TABLO KORKUNÇ, ÖNLEMLER YETERSİZ:

Son 3 yılda koruma altındaki 20 kadının öldürüldüğünü söyleyen CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi’nin konu ile ilgili gönderilen olduğu basın bülteni aşağıdaki gibidir.

Türkiye’de en yaygın insan hakları ihlalleri arasında yer alan kadına yönelik şiddeteilişkin yeni veriler ortaya çıktı. İçişleri Bakanlığı, son 3 yılda, devlet koruması altındaki 20 kadının, ani gelişen olaylar nedeniyle polise çağrıda bulunamadan öldürüldüğünü açıkladı.

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Gamze Akkuş İlgezdi’nin bilgi edinme talebini yanıtlayan İçişleri Bakanlığı,2016 yılında hayati tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, 41.955 kadının “Geçici Koruma Altına Alındığını” açıkladı. Öte yandan Bakanlık tarafından paylaşılan veriler, “Çağrı Üzerine Koruma” yönteminin, kadınları erkek şiddetinden korumada yetersiz kaldığını da ortaya çıkarttı.

BAKANLIK, “ÇARESİZ KALDIK” DEDİ

Şiddet gördükleri gerekçesiyle, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında haklarında “geçici koruma tedbiri” verilen kadınların, “Çağrı Üzerine Koruma” usulüyle korunduklarını belirten İçişleri Bakanlığı, 2015-2017 yılları arasında, 20 kadının ani gelişen olaylar sebebiyle polise çağrıda bulunamadan erkek şiddeti nedeniyle öldürüldüğünüaçıkladı.

GÜNDE 115 KADIN

Hayati risk nedeniyle koruma talep eden kadın sayısının da ürkütücü boyutlara ulaştığı ortaya çıktı. İçişleri Bakanlığı kayıtlarına göre, geçtiğimiz yıl günde 358 kadının,şiddet gördüğü gerekçesiyle, kolluk kuvvetlerine başvurduğu Türkiye’de, 41.955 kadın hakkında “Geçici Koruma Altına Alma” kararı verildi.Bu rakamlar ülkemizde, günde 115, her 1 saatte ise 5 kadının ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

KİŞİ BAŞI 637 LİRA YARDIM

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında, şiddet gören kadınlara yapılan geçici maddi yardımlara ilişkin 5 yıllık veriler de gün yüzüne çıktı. CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi’nin sorularını yanıtlayan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre; Koruyucu Tedbir Kararı doğrultusunda 795 şiddet mağduruna son 5 yılda toplam 506.138lira geçici maddi yardım yapıldı. Bu rakam kişi başı yaklaşık 637 liraya tekabül ediyor.

ÇOCUKLAR DA ŞİDDETTEN ETKİLENDİ

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, çocuk sahibi şiddet mağdurunun çalışma yaşamına katılımını desteklemek üzere 2012-2016 yılları arasında toplam 243kreş tedbir kararı alındığı bilgisini paylaşırken,2013-2016 yılları arasında annesiyle birlikte Kadın Konuk Evlerinde kalan14.220 çocuğun kreş ve çocuk kulübü imkânından yararlandığını daaçıkladı.

AK PARTİ ATAŞEHİR’DE SKM AÇTI

16 Nisan’ da yapılacak olan Halk Oylaması ile ilgili seçim çalışmalarını yürütmek üzere Ak Parti Ataşehir İlçe Başkanlığı, Seçim Koordinasyon Merkezini törenle açtı.

 

İlçe binasının içinde hizmet verecek olan SKM için ilçe başkanlığının bulunduğu sokakta tören düzenlendi.

 

Başkanlığını Sinan Ayrancı’nın yapacağı SKM’nin açılışına; Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş, AK Parti İstanbul İl Başkanı Dr. Selim Temurci, İlçe Başkanı Av.M. Naim Yağcı, Kadın Kolları ve Gençlik Kolları başkan ve yöneticileri, Ak Parti Meclis üyeleri, mahalle başkanları ile teşkilat mensupları katıldı.

DSCF8688

Törende konuşan SKM Başkanı Ayrancı, 16 Nisan Referandum Seçim Koordinasyon merkezi’mizin açılışına hoş geldiniz diyerek SKM’de yapacakları çalışmalarla ilgili şunları söyledi: “Ataşehir teşkilatı mobil ST çalışmaları ile birlikte yaklaşık üç ay önce sahalarda çalışmalara başladık. Sandık yöneticilerimizle birlikte 813 sandık başkanımız ve ilçe yönetim kurulu üyelerimizle seçmen ve üye ziyaretlerimizi gerçekleştirdik. Genel merkezin verdiği startla çalışmalarımıza daha da hız verdik. Ataşehir’i beş bölgeye bölerek seçim stratejilerini oluşturarak çalışmalarımıza yön verdik. Bu çalışmalarımızla esnaf, STK’ları ziyaret ederek Anayasa değişikliğini anlattık.”

DSCF8696

Kalan süre ile ilgili çalışmaları planladıklarını söyleyen Ayrancı; “Ataşehir teşkilatı bundan önce olduğu gibi bundan sonrada üzerine düşen görevi en iyi şekilde layıkıyla yapacaktır. Açılışımızın İstiklal Marşı’nın 96. Kabul yılına denk gelmesi nedeniyle de İstiklal Şairimiz M.Akıf Ersoy’u bir kez daha rahmet ve minnetle anıyorum. Bugün İstiklal mücadelemizin bir benzerini gerçekleştiriyoruz. 15 Temmuz’da verdiğimiz mücadele ile 16 Nisan’da vereceğimiz mücadele aynıdır” dedi.

DSCF8701

İlçe Başkanı Av.M. Naim Yağcı bugünün anlamlı bir gün olduğunu söyleyerek; “Bugün 16 Nisan hedefimiz olan güçlü bir Türkiye’nin tam manasıyla inşasının referandum süreci ile ilgili resmi startını buradan vererek SKM binamızın açılışını gerçekleştiriyoruz. İnşallah günümüz bereketli, mübarek olur. Bu ülkede güçlü liderler beklemek zorunda kalmaksızın inşallah sistemimizin kendisi güçlü olacak, istikrar sağlayacak ve güçlü liderleri ile gücüne daha da güç katacaktır. Uyanık olmak zorundayız. Millet 15 yıldır devam eden iktidarını kesintisiz devam etmesi için bu halk oylaması çok önem arz ediyor. Milletini, vatanını seven bütün kardeşlerimden gece gündüz uyumadan milletimizle kucaklaşmaya, milletimizi ikna etmeye ve geleceği noktasında doğru tercih yapmaya davet etmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum” diye konuştu.

DSCF8705

Ak Parti İstanbul İl Başkanı Dr. Selim Temurci de; “Beraber yürüdüğümüz bu sokaklarda 15 Temmuz’un final gecesi olarak adlandırabileceğimiz 16 Nisan’a sayılı günler kaldı. Burada önemli olan 18 maddeyi anlatmak değil. Önemli olan insandır. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın diyen bir medeniyetin mensuplarıyız. Biz gönüllere girmeden inanınız ki evetleri çoğaltamayız. Onun için önce kucaklaşmayı bileceğiz” şeklinde konuştu

Ataşehirli kardeşlerimden bir talebim var diyen Temurci; ”Hep diyoruz bu iş bir memleket meselesidir.  Bu iş bizim ve çocuklarımızın geleceğimizdir. İstikrar diyoruz. Nasıl ki 15 Temmuz’da hep birlikte olduysak unutmayın ki bu ülkede tek vatan, tek bayrak, tek millet ve tek devlet diyen hiç kimseyle problemlerimiz olamaz.  Sizlerden ricam her kapıyı çalın, her gönülle dokunun “ ifadelerine yer verdi.

Temurci son olarak şunu ekledi:“Siz gidip Avrupa’da miting yapmak isterseniz Esad da gelip Türkiye’de miting yaparsa ona ne dersiniz diyen CHP üst yönetimini, üst aklını öyle bir bertaraf edelim ki, Cumhuriyet Halk Partili kardeşlerimizi de bu üst akıldan kurtaralım.”

DSCF8710

Son olarak konuşan Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Milletvekili Mustafa Ataş; “1950 tarihinden bu yana darbeler yapmak suretiyle bu milletin önünü kesmeye çalıştılar.  Türkiye’de 66 yılda 50 hükümet kurulurken, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) 66 yılda sadece 17 başkan seçildi. Ülkemizin neden kalkınamadığı sorusunun cevabını burada aramak lazım. Vesayet odaklarının Türkiye’nin önüne kurduğu engeller yüzünden. Türkiye 16 Nisan’da önemli bir karar verecek.  Ya eskisi gibi istikrarsız bir Türkiye’ye devam diyecek ya da Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle Türkiye geleceğe emin adımlarla yürüyecek” dedi.

 

“DEVLETİN BEKASI İÇİN ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYDUK”

MHP Ataşehir İlçe Başkanlığı, organize ettiği esnafla buluşma programının ilkini YED-PA esnafıyla yaptığı toplantıyla gerçekleştirdi.

16 Nisan’da yapılacak olan referandum nedeniyle MHP Ataşehir İlçe Başkanlığının YED-PA Ticaret Merkezi Konferans Salonun da düzenlediği esnafla buluşma programına katılan MHP 1.Bölge Milletvekili İzzet Ulvi Yönter YED-PA esnafına partisinin referandumla ilgili görüşlerini açıklayarak “Evet” diyeceklerini söyledi.

