36 YIL SONRA ‘MAVİ SÜPER KANLI AY’

Ay’ın kızıl görüntüye büründüğü tam Ay tutulması ile “Mavi Süper Ay” görünümü aynı anda izlenebilecek.

Amerikan Havacılılık ve Uzay Ajansından (NASA) yapılan açıklamada, bu akşam, 2015’ten bu yana ilk ay tutulmasının yaşanacağı bildirildi.

Açıklamada, gece saatlerinden başlayacak tutulmanın Kuzey Amerika’nın Batı sahillerinden Pasifik Okyanusu’nun doğu kıyılarına kadar bölgede doğrudan gözlemlenebileceği belirtildi.

Tam Ay tutulması Dünya’nın Güneş ile Ay arasında girerek Ay’ın tamamıyla Dünya’nın gölgesi altında kaldığı yörünge konumunda ortaya çıkıyor.

Bu konumda Güneş ışınlarının Ay’a ulaşması engellendiğinden Ay yalnızca Dünya’dan yansıyan ışıkla aydınlanıyor ve bu yüzden kızıl bir görünüme bürünüyor. Gökbilimciler Ay’ın bu durumuna “Kanlı Ay” adını veriyorlar.

Öte yandan bu gök olayı, Ay’ın aynı aylık periyotta ikinci kez Dolunay halini aldığı “Mavi Ay” ve eliptik yörüngede Dünya’ya en yakın olduğu, dolayısıyla en büyük halde göründüğü “Süper Ay” görünümleriyle aynı tarihe denk geliyor.

Dünyanın farklı yerlerindeki insanlar gökyüzünde “Mavi Süper Ay“ı seyrederken, Kuzey Amerika sahillerinden Pasifik’e kadar bölgede yaşayan insanlar Ay’ın bu konumda tutulduğunu görecekler.

Bu üçlü görünüm en son 1982 yılında ortaya çıkmıştı. “Mavi Süper Kanlı Ay”ın bundan sonra en erken 2037’de görüleceği belirtildi.

 

SAVUNMA SİSTEMİ İÇİN İMZALAR ATILDI

ASELSAN, ROKETSAN, TÜBİTAK SAGE İş Ortaklığı ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı arasında uzun menzilli savunma sistemi projesi sözleşmesi imzalandı.

ASELSAN, ROKETSAN, TÜBİTAK SAGE İş Ortaklığı ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı arasında uzun menzilli savunma sistemi projesi sözleşmesi imzalandı.

ASELSAN’ın Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yer alan açıklamasında ASELSAN, ROKETSAN, TÜBİTAK SAGE İş Ortaklığı ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı arasında dün bir milli uzun menzilli savunma sistemi projesi sözleşmesi imzalandığı duyuruldu.

Açıklamada söz konusu sözleşme kapsamında ASELSAN payının 869 milyon 13 bin 861 TL ve 279 milyon 257 bin 600 avro olduğu, teslimatların 2021 yılında gerçekleştirileceği bildirildi.

 

ÜSKÜDAR-ÜMRANİYE METROSU AÇILIYOR

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Uysal, Üsküdar-Ümraniye metrosunun 15 Aralık’ta hizmete gireceğini açıkladı.

İstanbul‘da ÜsküdarÜmraniye metrosunun 15 Aralık’ta hizmete gireceği bildirildi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “İstanbul, teknoloji harikası, sürücüsüz metroya kavuşuyor. Üsküdar-Ümraniye Metro Hattı’nı, Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle 15 Aralık Cuma günü, saat 15.00’te hizmete alıyoruz. Gelin bu sevinci hep birlikte yaşayalım.” ifadesini kullandı.

 

OVİT TÜNELİ ŞİMDİDEN SÜRÜCÜLERE UMUT OLDU

Rize-Erzurum karayolu Ovit Dağı Geçidi’nin çığ tehlikesi nedeniyle kapatılmasının ardından tek tüpü kontrollü olarak ulaşıma açılan tünel, kış aylarında geçit vermeyen güzergahı kullanan sürücülerin yüzünü güldürdü.

Rize’de çığ tehlikesi nedeniyle kapatılan yolda ulaşımın sağlanması için dün tek tüpü ilk kez kullanıma açılan Ovit Tüneli, şimdiden sürücülere umut oldu.

Rize-Erzurum karayolu İkizdere-İspir arasında bulunan 2 bin 600 rakımlı Ovit Dağı’nda kar yağışı ve tipi iki gündür etkisini sürdürüyor.

Kar yağışının ardından tipinin de etkisini artırması ve çığ tehlikesi nedeniyle karayolları ekiplerinin çalışma yapamadığı Ovit Dağı Geçidi, dün ulaşıma kapatıldı.

Trafik yoğunluğu nedeniyle karayolları ekipleri, yaptıkları görüşmelerin ardından, yapım çalışmalarının sürdüğü Ovit Tüneli sağ tüpünü dün ilk kez kontrollü olarak ulaşıma açtı. Tek yönde hizmet verilen tüneli, ilk gün 370 araç kullandı.

Tünelin açılması, kış aylarında geçit vermeyen güzergahı kullanan sürücülere umut oldu. Özellikle Rize-Erzurum arasında yolcu taşımacılığı yapan seyahat firmalarının yetkilileri, tünelinin hizmete girmesinden büyük memnuniyet duyuyor.

“Kış şartlarında bu dağ geçilememiş ama artık geçiliyor”

Rize Valisi Erdoğan Bektaş, AA muhabirine, Türkiye’nin çok önemli projelerinden birinin hizmet vermeye başladığını ancak ufak detayların yapımının devam ettiğini söyledi.

