BAŞKAN İLGEZDİ BAŞARI DİLEDİ

İç İşleri Bakanlığı’nca bazı gerekçeler gösterilerek görevinden uzaklaştırılan Battal İlgezdi, yerine vekâlet edecek kişinin seçileceği Ataşehir Belediyesi meclis salonunda yapılan seçim sonucunu binanın içerisine girmeyerek partilerle birlikte Novada İş merkezinin önünde bekledi.

Binanın içine girmeyerek Novada’ın önünde Milletvekili eşi Gamze Akkuş İlgezdi ve çevresini sevgi çemberiyle oluşturan partililerin yoğun sevgi gösterisi içinde seçim sonucuyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: “Bildiğiniz gibi bundan bir hafta önce İçişleri Bakanlığı’nın aldığı karara göre iki aylığına açığa alındım. Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum. Benim devletle ve hükümetle bir sıkıntım yok. Alınan karara saygı duymak zorundayız. Ben hukuki süreci başlatmış bulunmaktayım. Eminim ki kazanan yine Ataşehirliler ve sizler olacaksınız” dedi.

İdari Mahkemeye başvurumu yaptım diyen İlgezdi; “Bu başvurunun sonucunda tekrar göreve iade edileceğime inanıyorum. Benim Belediye Başkanı olarak veremeyeceğim bir hesabım yok. Alnım açık, yüzüm ak. Bugün burada belediye başkanvekili seçimi yapıldı. AK Partili arkadaşlarıma da Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarıma da çok teşekkür ediyorum. Bugün İlhami Yılmaz’a görev verdiler, ben kendisine başarılar diliyorum. Ataşehir’e dönene kadar benim adıma görev yapacak. Ataşehir’e hayırlı, uğurlu olsun, diyorum. Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum” diyerek suçsuz olduğunu bir kez daha dile getirdi.

AKKUŞ İLGEZDİ; “ADALETTE ÇİFTE STANDART OLMAZ”

Ihlamur Festivaline katılan CHP Milletvekili ve PM üyesi Gamze Akkuş İlgezdi, Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı “Adalet Yürüyüşü” ile adalet isteğinin bir kişi ya da bir kesim için olmadığını, çifte standardın kaldırılmasının istendiğini söyledi.

CHP PM Üyesi ve İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı, Ankara’dan başlayıp İstanbul’da tamamlanacak olan “Adalet Yürüyüşü” ile ilgili görüş ve düşüncelerini gazetemize açıkladı.

“ADALETTE DOĞRU TEK OLMASI GEREKİR”

Adalet arayışının bir kişi ya da bir kesim için olmadığını, çifte standardın kaldırılması için “Adalet Yürüyüşü”nün yapıldığını vurgulayan TBMM İnsan Hakları İzleme Komisyonu Üyesi, CHP PM Üyesi ve İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, adalette doğrunun tek olması gerektiğini söyledi.


“ADALETİN, HUKUKUN KATLEDİLDİĞİNE HEP BİRLİKTE ŞAHİT OLUYORUZ”

“Adalet Yürüyüşü”nün başlanmasına kadar yaşanan hukuksuzlukları hatırlatan Gamze Akkuş İlgezdi hukuksuzlukların çoğalarak devam ettiğinin altını çizerek; “Süreci hepimiz biliyoruz. Bir seçim yaşadık. Seçimle ilgili birçok şaibe mevcuttu. Devamında, gelinen süreçte, ülkemizde adaletin, hukukun katledildiğine hep birlikte şahit oluyoruz. Bu dünde vardı.  Bu gün de çoğalarak devam ediyor” dedi.

DSCF5292

“ADALET YÜRÜYÜŞÜ” HAKSIZLIĞA, HUKUKSUZLUĞA DUR DEMEK İÇİN”

“Adalet Yürüyüşü”nü haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliklerle karşı karşıya kalanların da katıldığını söyleyen Akkuş İlgezdi; “Bu hukuksuzluğa dur demek için, bu adalet anlayışını; adaletin manasını yerine oturtarak dengelemek ve belirlemek için Genel Başkanımız bir yola, yolculuğa çıktı. Hep birlikte yola çıktık. Bu yolculuk, tüm “kendinden olmayanlar” tarafından tepkiye dönüştü” şeklinde konuştu


“ADALETTE ÇİFTE STANDART OLMAZ”

Adaletin herkese lazım olduğunun,  kendisinin de yürüyüşe katıldığını altını çizen Akkuş İlgezdi; “Dün yürüyüş alanındaydım. Her kesimden vatandaş vardı. Çünkü adalet herkese lazım. Adaletin; partisi yok, rengi yok, dili yok, dini yok, ırkı yok. Adalet ve hukukun üstünlüğü, insanca yaşamak için herkese lazım. Yüzlerce insan başka görüşlerden de olmak kaydıyla hep birlikte yürüdük. Ben, “Adalet Yürüyüşü”’nün ülkemiz açısından tıkanan noktada, yeni yol açmak adına çok önemli bir hamle olduğunu düşünüyorum. Genel Başkanımız bu konuda çok kararlı bir duruş sergiliyor. Bu adalet arayışı Enis Berberoğlu meselesi değil sadece. Bir tarafta, –Vallahi de, billahi de Türkmenlere gitmedi- diyen kişi bakan olabiliyor. Öte taraftan, bakıyoruz; aynı şeyi dile getiren başka bir kişi 25 yıl hapis cezası alıyor. Adalette çifte standart olmaz. Adalette doğru tektir. Ve herkese o doğru uygulanır. Ülkemizin geldiği noktanın en iyi örneğini yaşıyoruz” değerlendirmesini yaptı.


“HER GEÇEN GÜN ÇOĞALARAK BÜYÜYECEK”

Yürüyüşün insan haklarının en önemli unsurlarından olan “Adalet”i güçlendirmek için yapıldığına dikkat çeken Akkuş İlgezdi;  “Ben bu yürüyüşün bir zaferle, insan haklarını dengelemek, adalet adına, yeniden yerine bir şeyler koymak adına çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Her geçen gün çoğalarak büyüyeceğini izliyorum, görüyorum, yaşıyorum. Ülkemize hayırlı olsun” dedi.

DSCF5389

“GENEL BAŞKANIMIZ MALTEPE’DE HALKIMIZLA BULUŞACAK”

Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Adalet Yürüyüşü”nün bitiş noktasını Maltepe Cezaevi olarak belirlediğinin altını çizen Akkuş İlgezdi, Enis Berberoğlu’nun başka bir yere nakli yapılsa bile başka bir karar alınmazsa yürüyüşün son noktasının Maltepe olduğunu kaydetti.

 

“BURADA SİYASİ HİÇBİR ŞEY YOK”


Kendisinin de zaman zaman “Adalet yürüyüşü” ve Maçka ile Maltepe’de sürdürülen “Adalet Nöbeti”ne katıldığını, aynı zamanda TBMM’deki görevini de yürüttüğünü vurgulayan Akkuş İlgezdi; “Eğer halkımız bizi ön seçimden çıkarıp, seçip buralara yolladıysa çalışalım diye yolladı. Biz de gücümüz yettiğince; halkımızın, çocuklarımızın haklarına, ülkemizin geleceğine sahip çıkmak için çalışacağız. Arkadaşlarımızla birlikte alanlardayız. Burada siyasi hiçbir şey yok. Tamamen her hangi bir vatandaşın kullanabileceği hakkını kullanması söz konusu. Bunu dillendiren bizler değiliz. Bu doğal bir hak. Yıllardır bu topraklarda birçok kişi tarafından kullanılmış bir hak. Rahatsız eden, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından kullanılıyor olması. Çünkü çığ gibi büyüyoruz” şeklinde konuştu.

 

MAÇKA PARKI’NDA ‘ADALET NÖBETİ’

Enis Berberoğlu’nun tutuklanması üzerine CHP İstanbul İl Başkanlığı tarafından duyurusu yapılan “Adalet Nöbeti” Maçka Demokrasi Parkı’nda olağanüstü önlemler atında başladı.

 

CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın tarafından Maçka Demokrasi Parkı’nda düzenlen “adalet nöbeti”ine katılanlar arasında CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce,  CHP PM Üyesi ve İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, CHP Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak, CHP’li Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü, Eski Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul il ve İlçe yöneticileri yer alıyor.

 

“ADALET” YAZILI DÖVİZLER

Girişlerde güvenlik önlemi alınan, parka girenlerin üzerlerinin arandığı Maçka Demokrasi Parkı’nda toplanan kalabalık “adalet” yazılı dövizler taşırken sık sık “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” şeklinde slogan atıyor.

 

“ADALET YÜRÜYÜŞÜ” BAŞLATTI

CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’na MİT tırları görüntülerinin yayınlanmasına ilişkin davada 25 yıl hapis cezası verilmesinin ardından dün CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) olağanüstü toplanmış, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu açıklamada Ankara Güvenpark’tan İstanbul Maltepe’ye ”Adalet Yürüyüşü” başlatacaklarını açıklamıştı.

 

İSTANBUL’DA İKİ NOKTADA “ADALET NÖBETİ”

CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun getirildiği Maltepe Cezaevi önünde başlatılan “Adalet Nöbeti”ne Maçka Demokrasi Parkı da eklendi.

 

MALTEPE CEZAEVİ ÖNÜNDE “ADALET” ARAYIŞI

Dün akşam Enis Berberoğlu’nun getirildiği Maltepe Cezaevi önünde dün akşam başlatılan “Adalet Nöbeti”ne Ataşehir Belediye  Başkanı Battal İlgezdi ile birlikte; CHP PM Üyesi ve İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, CHP PM Üyesi Kadir Gökmen Öğüt ile birlikte çok sayıda partili katılmıştı.

itvhaber.com

CEZAEVLERİNDE ÇOCUK SAYISI ARTIYOR

CHP İstanbul Milletvekili ve Parti Meclisi üyesi Gamze Akkuş İlgezdi; demir parmaklıklar arkasındaki çocuk sayısında artış olduğuna dair basın bülteni aşağıdadır.

Adalet Bakanlığı, cezaevlerinde bulunan çocuk sayısını açıkladı. Buna göre, demir parmaklıklar arkasındaki çocuk sayısında AKP’nin iktidar olduğu 2002’den bu güne yüzde 26 artış yaşandığı ortaya çıktı. Bakanlık verileri 2017’de cezaevlerinde 1847’si tutuklu, 731’i hükümlütoplam 2,578 çocuk bulunduğunu gösteriyor. Son 8 senede hapishanede hayatını kaybeden çocuk tutuklu ve hükümlü sayısı ise 17 olarak açıklandı. Cezaevlerinde bulunan toplam tutuklu ve hükümlü sayısının da 209.429’a yükseldiği ortaya çıktı.