Toplantıya ev sahipliği yapan YED-PA Yönetim Kurulu Başkanı Sami Atılgan; MHP Milletvekili İzzet Ulvi Yönter ve MHP Ataşehir İlçe Başkanı ve yöneticileri bugün misafir olarak aramızdalar diyerek YED-PA ile ilgili bilgi veren Atılgan; “Zaman zaman gerek iş dünyasından gerek siyaset dünyasında farklı misafirlerimiz oluyor.  MHP Milletvekili de kendi parti görüşlerini bizlerle paylaşacak.  Kapımız diğer siyasi partilerin toplantılarına da açıktır” dedi.

Daha sonra YED-PA esnafına Ülkenin genel ekonomisi ve referandum sürecine nasıl gelindiği konusunda partisinin görüşlerini anlatan MHP 1.Bölge Milletvekili İzzet Ulvi Yönder şöyle konuştu.

“DÖRT GENÇTEN BİRİ İŞSİZ”

Türkiye ekonomisinin sıkıntılı bir dönemden geçtiğini söyleyen Yönter; “Hepinizin yüz hatlarından iş yerinizin, şirketlerinizde işlerinizin iyi durumda olmadığını görüyorum adeta yüz hatlarınıza yansımış durumda. 2014’en buyana döviz kuru yüzde 68 değer kazanmış. Yani Türk Lirası yüzde 68 değer kaybetmiş demektir. 202 milyar dış borç var. Faizler yüksek.  Faiz artınca enflasyonda artar. Şu anda çift rakamlara gelmiş durumda. Her dört gençten biri işsiz durumda. Resmi olarak gençlerde işsizlik oranı yüzde 22. Her dört gençten biri işsiz olan bir Türkiye her bir sosyal patlamaya hazır demektir. Pimi çekilmiş dinamit lokumu demektir. İhtiyacı var umudu kırılmış iş bulamıyorum diyen bir gençlik var” dedi.

“EKONOMİK İSTİKRARIN TEMELİ DEMOKRASİDİR”

Yönter; “Ekonomik gücümüz ne kadar büyük olursa, siyasal gücümüzde o kadar fazla olur. Amerika ekonomik gücü sayesinde dünyanın 72 noktasında askeri operasyonlar yapabiliyor. Biz bir Fırat kalkanı harekâtını başlattık. Her taraftan bir eleştiri, her taraftan önümüze taş koymalar, engel çıkartmalar. Dolayısıyla ekonomik gücün çok önemli olduğu tartışmasız. Ekonomik istikrarın temeli demokrasidir, milli birlik ve beraberlik ruhudur” diye konuştu.

DSCF8605

Bundan önce Cumhurbaşkanı seçiminde yaşanan tıkanıklığı aşmak için Sayın Genel Başkanımız tarihi bir karara imza atarak seçimin yapılmasına vesile olduğunu söyleyen Yönter şunları söyledi: “ Bu seçimden sonra yapılan Anayasal düzenleme gereğince yapılan referandumla Cumhurbaşkanı’nı halk tarafından seçilmesine karar verildi. 2014 tarihinde halkoyu ile Cumhurbaşkanı seçildi ve ondan sonra sistem tartışılmaya başlandı.  Mevcut Cumhurbaşkanını görev ve yetki sınırlarına çekilmesini defalarca söyledik eleştirdik. Ama Sayın Cumhurbaşkanı 2015 tarihinde Rize’de yaptığı bir konuşmada sistem fiilen değişmiştir dedi. Bir yandan milletin seçtiği bir Cumhurbaşkanı, yine milletin seçtiği bir meclisten oluşan bir hükümet. Gerçekten Türkiye’de bu yapı çatışmaya, iki başlılığa hizmet eden bir sistemi ortaya çıkardı. 15 Temmuz Fetö kalkışması sonucunda bunları Sayın Genel başkanımız bunu gördü ve Hükümet değişikliğini kamuoyu ile paylaşılmasına iten asıl sebep, bir ülkesi, iki milleti üç egemenlik. Bu üç unsur bir araya geliyor bir devleti oluşturuyor. Bunlardan bir tanesi olmazsa devlet olmaz.”

“DEVLET BAHÇELİ TARİHİ BİR SORUMLULUK ÜSTLENDİ”

Referandumla ilgili olarak konuşan Yönter; “Devleti oluşturan bu üç unsurun gün geçtikçe zaaf geçirdiğini, itibar kaybettiğini gördük.  Devlet elimizden gidiyor. Devlete yuvalanmamış terör örgütü kalmamış. Devlet içinde 8 ayrı alanda Fetö terör örgütünün yapılandığını görüyoruz. Devletin bu kadar acze düştüğü bir dönemde, önce ülkem ve milletim sonra partim ve ben diyen MHP’nin buna duyarsız kalması mümkün değildi. Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli tarihi bir sorumluluk üstlendi. Milletin, devletin bekası için elimizi taşın altına koyduk. Fiili dayatma çözülecekse ki çözülmeli bu şart. Ya Anayasal sınırlarınıza çekilin ya da buna hukuki bir boyut kazandırın. Bu konuda bir hazırlığınız varsa TBMM getirin. Buna dair son kararı millet verecek dedik ve herkes ayağa kalktı. Hâlbuki biz tarihi bir sorumluluk yüklenerek Türkiye’nin kaldıramayacağı bir yükü milletin huzuruna getirdik. 18 maddelik kanun teklifini bizler mecliste kabul ettik ama yasallaşması için 16 Nisan’da milletin oylarıyla olacak. Yani egemenliğin yegâne sahibi sizler karar vereceksiniz. Bundan da diğerlerini saymayayım CHP korkuyor. Yanında hizalanmış Aydınlıkçılardan tutun, PKK, HDP ve Fetö’suna kadar herkes var. Bunlar “HAYIR” diyerek Türkiye’nin karşısında hizalanmış durumdalar. Bunlar için hayırlı olan bizim için hayırsızdır. Milletin ve devletin bekası için 16 Nisan’da mutlaka milletimiz “EVET” diyecektir” şeklinde konuştu.

DSCF8609 DSCF8605 DSCF8594 DSCF8612

KILIÇDAROĞLU; “O TUZAĞA ASLA DÜŞMEYECEĞİZ”

CHP’nin genişletilmiş 1.Bölge toplantısı Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla Bostancı Gösteri Merkezi’nde yapıldı.  Partililerin yoğun ilgi gösterdiği toplantıda konuşan Kılıçdaroğlu; “Bizi kutuplaştırmak istiyorlar, o tuzağa asla düşmeyeceğiz. Neden Hayır dediğimizi halka sakin, bilgili bir şekilde anlatacağız. Bunu yaparken kızmayacağız, CHP’nin propagandasını yapmayacağız” dedi.

 

CHP’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk, CHP Genel Başkanları İsmet İnönü ve Bülent Ecevit ile ülke savunmasında hayatını kaybeden şehitler için saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından neden “Hayır” denilmesi gerektiğini sinevizyon gösterisi ile anlatıldı.

Avcılar Belediyesinin 81 ili temsilen Binbir Çiçek Korosu’nun verdiği konser yoğun ilginin olduğu salondan büyük alkışlar aldı.

DSCF8180

İl Başkanı Cemal Canpolat’ın Ak Parti icraatlarını kısa değerlendirmesinden sonra konuşmasına başlayan Kılıçdaroğlu, salon toplantılarını artık bitirdiklerini ve bundan sonra alanlarda referandum kampanyasını yürüteceklerini,  hayır sonucunun çıkması için milliyetçi ve muhafazakâr oylara ihtiyaç olduğunu vurguladı.

“ÜLKEMİZİN, ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN HAYIR DİYORUZ?”

Neden hayır diyoruz diyen Kılıçdaroğlu konuşmasına şöyle devam etti: “ Herkesin kimliğine ve yaşam tarzına saygı duyduğumuz için, Cumhuriyeti kuranlara minnet duyduğumuz için, ülkemizin ve çocuklarımızın geleceğini düşündüğümüz için, milli iradeye saygı duyduğumuz için, egemenlik kayıtsız şartsız milletin olduğu için, herkesin işi aşı olsun değimiz için, hükümet meclise programını sunsun ve meclisten yani milli iradeden güvenoyu alsın diye, Tek adam rejimine, Parti devletine, Meclisin Tasfiyesine, Ortak değerlerin tahrip edilmesine, hapisteki bütün gazetecilerin bırakılması için, barış bildirisine imza attığı için kapının önüne konulan akademisyenler için,  hayır diyoruz”  dedi.

“EVET DİYEN DE, HAYIR DİYEN DE DÜZGÜN, NAMUSLU VATANDAŞIDIR”

DSCF8140

Kılıçdaroğlu; Evet diyen de, hayır diyen de bu ülkenin düzgün, namuslu vatandaşlarıdır. Benim başımın üstünde yerleri vardır diyerek şunları söyledi: “Onlar ayırıyor biz ayırmıyoruz. Onlar bölmeye, parçalamaya çalışıyor biz birlikteyiz bölünmüyoruz. Anayasa değişikliği ile aramızı bölmek istiyorlar. Düşünce özgürlüğümü elimizden almak istiyorlar. Değişiklik olursa bir kararname ile ’horonu kaldırıyoruz. Bütün muhtarlıkları kaldırıyoruz’ denebilir. Bizi bölmek istiyorlar, kutuplaştırmak istiyorlar. O tuzağa düşmeyeceğiz. Hayır dediğimiz için ’terörist’ diyorlar. Onlara saldırmayacağız, onları da seveceğiz. Ülkemizi, ülkemizin insanını seviyoruz diyeceğiz.”

