuriyeti’nin eski başbakanlarından Bülent Ecevit adı verilecek.

Yaklaşık 8 bin metrekarelik bir alana yapılan parkta; basketbol sahaları, mini futbol sahası, gölet ve şelaleler, yer satrancı, çocuk oyun alanları, spor alanları, koşu parkuru, dinlenme alanları, meydanlar, duvar banklar, çardak ve yürüyüş yolları yer alıyor.

Açılışının 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na yetiştirilmesi planlanan parkta, çalışmalar aralıksız sürüyor.

Mahallelerde peysaj ve ağaçlandırma işleri devam ediyor

Ataşehir Belediyesi mahallelerde ağaçlandırma ve peysaj çalışmaları ile yeşil alanları da arttırıyor. Peysaj çalışmaları yapılan bölgelerde halkın rahatlıkla spor yapabilmesi için spor alanları ve oturma grupları oluşturuluyor. Ayrıca park ve bahçelerin bakım ve yenileme çalışmaları da devam ediyor.

FOTO GALERİ:

ATAŞEHİR’DE FUTBOL TURNUVASI

ATAŞEHİR’DE FUTBOL TURNUVASI

 

Ataşehir’de Futbol Turnuvası Başlıyor

Ataşehir Belediyesi ve Ataşehir Amatör Spor Kulüpler Birliği işbirliğiyle düzenlenen Ataşehir Belediyesi Amatör Futbol Kulüpleri Futbol Turnuvası başlıyor. Ataşehir Amatör Spor Kulüpler Birliği’ne üye 14 takımın katılacağı turnuva 29 Ağustos – 05 Eylül tarihleri arasında Yeni Sahra Stadı’nda yapılacak.

Turnuvanın ilk günü olan 29 Ağustos’ta tam 7 çekişmeli maç oynanacak. Gerçekleştirilecek organizasyonla Ataşehirliler spor müsabakalarında hem rekabet edecek hem de dostluklarını artıracaklar. Futbol turnuvasının coşkusu, maçları izlemek isteyen bütün Ataşehirlilere açık olacak. 

Ataşehir Belediyesi turnuvaya katılan bütün takımlara forma ve futbol topu hediye ederken, futbolculara da madalya verecek. Turnuva da finale çıkan iki takıma da ayrıca kupa sunacak.

Carrefour İçerenköy’de tenis etkinlikleri devam ediyor

Carrefour İçerenköy’de tenis etkinlikleri devam ediyor

Carrefour İçerenköy Alışveriş Merkezi hafta sonu tenis tutkunlarının uğrak yeri oldu. 28 Temmuz Cumartesi günü, 41 kez Türkiye şampiyonluğu elde eden, Tenis Milli Takımı’nda 115 kez Türkiye’yi temsil eden ünlü tenisçi İpek Şenoğlu, Carrefour İçerenköy Alışveriş Merkezi’nde tenis severlerle buluştu. İmza alabilmek için kuyruk oluşturan hayranları milli tenisçi ile sohbet edip, fotoğraf çektirdiler. Carrefour İçerenköy 29 Temmuz Pazar günü de engelli ilk milli tenişçi Gülçin Erdiş’i ağırladı. Erdiş’in tenis tutkunlarıyla yaptığı gösteri maçı ilgi ile izlendi.

Carrefour İçerenköy Alışveriş Merkezi Türkiye Tenis Federasyonu işbirliği ile düzenlediği tenis etkinliklerine yaz ayları boyunca devam edecek. Etkinlikler her hafta sonu 19:00-21:30 saatleri arasında gerçekleşecek. Dileyenler ücretsiz tenis dersi alabilecek, düzenlenecek turnuvalarda sürpriz hediyelerin sahibi olabilecekler.  

FOTO GALERİ