CHP İstanbul Milletvekili ve Parti Meclisi üyesi Gamze Akkuş İlgezdi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda cezaevlerinde bulunan çocuk sayısını açıkladı. İlgezdi’nin Adalet Bakanlığı’nın soru önergesine verdiği cevaptan yola çıkarak hazırladığı veriler, demir parmaklıklar arakasındaki çocuk sayısında artış olduğunu ortaya koyuyor.

ÇOCUK MAHKÛM SAYISI ARTIYOR 

AKP’nin iktidar olduğu 2002 yılında çocuk hükümlü sayısı 548 iken, bu sayı 2017 yılına gelindiğinde yüzde 33 artarak 731 oldu.

Çocuk tutukluların sayısında da yüzde 23 artış yaşandığı ortaya çıktı. 2002 yılında 1.497 olan tutuklu çocuk sayısı,2017’de 350 kişi artışla, 1847’ye yükseldi.

Bakanlığın açıkladığı son veriler, 2017 yılının ilk iki ayı itibariyle, 2007 ve 2009 yıllarından sonra en fazla çocuk tutuklu ve hükümlü sayısına ulaşıldığını da gösteriyor.

Adalet Bakanlığı verilerine göre 2002-2017 yılları arasında cezaevlerinde bulunan çocuk tutuklu ve hükümlülerin dağılımı şu şekilde:

ADLİ SUÇLARDA PATLAMA

Bakanlık verileri, Adli suçlardan dolayı cezaevlerinde bulunan çocuk mahkûm sayısında patlama olduğunu gösteriyor.

15.02.2017 itibariyle tutuklu ve hükümlü çocukların yüzde 91’iadli suçlar nedeniyle cezaevlerinde bulunuyorlar. Buna göre 2017 yılında adli suçlardan dolayı hüküm giyen 12-17 yaş arası çocuk sayısı 715 iken, tutuklu sayısı 1.631’e ulaştı.

Çıkar amaçlı suç örgütüne üye olduğu gerekçesiyle cezaevinde bulunan hükümlü çocuk sayısı 1, tutuklu çocuk sayısı ise 11 olarak açıklandı.

2017 yılı verilerine göre terör nedeniyle hapiste bulunan 220 çocuğun 15’i hükümlü, 205’i ise tutuklu.

15.02.2017 tarihi itibariyle hapishanelerde bulunan 18-21 yaş grubu genç mahkûmların suç türlerine göre dağılımı da şu şekilde oldu:

Adalet Bakanlığı verilerine göre cezaevlerinde; Adli suçlardan dolayı 149.206, Çıkar Amaçlı suç örgütüne üye olmaktan ötürü 2.139, Terör nedeniyle de 58.084 kişi tutuklu ve hükümlü olarak bulunuyor.

CEZAEVLERİNDE SON 8 YILDA 17 ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ

Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı veriler son 8 yılda 17 çocuğun demir parmaklıklar arkasında hayatını kaybettiğini ortaya koydu.

Bakanlığa göre son 8 yılda 1’i hükümlü 1’i tutuklu olmak üzere 2 çocuk cezaevinde cinayete kurban gitti.

2009-2017 yılları arasında intihar ederek hayatına son veren çocuk mahkûmların sayısı 9 olarak açıklandı. İntihar eden çocuk mahkûmların 6’sı tutuklu, 3’ü ise hükümlüydü. Cezaevlerinde en fazla intihar vakası 2014 yılında yaşanırken, 3 çocuk tutuklu hayatına son verdi.

GENÇ MAHKÛMLAR ARASINDA İNTİHAR YAYGIN

2009-2017 yılları arasında cezaevlerinde hayatını kaybeden 18-21 yaş arası genç mahkûmların sayısı ise 68 olarak açıklandı. Söz konusu tarihler arasında hapishanelerde gerçekleşen genç mahkûm ölümlerinin yüzde 56’sının sebebi intihar.

2009-2017 yılları arasında intihar ederek hayatına son veren genç sayısı 38 iken, 22 tutuklu ve hükümlünün eceliyle, 9 mahkûmun ise trafik kazası gibi diğer nedenlerle öldüğü açıklandı.

2009-2017 yılları arasında cinayete kurban giden tutuklu ve hükümlü genç mahkûm sayısı ise 4.

 

 

“EŞİT HAKLARLA KARDEŞÇE YAŞAMAK İSTİYORUZ”

CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi ile ilgili Anayasa değişikliği için oyunu kullandıktan sonra Ataşehir Yerel Basınına yaptığı açıklamada; “Biz biliyoruz ki tek kişinin olduğu her yerde kan, acı ve gözyaşı vardır. Onun için özgürlüğümüzü tek bir kişinin eline vermeyeceğiz. Atatürk’ün kurduğu Laik Demokratik Cumhuriyetimiz de, eşit haklarla, kardeşçe hep birlikte yaşamak istiyoruz” şeklinde ifade etti.

Oyunu Dilek Sabancı Meslek ve Teknik Anadolu Lisesinde kullanan Gamze Akkuş İlgezdi açıklamalarına şöyle devam etti:

Akkuş İlgezdi; “ Biz biliyoruz ki hayırlar herkes için evet bir kişi için doğru söz bu. Dolayısıyla biz Atatürk’ün kurduğu Laik Demokratik Cumhuriyetimiz de, eşit haklarla, kardeşçe hep birlikte yaşamak istiyoruz.  Bizim görevimiz bir rejim değişikliği değil de daha ziyade Parlamenter sistemi daha güçlendirici çalışmalar için adımlar atmak. Biz biliyoruz ki tek kişinin olduğu her yerde kan, acı ve gözyaşı vardır. Onun için özgürlüğümüzü tek bir kişinin eline vermeyeceğiz.  Sandıktan çıkacak sonuçlarda bunu gösterecektir” dedi.

Bir soru üzerine Akkuş İlgezdi; Genel Başkanımızın yaptığı bir açıklama var. “EVET” diyende, “HAYIR” diyende bizim vatandaşımızdır. Kimseyi farklı görmeyiz. Onun için bunu bir şölene çevirmeyeceğiz diye örgüte bu talimatı verdi.

Akkuş İlgezdi; “Bu bir seçimdir. Dilerim ki herkes bilerek sandığa gidiyordur. Önemli olan bu. Ülkemizde birçok insan “EVET”’in ne getirdiğini bilmiyor. Dilerim bugüne kadar kendi çabalarıyla da olsa bilgilenerek kendilerini neyi beklediğini bilerek sandığa gitmişlerdir diye düşünüyorum” diye konuştu.

Akkuş İlgezdi Anneler Platformu ile ilgili olarak şunları söyledi: “ Bu platformu 6 kadın bir araya gelerek kurduk. Çalışma startı verilmeden Anneler Platformu 16 Şubat itibariyle çalışmalara başlamıştı. İki aylık bir çalışma sürecinde 250 binden fazla aileyle bire bir görüşüldü. Sonuçları bizim açımızdan iç açıcıydı. Yüzde 48 hayır, yüzde 34 civarında evet vardı. Geri kalanlarda gerçekten kararsız seçmen. Anadolu Yakasında yapılmış en büyük anket. Dilerim bu çalışmamız Türkiye için bir örnek olur. Zafer mücadele edenlerin olur” şeklinde konuştu.DSCF2001

İLGEZDİ; “ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ DEĞİL, REJİM DEĞİŞİKLİĞİ”

Ataşehir Çankırılılar Derneği Kadın Kolları Başkanı Elif Çobanoğlu’nun düzenlemiş olduğu Kadınlar buluşmasının konuğu CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi oldu.

Ataşehir Çankırılılar Derneği Kadın Kolları Başkanı Elif Çobanoğlu’nun dernek binasında düzenlediği buluşmaya Çankırılı kadınlar hafta içi olmasına rağmen yoğun ilgi gösterdiler. Sıcak bir ortamda gerçekleşen buluşma İstanbul CHP Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi’nin gelmesiyle coşkuya dönüştü.

Çankırılı kadınlarla buluşmaktan ve bu ortamda olmaktan mutluluk duyduğunu belirten vekil Gamze Akkuş İlgezdi, tüm kadınlarla tek tek selamlaştıktan sonra bu buluşmanın Hayırlara vesile olmasını dileyerek sözlerine başladı.

 

gamze mektup

“ ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ DEĞİL, REJİM DEĞİŞİKLİĞİDİR”

Önümüzde bir referandum süreci olduğunu ve süreci mecliste takip eden bir vekil olarak sizleri bu süreçle alakalı bilgilendirmek isterim diyen Gamze Akkuş İlgezdi; “ Öncelikle ‘EVET’ diyene de, ‘HAYIR’ diyene de saygımız var. Burada en temel amacımız bilerek Evet’i ya da Hayır’ı konuşmak. Önümüzde Anayasa değişikliği ile ilgili bir referandum süreci var. Ama bu bir anayasa değişikliği değil rejim değişikliğidir. Ülkenin yönetim şekli eğer EVET çıkarsa tamamen değişecek. Nasıl değişecek şimdi bunu konuşalım. Bugün yüz yıl önce kurulan kurtuluş savaşıyla kazanmış olduğumuz haklar ileriye değil geriye gidecek şekilde hayatımıza girecek. Cumhurbaşkanı mecliste yemin ederken tüm halkına eşit olacağına yemin eder. Ülkemiz bizim evimizse Cumhurbaşkanı da evin babasıdır. Siyasi partilerde çocuklarıdır. Çocukları arasında bir sorun çıkarsa müdahale eder. Bu ülkede herkesin huzur içinde kardeşçe yaşamasını temin eder. Bu yeni gelen sistemle Cumhurbaşkanı evin babası olmuyor artık. Cumhurbaşkanı’nın öz çocukları ve üvey çocukları oluyor. Artık taraflı bir Cumhurbaşkanı geleceği için ne yazık ki ülkede dengeyi sağlayan o makam gidiyor. Tek taraflı olunduğu içinde artık bu ülkede huzurdan bahsedilemez” şeklinde ifade etti.

 

gamze-salon

“BU SİSTEM ORTA DOĞU’YA UYAN BİR SİSTEM”

Bu yeni sistemin dünyada hiçbir sisteme uymadığını belirten İlgezdi; “ İncelediğimizde bu sistem ne Başkanlığa uyuyor ne de yarı başkanlığa. Neye uyuyor geri kalmış Orta Doğu ülkelerinin sistemine uyuyor. Yani Kaddafi’nin, Esat’ın, Saddam’ın sistemine uyan bir sistem. Biz bu ülkelerden çok daha ileri olmamıza rağmen bu yeni sistemle geriye gidiyoruz” ifadelerini kullandı.