DSCF8178

“BİR DEMOKRASİYE BU KADAR İHANET EDİLİR”

Kimsenin önünde eğilmeyen, milli iradenin temsilcisi olan güçlü bir parlamento istediklerini söyleyen Kılıçdaroğlu;  “Çünkü bu parlamento Milli Kurtuluş Savaşı’nı yöneten bir parlamentodur. O nedenle unvanı Gazi Meclis’tir.  Bu meclis üstüne bombalar yağarken bile 15 Temmuz darbe girişiminde püskürten bir parlamentodur.  Şimdi yeni anayasa değişikliğiyle yetkilerini elinden alıyorlar. Yeni anayasa değişikliği yürürlüğe girerse Sayın Başkanı kim temsil edecek? Seçimle gelmemiş, kendisinin tayin ettiği bir kişi temsil edecek. Bir demokrasiye en fazla bu kadar ihanet edilir” diye konuştu.

DSCF8143

“HAYIR, DİYEREK HUZURUN BARIŞIN ALTINA İMZA ATIYORUZ”

Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Aslında hayır diyerek Türkiye’de bir barışın, huzurun altına imza atıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı görevinin başında olacak. Sayın Binali Yıldırım biz hayır dediğimiz için koltuğunu koruyacak, Hayır dersek TBMM’nin yetkileri elinden alınmamış olacak. Hayır ile halk çok önemli bir dersi siyaset kurumuna vermiş olacak. Halkımız adaletli bir Türkiye itiyor. ‘Parlamenter sistemde eksiklik varsa bir araya gelip çözün’ diyecek. Evet demek, sonu belli olamayan dipsiz bir kuyuyu sürüklemek demektir. Bir kişiye her türlü yetkiyi vereceksiniz. Savaş ilan edecek, bütün müsteşarları o tayin edecek, başkan yardımcısı 50 mi, bin mi 10 bin mi o karar verecek. Sayı yok çünkü. Niye milletvekili sayısını 600 çıkarıyorlar. Buna da itiraz edeceksiniz.”

 

“BİR DAVA ADAMINI ANMAK ONU ANLAMAKTAN GEÇER”

Saadet Partisi Ataşehir İlçe Başkanlığı; Milli Görüşün lideri Prof.Dr. Necmettin Erbakan’ı anma ve anlama programı düzenledi.

Saadet Partisi Ataşehir İlçe Başkanlığı, Milli Görüşün lideri, eski başbakanlardan ve Saadet Partisinin Kurucu ve Genel Başkanı Prof.Dr. Necmettin Erbakan’ı anlama ve anma töreni düzenledi.

 

Novada İş Merkezi Belediye Nikâh Salonunda düzenlenen anma programına; Ataşehir İlçe Başkanı Âdem Boz ve teşkilat mensuplarının yanı sıra, Genel Başkan Yardımcısı Mesut Doğan, Genel İdare Kurulu Üyesi Ahmet Yüzbaşıoğlu, İl Yönetim Kurulu Üyeleri Erdal Uçar ve Recep Gündüz, CHP Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak, MHP Ataşehir İlçe Başkan yardımcısı İbrahim Kazan, Ak Parti Ataşehir Belediye Meclis Üyesi İsmail Levent, Kadıköy ve Üsküdar İlçe Başkanları, Yenisahra, Yeniçamlıca, Küçükbakkalköy ve İçerenköy muhtarları ile partililer katıldı.

DSCF7887

İlginin yoğun olduğu anma töreni Kuran-ı Kerim ve duaların okunmasından sonra Prof.Dr. Necmettin Erbakan’a atfen hazırlanan sinevizyon gösterildi.

DSCF7878

Erbakan’ı anlatırken hayatının tamamının devrim olduğunu söyleyen Âdem Boz; “Erbakan hocamız, Okul hayatında hep birinci olmuş, sınıf atlamış bir liderdir.  Bu günde sorunlarımız ve aldığımız oylar ne olursa olsun, bizim için önemli olan adam gibi dik durmayı öğreten bir lidere sahip olmuşuzdur. Erbakan demek;  aklıma ilk önce milli görüş gelir, Anadolu Dergisi gelir. Bir İslam büyüğü, bir dava adamını anlamaktan, anmaktan geçer. Takatim sonuna kadar çalışmak, şartlar ne olursa olsun toplantı saatinde toplantı salonunda olmaktır. Ben bu davaya ne kadar katkı sağlarım, bu davanın neresinden tutarım demektir Erbakan” dedi.

DSCF7886

Boz; “Bir dava adamını anmak onu anlamaktan geçer. Erbakan Hocamız bir toplu iğnenin ucu kadar kötülüğümüz yanlışlığımız yok.  Milli Görüş sadece Türkiye ve İslam âlemi için değil bütün dünya için bir kurtuluş reçetesidir. Şu an parlamentoda yapılan kavgaların, küfürlerin, miting meydanlarında ki söylemlerin sona ermesi için bu teşkilatın ayağa kalkması lazım” diye konuştu.

İlçe Başkanı Âdem Boz’un konuşmasının ardından Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun özgeçmişi ile ilgili sinevizyon gösterisi sunuldu.

Son olarak konuşan Genel Başkan Yardımcısı Mesut Doğan, bu gibi toplantıların memleketin birliğine, bütünlüğüne vesile olasını diliyorum diyerek; “ Ülkemizin bu kritik dönemlerinde Erbakan Hocamızı gıpta ile anıyoruz ve anlamaya çalışıyoruz.  O; bu ümmet için bir duruştu, bir bakış açısıydı, bir okuldu. Bütün ümmete Müslüman’ca düşünmeyi, bakmayı ve Müslüman’ca yaşama şartlarını öğretti. Doğru istikamet ve doğru duruş kazandırdı. Erbakan hoca, değeri anlaşılmamış bir liderdi” şeklinde konuştu.

DSCF7890

Bu ortamda çok Erbakan konuşulacak diyen Doğan; “Bize Erbakan hocayı anlatanlar değil, anlayanlar lazım. Böyle olmazsa bir mana ifade etmez. Bu gün bu değerleri yanlış anladıkları için bu sıkıntıları çekiyoruz.  Erbakan’ı anlamak için İslamı öğrenmek lazım. O zaman onun kullandığı cümleleri kavramış oluruz.  Onun fikirleri yaşıyor ve kıyamete kadar da yaşayacak. Erbakan hocamız çok güçlü bir lider olduğu halde Milli Görüşte ki fikriyatını merkeze oturtmadı. O Milli Görüş fikriyatını ilkeler üzerine oturttu” dedi.

Başkanlık sisteminin ülkenin sorunlarını çözemeyeceğini ve bunun için hayır diyeceklerini söyleyen Doğan; birlik ve beraberliğe vurgu yaparak konuşmasını şöyle tamamladı: “Meyhanede kafa çeken gençte, Cami de namaz kılan gençte omuz omuza mücadele edecektir. İşbirlikçiye, bölücülüğe ve ayrımcılığa karşı gelmemiz gerekir.”

DSCF7872

Konuşmaların sonunda fuaye salonunda Erbakan Hoca’yı konu alan  serginin gezilmesi ile anma programı sona erdi.

 

“CUMHURBAŞKANI NAZARINDA YETİM BİR VATANDAŞIM”

CHP Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak ülke gündemi ve referandum süreci ile ilgili gazetemize yaptığı değerlendirmede; “Benim kimliğimde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yazıyor ama ben Cumhurbaşkanlığı bakımından yetim bir yurttaşım. Nedeni de şu. Benim Cumhurbaşkanım beni sevmediğini söylüyor. Her konuşmasında bu CHP zihniyeti var ya, benimle beraber yüzde elli biri. Bir partinin genel başkanı başbakan olmaya aday biridir. Parti genel başkanları eleştiri yapabilir ama bir Cumhurbaşkanı kendi yurttaşlarının yarısına ben sizi sevmiyorum, yarısına da sizi seviyorum derse o ülkede huzur olmaz demokrasi yok demektir. Cumhurbaşkanı bir kesimi kucaklayıp diğer kesimleri kucaklamıyorsa böyle bir sisteme karşıyız ve hayır diyoruz” dedi.

Altınkaynak; “Türkiye de şu anda genel medyanın önemli bir kısmı taraf. Kala kala elimizde, elini vicdanına koyan, toplumun gerçeklerini bu zor şartlarda çalışmalarını yürüten yerel basın kaldı.   Yerel basını biz her zaman toplumun kulağı, sesi, vicdanı ve gözü olarak görüyoruz. Yaptığınız haberlerden kendimizi test ediyoruz. Sizler çok önemlisiniz”  diyerek gazetemize, ülkenin gündemi ve referandum ile ilgili şu açıklamayı yaptı.

“YETKİLERİN TEK KİŞİDE TOPLANMASI İSTENİLİYOR”

Altınkaynak gazetemize yaptığı açıklamalarına şöyle devam etti: “Sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. Ve bu sıkıntılı dönemde işi getirip rejim sorunu yaptılar. Mutlaka belli aksaklıklar olmuştur ama bunu zaman içerisinde düzelterek en iyiye doğru gitmeleri gerekirken yeni bir rejim değişikliğine gitmelerini doğru bulmuyoruz. Bizde diyoruz ki hayır bu istediğiniz rejim olmaz.  Bu rejimle kuvvetler ayrılığı ortadan kaldırarak yetkilerin tek kişide toplanması isteniliyor.”