Vatandaşların mağduriyet yaşamaması için tünelin geçici hizmet verdiğini anlatan Bektaş, “Hizmetin bütünüyle tamamlanmadan açılması bazen aksamalara da neden olabiliyor. Tünelin tam olarak açıldığını söyleyemeyiz. Yalnız şunu demiştik, Ovit Dağı’nda kışın ulaşımın kesilmesi işini bu sene yapmayacağız. Kontrollü olarak tek tüpten ulaşım sağlanıyor.” dedi.

Kış boyunca büyük bir aksilik yaşanmazsa buradan geçişin sağlanacağını belirten Bektaş, şunları kaydetti:

“Eksikler giderildikten sonra önümüzdeki hafta daha düzenli geçişe izin verilecek. Bu gerçekten tarihi bir zaman. Tarihte hiçbir zaman o dağ geçit vermemişti. Bu dağ her zaman sahil ile Doğu Anadolu, Erzurum arasında bir engel olmuş. Yörede ‘Lanetleme Aşıtı’ diyorlar. Kim bilir hangi olay yaşanmış? Böyle isimler kalmış Kaçkar’ın bazı bölgelerinde. Kış şartlarında bu dağ geçilememiş ama artık geçiliyor. Çok önemli bir gelişme. Başta Cumhurbaşkanımız ve hükümetimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.”

Tamamlandığında Türkiye’nin en uzun ikinci tüneli olacak

İlk olarak 1880 yılında Osmanlı Devleti’nin kalkınma planında Rize-Erzurum karayolu ve tüneli projesi olarak gündeme gelen Ovit Tüneli’nin temeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından, başbakanlığı döneminde 13 Mayıs 2012’de atıldı. Tünelde “ışık göründü” töreni ise 11 Kasım 2016’da Başbakan Binali Yıldırım’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Burası, toplam 14,3 kilometre uzunluğuyla, Trabzon-Gümüşhane karayolunda yapımı süren 14,5 kilometrelik Yeni Zigana Tüneli’nin ardından Türkiye’nin ikinci, dünyanın ise dördüncü en uzun tüneli olacak.

Tünelin giriş kotu bin 919 metre, çıkış kotu 2 bin 236 metre, tünel içi boyuna eğim yüzde 2,13 olarak gerçekleştirildi. Kazı ve kaplama betonu imalatı tamamlanan Ovit’in bin 710 metre uzunluğunda yaklaşım tüneli ve bin 369 metre uzunluğunda çığ tüneli bulunuyor.

Tünelin hizmete girmesiyle 250 kilometre olan Rize-Erzurum karayolunun uzunluğu, 200 kilometreye düşüyor.

Rize’nin İkizdere ilçesinde Ovit Dağı’nda yapılan tünelde, trafik işaretleme ve ışıklandırma çalışmaları sürdürülüyor.

 

ÖMÜR UZATAN ÜRÜN GELİŞTİRİLİYOR

Yıldız Teknopark içerisinde geliştirilmesine devam edilen ürün ile akciğer ve pankreas kanseri hastalarına ömür uzatan terapi uygulanabileceği bildirildi.

Yıldız Teknopark içerisinde faaliyet gösteren bir firma tarafından geliştirilmeye devam edilen “damar yoluyla alınan bir ilaç molekülü” ile akciğer ve pankreas kanserihastalarına ömür uzatan terapi uygulanabileceği bildirildi.

Teknopark’tan yapılan açıklamada, Yıldız Teknopark Kuluçka Merkezi içinde, ilaç sektörüne yönelik ileri gen mühendisliği tekniklerinin geliştirilmesi ve ticarileştirilmesi üzerine Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teknogirişim Sermaye Desteği Programı kapsamında kurulan firmanın, insanlarda akciğer ve pankreas kanserine karşı ömür uzatan ürün geliştirdiği ifade edildi.

Açıklamada, kanserli hastalarda 6 ila 18 aya kadar ömür uzatan ürün sayesinde, bazı hastalarda bulunan tümörlerin de tamamen ortadan kaldırılabileceği vurgulandı.

“Geliştirilen ürünün pek çok hastanın umudu olacağına inanıyoruz”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Yıldız Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Mesut Güner, son dönemlerde öne çıkan gen mühendisliği teknolojilerine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Gururla ifade etmek isterim ki Türkiye’deki devlet organları yüksek katma değerli teknoloji geliştiren ticari kuruluşlarla çok yakın, etkin ve sürekli iletişim halinde bulunmaya gayret ediyor. Bizler de Yıldız Teknopark olarak, devlet-özel-sektör-akademi iş birliğinde karşılıklı ihtiyaçların daha iyi anlaşılması ve bu yönde aksiyon alınması noktasında var gücümüzle çalışıyoruz. Son dönemlerde daha da öne çıkan gen mühendisliği teknolojileri, sektörü olduğu kadar bizleri de heyecanlandırıyor. Geliştirilen ürünün pek çok hastanın umudu olacağına inanıyoruz.”

 

Boya fabrikasında patlama: 5 ölü

Bursa’nın Gürsu ilçesinde, bir boya fabrikasında patlama meydana geldi.

Bursa‘nın Gürsu ilçesinde, bir boya fabrikasında meydana gelen patlamada 5 işçi yaşamını yitirdi, 4 kişi yaralandı.

Alınan bilgiye göre, Bursa-Ankara karayolu yakınlarındaki fabrikada, henüz belirlenemeyen nedenle buhar kazanı patladı.

Bu esnada fabrikanın çatısında çökme meydana geldi.

Patlamanın ardından bölgeye 112 Acil Servis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Patlamada 4 işçi olay yerinde, bir işçi ise kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

“Şu anda 5 ölü, 4 yaralı var”

Bursa Valisi İzzettin Küçük, patlama meydana gelir gelmez olay yerine gittiğini söyledi. Küçük, şunları kaydetti:

“Şu anda 5 ölü, 4 yaralı var. Yaralılar, hastaneye intikal etmiştir. Bir saate kadar yaralıların durumu netlik kazanacaktır. Burası tekstil ünitelerinin olduğu bir boyahane. Oradaki sıcak su kazanı patlamış. Şu anda nedeniyle ilgili bir bilgim yok. Bu kazanın neden patladığıyla ilgili inceleme yapılacak, araştırılacak. Bir tedbirsizlik, kusur ne varsa ortaya çıkacak. Gaz sıkışması olduğu kesin. Şiddetli bir patlama, fabrikada göçük var. Çevredeki fabrikalara ve araçlara da hasar vermiş.”