“MECLİSİN KANUN YAPMA YETKİSİ ELİNDEN ALINIYOR”

Başkanlık sistemi dediğimizde aklımıza ilk Amerika’da ki başkanlık sisteminin geldiğini belirten İlgezdi; “Amerika’da Başkan sadece kendi işini yapar. Mesela mahkemelere karışmaz, yargıyı kendi belirlemez. Ama bizim önümüze konulan sistemde hakim ve savcıları Cumhurbaşkanı’nın kendisi atıyor. Altısını kendisi atıyor, yedi tanesini de mecliste çoğunluğu olan parti atıyor. Bu yeni sistemle sizin hak arama yollarınız artık kapanmış oluyor. Amerika’da ki başkanlık sisteminde yasayı tek başına başkan yapamaz. Böyle bir yetkiyi tek kişiye vermemişler çünkü. Yasayı milletvekilleri yapar,  onaylanırsa meclisten geçer. Şuan bizim yaptığımız gibi. Ama bugün gelen sistemde kanunları artık meclis değil Cumhurbaşkanı yapacak. Meclisin kanun yapma yetkisi elinden alınıyor. Milletvekilleri Mecliste sadece maaş alan grup olarak kalıyor” dedi.

“CUMHURBAŞKANI TARAFSIZ OLMAK ZORUNDADIR”

Adına Cumhurbaşkanlığı sistemi deniyor ama Cumhur’u almışlar sadece Başkanı kalmış diyen İlgezdi; “Çünkü Cumhurbaşkanı tarafsızdır. Ama burada birçok yetkiyle donatılmış bir başkan var. Ülkeyi yönetiyor, adaleti yönetiyor, askerin polisin başına geçiyor, valiyi, rektörleri, kaymakamı tek başına atıyor. Bu yetkiler kime verilirse verilsin, bu Cumhurbaşkanı da olsa, Sayın Bahçeli de olsa, Sayın Kılıçdaroğlu da olsa kabul edilemez. Çünkü sizin vatandaşlık haklarınız hatta seçme ve seçilme hakkınız bile elinizden alınıyor. Ben bu yetkiyi Sayın Kılıçdaroğlu’na bile vermezdim” şeklinde ifade etti.

“18 YAŞINDA BAŞIMIZDA KAVAK YELLERİ ESER”

18 yaşında gençlerin başında kavak yellerinin estiğini söyleyen İlgezdi; “ Üniversite eğitimini bile tamamlamamış, askerliğini yapmamış, ekmeğini eline almamış birine siz 80 milyonu temsil etme hakkı veriyorsunuz. Bunun nedeni 8 milyon genç ilk defa oy kullanacak. Bu çok ciddi bir rakam. Bu Türkiye’nin kaderini belirleyecek bir oran. Yani diyorlar ki, gençler sizi milletvekili yapabiliriz. İki yılda da emekli olursunuz. Askerlikten de muaf olursunuz diyorlar. Peki bugün Güneydoğu’da askerlik yapan ve şehit olan Mehmetçikler bizim evlatlarımız değil mi? Sizce sizin çocuklarınızı askerden muaf tutacaklar mı? Ya da seçilme şansları var mı? Bu gene kendi evlatları için askerlikten muaflık ve hayatlarını garantiye alma kararıdır” dedi.

“İTAAT EDİN RAHAT EDİN”

Bizlere itaat edin rahat edin diyorlar diyen İlgezdi; “Biz itaat eden bir millet olsaydık, manda yönetimi kabul eder, İstiklal uğruna binlerce şehitti kara toprağa yatırımıydık. Peki soruyorum vatan şairi Mehmet Akif Ersoy, ‘ Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım’ dizelerini yazar mıydı? Biz eğer itaat edecek olsaydık Çanakkale savaşını kazanabilir miydik? Kurtuluş Savaşıyla bu ülkeyi kurtarabilir miydik? Bu topraklar üzerinde mezarı meçhul binlerce Mehmetçiğin kanı var. Bu ülke bize onların emanetidir. Sandığa giderken bunları düşünerek oy kullanmanızı istiyorum” ifadesini kullandı.

 

“BU BİR PARTİ MESELESİ DEĞİLDİR”

Bu bir parti meselesi değildir. Ben bir partinin temsilcisi olarak buraya gelmedim. Partilerin temsilcisi bir vekil olarak buradayım diyen İlgezdi; “Eğer biz yüz yıldır Cumhuriyet yönetimi altında sokaklarda rahatça dolaşabiliyorsak, özgürce yaşayabiliyorsak, gidilen bu yol, ülkem için doğru bir yol değildir” şeklinde ifade etti.

İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi konuşmasını annesine yazmış olduğu bir mektubu okuyarak bitirdi.

ANNE!
Yemeyip yedirdiğin, giymeyip giydirdiğin, yüreğinle nennilediğin oğlunum, kızınım ben. Çok iyi biliyorum, ay yıldızlı bayrağın gölgesinde, mutlu ve onurlu yaşamam için canını bile vereceğini. Yaşamıma yönelik tüm tehditlere HAYIR diyeceğini!

Hatırla Anne!
Yüzyıl önce, yedi düvel yurdunu işgal ettiğinde HAYIR demiştin.  Padişah ve çevresinin EVET demesine rağmen, bin kere, milyonlarca kere HAYIR diye haykırmıştın.

Hatırla anne!
İşgali kınayan mitinglerin kürsülerinde, HAYIR diye seslendiği için idama mahkûm edilen Halide Edip’tin. İşgalcilerin aradığı Asker Saime, çetesi ile düşmana aman vermeyen Kara Fatma’ydın. Askere ekmek pişirdiği için fırına atılan Nazife Kadın’dın. Bebesinin yorganını cephaneye örten Şerife, Fransızları pusuya düşüren Kılavuz Hatice, İstiklal Madalyalı Adile Hala’ydın.

Anne!
Egemenliğine göz dikenlere HAYIR diyerek askerlik şubelerine başvurmuştun. Cephaneyi iki büklüm taşımıştın cepheye.
“Biraz dinlen” diyen komutana, HAYIR, asker silah bekler demiştin.

Anne!
Sen işgale HAYIR diyerek giriştiğin Kurtuluş Savaşı’yla bugünleri yarattın.

Üzerinde özgür, eşit ve adil yaşamaya çalıştığımız laik, demokratik Türkiye Cumhuriyetimize sen can verdin.

Bana da… Bana da emek verdin, can verdin anne. Beni korumak için tüm kötülüklere kol kanat gerdin, HAYIR dedin.

Canımı canından aziz bildin, tıpkı vatan gibi.  Şimdi aziz vatanın da, canından ileri oğullarının, kızlarının da geleceği tehdit altında.

Biliyorsun değil mi anne?

16 Nisan’da, Meclisin yetkilerini bir kişiye vermeni, ulusal egemenliği devretmeni istiyorlar! HAYIR de anne! HAYIR…

Buna izin verme! 

Yüzyıl önce “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” demiştik. Şimdi ondan vazgeçemezsin!

Anne!
Referandumda HAYIR demezsen eğer; her şey, tüm yetkiler tek bir kişinin olacak. Kanunu o yapacak, hükümet o olacak, o yönetecek, mahkeme o olacak. Hatta askerin başındaki başkomutan o olacak. Cumhurbaşkanı o olacak, Parti Genel Başkanı o olacak, Kaymakamı, Valiyi, Rektörü her şeyi o atayacak. Bütçeyi o belirleyecek ama kimseye hesap vermeyecek. Savaşa girerken dahi o tek adam, tek başına karar verecek. Yani 21. Yüzyılda kula kulluk edilecek, köleler pazarına dönülecek. O köleler sen, ben, biz olacağız.

Bir düşün, böyle bir ülkede nasıl yaşanır Anne?

Oğlunun, kızının yaşamını tek kişinin eline teslim etme anne!

Anne! … Nisanda sandık başına git.
Oyunla kaderde, kıvançta ve tasada ortak, bölünmez bütünlüğümüze sahip çık. HAYIR de anne!

Nasıl yaşamak istediğini bir düşün anne. Bana nasıl bir Türkiye bırakmak istediğini düşün… Sonra haykır gür sesinle; “ÜLKEMİN VE DOĞURDUKLARIMIN KADERİNİ BİR KİŞİYE TESLİM ETMİYORUM!” 

Duy çığlığımı, büyüt dayanışmayı anne. Geleceğim ellerinde. Kahverengi toprağın rengindir anne. Bereketin, doğumun rengidir.

16 Nisanda sandık başına gittiğinde kahverengini; toprağın ve bereketin rengini seç. Karanlığa bir ışık yak anne. HAYIR diyerek karanlıktaki aydınlığım ol!

HAYIRlı bir gelecek kur bana anne.
HAYIR de!…

HAYIR! HAYIR! HAYIR!

TABLO KORKUNÇ, ÖNLEMLER YETERSİZ:

Son 3 yılda koruma altındaki 20 kadının öldürüldüğünü söyleyen CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi’nin konu ile ilgili gönderilen olduğu basın bülteni aşağıdaki gibidir.

Türkiye’de en yaygın insan hakları ihlalleri arasında yer alan kadına yönelik şiddeteilişkin yeni veriler ortaya çıktı. İçişleri Bakanlığı, son 3 yılda, devlet koruması altındaki 20 kadının, ani gelişen olaylar nedeniyle polise çağrıda bulunamadan öldürüldüğünü açıkladı.

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Gamze Akkuş İlgezdi’nin bilgi edinme talebini yanıtlayan İçişleri Bakanlığı,2016 yılında hayati tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, 41.955 kadının “Geçici Koruma Altına Alındığını” açıkladı. Öte yandan Bakanlık tarafından paylaşılan veriler, “Çağrı Üzerine Koruma” yönteminin, kadınları erkek şiddetinden korumada yetersiz kaldığını da ortaya çıkarttı.

BAKANLIK, “ÇARESİZ KALDIK” DEDİ

Şiddet gördükleri gerekçesiyle, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında haklarında “geçici koruma tedbiri” verilen kadınların, “Çağrı Üzerine Koruma” usulüyle korunduklarını belirten İçişleri Bakanlığı, 2015-2017 yılları arasında, 20 kadının ani gelişen olaylar sebebiyle polise çağrıda bulunamadan erkek şiddeti nedeniyle öldürüldüğünüaçıkladı.