DSCF7724

“KUVVETLER AYRILIĞI DEMOKRASİNİN TEMELİDİR”

Cumhurbaşkanı’nın yetkileri beli, hükümet de kendi partisinden olmasına rağmen bugün şikâyetçi olunuyorsa yarın başka şeylerden şikâyetçi olmayacaklarını nerden bilelim diyen Altınkaynak; “Bu gidişatın ülkemizin geleceği için endişe verici olduğunu, yeni kargaşalıklara yol açacağını bildiğimiz ve 80 milyonluk koca bir ülkenin bütün kurum ve kurullarını bir tek kişinin yönetimine vermemiz demokrasi kavramına ve özgürlüklere de aykırı olduğu için karşıyız. Çünkü demokrasilerde temel nokta Yasama, Yürütme ve Yargı’dır. Birde buna özgür basını eklersek dört ayak üzerinde oturur. Devletin yeterince değerlendiremediği olumlu veya olumsuz sorunları ancak özgür basın vasıtasıyla dillendirilir. Bir ülkede eğer yargı bağımsız değilse o ülkede ne gelişme nede huzur olur. Demokrasi kuvvetler ayrılığı dediğimiz ayaklar üzerine oturmuş ve onun üzerinde yükselmiştir. Bir ülkede adaleti bağımsız yargı sağlar. Parlamento bir ülkenin en üst kurumudur. Milletin iradesinin tecelli ettiği yerdir. Bir ülkede yasaları yasama organı olan Parlamento enine boyuna tüm düşüncelerin, farklılıkların fikirlerini alarak tartışarak yasallaştırır. Bir ülkenin Yürütme Organı da yasalarla belirlenen yetkilerini yürütme olarak kullanır” dedi.

 “BAŞBAKAN VE CUMHURBAŞKANI HEM PARLAMENTONUN HEM DE YARGININ DENETİMİNE AÇIK OLMALIDIR”

Bir kişiye yetki verdiğin zaman o kişi kendi duygusal çerçevesi içinde bir tarafın Cumhurbaşkanı ile bir tarafın başkanı olarak çıkar diğer tarafı dışlar diyen Altınkaynak; “ Yetkilerin bir kişide olduğu rejimin adı demokrasi olmaz.  Yetkiler,  kuvvetler ayrılığı dediğimiz Yargının bağımsız olarak Türk milleti adına karar vereceği, özgür iradesiyle bütün konuları enine boyuna tartışarak Yasama görevini gören Parlamentoda bu ülkenin insanlarını temsilen yüzde bir de olsa olmalıdır. Yürütmenin başında olan Başbakan ve Cumhurbaşkanı hem Parlamentonun hem de yargının denetimine açık olmalıdır. Hiç kimse sonsuz bir yetkiye sahip değildir. Onun için bu gidişata hayır diyoruz.   Yani bu ülkede Yürütmenin, Yasamanın ve yargının onun yanında da özgür basınla dört ayak üzerinde kurulmuş demokrasimizi güçlendirmemiz lazım. Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik sosyal bir hukuk devletidir. Yetkilerin bir kişide toplandığı bir rejim değildir. Demokrasi, yetkilerin belli kurumların vasıtasıyla kullanıldığı ve kurumlarında birbirilerini denetleme yetkisine sahip olduğu bir rejimin adıdır”  diye konuştu.

“EN SAĞDAN EN SOLA HERKES BU GİDİŞATA DUR DEME İHTİYACI DUYDU”

Cumhuriyeti kurup bize emanet edenlere karşı bizim vicdan borcumuz var. Bu ülkeyi savaş meydanlarından cepheden cepheye yoksulluk içerisinde koşarak vizyonu çizilmiş ve bu süreç içerisinde çeşitli devrimlerle medeni ülkelerin seviyesine nasıl geliriz mücadelesiyle bugüne kadar getirilip bize teslim edilmiş bir Cumhuriyeti bir kişinin diktasına teslim edemeyiz diyerek açıklamalarına devam eden Altınkaynak; “Türkiye de ilk defa en sağdan en sola kadar bir yelpaze içerisinde toplumun bütün kesimleri bu gidişata dur deme ihtiyacı duydu. Bu da toplumumuzun Cumhuriyetin değerlerine, ülkemizi bizlere emanet edenlere karşı olan sorumlulukların ve vicdanların sesinin dışa vurmasıdır.  Bu gidişata toplumun vicdanının sesi hayır diyecek. Bu toplumda,  inandıkları gibi yaşayan, yaşadıkları gibi inanan dindar kesimi de artık sesini yükseltmeye başladı. Buda ülkesine ve cumhuriyete sahip çıkanların ortak sesi olarak siyasi yelpazenin dışında bir vicdanlar manzumesi olarak “HAYIR” da birleşti” dedi.

DSCF7730

“HAYIR OYU BU ÜLKENİN HAYRINA OLACAKTIR”

Altınkaynak; Türkiye Cumhuriyeti muz Cumhuriyeti değildir. Bazı kargaşıklıklar olabilir ama bir iç savaş söylemi doğru değildir. Bunu dillendirmek de kimsenin haddi değildir. Halkın vicdanı ve tepkisi ile karşılaşacaklardır. Yurttaşlarımız şunu bilsinler ki gidip özgürce oylarını kullansınlar, onların oylarını sandıkta korumak bizim boynumuzun borcudur. Her vatandaş bizim kadar görevlidir ve seçim sonuna kadar oylarına sahip çıkmalıdır diyerek çalışmalarıyla ilgili olarak şunları söyledi: “Örgüt olarak seçmen listelerinde isimleri olmayanların isimlerini yazdırmaları konusunda uyarı ve desteklerimizi veriyoruz. Ataşehir’de 306 bin seçmenin çok önemli bir kısmının seçmen kütüklerinde kayıtlı olup olmadıklarına dair kontrollerini yapmaları için 36 bin sayfa olarak A-4 kâğıdına baskı yapılmış ve örgütümüz tarafından site ve binaların girişine asılarak vatandaşların dikkatine sunulmuştur. Bu seçim inşallah ülkemiz için hayırlı olur. Hayırların, en çok hayırın iktidarı içinde hayırlı olacağını herkesin bilmesini isteriz. Çünkü iktidardakiler de 15 yıldır neyi yaptıklarını, neyi nerede hata yaptıklarını bir kez daha şapkalarını masa üstüne koyup düşünme fırsatı doğacaktır, ülkenin geleceği ile ilgili yeni bir yol haritası çizmelerinin önünü açacaktır bu hayır kapısı. ”

Altınkaynak’ın Ataşehirlilere son mesajı şu oldu: “ Ataşehir’de 18 yaşını dolduranların sayısı 7.800 kişi. Oy kullanma hakkı olan her yaştan insanın seçim günü kardeşini, eşini, dostunu alıp sandık başlarına gitmelerini ve oylarına sahip çıkmalarını, bu herhangi bir siyasi partiye verilmiş bir oy olmadığını, ülkenin geleceğine, birliğine ve Cumhuriyetine sahip çıkmak için verilecek bir hayır oyu bu ülkenin hayrına olacağını bilmelerini isterim” dedi.    

YARKADAŞ; “AZERBAYCAN YANLIŞTAN DÖNMELİ”

CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, FOX TV TÜRKİYE yayınlarının Azerbaycan’da kesilmesine tepki gösterek, “Azerbaycan Devleti yanlıştan hemen dönmelidir” dedi.
Yarkadaş, Twitter hesabından yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“FOX TV’nin Azerbaycan’daki yayınları, Mihriban Aliyev’in Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak atanmasını eleştirmesi üzerine durduruldu. Mihriban Aliyev’in atanmasını eleştirdi diye FOX TV’nin yayınlarının keyfi bir biçimde engellenmesi kabul edilemez. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, FOX TV’nin yayınlarının kesilmesine sessiz kalmamalıdır. Azerbaycan devleti de bu yanlış karardan bir an önce dönmelidir.”

 

 

TSK’DA BAŞÖRTÜ SERBEST

Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan yeni düzenlemeyleTÜrk Silahlı Kuvvetlerinde başörtüsü serbestliği getirildi.

Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan yeni düzenlemeyle, Genelkurmay karargahı, kuvvet komutanlıkları ve bağlı birliklerde görev yapan kadın subay ve astsubaylar  istedikleri takdirde başörtüsü takabilecek. Düzenlemenin sadece muvazzaf personeli kapsamadığı, isteyen askeri öğrencilerin de başörtüsü takabileceği belirtildi.

CHP KAYIŞDAĞI KOMŞULARIYLA BULUŞTU

CHP Kayışdağı Mahalle Temsilciliği,  “CHP Kayışdağı Komşularıyla Buluşuyor” adıyla düzenledikleri kahvaltıda, komşularıyla bir araya gelerek lokmalarını paylaştılar.

 

 

CHP Kayışdağı mahalle Temsilcisi Vedat Akyol ve arkadaşlarının organize ettiği ve farklı görüşlerden insanların kahvaltıya; CHP Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak,  Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Kalender Özdemir, CHP Ataşehir İlçe Sekreteri Celal Yalçın, CHP Ataşehir İlçe Başkan Yardımcısı Yusuf Demir, Kayışdağı Mahalle Temsilciliği yöneticileri ve Kayışdağı Mahalle sakinleri katıldı.

DSCF7172

BİRLİKTELİK TÜRKİYE’YE, KAYIŞDAĞI’NA YAKIŞIYOR

Programın açılış konuşmasında CHP ilçe yönetimine teşekkür eden CHP Kayışdağı Mahalle Temsilcisi Vedat Akyol, davetlerine katıldıkları için konuklara da teşekkür ederek; “ Biz bu toplantıyı bu mahalleyi paylaşan, birbirilerin kapısını çalan kişiler olarak bu organizasyonu yaptık. Bu organizasyonda emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. Bir arada olmak, birlikte yaşamak zorundayız. Birliktelik Türkiye’ye, Kayışdağı’na yakışıyor. İyi ki varsınız” dedi.