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da fabrikada büyük bir patlamanın yaşandığını belirtti.

Aktaş, “Yoldan geçenler tamamen etkilenmiş. Bina komple çökmüş. Kazanda bir patlama olmuş. Başımız sağ olsun” ifadelerini kullandı.

 

ATMACA FÜZESİNİN İLK ATIŞI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Deniz Teknik Komutanı Tümamiral Çakır, “Atmaca projesini hepimiz yakından takip ediyoruz, ilk atışları yapıldı. Önümüzdeki sene gemi platformundan atışlar gerçekleştirilecek” dedi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Deniz Teknik Komutanı Tümamiral Ahmet Çakır, ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen 8. Deniz Sistemleri Semineri’nde yaptığı konuşmada, geçmişte kendi mühendisine, işçisine olan güven eksikliğinin bu dönemde ortadan kalkmasıyla savunma sanayisinin adeta şahlandığını ve gelecekte uluslararası alanda önemli bir oyuncu haline geleceğini söyledi.

Türkiye’nin gemi dizayn ve entegrasyonunda dışa bağımlı olmaktan çıktığına işaret eden Çakır, deniz sistemlerinde birçok teknolojinin millileştirildiğini, bu yöndeki çalışmaların devam ettiğini bildirdi.

Çakır, güdümlü mermide kısa zamanda ulaşılan hedeflerin Türkiye’nin bu konuda da uluslararası alanda lider ülkelerden biri olacağını gösterdiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Atmaca projesini hepimiz yakından takip ediyoruz, ilk atışları yapıldı. Önümüzdeki sene gemi platformundan atışlar gerçekleştirilecek. Harpoon’un yerine koymayı planladığımız Atmaca güdümlü mermisinin Harpoon’dan daha üstün kabiliyetli, uzun menzilli, daha üstün yeteneklere sahip bir mermi olmasını amaçlıyoruz. Bundan da kuşkum yok, en kısa zamanda gerçekleştireceğiz.”

Çakır, deniz sistemlerinde elde edilen başarıların milli tank ve milli muharip uçak hamlelerinde önemli rol oynadığını söyledi.

 

“ELEKTRONİK ATIK HURDA DEĞİLDİR”

Ataşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ile ELDAY (Elektrik ve Elektronik Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Derneği)  ile birlikte “elektronik atık” konulu bir kahvaltılı toplantı düzenlediler.

Toplantıda elektronik atığın hurda olmadığını dile getiren Konuşmacılar, gerekli güvenlik önlemleri alınmadan yapılan işlemler ve atığı işleyen kimseler; hava, toprak ve yer altı suları için tehlikelere yol açacağını, elektronik atıkların tehlikeli olduğunu ancak geri kazandırıldığında değerli olduğunu vurguladılar.

 

Ayrıca bir floresan lambanın içerisinde bulunan cıva 30 bin litre suyu kullanılmaz hale getiriyor örneğini vererek, bir çay kaşığının 70’te biri kadar cıva bile 80 bin metrekarelik bir göldeki suyu kirletip yaşayan balıkların ölümlerine sebep olacağını da dile getirdiler

Kahvaltıya mahalle muhtarları, STK’lar, kent konseyi, sitelerin yönetim kurulu başkanları ve proje paydaşları katıldı. Katılımcılar, farkındalık yaratmak için kahvaltıya gelirken yanlarında elektronik atık getirdiler.

DSCF8057

Toplantıya ev sahipliği yapan Ataşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Ayten Kartal, elektronik atıkların tanımını yaparak başladığı konuşmasında bu atıkların içerdikleri; cıva, kurşun ve CFC gazı gibi maddelerin doğaya verdikleri zararı anlattı. Çevre koruma çalışmaları hakkında bilgilendirmede bulunan Kartal, geri dönüşüm konusunda doğru davranış oluşturma, doğru toplama sistemi ve yurt dışındaki örneklerden bahsetti. Proje paydaşlarıyla çok iyi anlaştıklarını ve iyi işlere imza attıklarını belirten Kartal, Ataşehir Belediyesi olarak 100 ton elektronik atık topladıklarını ve bunları lisanslı tesislere geri dönüşüme gönderdiklerini söyledi.

DSCF8065

ELDAY Yerel Yönetimler Yöneticisi İlkim Yiğit ise yaptığı konuşmada dernekleri ve kullanılmayan ürünlerin geri dönüşüm sektörüne kazandırılması hakkında bilgiler verdi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan elektronik atıkların ülke bazında toplanması için 2015 yılında yetki aldıklarını ve çalışmalarına başladıklarını belirten Yiğit, geri dönüşümün mali ve ekonomik boyutlarını anlattı.

DSCF8086

Türkiye’de çeliğin yüzde 70’inin ithal edildiğini ve toplam ithalatın yüzde 4’ünün hurda ithalatı olduğunu söyleyen Yiğit, elektrikli ve elektronik ürünlerin geri dönüşümünün ekonomik anlamda önemli bir kaynak olabileceğini vurguladı. Geri dönüşümün önemine dikkat çeken Yiğit verdiği örnekte; bir kilo demir elde etmek için bir demir madeninden 200 kilo cevher çıkartmak gerektiğini, oysa elektrikli ve elektronik atıkların prosesinden 2 kilo atıktan bir kilo demir elde edilebildiğini söyledi.

Toplantıda yapılan konuşmaların ardından katılımcılar da söz alarak görüşlerini ifade edip, önerilerini sundular.