GÜNDE 115 KADIN

Hayati risk nedeniyle koruma talep eden kadın sayısının da ürkütücü boyutlara ulaştığı ortaya çıktı. İçişleri Bakanlığı kayıtlarına göre, geçtiğimiz yıl günde 358 kadının,şiddet gördüğü gerekçesiyle, kolluk kuvvetlerine başvurduğu Türkiye’de, 41.955 kadın hakkında “Geçici Koruma Altına Alma” kararı verildi.Bu rakamlar ülkemizde, günde 115, her 1 saatte ise 5 kadının ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

KİŞİ BAŞI 637 LİRA YARDIM

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında, şiddet gören kadınlara yapılan geçici maddi yardımlara ilişkin 5 yıllık veriler de gün yüzüne çıktı. CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi’nin sorularını yanıtlayan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre; Koruyucu Tedbir Kararı doğrultusunda 795 şiddet mağduruna son 5 yılda toplam 506.138lira geçici maddi yardım yapıldı. Bu rakam kişi başı yaklaşık 637 liraya tekabül ediyor.

ÇOCUKLAR DA ŞİDDETTEN ETKİLENDİ

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, çocuk sahibi şiddet mağdurunun çalışma yaşamına katılımını desteklemek üzere 2012-2016 yılları arasında toplam 243kreş tedbir kararı alındığı bilgisini paylaşırken,2013-2016 yılları arasında annesiyle birlikte Kadın Konuk Evlerinde kalan14.220 çocuğun kreş ve çocuk kulübü imkânından yararlandığını daaçıkladı.

“KAYIP KUŞAK YARATILMAK İSTENİLİYOR”

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında Ataşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşleri Müdürlüğünün düzenlemiş olduğu “Kadın ve Siyaset” konulu söyleşiye konuşmacı olarak katılan CHP PM üyesi İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi; “14 yılda 13 kez değiştirilen eğitim sistemi ile Kayıp kuşak yaratılmak isteniliyor” dedi.

16 Nisan’da yapılacak referandum ile Başkanlık makamı yetkileri ile donatılmış bir Cumhurbaşkanlığı sisteminin oylanacağını söyleyen İlgezdi;  “Yeni sistemde Cumhurbaşkanı, yürütmeyi ve yargıyı kendisi belirleyecek. Kendisi Cumhurbaşkanı, Başbakan ve parti Genel başkanı sıfatıyla bakanları sizin seçtiğiniz milletvekillerinden değil dışarıdan seçerek sizin iradeniz yok sayılacak. Kimse denetleyemeyecek. İstediğini atayacak, istediğinin görevine son verecek. Ülkemiz için, çocuklarımızın geleceği için “Hayır” diyoruz” şeklinde konuştu.

“CEHALET, AYRICALIKLI SINIFIN USTACA KULLANDIĞI SİLAHTIR”

Söyleşinin son bölümündeki soru cevap bölümünde katılımcıların sorularını yanıtlayan CHP PM Üyesi, İnsan Hakları Komisyonu Üyesi ve İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi;  “14 yılda, 13 kez eğitim sistemi değiştirildi. Bununla eğitim kalitesini düşürerek “kayıp Kuşak” yaratılmak isteniliyor. Kolayı zora sokmaktır bu anlayış. Uzmanlar dünyadaki sistemi incelerler. Bize uygun sistemi tespit ederler. Birkaç uygulama sonunda doğru eğitim sistemi bulunur, uygulanır. Bu bilinçli yapılan bir şey. Çünkü bir kayıp kuşak yaratılmaya çalışılıyor. Türkiye laik Cumhuriyetten başka bir yere evirilmeye çalışılıyor. 14 senedir eğitim alan çocuklar, sistemsizlikten eğitimsiz duruma düşürülmüştür. Cahil bırakılmıştır. Cahil bırakılan toplum kolay yönetilir. Ama biz cahil bırakılmaya “Hayır” diyeceğiz” şeklindeki ifadelerini, “Cehalet, ayrıcalıklı sınıfın ustaca kullandığı silahtır” söylemini hatırlatarak tamamladı.

Ataşehir Mustafa Saffet Kültür Merkezi (MSKM) Konferans Salonunda gerçekleşen ve MSKM Genel Sanat Yönetmeni Oben Özkal’ın takdimi ile başlayan söyleşide konuşan Akkuş İlgezdi; “Umudu yeşertmek, Dayanışmayı örgütlemek, nefrete karşı sevgi tohumlarını filizlendirmek için bir aradayız. Yediden yetmişe bütün kadınların, ezilmeye, sömürülmeye, hor görülmeye, şiddete, ötekileştirilmeye ve kimliksizleştirilmeye karşı sadece 8 Mart’larda değil, yaşamın aktığı her alanda, her yerde, hep birlikte var olduğumuzu, nefes aldığımızı ve yaşam hakkımız olduğunu vurgulamak için bugün yan yanayız” dedi.

Gamze Akkuş İlgezdi; Kısa bir tarihsel yolculukla, ilk çağlardan itibaren Anadolu’da kadın erkek eşitlik anlayışının filizlendiğine dikkat çekerek kadınların Anadolu’daki tarihsel mücadelesine değindiği söyleşisinde, Cumhuriyetle birlikte kazanılan hakların altını çizerken, bu gün kadının toplumsal yaşamda, iş hayatında, politika sahnesinde dışlandığına vurgu yaptı.

DSCF8349

“ANADOLU BİNLERCE YILDIR IŞIK SAÇIYOR”

Akkuş İlgezdi konuşmasına şöyle devam etti: “Bilgeliğin, Bereketin, Samimiyetin, Dostluğun, İnancın ve Barışın simgesi olan Anadolu’nun, Uygarlıklara kol kanat gerdiği kadar, toprağına yabancılaşan, insanından uzaklaşan devletlerin ve kültürlerin çöküşlerine de ev sahipliği yapmıştır. Tutsaklık, geri kalmışlık, karanlığa teslim olmak asla bu toprakların kaderi olmamıştır, bugünden sonra da asla kaderi olmayacaktır. Anadolu binlerce yıldır ışık saçıyor, aydınlık yayıyor ve insan sevgisini yüceltiyorsa, bunu bu toprakların kadınlarına borçludur. Erkek baskısının kendisini hissettirdiği o ilk çağlarda bile, kadının sesi gelmiştir Anadolu topraklarından. Kadın; Anadolu’da toprak ile özdeşleştirilip toprak-ana olmuştur. Bereket ve bolluk buradan doğmuştur. Dolayısıyla kadın erkek eşitliğinin ilk temeli de burada atılmıştır. Topraktan geldiğimiz ve yine toprağa döneceğimiz bir ömür yaşıyoruz. Bu yüzden binlerce yıl önce Anadolu’da toprağın bereketini, kadınla özdeşleştirenler, kadını bütün varlıkların yaratıcı gücü olarak görmüşlerdir. İşte bu inanç doğrultusunda, Anadolu’da anaerkil bir toplum o dönemlerde oluşmuştur. Dolayısıyla eski Türk toplumlarında kadınların; Siyasi, Hukuki ve askeri alanlarda en geniş şekilde temsil edilmesi bu yüzdendir. Tarihte “Devlet Başkanlığı” yapan ilk kadınların; Raziye Sultan ve Türkan Hatun olması da bu bakımdan tesadüf değildir” diye konuştu.

KADIN ERKEK EŞİTSİZLİĞİ “İNSANOĞLU” KAVRAMIYLA BAŞLAR

Akkuş İlgezdi; “Kadın erkek arasındaki eşitsizlik daha yolun başında insanoğlu kavramıyla başlamıştır. Çünkü oğul deyince erkek geliyor aklımıza. Tüm insanları tanımlarken “İnsanoğlu” demek kulağa güzel geliyor da, “insan kızı” denildiğinde bir karşılığı olmuyor. Çünkü güç kavramı, erkeğe tanımlı. Binlerce yıldır toplumları yöneten, yasa koyan, dini yorumlayan, eğitimi ve ekonomiyi denetleyen hep erkekler olarak kabul edilmiştir. Eşitsizlik işte bu noktada; fiziksel gücün zaman içerisinde toplumsal yapılara egemen olmasında, yaşamı şekillendirmesinde ve dönüştürmesinde kendisini göstermiştir. Selçuklular döneminde; kadınların erkeklerle birlikte savaşlara katıldıklarını, Türk kadınlarının diğer Müslüman devletlerdeki kadınlara oranla erkeklerle eşit haklara sahip olduklarını bugün bile okuyabiliyoruz. Osmanlı imparatorluğunun kuruluş, yükselme ve hatta duraklama dönemlerinde bile kadının, toplum içinde önemli rol oynadığını ve ötekileştirilmediğini biliyoruz” şeklinde ifade etti.

DSCF8350

“CUMHURİYETİN İLK YILLARINDA ÖĞRETMENLER KADIN”

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1923 yılını izleyen ilk on yılda Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde gerçekleştirilen devrimler, tarihe Anadolu aydınlanması olarak geçmiştir diyen Akkuş İlgezdi şunları söyledi: “Türk toplumunun yeniden yapılanmasını sağlayan bu devrimler, büyük bir toplumsal değişimi gerçekleştirirken, kadının yurttaş olarak kabul edilmesini de sağlamıştır. 1926 yılında Medeni Kanunun kabulü ve 1934’de kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi kadınların Cumhuriyet’in kuruluş döneminde elde ettiği en önemli kazanımlardır.

1924 yılında Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitim laikleştirilmiş kız ve erkek öğrencilerin eğitim haklarının eşit olduğu kanıtlanmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında okullardaki öğretmenlerin büyük çoğunluğunu kadınlar oluşturuyordu. Kadının toplumdaki rolünün önemini vurgular nitelikteki bu adımları bir cümle ile özetlemek gerekirse, Cumhuriyetin ilk 10 senesinde, geleceğin “Yeni- Çağdaş Türkiye Kadın” kimliğini oluşturulmuştur. Mustafa Kemal Atatürk’ün deyimiyle, Medeni Kanun’un kabulü ile Türk kadını,  “birçok esas haklarına, en ileri medeniyet seviyesinde ulaşmıştır.” Öncelikle aile hukuku yönünden “kadın kimliğini” bu kanunla kazanmıştır. Sosyal hayatta eğitim yoluyla oluşturulan kadın bilinci böylece pekiştirilmiştir.”

DSCF8306

 

TÜRKİYE “SİYASETTE KADIN ORANIYLA” DÜNYA İKİNCİSİYDİ

Akkuş İlgezdi; “1934 yılında ülkemizde kadına verilen seçme ve seçilme hakkıyla, Dünya ve özellikle Avrupa ülkelerine göre çok ilerideydik. Cumhuriyetin ilk 10 yılında, yapılan devrimlerle, Meclis’te kadınların 18 vekille temsili sağlamıştır.  Bu oran yüzde 4,6’ya denk gelir ki, o dönemde tüm Avrupa ülkelerinden önde olmamızı da sağlamıştır. Bu rakamla Türkiye “siyasette kadın oranıyla”, İsveç’in ardından Dünya ikincisi olmuştur. Bu rakam o günün şartları düşünüldüğünde çok önemli! Bu ivme dünden bugüne sürdürülebilmiş olsaydı, yüzde 20, yüzde 30 kotalarına da gerek kalmayacaktı.