DSCF7174

İLİŞKİLER BOZULDUĞU ZAMAN ÜLKE, MEMLEKET BOZULUR

Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Kalender Özdemir, Battal İlgezdi’nin selamını ileterek yaptığı konuşmada; “ Bu tür toplantılarda fazla konuşmayı doğru bulmuyorum. Komşularla buluşuyoruz sloganı güzel. Farklı düşüncelerimiz olabilir ama ortak yaşamı paylaşıyoruz. Aynı mahallede, aynı apartmanlarda oturuyoruz. Aynı nefesle aynı havayı kokluyoruz. Sonuçta hepimizi bir arada kılan, birlikte yaşamamızı sağlayan yaşadığımız kültürler. Biz elimizden geldiği kadar kadınlarımıza hizmet götürmeye çalışıyoruz. Ataevlerimiz ve meslek kurslarımızda kadınlarımız ve çocuklarımız için eğitim programlarımız var. Komşuluk ilişkilerini bozmayalım. İlişkiler bozulduğu zaman ülke, memleket bozulur” diye konuştu.

DSCF7180

“ACIYI SEVİNCİ PAYLAŞTIĞIN İNSANLARDIR KOMŞULAR”

Mahalle Temsilcisi Vedat Akyol’un “CHP Kayışdağı Komşularıyla Buluşuyor” sloganına dikkat çekerek konuşmasına başlayan CHP Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak; “Komşuluk ilişkileri yüz yıllar öncesinden Anadolu kültüründen gelen bir gelenektir. Sıkıştığın zaman kapsını çaldığın, her an yanı başında olan, hiç tereddütsüz evine girip çıktığın, acıyı sevinci paylaştığın insanlardır komşular. Bu açıdan arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bu gün görüyorum ki her yaşta, her cinste ve her kesimden insanlarımızla lokmalarımızı paylaşıyoruz. Uzun zamandır ihtiyacını duyduğumuz dostluk, komşuluk ilişkileri ile bu gün burayı şenlendirdiğiniz için çok teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

DSCF7169

“BUGÜN SİSTEMİ TARTIŞIYORUZ”

Hakkı Altınkaynak, ülkenin içinde bulunduğu durumun normal bir seçim sürecinin çok ötesinde olduğunu, bu seçimin her hangi bir partinin oy istemesi olmadığına dikkat çekerek; “Bu 2 aylık süre içerisinde ülkemizin belki 30, belki 50 yılını konuşup oylayacağız. Nasıl bir ülkede yaşamak istediğimizi biliyorsunuz. Bir yurttaş olarak, komşunuz olarak bu ülkenin geleceğini hep birlikte karar altına alacağız. Anayasa değişikliğinde 330’un bulunması durumunda milletin hakemliğine gidiliyor. Hep beraber bu ülkede kardeşçe yaşamamızı, bu cumhuriyeti kuranların kayıtız şartsız milletin dediği “Egemenliğin” bir kişi ya da kişilere verilmesinin oylamasını yapacağız. Bizim seçtiğimiz en az 550 milletvekilinin TBMM’de tartışarak adımıza karalar alması varken, bir kişiye verilmesi doğru değil. Bu gün Cumhurbaşkanımızı, Başkanımızı tartışmıyoruz. Kişileri değil sistemi tartışıyoruz. Kişini biri gelir iyi yönetir, bir başkası gelince ne yapacağı belli olmaz. Biz kişinin iki dudağı arasına ülkemizin kaderini teslim edemeyiz” dedi.

DSCF7167

 

MECLİS YİNE GERGİNDİ

 

Ataşehir Belediye Meclisi’nin Şubat ayının son toplantısına gündem dışı konuşmalar damgasını vurdu.

 

 

 

Ataşehir Belediye Meclisi Başkanvekili Sadi Özata başkanlığında Şubat ayının son toplantısında gündemdeki maddeleri görüşmek üzere toplandı. Gündem dışı konuşmalarda Yeniçamlıca mülkiyet sorununu ve geçmiş günlerde yağan kar nedeniyle aksayan belediye hizmetlerini eleştiren Ak Parti meclis üyesi İsmail Levent’in konuşmaları kısa sürelide olsa gerginliklere neden oldu.

DSCF7012

Maddelere geçmeden önce gündem dışı söz alan CHP Grup Başkanı İlhami Yılmaz; “ Yine şehitlerimiz var. Suriye’de iki günde 8, altı ayda 64 şehit verdik. Yürekler yanıyor, analar ağlıyor, sabırlar zorlanıyor. Yeter artık demek gerekiyor. Yine Rus uçakları kaza-en askerlerimizi vuruyor. Tamda CIA başkanı Ankara’da iken. Egemen güçlerin tarih boyunca kendi çıkarları ve hırsları uğruna mazlum insanları katletmişler ve katletmeğe de devam etmektedirler. Büyük oyunlar oynanıyor. Bu oyunların bir parçası olmamamız lazım diye düşünüyorum. Milletimizin başı sağ olsun” dedi.

DSCF7014

Ak Parti Grup Başkanı M.Cevat Arzık İki günde 8 şehidimiz var diyerek; “ Ortadoğu biliyorsunuz yangın yeri. Ülkemizi kahraman askerlerimiz orada savunuyorlar. Özellikle de Ortadoğu ateşinin Türkiye’ye sıçramasını önlemek için bazı bedeller ödeniyor. Bu bağlamda şehit olan askerlerimize rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz” diye konuştu.

DSCF7029

Yeniçamlıca mülkiyet sorunu ile ilgili söz alan Ak Parti Meclis Üyesi İsmail Levent; “ Bir yıldır bu konuyu konuşmuyoruz ve de kimse dile getirmiyor. Ataşehir Belediyesinde 2016 yılının Mart ayında kök tapuya dönmek için encümen kararı çıkarıldı.  Büyükşehir Belediyesine gönderildi. Ve tekrar iade edildi. Bu konuda CHP Meclis Üyesi arkadaşlardan, başkan yardımcılarından şikâyetçiyim. Bu konu üzerinde hiçbir çalışma ve gayretleri yok. Bir yıldır alınan kararı askıya çıkaramıyorlar. !/5000’lik çalışmaları büyükşehir başlatıyor. Benim meclis üyesi arkadaşlardan ricam. Ataşehir Belediyesi Yeniçamlıca dosyası çalışması nerede, ne aşamada. Birde gündeme siz getirin” diye sitem etti.

Levent son olarak da, geçen dönemde yağan kar nedeniyle Ataşehir Belediyesi gerçekten sınıfta kaldığını, çöpleri toplamadığını, ayrıca Malazgirt Caddesinin fotoğraflarını göstererek kaldırımlardaki bozuk olduğunu dile getirdi.

DSCF7031

İsmail levent’in bu iddiaları üzerine söz alan CHP Grup Başkanı İlhami Yılmaz şunları söyledi: ”İsmail levent arkadaşımız konuşurken dikkat ediyorum Ak Partili arkadaşlarımız dahi konuşmalarından sıkıntı duyduklarını görüyorum. İsmail şov yapıyor. Konuşmaları ile tüm meclisi geriyor.  Yeniçamlıca ile ilgili İBB’nin iadesinin gerekçelerini bilmeden konuşuyor. Oradaki vatandaşları mağdur etmemek için sizlerde komisyonda olmak üzere gerekli, çalışmalar yapılıyor. Yıllarca birikmiş olan bir sorunu tek celsede çözmek mümkün değil.”

Meteoroloji ile ilgili olarak Ataşehir Belediyesi sınıfta kaldı sözü üzerine Yılmaz; “ O günlerde çok önemli bir kar yağışı oldu. Bazı ara sokaklara girmek mümkün olmadı. Sonradan zaten telafi edildi. 39 ilçe içinde çöp toplamada üzerimizde yok diyebilecek şekilde burada iftiharla söyleyebilirim” dedi.

DSCF7034

İsmail Levent şov yapıyor iddiası üzerine de Ak Parti Grup Başkanı M.Cevat Arzık söz alarak; “Arkadaşımızın üslubunda hakaret içerikli söylemlerin olmadığını, şov değil kendi sorumluluğunda bulunan bölgedeki durumu dile getirmesidir” şeklinde ifade etti.

DSCF7037

İsmail Levent’in kar yağışı nedeniyle yaptığı eleştirileri haksız bulduklarını söyleyen CHP Meclis üyeleri Namık Sürmen ve Süleyman Karadağ; tabi afetler karşısında eksiklerimiz olabilir. Binlerce sokağa girme şansınız aynı anda mümkün değil. Dolayısıyla eksiğimiz oldu diye Ataşehir Belediyesi sınıfta kaldı söylemini kabul etmiyoruz. O havada gece gündüz durmadan çalışan arkadaşlarımıza haksızlık olur. Eleştirilerde bir insaflı davranmak lazım diye söylediler.

DSCF7040

Meclis Başkanı Sadi Özata İsmail Levent’in iddialarına karşılık şunları söyledi: “ İstanbul’a son yılların en fazla kar yağışı gerçekleşti. Ama bunu bir tarafı suçlayıp, bir tarafı methetme değil de Büyükşehir Ataşehir olsun ana arterleri koordineli olarak açık tutmaya çalıştılar. Öyle anlar olduk ki açılan yollar kar yağışının devam etmesi nedeniyle tekrar kapandılar. Bunu hepimiz gördük.  Girilemeyen bayır sokaklar oldu. Bu sadece Ataşehir için değil tüm ilçelerde aynı sorunlar yaşandı. Bence bu kadar basit şeyleri söz ola torba dola diye dile getirmeyi doğru bulmuyorum. Bizler meclis olarak ilçemizin faydasına ve yararına olacak eksiklikleri güzel bir üslupla dile getirmemiz lazım” dedi.