DSCF8088 DSCF8075 DSCF8056 DSCF8042

 

 

‘ÇEVRECİ ENERJİ’ ÜRETİYORLAR

Yunan matematikçi, fizikçi, astronom, filozof ve mühendis Arşimet’in icadından esinlenerek kurulan tesisle elektrik “doğa dostu” üretiliyor.

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Teknoparkı’nda geliştirilen“mikrohes” projesiyle genellikle düşük seviyedeki suyu yükseğe taşımak amacıyla kullanılan “Arşimet Burgusu”sayesinde HES’e alternatif düşük debilerde bile yüksek verimlilikle çalışan ve Endüstri 4,0’a uyumlu santral yapıldı.

Prototip çalışmasının ardından ilk olarak Sapanca Belediyesi’nin Kurtköy Deresi vadi rekreasyon alanında kurulan sistemle alanın aydınlatması, lokanta ve camisinin elektrik ihtiyacı karşılanacak.

Firma ortaklarından mühendis Emin Akçamur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2010 yılında Kütahya’da HESyapımıyla faaliyete başladıklarını belirterek, HES’lerin çevreyle olan ilişkisi dolayısıyla yaşanan tartışmaların, kendilerini alternatif çözümler üretmeye zorladığını aktardı.

 

HES’e de çevreye de ihtiyaç olduğu düşüncesiyle yeni sistemler geliştirmeye çalıştıklarını ifade eden Akçamur, 4 yıldır KOÜ Teknoparkı’nda yürüttükleri çalışmalarla doğa dostu bir sistem geliştirmeyi hedeflediklerini kaydetti.

“Arşimet burgusu olarak kullanılan bir sistemi tam tersi olarak çalıştırarak, hidroelektrik santraline çevirmiş durumdayız. Sistemde gelen su, kanatlar arasında bir ağırlık oluşturarak burgu milini, dolayısıyla jeneratörün dönmesini sağlar. Teknopark’ta yaptığımız prototipte mekanik olarak yüzde 86 verime ulaştık. Daha sonra projeyi Sapanca Belediyesi ile geliştirerek total verim ve elektromekanik verim çalışmalarını da gerçekleştirdik. Sistem, Kurtköy Deresi vadi rekreasyon çalışması elektrik ihtiyacını karşılaması için kuruldu.”

Endüstri 4,0’a uyumlu

Avrupa’da bu sistemi kullanan üniversiteler, Ar-Ge merkezleri, HES’lerin mevcut olduğunu dile getiren Akçamur, geliştirdikleri sistemin emsallerinden daha verimli, endüstri 4,0 uygulamasına uyumuyla da dünyada bir ilk olduğunu dile getirdi.

Akçamur, geliştirdikleri sistem hakkında şunları söyledi:

“Kurtköy vadi rekreasyon alanındaki enerji ihtiyacını algılayan sistem otomatik olarak kendisini açıp ihtiyacı kadar enerji üretimi sağlıyor. Elektromekanik kısmı küçük kompakt tasarımı sayesinde bir pano içine yerleştirildi. Akıllı smart telefonlardan, tablet ve bilgisayarlardan rahatlıkla kontrol edebiliyoruz. Sistem enerji ihtiyacını algılamasından itibaren kendisini çalıştırıyor ve ihtiyaç kadar üretim yapıyor. İnsansız çalışabilen, bakım masrafları bakımından da ekonomik bir sistem.

Bu sistem çevre ve balık dostudur. Balıklar içinde çok rahat hareket edebilir. Daha az hafriyat, daha az betonarme yapı olduğu için doğa dostu bir teknolojidir. Ekolojik dengeyi bozmaz, bölgedeki ağaç ve bitki örtüsüne zarar vermez. Suyun da oksijen miktarını artırır, suyu temizler. Belediyenin yaptığı ölçümlerde çıkış suyunun 15 derece daha temiz olduğu belirlendi. İçme suyu temininde kullanılan Sapanca Gölü’ne dökülen bu dere daha temiz akmaktadır.”

 

İNTERNET DOLANDIRICILIĞI OPERASYONU

İstanbul ve Ankara’da düzenlenen operasyonda, internette kurdukları sitede pazarladıkları ürünlerin karşılığında vatandaşlardan para alan ve ürünleri teslim etmeyerek dolandırıcılık yaptıkları iddia edilen 3 kişi yakalandı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğüne başvuran bazı vatandaşlar,internet üzerinden alışveriş yaptıklarını ve parasını ödedikleri ürünlerin kendilerine teslim edilmediğini belirterek şikayette bulundu.

Şikayet üzerine çalışma başlatan Siber Suçlarla MücadeleŞube Müdürlüğü ekipleri, vatandaşları dolandırdığı iddia edilen kişilerin kimliklerini tespit etti.

Polis ekiplerinin operasyonunda, şüphelilerden E.O. ve C.B. Ankara’da, Y.O. ise İstanbul’da yakalandı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğüne getirilen zanlılardan E.O’nunbilişim sistemlerine usulsüz girmek, dolandırıcılık, hırsızlık gibi suçlardan 34 aramasının ve 15 yıl kesinleşmiş hapis cezasının bulunduğu, E.O’nun ise bilişim sistemlerine usulsüz girmek, nitelikli hırsızlık, dolandırıcılık gibi suçlardan 14 aramasının olduğu belirlendi.

Şüphelilerin, kurdukları internet sitesinde çeşitli ürünler pazarladıkları, alışveriş yapan kişilerden para almalarına rağmen ürünleri teslim etmedikleri, bugüne kadar binlerce kişiyi dolandırdıkları bildirildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen E.O. (28) ve C.B. (28) tutuklanırken, Y.O. adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

 

ANTARES YILDIZI DETAYLI GÖRÜNTÜLENDİ

Astronomlar, gökyüzündeki en parlak 15. yıldız sayılan kızıl üstdev yıldız Antares’i detaylı bir şekilde görüntülemeyi başardı.