Ne yazık ki erkek egemen bu sistemde; Erkek “güçlü – akıllı – yöneten”, Kadın “güçsüz, duygusal – korunması gereken – yönetilen”  olarak tasnif ediliyor.

Dolayısıyla bu zihniyet, kadınların siyasete katılmasında önlerindeki en büyük engel olarak karşımıza çıkıyor. Çok partili siyasete geçildiği 1950’li yıllardan sonra kadın haklarında, temsilde gerileme görülüyor. Kadınlar, 7 Haziran seçimiyle birlikte Türkiye tarihindeki en yüksek oranda temsil hakkını kazanmışlar. Bu yüzde 17,6 oranında milletvekiline tekabül ediyor. Ama erken seçimde, 1 Kasım seçimlerinde bu oran tekrar gerileyerek,  yüzde 14,7’ye düşmüş. Şu anda Meclis’te 81 kadın milletvekili görev yapıyor. 94 yıllık Cumhuriyet tarihimiz boyunca, çok acı ki, henüz bir kadın cumhurbaşkanımız olmadı. İlk ve tek kadın başbakan olarak sayın Tansu Çiller var. O da artık aktif siyasette değil” dedi.

DSCF8315

TÜRKİYE’DE YEREL YÖNETİMLERDE KADININ ADI YOK

Akkuş İlgezdi, Kadının Türkiye’de Yerel Yönetimlerde hak ettiği yerde olmadığını ve kadınların eğitimleriyle ilgili olarak şöyle konuştu: “30 büyükşehir belediyesi başkanının 27’si erkek, 2093 il, ilçe ve belde belediye başkanının %99,1’i erkek, 32392 belediye meclisi üyesinin ise sadece %4,5’i kadın. Yani 1.471’i! Kalan yüzde 95’i erkek! Bu sayılar göstermektedir ki, Türkiye’de yerel yönetimlerde de kadının adı yok! Muhtarlar Konfederasyonu verilerine göre; Türkiye’de 31 bin 912’i mahalle, 18 bin 337’si köy olmak toplam 50 bin 249 muhtar bulunuyor. Sadece 636 kadın muhtar görev yapıyor. 39 milyon kadınımızın; 2 milyon 625 bini okuma-yazma bilmiyor. 25 yaş üstü kadın nüfusu: 18 milyon. Bunun yaklaşık 14 milyonu en çok ilkokulu bitirmiş. 25 yaş üstü Üniversite eğitimli kadın nüfusu sadece 1 milyon 300 bin. Düşünün 25 yaş üstü 18 milyon kadın var ve sadece 1 milyon 300 bini üniversite okumuş durumda.”

İKİ BAKANLIKTAN ŞİDDET SORUSUNA FARKLI CEVAP

Soru önergelerine  farklı cevaplar verildiğini söyleyen İlgezdi; “ İçişleri Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına “Türkiye’de şiddete uğrayan kadınlara ilişkin” aynı soruları sordum. İki Bakanlıktan aynı sorulara farklı cevaplar geldi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı; 14 bin 332 koruma kararı verildiğini, İçişleri Bakanlığı ise 54 bin 484 koruma kararı verildiğini açıkladı. Yani arada akıbeti meçhul 40 bin kadın var! İşte böyle bir ortamda anayasa değişikliğine gidiyoruz” ifadelerini kullandı.

DSCF8304

BİZLER BU KADİM TOPRAKLARIN KARDELENLERİYİZ

Bizler bu kadim toprakların kardelenleriyiz diyen Akkuş İlgezdi; “Bir evlat çığlığına düşünmeden kendini feda eden analarız. Soma’da kömür karası yüzlerde bir umut arayan, Galatasaray meydanında evlat yolu gözleyen, Diyarbakır’da, Ankara’da, Suruç’ta, Edirne’de, Çanakkale’de, Türkiye’nin her yerinde evlatlarını soğuk toprağa yatıran anneleriz. Şehit haberi geldiğinde ateşi kendi evimizde hisseden anneleriz. Rize’de, Artvin’de, termik santrale, talana karşı kendini siper eden kadınlarız. “Tecavüzün saygını, cinayetin iyi hali olmaz” diyerek, adliye adliye, mahkeme mahkeme hakkını arayan anneleriz bizler. Özgecan’ın, Duygu’nun, Songül’ün, Şükran’ın, Nesibe’nin, Güler’in, Pembe’nin, Aliye’nin, Bahar’ın, Nurcan’ın, Türkan’ın Nesrin’in, Nurhayat’ın, Münevver’in, Behice’nin, Hamiyet’in, Elif’in, Kübra’nın, Hatice’nin, Adalet’in ve Güldünya’nın anneleriyiz bizler” şeklinde konuştu.

ZORDUR BU ÜLKEDE KADIN OLMAK

Gamze Akkuş İlgezdi; ”Nefes alıyorsak umut var demektir,” derler ya, bu ülkede kadınsak ve tüm kötülüklere rağmen hala nefes alabiliyorsak, mücadele edeceğimiz daha çok yolumuz olduğu içindir. Bugün burada umudumuz yeniden filizlenecek. Burada kadınlarımız için özgür, eşit ve yaşanacak bir Türkiye mücadelesinin meyveleri yeşerecek.

Anımsayın, Gezi sürecinde “mesele ağaç değil iktidar” demişlerdi. Oysaki mesele tam da bir ağaçtı. Ağaçlar kadar bağımsız ve ağaçlar kadar katledilen yaşam hakkımızdı. İktidarın yaşam alanımıza orantısız müdahalesiydi. Dün olduğu gibi yarın da mücadelemizi yükselteceğiz. Onun içindir ki bugün gür bir sesle,“Yaşamak, bir ağaç gibi tek ve hür. Ve bir orman gibi kardeşçesine” diyoruz. “Yok, edin insanın insana kulluğunu, bu davet bizim” dedi.

 

İLGEZDİ’DEN KADIN İŞÇİLERE “SULTAN” SÜRPRİZİ

Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle öyle bir organizasyona imza attı ki, kadın işçiler heyecandan gözyaşlarını tutamadı.

Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle bir fabrikanın kadın çalışanlarına yaptığı sürpriz, gözyaşlarıyla karşılandı. Hiç beklemedikleri bir anda Türk sinemasının sultanı Türkan Şoray’ı karşılarında gören işçilerin şaşkınlığı geçince, ortalık anababa gününe döndü.

Ataşehir Belediyesi,  8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliklerine, İçerenköy’deki bir fabrikada başladı. Belediyenin Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, çalışanlarının çoğu kadın işçilerden oluşan tekstil fabrikasının yönetimiyle anlaştı. Günler öncesinden başlayan titiz çalışmalar sonunda, Yeşilçam’ın sultanı Türkan Şoray’la yapılan görüşmeler olumlu sonuç verdi.

şor 7

Fabrikanın yemekhanesine duvar ebatlarında led ekran kuruldu. Saat 16.00’da kadın işçiler yemekhaneye davet edildi. Kokteylin ardından işçiler, yönetmenliğini Kartal Tibet’in yaptığı, başrollerini Türkan Şoray ile Bulut Aras’ın paylaştığı 1978 yapımı Sultan filmini izlemeye başladılar. Yüz kadın işçi, 89 dakikalık filmi izlerken Türkan Şoray, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi ve CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi fabrikaya geldi. Filmin bitmesine 10 dakika kala yük asansöründen yemekhaneye çıkan üçlü, koridordan geçerek yemekhaneye girdi. Her şeyden habersiz, zaman zaman gülerek izledikleri led ekranın önünde bir anda Türkay Şoray’ı gören işçiler önce büyük bir şaşkınlık yaşadı. Kısa sürede şaşkınlık alkış tufanına dönüştü. Bu arada heyecandan gözyaşı dökenler de oldu. Ardından salona inen Şoray ile kadınlar sarmaş dolaş oldu.

şor4

Türkan Şoray ile Gamze Akkuş İlgezdi,  kısa ama duygusal birer konuşma yaptılar. Şoray, filmin hangi sahneye geldiğini merak ederek, işçilere “çamur sahnesi geçti mi” diye sordu. Daha sonra bu sahneyi çalışanlarla birlikte izledikten sonra, filmdeki rolüyle, yaşamın ne kadar çetin olduğunu ve bir kadının mücadelesini yansıttığını anlattı.

şor 8

Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, işçilerin fotoğraf çektirme yarışına girdiği Türkan Şoray’a, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ndeki etkinliğe katıldığı için teşekkür etti.

şor2

Dört çocukla dul kalan bir kadının yaşam savaşının anlatıldığı yapımda Adile Naşit, Şener Şen, İlyas Salman gibi önemli karakterler de yer almıştı.

şor1 şor 5 şor4 şor3

ÇERKEZ; “CUMHURİYET BU ÜLKENİN DAMARIDIR”

Kısa adı KAR-DER olan Kars, Ardahan ve Iğdır Derneği yönetimi, birliği ve beraberliği pekiştirmek, hasret gidermek, yöresel yemek ve yöresel müziği tanıtmak için düzenledikleri geleneksel Kaz gecesinde hemşerileri ve dostlarıyla bir araya geldiler. Gecede konuşan KAR-DER Başkanı Orhan Çerkez; “Cumhuriyet bu ülkenin damarıdır. Ulu Önder Atatürk’ün bizlere bıraktığı bu ülkeyi korumak bizim görevimizdir” dedi.

Ataşehir Silence İstanbul Otel’de düzenlenen geceye; TBMM Başkan Vekili CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamza Çebi, CHP İstanbul Milletvekilleri Gamze Akkuş İlgezdi, Barış Yarkadaş, Ataşehir Kaymakamı Zafer Karamehmetoğlu, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, CHP Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak ve yönetimi, CHP Ataşehir Kadın Kolları Başkanı Nihan Erol ve yönetimi, Belediye Başkan Yardımcıları Abdullah Der ve Hüseyin Hışman, Ataşehir Belediye Meclis Başkanı Sadi Özata, Milli Eğitim Müdürü Ertuğrul Bilican, CHP Meclis üyeleri Merdan Özer, Tuncay Akın Orhan, Süleyman Karadağ, STK temsilcileri ile Kars, Ardahan ve Iğdırlıların yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.