DSCF7042

Yeniçamlıca ile ilgili iddialara katılmadığını söyleyen Özata, baştan beri bu işin içinde olduğunu olayı yakından taklip ettiğini söyleyerek yapılan haksız suçlama ve iddiaları kabul etmediğini söyledi.

DSCF7036

Gündemdeki borçlanma maddesi ile ilgili olarak sözlü soru önergesi veren Haluk Sadıkoğlu; “28 milyon gibi bir borçlanma talebi var. Ataşehir genelinde şöyle bir algı oluşuyor.  Ataşehir Belediyesinin ciddi anlamda bankalara borcu var. Toplum nezdinde böyle bir algı var. Bu konuşulanlara ışık tutması açısından borç durumunu ve ödenen faizlerle ilgili bize bilgi verilmesini, bu bilgilerle gerekli yerlerde doğru bir şekilde konuşmalarımıza vesile olmasını arzu ediyorum. Ataşehir Belediyesinin bankalara olan borcu nedir? Bu borcu ile alakalı faiz aylık oranda ne kadardır?” diye konuştu.

DSCF7031

Sözlü soru önergesi üzerine söz alan CHP Grup Başkanı İlhami Yılmaz; “Belediye olarak önemli yatırımlar yapıyoruz İBB’de her seferinde önümüze 500 milyon borçlanma getiriyor. Onlar önemli yatırımlar yapıyor. Buna bir şey demiyoruz. Borç olmadan iş yapamazsınız. Ekonomik krize bağlı olarak bir takım sıkıntılar yaşanıyor. 2016 yılın sonunda bir arsa satışı ile ilgili ihale yaptık. Normalde bizim 2016 yılındaki arsa satışlarından gelirlerimiz 80 milyon TL olması gerekirken gerçekleşen 3,6 milyon TL. Oldu. Satış yapamadık. Vatandaş satıştan vazgeçerek teminatını yaktı.  Vatandaşlar zor durumda. Emlak vergisini dahi yatırmaya gelemiyorlar. İmar planlarının çıkmaması sonucunda ruhsat veremiyoruz. Dolayısıyla gelirlerimizde büyük oranda düşüş var” şeklinde ifade etti.

Denetleme kurulunun çalışmaları var diyen Yılmaz; “ Orada faiz ve tahakkuklarla ilgili bilgiler var. Kesin hesap zaten gelecek. Toplam borçlarımız taksitli borçlarımız dâhil 210 milyon TL’dir” dedi.

Gündem dışı konuşmaların daha fazla gerginliğe meydan vermemesi açısından Başkan Sadi Özata belli aralıklarla telkinlerde bulunarak ortamı sakinleştirip gündemdeki 4 maddeni görüşülmesine geçildi.

Gündemde bulunan 1 ve 2’inci maddeler oyçokluğu ile, 3 v3 4’üncü maddeler de oybirliği ile kabul edildi.  Gündemde görüşülecek başka madde kalmadığında Başkan Özata oturumu 06.03.2017 Pazartesi günü saat 17.00’da toplanmak üzere kapattı.

 

 

 

“OSMANLI RUHU ATAŞEHİR’DE”

 

Ak Parti Ataşehir İlçe Kadın Kolları; Osmanlı Haftası etkinlikleri kapsamında Milletvekillerinin de katıldığı Osmanlı Ruhu Ataşehir’de adıyla bir etkinlik düzenledi.

 

 

Zübeyde Hanım Hizmet İçi Eğitim Enstitüsü Konferans Salonun da düzenlenen etkinliğe Ak Parti Ataşehir kadın Kolları Başkanı Neslihan Yurtdagül ve yönetiminin yanı sıra; İstanbul Milletvekilleri Hasan Turan, Ravza Kavakçı, Ahmet Hamdi Çamlı, Ataşehirden sorumlu İl Başkan Yardımcısı Altuğ Karataş, İlçe başkanı Av.M. Naim Yağcı ve yönetim kurulu üyeleri, Ak Parti Ataşehir Belediye meclis üyeleri, teşkilat mensupları ve Ak Kadınlar katıldı.

DSCF7062

Kuran-ı Kerim tilavetinden sonra Osmanlı dönemini anlatan kısa bir slâyt gösterildi.

DSCF7057

Etkinliğe ev sahipliği yapan Ak Parti Ataşehir kadın Kolları Başkanı Neslihan Yurtdagül,718 yıl önce temeli atılan şefkat medeniyeti Osmanlı Devlet’inin, adalet ve insan sevgisiyle kurulan muhteşem medeniyetle dünyaya hükmeden Osmanlı’nın ve Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranların torunları olmaktan gurur duyuyoruz diyerek konuşmasına şöyle devam etti: “Bir milletin aile yapısı sağlam ise o devlet yapısı da sağlam ve uzun olur. Bunun en güzel örneği Osmanlı toplumudur. Osmanlı haftasını icra ettiğimiz bu programda Büyük Hünkârımız II. Abdülhamit Han’ın ölüm yıldönümü olması hasebiyle Sultanımızı rahmet ve saygıyla anıyoruz. II. Abdülhamit Han, hakkındaki karalamaların aksine, merhamet ve şefkat timsali olan, kendisini öldürmek üzere görevlendirilen suikastçısına bile yaşam hakkı tanıyan yüce gönüllü bir padişahtır. Bizlerde bugün ecdadımızın adalet ve insan sevgisi anlayışını sürdürmeye devam ediyoruz” dedi.

DSCF7068

Yuırtdagül; “Allah’a kul olmayı, Peygamberin sünnetine uymayı kendisine prensip edinmiş olan, dünyaya adalet dağıtan ve Avrupa’ya gittiğinde GramdikNotoras’a;’’ Kardinal külahı görmektense Osmanlı sarığı görmeyi tercih ederim’’ dedirten ve oradaki insanlara adaleti ve kardeşliği getiren muhteşem devletin torunları olarak ecdadımızın bu anlayışını dünya döndükçe sürdürmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Ak Parti Ataşehir İlçe Başkanı Av.M. Naim Yağcı  “Osmanlı ruhu Ataşehirde” programımıza hoş geldiniz diyerek; “ Bizler geçmişiyle gurur duyan bir ecdadın ve bir medeniyetin çocuklarıyız. Anadolu’ya medeniyeti ve İslamı taşıyan Selçuklunun torunlarıyız ve göğsümüzü kabartan, beş kıtaya hükmeden, her gitmiş olduğu yere medeniyet götüren Osmanlının torunlarıyız. Ecdadımızın tamamıyla gurur duyuyor onur duyuyoruz” şeklinde konuştu.

DSCF7079

Yağcı; “Bugün Abdülhamit Han’ın ölüm yıldönümü hem de Sayın Cumhurbaşkanımızın bugün itibariyle imzalamış olduğu Cumhurbaşkanlığı Sisteminin artık milletin takdiri ile oylanacağı günlerin arifesinde olması sebebiyle ayrı bir anlam taşıyor.  Bir kişinin, bir kurumun değil bir sistemin oylanacağı, milletin geleceğini yeniden inşa edileceği Cumhurbaşkanlığı referandum sürecine tüm milletimin buna sahip çıkmak suretiyle kendi iradesinin kesintisiz iktidarını sağlama adına mücadele vermenizi ve hep beraber bu yolculukta birlikte olmamızı sizlerden istirham ve rica ediyorum” ifadelerini kullandı.

Daha sonra konuşan Milletvekilleri Hasan Turan, Ravza Kavakçı ve Ahmet Hamdi Çanlı ile İl Başkan Yardımcısı Altuğ Karataş da; “Geçmişini unutan bir milletin geleceğini başkaları yazar. Bizler medeniyeti dünyaya yayan bir ecdadın torunlarıyız. Başta Abdülhamit Han olmak üzere tüm ecdadımıza rahmet diliyoruz” dediler.

DSCF7107

Etkinlik Mehteran Takımının gösterisiyle sona erdi.

DSCF7076 DSCF7086 DSCF7090 DSCF7094

 

 

ERDOĞAN ONAYLADI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa değişikliği teklifini onaylayarak yayınlanması için Başbakanlığa gönderdi.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini” içeren 6771 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından, halkoyuna sunulmak üzere, yayımlanması için Başbakanlığa gönderildi.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan açıklamada, Erdoğan tarafından 6771 Sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”nun, Anayasa’nın 175’inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince halkoyuna sunulmak üzere, yayımlanması için Başbakanlığa gönderildiği bildirildi.

Buna göre, milletvekili sayısı 550’den 600’e çıkarılacak, milletvekili seçilebilme yaşı 25’ten, 18’e indirilecek.

TBMM ve cumhurbaşkanı seçimleri 5 yılda bir aynı gün yapılacak. Cumhurbaşkanı seçilen kişinin partisiyle ilişiği kesilmeyecek.

Cumhurbaşkanlığına, siyasi parti grupları, en son yapılan genel seçimlerde toplam geçerli oyların tek başına veya birlikte en az yüzde 5’ini alan partiler ile en az 100 bin seçmen aday gösterebilecek.

TBMM GENEL SEÇİMİ İLE CUMHURBAŞKANI SEÇİMİ BİRLİKTE YAPILACAK
Cumhurbaşkanı hakkında, bir suç işlediği iddiasıyla TBMM üye tam sayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilecek.

Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, cumhurbaşkanı tarafından atanacak ve görevden alınacak. Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri ile teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulması, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenecek.