Astronomlar, gökyüzündeki en parlak 15. yıldız sayılan kızıl üstdev yıldız Antares‘i (Alpha Scorpii) detaylı bir şekilde görüntülemeyi başardı.

Şili ve Almanya’dan gökbilimciler, Scorpius yıldız takımı içindeki en parlak yıldız olan, 554 ışık yılı uzaklıktaki Antares’in atmosferindeki madde hızının da bir haritasını çıkardı. İlk defa güneş dışında bir yıldızın madde hızını haritalayan astronomlar, Antares’in dış atmosferinde umulmadık türbülanslar olduğunu keşfetti.

Kuzey Şili Katolik Üniversitesinden Dr. Keiichi Ohnaka ve ekibi, Antares’in atmosferindeki gaz hareketlerini doğrudan gözlemleyebilmek için Avrupa Güney Rasathanesi’nin (ESO) Şili’deki Cerro Paranal dağında bulunan Çok Büyük Teleskop Girişimölçeği’ni (VLTI) kullandı.

Dr. Ohnaka, Antares gibi yıldızların evrimlerinin son safhasında kütlelerini nasıl bu kadar hızlı kaybettiği meselesinin yarım yüzyıldır çözülemediğini ifade etti.

Dr. Ohnaka, “Antares’in dış atmosferindeki gaz devinimlerini ölçebilecek tek araç VLTI, bu ölçüm meselenin açıklığa kavuşmasında çok önemli bir adım. Bir sonraki zorlu aşama, türbülanslı devinimlere neyin sebep olduğu.” ifadelerini kullandı.

Gökbilimciler araştırmaları kapsamında ilk defa Güneş haricinde bir yıldızın 2 boyutlu hız haritasını oluşturdular. Astronomlar, Antares’te beklenenden daha uzakta dalgalı, düşük yoğunlukta gaz bulduklarını aktardı.

Antares’in çapı Güneş’in 700 katına ulaşıyor.

 

İLK GÜNEŞ ENERJİSİ SANTRALI DEVREYE GİRDİ

EnerjiSa’nın 2 milyon dolar yatırımla Bandırma’da gerçekleştirdiği 2 megavatlık ilk güneş enerjisi santrali elektrik üretmeye başladı.

EnerjiSa‘nın 2 milyon dolarlık yatırımla Balıkesir’in Bandırma ilçesinde kurduğu, 2 megavat kurulu güce sahip ilk güneş enerjisi santrali (GES) elektrik üretmeye başladı.

EnerjiSa’dan yapılan açıklamada, şirketin ilk güneş enerjisi santralinin 2,5 ayda tamamladığı ve bu sayede bin 500 evin elektrik ihtiyacının karşılanacağı belirtildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen EnerjiSa Üst Yöneticisi Kıvanç Zaimler, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına önem verdiklerini ifade ederek, bu alandaki yatırımlarının kısa süre içinde 7 megavatlık ikinci santralin devreye alınmasıyla sürdürüleceğini vurguladı.

Yatırımları planlarken Türkiye’nin elektrik üretiminde milli kaynakların kullanımı hedefine katkıda bulunmaya özen gösterdiklerini belirten Zaimler, şunları kaydetti:

“Türkiye’de cari açığın en büyük kalemlerimden bir tanesini oluşturan enerji ithalatı milli kaynakların daha fazla kullanılarak yaratılacak katma değer ve artırılacak istihdam yanında enerji ithalatımızı ve dolayısıyla enerji bağımlılığımızı önemli ölçüde azaltacak. Cari açığın ve dışa bağımlılığın azaltılması, sektörümüzde milli kaynakların kullanılması, Ar-Ge ve enerji teknolojilerinin daha da geliştirilmesiyle mümkün olacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının da stratejik odak alanlarından biri olan yenilenebilir enerji alanında rüzgâr ve güneş enerjisi santrallerine yatırım yapmaya, büyüme planlarımızda bu alana odaklanmaya devam edeceğiz. Güneş enerjisinde bizim için ilk olan Bandırma’daki santralimizle birlikte yatırımlarımızı sürdürecek ve yılsonuna kadar toplam 4 güneş enerjisi santralini devreye alacağız.”

 

GÜVENLİ MİNİBÜS SAYISI 2 BİNE ULAŞTI

İstanbul’da güvenlik sistemi takılan minibüs sayısı 2 bine ulaşırken, yıl sonuna kadar 6 bin 500’den fazla araç sisteme dahil olacak.

Emniyet Genel Müdürlüğü genelgesiyle başlatılan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nce uygulamaya konulan “Toplu Ulaşımda Minibüs Takip Sistemi” kapsamında kentte güvenlik sistemi takılan minibüs sayısı 2 bine ulaşırken, yıl sonuna kadar 6 bin 500’den fazla araç sisteme dahil olacak.

 

’50 YILLIK HAYALİNE’ KAVUŞUYOR

Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde “50 yıllık hayal” olarak nitelendirilen ve İzmit Körfezi ile Sapanca Gölü’nü aynı anda izleyerek Samanlı Dağları’nın zirvesine ulaşılmasını sağlayacak teleferik projesi için ağustosta ihaleye çıkılacak.

Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde “50 yıllık hayal” olarak nitelendirilen ve çok sayıda ağaç türüne sahip ormanların üzerinden İzmit Körfezi ile Sapanca Gölü‘nü aynı anda izleyerek Samanlı Dağları’nın zirvesine ulaşılmasını sağlayacak teleferik projesi için ağustosta ihale yapılacak.

İstanbul’a yakın olması dolayısıyla ilgi çeken doğasıyla ünlü Kartepe ilçesinde hayata geçirilecek proje sayesinde, Sapanca’da su kayağı yapan bir turist, yarım saatlik teleferik yolculuğunun ardından Kartepe Kayak Tesisleri’nde kar kayağı yapabilecek.