DSCF7775

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kars, Ardahan ve Iğdır’ı tanıtan film gösterildi.

DSCF7779

Gecede konuşan KAR-DER Başkanı Orhan Çerkez;  “Kardeşlik, dostluk, birlik ve beraberlik adına düzenlemiş olduğumuz bu geleneksel gecemize şeref verdiniz. Dernekçilik gönül işidir.  Karşılıksız yapılan hizmetlerdir. İnsanın gönlünü, manevi olanaklarını, sevgisini, bilgi birikimini hiçbir karşılık beklemeden bu yolda hizmet için çaba göstermesidir. Bilim dünyası, sosyal sorumluluk duygusuna sahip olmayı insan olmanın en önemli niteliklerden birisi olarak görüyor. Dil, din, ırk ayırımı yapmadan insanca birlik ve kardeşlik duygularının birbirine bağlandığı bu etkinlikler toplumsal barışın sağlanmasına katkı sunmaktır. Dostluk sahiplenmektir” dedi.

DSCF7801

Çerkez; “Ardahan’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 96. Yılını kutlayarak konuşmasına şöyle devam etti: “Cumhuriyet bu ülkenin damarıdır. Ulu Önder Atatürk’ün bizlere bıraktığı bu ülkeyi korumak bizim görevimizdir. Cumhuriyet düşünce, beden, bir bakımdan güçlü koruyucular ister. Bu vesile ile Kurtuluş Savaşını kazanan Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını ve bugüne kadar vatan toprağımız için şehit olan tüm şehitlerimizi rahmet ve şükranla anıyorum” diye konuştu.

Çerkez konuşmasının sonunda; “Bu gecenin hazırlanmasında emeği geçen yönetim kurulu arkadaşlarıma ve buraya gelerek bu coşkulu gecede bizlerle olan, bizlere her zaman destek veren siz değerli hemşerilerime ve konuklarıma teşekkür ederim” şeklinde ifade etti.

DSCF7818

Çerkez; bizi yalnız bırakmayan, tüm etkinliklerimizde bizlere destek veren gönül ve hizmet adamı Belediye Başkanımız Battal İlgezdi’ye şahsım ve hemşerilerim adına teşekkür ederim diyerek kendisine plaket takdim etti.

Birlikte etkinlikler yaptıkları Ataşehir Gönüllüler Derneği ve Türkiye Kızılay Derneği Ataşehir şubesi Başkanı Rahman Baki’ye plaketlerini TBMM Başkan vekili Akif Hamza Çebi, İstanbul Milletvekilleri Gamze Akkuş İlgezdi ve Barış Yarkadaş verdi.

DSCF7830

Ayrıca desteklerinden dolayı derneğin eski yönetim kurulu üyelerinden Ayhan Özdoğru ve Bahattin Ergül’e de plaketlerini Ataşehir Kaymakamı Zafer Karamehmetoğlu verdi.

Ataşehir Belediye başkanı Battal İlgezdi, geceyi düzenleyen KAR-DER yönetimini kutlayarak, verilen plaket için teşekkür etti.

 Plaket takdimleri esnasında kısa selamlama konuşmasını yapan TBMM Başkan Vekili A.Hamza Çebi;”Bu güzel gecede sizlerle birlikte olmaktan son derece mutluyum. Bu gecelerin tek amacı vardır. Dostluk, kardeşlik dayanışmadır. Burada Kars, Ardahan ve Iğdır’lı Ataşehirli hemşerilerimizin en güçlü şekilde birbirilerine bağlandıklarını görüyoruz. Desteklerinden dolayı plaket alan ve bu geceyi düzenleyen yönetimdeki arkadaşlara teşekkür ederim” dedi.

DSCF7835

Ataşehir Kaymakamı Zafer Karamehmetoğlu; “Serhat şehrimiz Kars’ı benim kadar gezenin yoktur. Sanırım ilçe ilçe dolaşan çok az kişiden biriyimdir.  KAR-DER Orhan Çerkez başkanlığında Ataşehir’de hemşerileri için önemli etkinlikler yapıyorlar. Kendilerini kutluyorum. Birlik ve beraberliğiniz daim olsun” dedi.

DSCF7845

Başkanın konuşmasından sonra Kafkas Halk Oyunları Ekibi sahne alarak geceye renk kattı. 

DSCF7859

Daha sonra sahne alan yerel sanatçıların seslendirdiği türkü ve ezgiler eşliğinde halaylar çekilerek gecenin geç saatlerine kadar davetliler gönüllerince eğlendiler.

DSCF7864

DSCF7811 DSCF7793 DSCF7799

O Skandal Meclis Gündeminde!

Cumhuriyet Halk Partisi PM Üyesi ve İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünde yaşanan “gizli kamera” skandalını Meclise taşıdı.

ANKARA- (TBMM) Meclis’e taşınan skandal, Kültür Bakanlığı’na bağlı Telif Hakları Genel Müdürlüğündeki bir kadınlar tuvaletine gizlice yerleştirilen kamerayı, kurumda çalışan bir kadın memurun yanıp sönen ışığı fark ederek bulmasıyla ortaya çıktı. İddiaya göre kamerayı tuvalete, kadınları gizlice izlemek için Genel Müdürlükte bilirkişi olarak çalışan R.K. yerleştirdi. Ancak skandal kameranın bulunmasıyla bitmedi.

ÇALIŞANLARA TEHDİT

Kamerayı bularak skandalı ortaya çıkartan Bakanlık personelinin konuyu üstlerine iletmelerine karşın, Müsteşar Yardımcısı ile Genel Müdür ve Daire başkanlarınca, “ağzını açan olursa işini kaybeder” denilerek tehdit edildiği iddia edildi.

KAMERAYI KOYAN GÖZALTINDA

Bakanlık personelinin, tehditlere rağmen polise başvurması üzerine, kamerayı yerleştirdiği iddia edilen R.K, 13 Mayıs gözaltına alınarak, suçunu kabul etti. Şüphelinin işyeri ve evinde yapılan aramalar neticesinde benzer şekilde çekilerek kaydedildiği anlaşılan CD’lere güvenlik güçlerince el konularak Savcılık makamına teslim edildiği, zanlı R.K’nın Adliye’de bilirkişi olarak çalıştığı dönemde de benzer bir suçlama ile karşılaştığı, bu suçlamanın ise örtbas edildiği ortaya çıktı.

ELİNİ KOLUNU SALLAYARAK İŞİNE DÖNDÜ

Hakkındaki iddiaların Adli makamlara intikal etmesinin ardından bir süre izne ayrılan R.K’nın, Genel Müdürlükte görevli daire başkanları ve bir kısım memur tarafından, “Bu olayın duyulmasına izin veremeyiz. Eşi ve ailesi çok dindar! Hem kendisi, hem ailesi hem de parti rencide olur” denilerek yeniden görevine başlatılması skandala yeni bir halka ekledi.

İLGEZDİ MECLİS’E TAŞIDI

CHP Parti Meclisi Üyesi İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı’nın yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi vererek konuyu Meclis gündemine taşıdı. İlgezdi Bakan Avcı’ya şu soruları yöneltti:

Tuvaletteki kamera fark edildikten sonra kimler tarafından sökülmüştür? Kamerayı taktığı iddia edilen Karaca’nın söküp attığı iddiaları doğru mudur?

Karaca’nın olayın duyulmaması için kadın memurları tehdit ettiği iddiaları doğru mudur?

Şüpheli Karaca’nın daha önce de adliyede bilirkişi olarak görev yaptığı dönemde benzer bir suçlama ile karşılaştığı ancak olayın örtbas edildiği iddiaları doğru mudur?

Müsteşar yardımcısı, genel müdür ve daire başkanlarının çalışanları “ağzını açan olursa buradaki işini kaybeder” diyerek tehdit ettikleri yönündeki iddialar doğru mudur? Kadınları tehdit edenler halen görevinde midir? Tehdit edenleri görevden almayı düşünüyor musunuz?

Şüphelinin evinde yapılan aramada gizli kaydedilmiş görüntülerin ele geçirildiği iddiaları doğru mudur?

Karaca kurumdaki görevi başında mıdır yoksa başka bir kurumda mı görev yapmaktadır? Karaca’yı görevden almayı mı yoksa genel müdürlüğe atamayı mı düşünüyorsunuz?

 

 

Listeler Altüst İşte yeni parti meclisi

Kılıçdaroğlu tarafından önce genel başkan yardımcılığına, ardından da genel sekreterliğe getirilen Gürsel Tekin, yeni Parti Meclisi’ne (PM) giremedi.

Aynı şekilde Genel Başkan Yardımcısı Enis Berberoğlu da listede yer alamadı.

Kılıçdaroğlu’nun, PM içerisinden “A Takımı” olan yeni bir Merkez Yönetim Kurulu (MYK) oluştururken zorlanacağı kanısı hakim.

Kurultayda akşam 19.30 sıralarında başlayan oy verme işlemi gece yarısı bitti ve sayım işlemine geçildi. Yoğun uğraşlar sonucu sayım sabaha karşı 05.30’da sona erdi.

Sonuçların ilan edilmesiyle birlikte sürprizler de arka arkaya geldi. Bu tablo, kurultayda 990 oyla yeniden Genel Başkan seçilen Kılıçdaroğlu’na örgütün bir mesajı olarak yorumlandı.

Kılıçdaroğlu, anahtar listesinde mevcut Parti Meclisi’ndeki 43 isme yer vermemişti. Anahtar listeye eklenen yeni isimlerin, delegede beklenen heyecanı uyandırmadığı yorumları yapıldı.

Bilim Yönetim ve Kültür Platformu’nda da, anahtar listede yer alan Prof. Dr. İştar Gözaydın Savaşır’ı çizen delege, yerine Prof. Dr. Gaye Usluer’i getirdi.

En yüksek oy Böke’nin

Parti Meclisi seçimlerinde en yüksek oyu Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke aldı. Böke 1077 geçerli oyun 691’ini aldı. Böylece genç kotasından 2, kadın kotasından da 16 isim girdi.

Fikri Sağlar, Aykut Erdoğdu, İlhan Cihaner, Eren Erdem, Ergenekon davası sanığı Mehmet Ali Çelebi, Aylin Nazlıaka, Gamze Akkuş İlgezdi anahtar listeyi delen isimlerden bazıları.

Parti kulislerinde bu sonuçta blok yerine çarşaf liste uygulanmasının ve bazı il başkanlarının rolü olduğu yorumları yapılıyor.

