CHP’NİN 36. OLAĞAN KURULTAYI’NA DOĞRU

Partinin 3 Mayıs’ta başlayan kongre takvimi çerçevesinde mahalle delegelerinin seçimleri 15 Ekim’de tamamlanarak ilçe kongrelerine geçilecek.

CHP, 3 Mayıs’ta başlayan takvim çerçevesinde ilçe ve il kongrelerini yılsonuna kadar tamamlamayı planlıyor.

Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, AA muhabirine yaptığı açıklamada, CHP Merkez Yönetim Kurulu’nun (MYK) 3 Mayıs’ta aldığı karar doğrultusunda kongre takviminin başladığını anımsattı.

Sürecin demokratik bir şekilde devam ettiğini belirten Bingöl, 15 Ekim’de ülke genelindeki mahalle delegeleri seçimlerinin tamamlanmış olacağını ifade etti.

Ekim ayından itibaren de ilçe kongrelerinin başlayacağını açıklayan Bingöl, “Akabinde il kongrelerimizi yapacağız. İl kongrelerimiz Aralık ayının 25’inde tamamlanarak Parti Meclisi’ne (PM) sunulacak.” dedi.

PM’nin alacağı karar doğrultusunda muhtemelen gelecek yıl Ocak ayında CHP’nin 36. Olağan Kurultayı’nı gerçekleştireceklerini aktaran Bingöl, şöyle devam etti:

“Şu anda üye güncellemesi, üye listelerinin askıya çıkarılması, itirazlar, bunların tamamı bitti. 10 Eylül’den itibaren delege seçimlerini başlattık. 15 Ekim’de bunu tamamlayacağız. Burada tamamen bir demokratik süreç işliyor. Son derece şeffaf. Sandıkları mutlaka koyduruyoruz. Ciddi bir de katılım söz konusu. Bizim tüzüğümüz gereği delege seçimlerinin ilk gününde belli çoğunluk sağlanmadığında seçim ikinci güne kalıyor. İkinci gün çoğunluk aranmadan delege seçimleri yapılıyor ancak bu yıl yoğun katılım olduğu için mahalle delege seçimlerinin çok önemli bir kısmı ikinci güne kalmadan yapılıyor.”

Mahalle delege seçimlerinin çoğunda, en az iki, bazen üç, bazen de dört listenin yarıştığını söyleyen Tekin Bingöl, bunun da seçimlerin son derece demokratik bir ortamda gerçekleştiğinin kanıtı olduğunu vurguladı.

“ÇOK YOĞUN BAŞVURULAR SÖZ KONUSU OLUYOR”

Bingöl, Ocak 2018’de yapılması beklenen 36. Olağan Büyük Kurultay’a ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

CHP’de, daha mahalle delegelerinin tespiti aşamasında bir parti içi demokrasi sürecinin işlemeye başladığını aktaran Bingöl, büyük kurultayın da aynı anlayışla gerçekleşeceğini dile getirdi.

Bingöl, şunları söyledi:

“Bundan önceki kurultaylarda olduğu gibi CHP’de genel başkan adayları olabilir. Bu çok doğal. Çünkü CHP’de bir biatçi anlayış söz konusu değil, lider sultası söz konusu değil, o açıdan bu kurultay da aynı anlayışla geçecek. Yine PM üyeliği için çok yoğun başvurular söz konusu oluyor. Son derece coşkulu, katılımcı bir kurultay gerçekleştireceğiz. Çünkü bizi diğer siyasi partilerden ayıran en temel özelliklerden bir tanesi parti içi demokrasi anlayışımızdır. Asla bir dayatmacı anlayış söz konusu değil. Adayların genel başkan tarafından tespit edildiği ve hiç kimsenin çıkıp aday olma cesaretini gösteremediği diğer siyasi partilerle karşılaştırıldığında CHP’nin bu demokrasi kültürünü nasıl içselleştirdiğini bir kez daha 36. Olağan Kurultayımızda göreceğiz.”