TBMM, üye tam sayısının 5’te 3 çoğunluğu ile seçimlerin yenilenmesine karar verebilecek. TBMM genel seçimi ile cumhurbaşkanı seçimi birlikte gerçekleştirilecek.

Cumhurbaşkanının, seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde TBMM genel seçimi ile cumhurbaşkanı seçimi birlikte yapılacak. Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis, seçimlerin yenilenmesine karar verirse cumhurbaşkanı bir kez daha aday olabilecek.

TBMM’nin bir sonraki seçimi ve cumhurbaşkanı seçimi, 3 Kasım 2019’da birlikte yapılacak. Anayasa Mahkemesinin üye sayısı 17’den, 15’e düşürülecek.

KAYNAK: TAKVİM

Bir ilçe daha, kayyum atandı

DBP’li Diyarbakır Lice Belediyesi’ne bu sabah itibariyle İlçe Kaymakamı Sinan Başak kayyum olarak atandı.

Lice Belediyesi çevresine dün akşam polis tarafından bariyeler yerleştirilmesinin ardından bu sabah saatlerinde belediye binasında polis ekipleri tarafından arama yapıldı. Belediye çalışanlarının alınmadığı binada polis ekiplerinin arama çalışması sürerken, Lice Belediye Başkanı Rezan Zuğurli, görevinden alınarak yerine Lice Kaymakamı Sinan Başak’ın görevlendirildiği bildirildi.

KAYNAK:DHA

AK PARTİ ŞEHİT VE GAZİLERİ UNUTMADI

Ak Parti Ataşehir İlçe Başkanlığı şehit ve gazileri unutmayarak aile ve yakınlarını öğle yemeğinde ağırladı.

 

Ataşehir Zübeyde Hanım Hizmet İçi Eğitim Enstitüsü’nde düzenlenen yemekli toplantıya; Ak Parti İlçe Başkanı Av.M.Naim Yağcı ve yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra, Ataşehir Kaymakamı Zafer Karamehmetoğlu, Ak Parti İstanbul milletvekilleri Osman Boyraz ve Hasan Turan, Aile Sosyal Politikalar İstanbul İl Müdürü Selim Çelenk, Muharip Gaziler Anadolu Yakası Şube Başkanı Safa Altınparlar, Ak Parti İlçe Kadın Kolları Başkanı Neslihan Yurtdagül, Belediye Meclis üyeleri İsmail Levent, Yıldız Pektaş,  Mehmet Korkmaz, basından sorumlu başkan yardımcısı  Zafer Düşgün,teşkilat sorumlusu  Sinan Ayrancı, şehit ve gazilerin yakınları katıldı.

DSCF6905

Yemekte konuşan Ak Parti İlçe Başkanı Av.M. Naim Yağcı; “Bugünü bizlere bırakan şehitlere ve gazilere minnettarız. Rabbim bizler bu emanete sahip çıkmayı nasip eylesin.  Şehit ve Gazilerin haklarını ödemek kolay değil.  Biz sizlerden helallik diliyoruz. Bizler bu vatanın kıymetini biliyoruz. Başta şehitlerimiz olmak üzere, ailelerine gazilerimiz ve ailelerine şükranlarımızı arz ediyorum” dedi.

Ak Parti İstanbul milletvekilleri Osman Boyraz ve Hasan Turan, Aile Sosyal Politikalar İstanbul İl Müdürü Selim Çelenk, Muharip Gaziler Anadolu Yakası Şube Başkanı Safa Altınparlar yaptıkları konuşmalarda şehit ve gazilerin vatanın korunması için canlarını ya da sağlıklarını feda ettiklerini söyleyerek, minnet ve şükran borçlu olduklarını dile getirdiler.

DSCF6921

“BİZE HER ZAMAN ULAŞABİLİRSİNİZ”

Ak Parti Ataşehir İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen programla Kore, Kıbrıs, Güneydoğu, 15 Temmuz ve ülkenin değişik bölgelerinde verilen terör mücadelesinde gazi olan ve şehitlerimizin aileleri ile bir araya getiren ve bu organizasyonu yapanlara teşekkür eden Ataşehir Kaymakamı Zafer Karamehmetoğlu;”Sayın Cumhurbaşkanımız değişik zamanlarda yaptığı toplantılarda, şehitlerimizi, gazilerimizi unutmayın diyor. Bu gün millet birlik ve beraberliğini en üst düzeyde tutabiliyorsa, vücutlarını mermilere, tanklara siper yapabiliyorsa, Çanakkale’den başlayan, tarihimizde var olan imanımız, inancımız, vatan sevgimiz, Allah sevgimiz ve bir birimizi sevmemizden kaynaklanan duygudur. Kaymakamlık olarak hizmetinizdeyiz. Bir aksaklık olursa, yerimiz, telefonlarımız belli, bize her zaman ulaşabilirsiniz” şeklinde konuştu.

 

“DENETLENEBİLİR BAŞKANLIK SİSTEMİNE EVET”

“Cumhurbaşkanlığı Sistemi” ismi ile Meclisten geçen yeni Anayasa’nın referandum süreci ile ilgili Saadet Partisi Ataşehir İlçe Başkanı Âdem Boz, başkanlık sistemine karşı olmadığını, getirilmek istenen başkanlık sistemin sakıncalarını ve nasıl bir başkanlık sistemi istedikleri ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Ataşehir Saadet Partisi İlçe Başkanı Âdem Boz “Başkanlık Sistemi” ile ilgili gazetemize şu açıklamalarda bulundu.

“MİLLİ GÖRÜŞ İSLAM’IN TEK KURTULUŞ REÇETESİDİR”

Boz; “Milli Görüş partilerinin kuruluşundan bugünkü Saadet Partisi dâhil olmaz üzere altını çizerek söylüyorum, biz başkanlık sistemini net bir şekilde söylüyoruz ve istiyoruz. Ama nasıl bir başkanlık sistemi? İstediğinize bağlı.

Bir örnekle açıklayalım; Hatırlarsınız Milli Görüş partilerimiz her zaman hakkı,  haklıyı savunan bir yapı içerisinde ve İslam’ın tek kurtuluş reçetesi olmuşlardır. 15 Temmuz ve evvelinde bu ülkenin altına dinamit döşeyen Fetullah Gülen hareketi de İslam’ı savunuyordu. Ama onların savunmuş olduğu ılımlı İslam’dır. Bu projeleri ile sadece toplumu ifşa ettiler.  Biz İslam’a hizmet ederiz, ama ılımlı İslam’a hizmet etmeyiz.  Bizzat karşısında dururuz” dedi.

“BAŞKANLIK SİSTEMİNİ SAVUNUYORUZ”

Boz açıklamalarına şöyle devam etti: “Saadet Partisi ve  Milli Görüş olarak başkanlık sistemini savunuyoruz ama ucu belli olmayan, bir sürü açığı olan, toplumu memleketimizi ve Türkiye özelini de genelde de İslam âlemini büyük tehlikelere sokacak bir başkanlık sistemine kesinlikle hayır diyoruz. Bu görüşmeler parlamentoda oylanmadan evvel bizler Saadet Partisi olarak Genel Başkanımız Temel Karamollaoğlu önderliğinde bütün siyasi partilere, parlamentoya, grup başkan vekillerine, meclis dışında olan partilere de olmak üzere bu yeni anayasanın içersinde neler olmalı ile ilgili görüşlerimizi bir metin halinde gönderdik.  Yapılan oylamada dile getirdiğimiz endişelerimizi gördük.”

DSCF6710

“MİLLETİN İRADESİ GASP EDİLİYOR, MECLİS AYAKLAR ALTINA ALINIYOR”

Boz endişelerini şöyle dile getirdi: “Bu getirmiş oldukları 18 maddeden bir tanesi Cumhurbaşkanının Meclisi fes etme yetkisidir. Daha bu kanun olmadan referandum olmadan anayasa kabul edilmeden oylamasında dahi hayır çıkarsa seçime giderim. Yani parlamentoyu fes ederim demenin tehdidini son oylamada gördüm. Çekincemiz de de biz haklı çıkmış olduk. Başka çekincelerimiz de var. Mesela kuvvetler ayrılığı, meclis bütçe yaptığı zaman bütçeyi denetleme onaylama, bütçe görüşmelerini yapma, itiraz etme yetkisi. Meclisin şu an böyle bir yetkisi var. Bütçe onaylandıktan sonra geçiyor. Ama Cumhurbaşkanlığı sisteminde tepe ne derse o şekilde olacak. Denetleme sistemi de yok. Denetlenmeye kalkışan anında görevden alınılacak. Bu cesareti parlamento da gösteremez. Dolayısıyla parlamentonun da haysiyeti ayaklar altına alınmış olur. Millet iradesinin tecelli ettiği yer ayaklar altına alınmış oluyor.

DSCF6712

Milletin seçtiği parlamentoyu seçtiğimiz Cumhurbaşkanı fes edebilecek. Bu millet iradesine gasp değil mi? Hani millet eğilmezdi, yenilmezdi. Dolayısıyla meclis ayaklar altına alınmış oluyor.

Bir diğer husus, Gensoru önergesinin görüşülememesi durumu. Parlamentoda gensoru ve aşağılayıcı durumların hiç birinin olmamasını Saadet Partisi olarak temenni ederiz. Olursa da bu bakan ya da milletvekili hakkında vatana ihanet, hırsızlık, yüz kızartıcı suç gerçekleştiği zaman gensoru önergesi veremeyeceğiz. Mesele şeffaflık olmaması. Endişelerimizden biri de seçim barajı. 35 sene sonra bir anayasa yapılacak ve bu Anayasanın içerisinde seçim barajı yok. Eğer kitlesi, seçmeni, izinde gidilen bir yapı varsa parlamentoda sesleri duyulacak, talepleri ulaşılacak kadar bir orana ulaşıp temsil edilsinler” diye konuştu.