Kartepe Belediye Başkanı Hüseyin Üzülmez, yaptığı açıklamada, Kartepe’nin 50 yıllık hayali olan teleferik projesinin hayata geçirildiğini belirtti.

Göreve gelir gelmez Kartepelilerin hayallerini süsleyen Teleferik Projesi’ne önem verdiğini vurgulayan Üzülmez, Mart 2014 yerel seçimleri sonrasında ortaya konulan çalışmaların sonuna gelindiğini bildirdi.

Üzülmez, Kocaeli ve Kartepe için çok önemli bir projenin startını verdiklerine işaret ederek, şunları aktardı:

“Teleferik projesi Kartepe ilçemizin var olan vizyonunu daha ileri götürecektir. Bu yatırım, ilçemizde turizmin gelişmesinde büyük katkı sağlayacak. Yaz ve kış aylarındaki turizm, ilçemizde daha canlı bir yaşamı beraberinde getirecek. Göreve gelir gelmez Teleferik Projesi için büyük çaba sarf ettik. Bu çabalarımızın sonucunda ağustosta ihaleye çıkıyoruz. Orman ve Su İşleri Bakanlığı’ndan gereken izinler alındı. Teleferik Projesi Kartepe’ye ayrı bir değer katacak.”

Projenin yer tespitinde Hikmetiye-Derbent / Kuzu Yayla Mesire Alanı hattına karar verildiğini ve en uygun teleferik sisteminin seçildiğini aktaran Üzülmez, “Teleferik Projesi, Hikmetiye-Derbent’ten Kuzu Yayla Mesire Alanı’na kadar 4 bin 960 metre uzunluğunda, çift yönlü üç halatlı, 90 kişilikli kabinlerden oluşacak. Teleferik Projesi’nin yer alacağı bölgede turistik tesisler de kurulacak. Projenin işletme hakları 29 yıllığına ihaleye verilecek.” ifadesini kullandı.

 

Yenilenebilir enerjiye 8,5 milyarlık liralık destek

YEKDEM kapsamındaki üretilen elektrik için santrallere yılın ilk yarısında ödenen destek miktarı yüzde 36,5 artarak 8 milyar 500 milyon 309 bin liraya ulaştı.

Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması(YEKDEM) kapsamındaki üretilen elektrik için santrallereyılın ilk yarısında ödenen destek miktarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36,5 artarak 8 milyar 500 milyon 309 bin lira oldu.

AA muhabirinin Enerji Piyasaları İşletme AŞ verilerinden yaptığı derlemeye göre, yılın ilk altı ayında YEKDEM kapsamındaki santrallerde toplam 27 milyar 944 milyon 221 bin kilovatsaat elektrik üretildi.

Söz konusu üretim, yılın ilk yarısında üretilen elektriğin yaklaşık yüzde 20’sine karşılık geldi.

Bu dönemde YEKDEM kapsamındaki santrallerden üretilen elektriğin yüzde 60,6’sı hidroelektrik santrallerinden, yüzde 27’si rüzgar enerjisi santrallerinden karşılandı.

Ocak-haziran döneminde YEKDEM santrallerinden elde edilen elektrikte jeotermal santrallerinin payı yüzde 8,1 olurken, kalan yüzde 4,3’lük kısım ise biyogaz, biyokütle ve güneş enerjisi santrallerinden sağlandı.

YEKDEM kapsamında santrallere ödenen 8 milyar 500 milyon 309 bin liranın, 566 milyon 794 bin 444 lirası lisanssız elektrik üretimine tahsis edildi.

Üretimde de artış görüldü

Yılın ilk yarısında, YEKDEM santrallerinden üretilen elektrik miktarında da artış yaşandı. Söz konusu santrallerdeki üretim miktarı yılın ik yarısında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4,5 artarak 27 milyar 944 milyon 221 bin kilovatsaate yükseldi.

Geçen yılın aynı döneminde YEKDEM santrallerinden 26 milyar 723 milyon 936 bin kilovatsaat elektrik üretilmişti.

YEKDEM kapsamındaki santrallere geçen yılın ilk altı ayında ise toplamda 6 milyar 226 milyon 851 bin 209 lira ödeme yapılmıştı.

 

“GÜNEŞ TARLALARI” YAYGINLAŞIYOR

“Türkiye’nin enerji vadisi” olarak da nitelendirilen Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin birçok noktasında enerji potansiyelini kara dönüştürmek isteyen yatırımcılar, irili ufaklı çok sayıda güneş enerjisi santralini faaliyete geçirmeye başladı.

Yıllık 3 bin saati aşan güneşlenme süresi dolayısıyla “Türkiye’nin enerji vadisi” olarak da nitelendirilen Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, devlet tarafından da desteklenen “Güneş Tarlaları”nın sayısı artıyor.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, güneş enerjisi potansiyelinin doruk noktaya ulaştığı Güneydoğu’da, yatırımcıların bu imkânı daha iyi kullanabilmesi için devlet tarafından çeşitli teşvik ve destekleme programlarıyla katkı sağlanıyor.

Girişimciler de başta Şanlıurfa, Gaziantep ve Diyarbakır olmak üzere birçok ilde özellikle yenilenebilir enerji alanına yönelik yatırımlarına daha fazla ağırlık verdi.

Sanayiciler, bölge illerinin birçok noktasında enerji potansiyelini kara dönüştürebilmek için irili ufaklı çok sayıda güneş enerjisi santralini faaliyete geçirdi.

Bölgede yavaş yavaş her arazinin başında görülen ve halkın “güneş tarlası” diye nitelendirdiği santraller, aynı zamanda elektrik enerjisi problemleri nedeniyle sorun yaşayan çiftçiler için de gelecek dönemlerde yeni bir alternatif olarak ön plana çıkmaya hazırlanıyor.