Resmi olmayan sonuçlara göre 8 ismin Bilim Yönetim ve Kültür Platformukontenjanından dahil olduğu 60 kişilik PM listesi ve kurultayda aldıkları oylar şu şekilde:

Selin Sayek Böke 691, Erdal Aksünger 603, Fikri Sağlar 595, Ali Özgündüz 546, Necati Yılmaz 526,

Veli Ağbaba 523, Aykut Erdoğdu 495, Devrim Kök 492, Haluk Koç 482, Gürsel Erol 454,

Candan Yüceer 451, Hakkı Süha Okay 438, Seyit Torun 434, İlhan Cihaner 433, Ali Özcan 422,

Mehmet Tüm 414, Bülent Tezcan 413, Mustafa Moroğlu 411, Eren Erdem 410, Sezgin Tanrıkulu 406,

Ali Öztunç 405, Çetin Sosyal 404, Tekin Bingöl 379, Mehmet Ali Çelebi 378, İdris Yıldız 364,

Bülent Kuşoğlu 359, Öztürk Yılmaz 358, Gamze Akkuş İlgezdi 354, Gülseren Onanç 349,

Çetin Osman Budak 346, Kamil Okyay Sındır 345, Haydar Akar 342, Zeynep Altıok 340,

Orhan Sarıbal 338, Hakkı Akalın 336, İdris Akyüz 336, Mevlüt Dudu 335, Aylin Nazlıaka 332,

Sibel Özdemir 330, Turan Hançerli 330, Yıldırım Kaya 330, Hüsnü Süslü 329,

Yasemin Öney Cankurtaran 325, Gülizar Biçer Karaca 319, Yaşar Seyman 310, Emre Çam 310,

Gamze Taşçıer 306, Canan Kaftancıoğlu 301, Sera Kadıgil 290, Tuğba Ütebay 272, Ferihan Karasu 267,

Sevda Erdan Kılıç 264, (Bilim Yönetim ve Kültür Platformu), Özkan Yıldız (864), Gaye Usluer 857,

Ayşe Eser Danışoğlu 847, Lale Karabıyık 844, Ahmet Caner Yenidünya 825, Ali Rıza Erbay 816, Alper Keten 742 ve Zeki Kılıçarslan 735.

MYK kurarken zorlanacak

Kılıçdaroğlu, şimdi bu yeni PM listesinden bir de MYK kuracak. MYK, Genel Başkan’ın “A takımı” olarak niteleniyor. Kurultayda yapılan tüzük değişikliği ile 17 kişilik PM’nin daraltılmasının yolu açılmıştı.

Parti kurmayları Kılıçdaroğlu’nun bu kuruldaki üye sayısını 9 ya da 12’ye düşürebileceğini düşünüyor. Ancak Kılıçdaroğlu’nun MYK’sini oluştururken, Parti Meclisi’nden seçim yapmakta da zorlanacağı belirtiliyor.

“Ülkemin güzel ve özgür geleceği için çalışacağım”

“Ülkemin güzel ve özgür geleceği için çalışacağım”

 

CHP İstanbul Milletvekili adayları tanıtım toplantısından sonra Ataşehir Yerel Basın temsilcileriyle bir araya gelen İstanbul 1.Bölge 2.sıra Milletvekili adayı Gamze Akkuş İlgezdi;

Sanatçı kimliği ile halkla bire bir iletişim kurmanın ve siyaset bilimi eğitimini almanın bu başarıda etkili olduğunu söyledi.          

Akkuş İlgezdi; “Kadınların birçok şeyi değiştireceğine inanıyorum. Hem ritim anlamında hem istikrarlı kaliteli siyaset yapmak anlamında parlamentoya girecek kadın arkadaşlarımla çok güzel şeyler üreteceğimize inanıyorum” dedi.

GA1

Akkuş İlgezdi; Ön seçimde birinci sırada seçilmesi ile ilgili şunları söyledi. “Böyle bir düşünce taşımadım. Çalışmalarımı yürütürken ben CHP’nin çatısı altındaki aday adayı arkadaşlarımla yarışmayı etik bulmadım. Bu yola çıkarken biz birbirimizin rakibi değil diğer siyasi erkin rakibi olmalıyız dedim ve çalışmamı ona göre yürüttüm.”

 GA3

Akkuş İlgezdi; Ön seçimde Genel Başkandan sonra en fazla oyu alan aday olması ile ilgili soruya da: “Hangi oyla gelirsen gel mecliste mücadeleni vereceksin. Ona inanıyorum. Tabi ki mutlu oldum. Öncelikle kadınlar adına çok mutlu oldum. Benim birinci gelmem bizde varız ve belki de en çok kadınların desteği ile varlığım orada yer buldu. Kadın mücadelesi mecliste en temel dayanaklardan biri olacağını her zaman söylüyorum.  Bu başarının vesilesi, toplum kadınla ilgili çok büyük bir duyarlılık içinde. Belki o haykırışın sesi oldum bir kadın olarak. Kişisel özelliklerim de sanırım gönülden, yürekten konuşmamın veya kendi yıllardır birikimimi birleştirmemin vesile olduğunu da düşünüyorum. Ticaret yapan biri değil, halka hizmet eden biriyim. 21 yaşımdan beri halkla bire bir temas halinde olan ilişkilerimin önemli olduğunu düşünüyorum.  4 yıl siyaset bilimi eğitimini aldım. Yüksek Lisans ve Doktoramı yaptım.  Sanatçı kimliğim, halkla yakın temas kurmam sonucunda, bu kadar malzeme birleşince, birde halkımın geldiği nokta da duyarlı olduğu kadın konusu da sanırım bu başarıyı sağlamama vesile oldu” diye cevapladı.

 

Akkuş İlgezdi son olarak; “Biz hepimiz eşitiz. Hangi oyla geldiğimizin önemi yok bence. Önemli olan bu yapı içinde doğru, ülkemizin güzel günleri ve özgür geleceği için mücadele sergilemektir” diye konuştu. 

 

 

 

Kesin olmayan ön seçim sonuçları açıklandı

Kesin olmayan ön seçim sonuçları açıklandı

 

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkan Yardımcısı ve Basın Sözcüsü Elif Uluğ, kesin olmayan ön seçim sonuçlarını açıkladı. Kesin sonuçlar ise itiraz süresinin sona ermesinin ardından Yüksek Seçim Kurulu tarafından açıklanacak.

İstanbul’un 39 ilçesinde 1060 sandıkta gerçekleştirilen ön seçimlerin kesin olmayan sonuçları bugün CHP İstanbul İl Başkanlığı gerçekleştirilen basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı.

Kesin olmayan sonuçlara göre İstanbul’un 1.Seçim Bölgesinde ön seçim adaylarının aldığı oylar ve sıralamaları şöyle;

SIRA NO ADAY İSMİ ALDIĞI OY
1 GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ 25.520
2 BARIŞ YARKADAŞ 25.496
3 MAHMUT TANAL 22.680
4 OĞUZ KAAN SALICI 19.586
5 ONURSAL ADIGÜZEL 18.122
6 ALİ ÖZCAN 18.023
7 METİN AĞIRMAN 16.583
8 KADİR GÖKMEN ÖĞÜT 15.475
9 CEM HAYDAR BEKTAŞ 15.437
10 BİRSEN DEMİREL 13.410
11 İRFAN KARACAN 13.376
12 BERHAN ŞİMŞEK 13.372
13 DERYA ŞENTÜRK 12.191
14 MUSTAFA CAN ATAKLI 11.931
15 NECDET SARAÇ 10.861
16 HASAN UZUNYAYLA 10.829
17 OSMAN TANEY KORUTÜRK 10.769
18 İLKAY ORHAN 10.700
19 ERKAN BAŞBOĞA 10.338
20 NURETTİN SARIBAL 10.127
21 İRFAN YILDIZ 9.853
22 HÜSNİYE KAYA 9.770
23 ÖZGEN NAMA 9.582
24 SÜLEYMAN GÜZEL 9.582
25 FATMA NUR SERTER 9.434
26 YAŞAR HASAN YALÇINKAYA 8.955
27 DOĞAN ÇAKMAK 8.947
28 FAHRETTİN KAYHAN 8.762
29 UMUT ÇAKIR 8.553
30 ALİ KAHRİMAN 8.399

 

“Adaletin zaferi için iktidar olacağız”

“Adaletin zaferi için iktidar olacağız”

 

CHP İstanbul 1.Bölge Milletvekili ön seçimli aday adayı Gamze Akkuş İlgezdi; düzenlediği tanıtım kokteylinde CHP Ataşehir örgütü ile bir araya geldi.

Ataşehir Silence Otel’de verilen kokteylde konuşan Gamze Akkuş İlgezdi, kısaca özgeçmişini örgüt üyeleriyle paylaştıktan sonra şunları söyledi. “ Erenlerden, bilenlerden, gönül verenlerden öğrendim ki en değerli varlık insanmış. Bizler içinde en değerli şey zaman. ‘Zamanım insanlara feda olsun’ diyerek bu yolculuğa çıktım. Bu yolculuğa, ülkenin üzerinde 12 yıldır var olan kara bulutları dağıtmak adına çıktım.

gamze4

Ülkemiz 12 yıldır tarihin en karanlık sürecinden geçiyor. İleri demokrasi dedikleri anlayışın ardında baskıcı polis rejimi çıkıyor. Diğer taraftan çocuklarımıza yeni bir rejim tanımlanıyor. Bu yeni rejimin adı ‘’İstibdat Düzeni’. Bu gün AKP iktidarının attığı her adım, çıkarttığı her kanun, söylediği her cümle yeni İstibdat düzeninin taşlarını döşüyor dedi.
gamze örgüt

“Toplumumuzun kimyası bozuldu”

Var olan süreci Hitler dönemine benzettiğini söyleyen Akkuş İlgezdi ; “Bu gün AKP’nin parlamentodaki uygulamaları o dönemle örtüşüyor. Tüm haklarımız alındı, yüzlerce insan suçsuz yere cezaevlerinde yatırıldı. Ortadoğu’da ki savaşa ne zaman burnumuzu sokacağız diye herkes kaygılı.  Gençlerimize baktığımızda, gençlerimiz iş bulamadığı gibi, eğitimlerini düzgün yürütemedikleri gibi acaba ne zaman Ortadoğu’daki savaşa müdahil olacağız da askerliğe çağrılacağız diye bekliyorlar. Öte taraftan genç kızlarımız, mahallelerin namus bekçilerinin ne zaman hedefi olacak kaygısıyla yaşıyor. Kadın cinayetleri devam ediyor. Kadınla erkeğin fıtratında eşitlik yoktur diyen,  anasının diz kapağından tahrik olunduğunu söyleyen,  tecavüzcüyü mağdur gören bir iktidarın bu ülkenin kadınlarına vereceği hiçbir şeyi yok. Bu durum toplumun kimyasını bozdu” diye konuştu.
gamze3