“TOPLUMU GERMEMEK ADINA SOKAKLARA ÇIKMAYACAĞIZ”

Saadet partisi mecliste olsaydı şu anda olan tartışmaların kavgaların hiçbiri olmazdı diyen Boz; “ Önce dinlemek lazım.  Bizim her zamankinden daha fazla birlik ve beraberliğe, birbirimizi dinlemeye ülke olarak ihtiyacımız var. Zaten gerilmiş bu toplum. Onun için sokaklara çıkıp hayır kampanyasını yapmayacağız. Kampanya yapmayacağımız bütçemizden veya seçimden kaçtığımız manasına gelmez. Toplumu germemek adına bunu yapıyoruz. Gerildikçe kin nefret arttıkça toplum birbirinden kopuyor ve düşman haline geliyor. Konuşursak anlaşırız. Bu oyuna gelmeyeceğiz ve diğer siyasi partilerin de gelmemesi için de elimizden geleni yapacağız.

Bu konuyla ilgili hükümete çağrıda bulunduk. Kendilerine ülkeyi bu gerilimden kurtaracak bir teklifte bulunduk. Biz şu an evet demiyoruz. Ama bu maddeleri yaparsanız biz buna evet diyeceğiz CHP’ de evet der.

Önerdiğimiz bu 9 madde hayata geçerse elbette başkanlık sistemi gücün bir yerde olması denetlenebilir bir gücün olması birçok bürokratik engellerin aradan kalkması istediğimiz şeyler. Bugün Tayyip Erdoğan bunu iyi niyetle yaptı diyelim sonrasında gelenin iyi niyetli olabileceğini düşünebilir miyiz? Kendisinin yerine vekâlet edecek kişinin ne kadar ülke menfaatine çalışacağını bilebilir miyiz?

Cumhurbaşkanlığı özel affıyla Abdullah Öcalan’ı da çıkarabilir. Bu yetkilere sahip. Biz 15 defa genel anlamda büyük çaplı bir işe başlayıp 15’ inde de yanıldık, aldatıldık, kandırıldık diyen bir idarenin 16’cısın da getireceği işin doğruluğunu yanlışlığını konuşuyoruz. Ergenekon, balyoz, çözüm süreci biz bunları tecrübe ettik.  Kozmik odaya FETÖ girdi. Saadet partisine şu maddelerle hayır dediğimiz için bize hain diyenler hainlerle kol kola girip 12 sene cirit atmışlar. Devletin gizli sırlarını Amerika’ya taşıdılar” şeklinde konuştu.

DSCF6703

“DENETLENEBİLİR BİR BAŞKANLIĞA EVET DERİZ”

Boz nasıl bir sistem istediklerini de şöyle özetledi: “Saadet partisi olarak biz bu sistemi önerdiğimiz zaman halka bir izahta bulunuruz. Biz herkesin temsil edildiği, gücün bir yerde toplandığı, bürokrasinin aradan çıktığı, işi hızlandırma adına denetlenebilir bir başkanlığa biz evet deriz. Bizim istediğimiz başkanlık sisteminde bugün tarımın gelişmesi, Avrupa Birliğine uşak olmak yerine diğer arkamızdan gelebilecek İslam ülkelerine en hızlı bir şekilde bürokrasiye takılmadan bir araya getirip G7’ lerin karşısında D8’ leri hayata geçirmenin projesi vardır.

Bizim istediğimiz başkanlık sistemi Bugün 1400 TL asgari ücret alanın en hızlı şekilde 3- 4 bin TL nasıl alabilir düşüncesidir. Doğudan, güneydoğudan ve Anadolu’dan İstanbul’a, İzmir’e göçü en hızlı bir şekilde nasıl engelleriz düşüncesidir başkanlık sistemi. Bizim istediğimiz başkanlık sistemi bu toplumun iyiliği, güzelliği, faydası, ülkede ileriye dönük daha güçlü bir Türkiye’nin akabinde de yeniden büyük Türkiye’yi sanayi yatırımlarıyla, yüksek teknolojiyle ve yenidünyayı ne kadar hızlı bir şekilde kurarız düşüncesidir. Bizim istediğimiz başkanlık sistemi bu.”

Boz ;“Şu an parlamentoda ve Cumhurbaşkanıyla birlikte çalışan ekip hangi istediği işi yapamıyor da başkanlığı istiyor. Şu anki başkanlık sistemini kutsamıyoruz ama gelecek başkanlık sistemine de aynı şekilde yaklaşıyoruz. Buradan bir yere geçerken bizi ikna etmeli.

REFERANDUM 9 NİSAN’DA

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanı İlnur Çevik, anayasa değişikliği paketinin henüz Cumhurbaşkanının eline gelmediğini belirterek, “9 Nisan’a da büyük ihtimalle referandum kararı alınacak” dedi.
İlnur Çevik, Antalya’da Salı Grubu olarak adlandırılan işadamlarının konuğu oldu. Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan’ın da danışmanlığını yapan İlnur Çevik, başkanlık sistemi olarak adlandırılan yeni Anayasa değişikliği ve referanduma ilişkin açıklamalarda bulundu.

REFERANDUM 9 NİSAN’DA

Başkanlık sistemiyle ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hukukla ilgili danışmanlarının yaklaşık 1 yıldır etkin bir çalışma yaptıklarını anlatan İlnur Çevik, “Bu anayasa değişikliğiyle ilgili çalışmalar belli bir yere gelmişti fakat gündemde değildi. Ta ki MHP, Sayın Bahçeli bunu gündeme getirinceye kadar. Gündeme geldikten sonra o çalışmalar raftan indirildi ve Ak Parti’yle beraber çalışılarak son haline getirildi. 21 maddeydi, Sayın Bahçeli bunu 18 maddeye düşürdü ve son anayasa değişiklikleri meclisten geçti. Cumhurbaşkanımızın eline gelmiş değil meclisten geçen haliyle. Bugün yarın bekleniyor. 9 Nisan’a da büyük ihtimalle referandum kararı alınacak” dedi.

 

HALEP’E YARDIM DEVAM EDİYOR

Ümraniye Belediyesi, Halep’te yaşanan zulme dikkat çekmek ve bölge halkının ihtiyaçlarını karşılamak için Türk Kızılayı Ümraniye Şubesi iş birliğinde toplam 6 tır yardım malzemesini bugün Marmara Bölge Afet Yönetim Müdürlüğü’nden Halep’e dualarla uğurladı.

Ümraniye Belediyesi, Halep’te yaşanan zulme dikkat çekmek ve bölge halkının ihtiyaçlarını karşılamak için Türk Kızılayı Ümraniye Şubesi iş birliğinde toplam 6 tır yardım malzemesini bugün Marmara Bölge Afet Yönetim Müdürlüğü’nden Halep’e dualarla uğurladı.   

Ümraniye Belediyesi, Türk Kızılayı ve Türkiye Diyanet Vakfı Ümraniye Şubesi iş birliğinde “İnsanlığa ve Kardeşliğe Yardım Elini Uzat, Halep Ölüyor” yardım kampanyası kapsamında ilk etapta 11 yardım tırını, Ümraniye 15 Temmuz Şehitler Meydanı’ndan Halep’e göndermişti. İkinci etapta da, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından başlatılan “Kardeşlik Seferberliği” kapsamında 5 tır yardım malzemesi Kızılaya teslim edilmek suretiyle, Maltepe sahilinde düzenlenen törenle Halep’e uğurlanmıştı.

Halepli kardeşlerini unutmayan Ümraniyeliler; Ümraniye Belediyesi ve Ümraniye Türk Kızılay Şubesi işbirliğiyle başlatılan seferberliğe yine yoğun katılım gösterdiler. Üçüncü etapta da 6 tır yardım malzemesi bugün Marmara Bölge Afet Yönetim Müdürlüğü’nden Halep’e dualarla uğurlandı. Tırlarda; battaniye, kuru gıda,  çocuk bezi ve çocuk battaniyeleri bulunuyor.

Türk Kızılayı Ümraniye Şubesi iş birliğinde Ümraniyelilerden toplanan 6 tır yardım malzemesi Ümraniye Belediye Başkan Yardımcısı Hakan Karataş, Türk Kızılayı Genel Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Can, Ümraniye Kızılay Şube Başkanı Ali Şentürk ve yönetiminin katılımıyla, Marmara Bölge Afet Yönetim Müdürlüğü’nden gönderildi.

 

İran’dan Astana açıklaması

Astana’da yapılan Suriye görüşmelerini değerlendiren İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in başdanışmanı Ali Ekber Velayeti, “Türkiye Astana görüşmeleri ile Suriye hükumetinin meşruiyetini kabul etmiş oldu” iddiasında bulundu.

Iraklı bir grup Ezidi ve parlamento üyesini kabul ettikten sonra konuşma yapan Velayeti, Suriye sorununa siyasi çözüm bulmak amacıyla Kazakistan’ın başkenti Astana’da yapılan müzakereleri değerlendirdi.

Velayeti, “Astana görüşmeleri, Türkiye ve ona bağlı grupların Suriye rejiminin meşruiyetini kabul ettiğini göstermiş oldu. Astana’da hazır olamayan bazı diğer ülkeler bile dolaylı veya dolaysız şekilde Suriye hükumetinin meşruiyetine boyun eğmiş oldu” yorumunu öne sürdü.

DHA