Türkiye’nin enerji ihtiyacında dışa bağımlığının da azaltılması anlamında yenilenebilir enerji kaynağı kullanımının yaygınlaşması, milli ekonomi açısından da umut veriyor.

Diyarbakır’da GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi bünyesinde 3 bin dekarlık alanda kurulan 250 kilovat gücündeki güneş enerjisi santrali ile bölgenin sektördeki en büyük yatırımı olan Şanlıurfa’daki 40 bin güneş panelinden oluşan ve yıllık 24 milyon kilovat saat enerji üretimi kapasitesine sahip santral, öne çıkan tesisler arasında bulunuyor.

Çevreye katkısı fazla

Harran Üniversitesi (HRÜ) Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Azmi Aktacir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’de güneş enerjisi yatırımlarının son dönemde giderek arttığını vurguladı.

Bölgedeki güneş enerjisi potansiyeline ilişkin de uluslararası kuruluşların iş birliğiyle yıllardır araştırma yaptıklarını belirten Aktacir, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin yüksek potansiyeli ile girişimcilere cazip imkânlar sunduğunu ifade etti.

 

PİLOT’TA 5. DÖNEM BAŞLIYOR

Türk Telekom’un girişim hızlandırma programı PİLOT’un, beşinci dönem girişimleri belirlendi.  Seçilen 10 yeni teknoloji girişiminin her birine 75 bin TL nakit desteği ve Türk Telekom ile iş birliği yapma fırsatı sunulacak.  Yapılan değerlendirme sonrası Artiwise, Birfatura, Frizbit, Mobilya Takip, Nara, Optiyol, Propars, SaltCommerce, Vexrob ve Visar programa katılmaya hak kazanan girişimler oldu.

Türk Telekom’un girişim hızlandırma programı PİLOT’un, beşinci dönem girişimleri belirlendi. Seçilen 10 yeni teknoloji girişiminin her birine 75 bin TL nakit desteği ve Türk Telekom ile iş birliği yapma fırsatı sunulacak.

Şirket açıklamasına göre, Türk Telekom’un, Türkiye’de girişimciliği desteklemek ve yenilikçi fikirleri katma değer sağlayacak işlere dönüştürmek amacıyla hayata geçirdiği PİLOT girişim hızlandırma programının beşinci dönem girişimleri belli oldu. Programa katılmaya hak kazanan, yapay zekâdan artırılmış gerçekliğe kadar farklı alanlarda çalışan 10 teknoloji girişimine, toplamda 750 bin TL nakit desteği ile birlikte, Türk Telekom ile iş birliği fırsatı sunulacak.

Türkiye’de özel sektör tarafından hayata geçirilen ilk girişim hızlandırma programı olan PİLOT’un yeni dönemine seçilen ekipler, 12 hafta boyunca eğitim ve mentorluk alarak projelerini geliştirme fırsatı bulacaklar. Ekipler, iş fikirlerini başarılı bir şekilde uygulayabilmek için iş modeli geliştirme, büyüme modelleri, dijital pazarlama, satış ve yatırımcı sunumu gibi konularda uzmanlardan eğitim alacaklar. Türk Telekom’un uzman profesyonelleri ve girişimcilik ekosistemin başarılı isimleri ile çalışma imkânı yakalayacaklar. Yeni dönemde ekipler ofis alanı, bulut hizmetleri ve mobil iletişim paketinden de faydalanacaklar.

Programı başarı ile tamamlayan ekipler, geliştirdikleri Ana Fonksiyonlara Sahip Ürün (MVP) ve iş modelini, girişimcilik ekosisteminden seçkin yatırımcıların katıldığı Demo Günü’nde sunacaklar.

Açıklamada verilen bilgilere göre, yeni başvuru döneminde yoğun ilgi gören PİLOT’a yapılan başvurular değerlendirilirken, Türk Telekom ile iş birliği potansiyeli, fikrin yenilikçiliği ve uygulanabilirliği, faaliyet gösterilen pazarın büyüklüğü ve büyüme potansiyeli, iş modelinin tutarlılığı ve ekibin yetkinliği gibi özellikler dikkate alındı.

 

 GİRİŞİMLERE TOPLAM 1,2 MİLYON TL NAKİT DESTEK SAĞLANDI

Yapılan kapsamlı değerlendirme sonrası 5’inci dönem girişimlerine, doğal dil işleme tekniklerini kullanan ve makine öğrenmesi ile çalışan bulut tabanlı metin analitiği platformu Artiwise, pazar yerleri ve kendi siteleri üzerinden e-ticaret yapan Kobi’ler için geliştirilmiş fatura oluşturma çözümü Bir Fatura, kişiselleştirilmiş anlık web bildirimleri ile web sitelerinin trafik ve gelirlerinin artırılmasını sağlayan pazarlama otomasyonu aracı Frizbit, mobilya üretim ve satış firmaları için iş yönetim çözümü Mobilya Takip, sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik teknolojilerinin eğitim alanında kullanılabilmesini sağlayan eğitim teknolojileri platformu Nara ve yolcu veya yük taşıyan filolar için akıllı rota yönetimi çözümü Optiyol seçildi. Seçilen girişimler arasında ticaretle uğraşan Kobi’lerin süreçlerini dijitalleştiren ticari operasyon yönetim platformu Propars, e-ticaret yapan firmalar için bulut tabanlı operasyon yönetim platformu SaltCommerce, fizik tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinden geçen kişilere, uzmanları (doktor veya fizyoterapistler) tarafından kişiye özel egzersiz programı oluşturulmasına olanak sağlayan sağlık çözümü Vexrob ve kullanıcıların yazılım ve tasarım bilgisi olmadan artırılmış gerçeklik projesi geliştirmesini sağlayan geliştirme platformu Visar da bulunuyor.