“Bu topraklara barışı getirmek için iktidar olacağız”

Her şeyimizi bozdular. Şimdi de değerlerimizi bozuyorlar diyen Akkuş İlgezdi; ”Toplumun değerlerinin bozulması, o toplumun yok olması demektir. Barıştan söz ediyorlar. Güneydoğuya barış getireceğiz diyorlar.  Bakın barış getireceğim diyen kişi Gaziantep’te halkına şöyle sesleniyor. ‘Paşa paşa verin oyları, çıkarın 400 milletvekilini bu işi sorunsuz haledelim’ diyor. Alevi halkını tehdit ediyor.  Ve bu mantıkla barış getirmeye çalışıyorlar. Boyu uzun, yüreği, vicdanı kısa adamın dediği gibi, 7 Haziran’da paşa paşa sandıklara gideceğiz. Ama onu bu ülkeye diktatör olarak getirmek için değil, bu baskıcı polis rejimine, soyguna, talana hayır demek için, Anadolu’yu bu 12 yıllık karanlıktan kurtarmak için, utancımız olan çocuk gelinlere son vermek için, kadın cinayetlerine dur demek için, tüm emekçilerin sesi olmak için paşa paşa gideceğiz sandıklara. Erkek şiddetine karşı kadının, betona karşı yeşilin, sermayeye karşı emeğin, diktatörlere karşı devrimcilerin sesi olmak için gideceğiz. Bu topraklara barışı getirmek için, 7 Haziranda vurguna, talana, soyguna son vermek için iktidar olacağız. Adaletin zaferi için, alın terinin hakkı için, vicdanları ayağa kaldırmak için, barışın aşkı için, özgür bir gelecek için, geleceğimizi karartmamak için yaşasın sol, yaşasın sosyal demokrasi, yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi. Yolumuz açık olsun dostlar” diyerek konuşmasını tamamladı.

Gençlerden Gamze İlgezdi’ye tam destek

Gençlerden Gamze İlgezdi’ye tam destek

 

CHP 1.Bölge İlçelerin Gençlik Kolları. Bölge CHP’den aday adayı olan Gamze Akkuş İlgezdi’ye destek için kahvaltılı toplantı düzenlediler.

 Toplantıya katılan İlgezdi; Sizinle birlikte olmak ve sohbet etmek gerçekten çok güzel diyerek gençlere hitaben yaptığı konuşmada;  Bugün büyük bir karanlık içindeyiz. Bu karanlığı aslında en çok siz, gençler hissediyorsunuz. Laik, bilimsel eğitim hakkınız çoktan elinizden alındı. Kendi çocuklarına özel okullarda, dünya standartlarında eğitim verdirenler, bizim çocuklarımızı imam hatip liselerine mahkûm ettiler” dedi.

 DSCF8647

Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu için AKP’li bir vekil “Cumhurbaşkanına hakaretten suç duyurusunda bulunmuş.”  diyen İlgezdi konuşmasının devamında; “Aralık ayından bu yana Cumhurbaşkanına hakaretten yargılananların sayısı 100’ü buldu. Yakında sadece “ampul” demek serbest olacak.  Sendikaları yetkisizleştiriyorlar. Meslek Birliklerinin elinden yetkileri almak için yasalar hazırlıyorlar” diye konuştu.

CHP’yi iktidar yapalım

İlgezdi; Bugün, tüm güçlerimizle AKP iktidarına karşı mücadele etmeliyiz diyerek konuşmasını şöyle tamamladı. “Yarın vakit çok geç olabilir. Birbirimizle uğraşmaktan vazgeçmeliyiz. Hepimiz yüzümüzü topluma dönmeli, karşı karşıya kaldığımız bu tehlikeyi bıkıp usanmadan anlatmalıyız. CHP iktidarını kurmak için, canımızı dişimize takmalıyız. Bunu birlikte becerebiliriz. Gezi olaylarında gördüm ben sizleri. Size dayatılanlara nasıl karşı koyduğunuzu izledim.  Bütün topluma gösterdiniz. Şimdi, bugün, tam zamanı, “dediğim dediktir”  diyen iktidar anlayışına karşı sözümüzü avaz avaz bağırmanın günü. Bakın Yunanistan yaptı. İspanya yapıyor, Biz de yapabiliriz. Birbirimizle uğraşmaktan vazgeçmeliyiz. Eğer önseçimden çıkarsam, CHP’yi iktidara taşımak için sizlerle birlikte sokak sokak, okul okul çalışacağım. Sesiniz, sözünüz olacağım. Sesinizi, sözünüzü partiye hâkim kılmak için uğraşacağım.”

 

“Gençlik Geleceğe Yürüyor” Paneli

 “Gençlik Geleceğe Yürüyor” Paneli

 

Sosyal Dönüşüm Vakfı Girişimi’nin düzenlediği “68’den  2015’e Gençlik Geleceğe Yürüyor” konulu panel 21 Şubat 2015 Cumartesi Günü Ataşehir Novada Kültür Merkezi’nde gerçekleşti.

Moderatörlüğünü sanatçı Orhan Alkaya’nın yaptığı panele, Bülent Forta, Cezmi Ersöz, Deniz Zeyrek, İlkay Demir ve Nafer Çapar konuşmacı olarak katıldılar.

CHP Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi ve çok sayıda izleyicinin katıldığı panelin açılış konuşmasını Girişim sözcüsü ve İstanbul 1.Bölge Milletvekili aday adayı Gamze Akkuş İlgezdi yaptı.

gençlik1

Amacının “68, 78 ve Haziran Hareketi’nin öncülerini bir araya getirerek, gelenekle geleceği buluşturmak olduğunu söyleyen İlgezdi, “Devletin 33 yıldır bilinçli olarak sürdürdüğü apolitik gençlik yaratma çabalarının boşa çıktığını Gezi olayları sırasında gördük. Bize, geleceğe ilişkin büyük umut veren Haziran hareketi, ülkeyi yönetenlerin kâbusu oldu. Amacımız ne 68 hareketinin nostaljisine kapılmak, ne de 78 gençliği için yas tutmak. Dileğimiz yeni bir hareket için yola çıkan gençlikle buluşmak. 68 hareketinden Gezi Direnişine bütün gençlik hareketleri toplumlardaki anlamlı değişimlerin öncülüğünü yapmıştır ve yapmaktadır. Yunanistan yaptı, İspanya yapıyor,  Biz de yapabiliriz” dedi.

İlgezdi’nin konuşmasından sonra söz alan sanatçı Orhan Alkaya; “ Cumhuriyet tarihinin en zor dönemlerini yaşıyoruz. Değerlerimizin değiştirilmesi yönünde propagandalar geliştiriliyor. Herkes her şeyi çok iyi bilir diye çıkarsa ayrışmalar kaçınılmazdır. Nasıl birleşebiliriz konusunu tartışmak lazım. Buradaki enerjiyi sokaklara taşımak lazım” diye konuştu.

68 kuşağından gelen İlkay Demir;”Gittiğim bir miting hayatımı etkiledi. Orada ilk olarak ezilenleri iktidara çağırıldığı bir ses duydum. O kuşakta Nazım Hikmet, Yaşar kemal geleneği vardı. Adaletsizliğe isyan duygusu ve 12 Mart Askeri darbeye itiraz ettiğim için buradayım. Hareketin içinde ikiyüzlülüğü hissettirmemek lazım” dedi.

gençlik2

Dev-Geç başkanlarında Bülent Forta; “ Gezi hem devamımız hem de eleştirimizdir. Gezi dayanışmadır. Gezi bir dönemin devamıdır. Gezi’nin fıtratında eğlence var, şiddet yok. Gezi isyandır ve özgürlük anlayışıdır” diyerek düşüncelerini kısaca özetledi.

Gazeteci Deniz Zeyrek yaptığı konuşmasında özetle “ Gençliği en iyi anlatan söz gelecektir. Tek başına isyan etmenin faydası yok. Direnen her zaman kazanır. Umut varsa korku yok” dedi.

Panelde son konuşan Çapar; “ Gezi Parkı’nda direnerek zafer elde ettik. Bizi apolitik olarak görenler öyle olmadığımızı gördüler” dedi

Panel soru ve cevapların ardından sona erdi.

 

 

İlgezdi CHP’den Aday Adayı

Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’yi seçildiği günden beri bir an olsun yalnız bırakmayan eşi Gamze Akkuş İlgezdi kolları sıvadı ve CHP’den milletvekili adaylığı için başvurusunu yaptı.

Milletvekili adaylığı için belediyedeki Sosyal ve Kültür İşleri Koordinatörlüğü görevinden ayrılan İlgezdi, aynı zamanda kurucusu olduğu Sosyal Dönüşüm Vakfının sözcülüğünü de yapıyor.

Türkan Saylan Tıp Merkezi’nin kurucularından olan ve özellikle kadın hareketlerinde ve sosyal – kültürel çalışmalarda aktif olarak yer alan Gamze Akkuş İlgezdi CHP İlçe merkezinde CHP’den milletvekili aday adayı olduğunu basın mensuplarına açıkladı.

Bu zamana kadar yaptığı başarılı çalışmalarla isminden sıkça söz ettiren İlgezdi bu çalışmaları anlatırken,  bundan sonra da çalışmalarına öncelikle halkın refahı ve huzuru için devam edeceğini ve her türlü fedakarlığı yapacağını belirtti.

Gamze Akkuş İlgezdi toplantıda şunları ifade etti:

“Ülkeyi diktatörlerden kurtarmak, kimsesizlerin kimsesi olmak, yolsuzluğun önüne geçmek için dostluğu, barışı kardeşliği sağlamak için ve kavgasız, sorunsuz bir ülkenin önünü açmak için aday adayı olarak milletvekilliğimi açıklıyorum. Artık diktatör korksun. İstersek tekrar yapabiliriz ve diktatörü yerinden edebiliriz. Tarih bunun örnekleriyle dolu. Bizde yapabiliriz. Yaşasın sol, yaşasın sosyal demokrasi, yaşasın CHP. Bir kardeşiniz olarak beni meclise gönderdiğinizde kadınların mağduriyetinin önüne geçmek için yoğun çaba sarf edeceğim. Dünyada birçok yerde esen sol rüzgarlar ülkemizde de esecek. Biz neden başarmayalım?”

Gamze İlgezdi yoğun alkışlar eşliğinde konuşmasını sonlandırdı. İçeride yoğun bir şekilde izdiham yaşanırken dışarıda pek çok partilide katılımda bulundu. Gamze İlgezdi daha sonra eşi Battal İlgezdi ile birlikte balkona çıkarak kendisinden desteğini esirgemeyen partilileri de selamladı.