Girişimcilere sistemli ve doğru büyümenin kapılarını açan Türk Telekom PİLOT’a bugüne kadar 2 bine yakın başvuru alındı, 300’ün üzerinde girişimle yüz yüze görüşme yapıldı. Tamamlanan dört dönem sonunda PİLOT’tan toplam 35 girişim başarıyla mezun oldu ve Türk Telekom bu girişimlere toplamda 1,2 milyon TL nakit desteği sağladı. Mezun olan 35 girişim arasından 12’si yatırım aldı.

 “10 GİRİŞİME DESTEK OLACAĞIZ”

Türk Telekom Strateji, Planlama ve İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Fırat Yaman Er, Beşinci dönemle ilgili, “PİLOT programımızın başvuru sürecinde yoğun bir ilgi ile karşılaştık. Birbirinden değerli teknoloji girişimleri arasından seçim yapmak oldukça zordu. PİLOT’un beşinci döneminde, aralarında artırılmış gerçeklik, yapay zeka gibi ileri teknoloji uygulamalarının da bulunduğu 10 girişime destek olacağız. Bu kapsamda girişimlere, sektörün en önemli isimlerinden mentorluk ve eğitim alma imkânının yanı sıra, iş fikirlerini gerçeğe dönüştürmelerine katkı sağlayacak nakit desteği de sağlayacağız. Türk Telekom olarak PİLOT sayesinde teknolojimizle, bilgi birikimimizle, bağlantılarımızla girişimcilere ve ekosisteme destek olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

 

 

VESTEL, MANİSA’YA YENİ FABRİKA KURUYOR

70 milyon avroluk yatırımla hayata geçecek yeni fabrika, bin 100 kişiye istihdam sağlayacak.
Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Zorlu: “2016 yılının tüm sıcak gündemine rağmen hem Zorlu Holding hem de Vestel olarak faaliyet ve yatırımlarımıza ara vermeden devam ettik”
Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Erdoğan:  “Vestel olarak krizleri fırsata çevirmeyi başardık ve 2016 yılını büyüme ile kapattık. Bu büyümeye oranla artan talebi karşılamak için yeni fabrika yatırımını yapmaya karar verdik”

Vestel, 2018 yılında faaliyete geçirmeyi planladığı yeni çamaşır ve kurutma makinesi fabrikasının temelini attı.

70 milyon avroluk yatırımla hayata geçecek yeni fabrika, bin 100 kişiye istihdam sağlayacak.

Vestel’den yapılan açıklamaya göre, şirket, Avrupa’nın en büyük fabrikaları arasında yer alan Vestel City içerisinde yeni bir fabrika yatırımı yapıyor.

2018 yılının ortalarında tamamlanması planlanan fabrika, yaklaşık 70 milyon avroluk bir yatırımla üretime geçecek.

63 bin metrekare kapalı alana sahip fabrikanın, tamamlandığında bin 100 kişiye istihdam sağlaması planlanıyor.

Modern üretim ve Endüstri 4.0 uygulamalarına sahip olacak fabrikada, yılda 1,5 milyon adet çamaşır ve kurutma makinesi üretilmesi hedefleniyor.

 “TÜRKİYE’NİN İHRACAT ŞAMPİYONU OLMAYI BAŞARDIK”

Vestel’in yeni fabrikasının temeli, bugün Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılan törenle atıldı.

Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu, törende yaptığı konuşmada, 2016 yılının tüm sıcak gündemine rağmen hem Zorlu Holding hem de Vestel olarak faaliyet ve yatırımlarına ara vermeden devam ettiklerini bildirdi.

Bu yılın en güzel meyvesinin hem ülke hem de kurum için yeni fabrika yatırımları olduğunu belirten Zorlu, dünyanın içinde bulunduğu bu dalgalı dönemde oldukça güçlü ihracat rakamlarına ulaştıklarını kaydetti.

Zorlu, 155 ülkeye yaptıkları ihracat ile 2016 yılında da elektronik sektöründe Türkiye’nin ihracat şampiyonu olmayı başardıklarını anımsatarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Sektörümüzde 19 yıldır aralıksız lider olarak benzersiz bir başarıya imza attık. Bu unvanımızı daha uzun yıllar korumak ve Türkiye’yi dünya ekonomisinde en üst sıralara taşımak en büyük gayretimizdir. Bu hedefe ancak daha çok çalışıp daha çok üreterek ulaşabiliriz. Bu yolda gereken bir adımı daha bugün yeni fabrikamızın temelleri ile attık. Yeni fabrikamız ülkemize ve grubumuza hayırlı olsun.”

 

 “BEYAZ EŞYADAKİ İSTİKRARLI BÜYÜMEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

 

Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Turan Erdoğan da dünya ekonomisindeki dalgalanmaların etkisiyle 2016’nın tüm sektörler açısından zor bir yıl olduğunu hatırlattı.

Vestel olarak krizleri fırsata çevirmeyi başardıklarını ve 2016 yılını büyüme ile kapattıklarını vurgulayan Erdoğan, “Bu büyümeye oranla artan talebi karşılamak için yeni fabrika yatırımını yapmaya karar verdik.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Vestel olarak tesislerine her zaman çok ciddi yatırımlar yaptıklarına dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Bu sayede de dünya standartlarında gururla yerli teknolojiler geliştirip ürünler üreterek dünyanın 4’te 3’üne ihracat gerçekleştiriyoruz. Yeni fabrikamız da iddialı olduğumuz Endüstri 4.0 dönüşümüne uygun olarak inşa edilecek. Böylece müşteri taleplerini daha kısa sürede karşılayarak pazarda avantaj sağlayıp beyaz eşyadaki istikrarlı büyümemizi sürdüreceğiz. Bu büyümeyle ihracat kanallarını da genişletmeyi hedefliyoruz. Gerek ülkemizin beyaz eşya sektöründeki ihracatını artırarak gerekse sağlayacağımız ek istihdam ile ‘Gururla Yerli Vestel’ olarak ülke ekonomisine katkı sağlayacağımıza inanıyorum.”