Ön seçim sürecek

CHP’de milletvekili adaylarının büyük bir çoğunluğunun ön seçimle belirlendiğini hatırlatan Bingöl, önümüzdeki seçimlerde de aynı yöntemin devam edeceğini bildirdi.

7 Haziran’da yapılan genel seçimde 56 seçim bölgesinde ön seçim yaparak adaylarını belirlediklerini anlatan CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, “Tüzüğümüz bunu öngörüyor. Önümüzdeki dönemlerde de tüzüğün amir hükümleri doğrultusunda adaylarımızın tespiti gerçekleştirilecek.” diye konuştu.

 

“BU BİRLİKTELİĞİ ÇOK ANLAMLI BULUYORUM”

Ataşehir’de bir ilki gerçekleştirilen Ataşehir Anadolu Kültürleri Dayanışma Festivali, birlik ve beraberliğin, kardeşliğin pekiştirilmesi adına önemli adımların atıldığı bir organizasyon. Bu vesile ile birlik, beraberlik ve kardeşliği önemseyen, benimseyen birçok vatandaşımız, siyasilerimiz festival alanında bulunan il derneklerinin stantlarını ziyaret ederek kültürleri, yöresel yemek ve giysileri hakkında bilmediklerini, görmediklerini hem öğrenmiş hemde görmüş oldular.

Bu ziyaretçilerden biride, STK’larda görev yapmış bugün Ak Parti İstanbul Milletvekili olan Sayın Hasan Turan, festival nedeniyle ziyaret ettiği Giresun hemşeri standının yanı sıra katılan il dernek stantlarını da ziyaret ederek sohbet imkânı buldu.

STK’LARIN ÖNEMİNİ BURADA TEKRAR GÖRMÜŞ OLUYORUZ”

Milletvekili Hasan Turan’a ziyaretinde refakat eden Ataşehir Ak Parti İlçe Başkanı Av.M. Naim Yağcı gazetemize şu açıklamayı yaptı: “Öncelikle aramızda olduğu için Sayın Milletvekilimiz Hasan Turan’a teşekkür ederim.  Bu akşam Giresunluların gecesi var. Onlarla birlikte olmaya geldik.  Ama buradaki festivalde birçok ilimizin bir arada bulunduğu bir organizasyonu yaşıyoruz.  STK’ların önemini burada tekrar görmüş oluyoruz.  Mutluluk duyduğumuz şey, İstanbul’un birçok yerinde yaşanılan bu ortamın Ataşehir’de yaşama geçirilmesidir.  Bu organizasyonda görev alan, gönül veren tüm arkadaşlarımızı kutluyorum. Birlik ve beraberliğin, kardeşliğin pekişmesi adına önemli adımlardır” dedi.

DSCF8206

“TÜRKİYE’NİN MOZAİĞİ VE TÜRKİYE’NİN ÖZETİ BU ŞEHİR”

Ak Parti İstanbul Milletvekili Sayın Hasan Turan festivalle ilgili gazetemize yaptığı açıklamada, bu tür organizasyonların birlik ve beraberliği pekiştirmek adına önemli olduğunu vurgulayarak; “Türkiye’nin mozaiği ve Türkiye’nin özeti bu şehir.  Balkanlardan, Kafkaslardan gelen vatandaşlarımızla hep birlikte kültür başkentimiz İstanbul’da yaşıyoruz. Bir ülkeyi ülke yapan şey onun potansiyeli, kültürü, değerleri, zenginlikleridir. Dolayısıyla Ataşehir’de yaşayan kardeşlerimizin oluşturduğu STK’lar ve hemşeri derneklerinin de bırakıp geldikleri zaman zaman gittikleri, özlemlerinde, hatıralarında ve duygularında her zaman yaşattıkları memleketlerinin insanlarını bir araya getirmek için oluşturdukları sivil toplum kuruluşlarının birlikte organize ettiği, Anadolu’nun renklerini taşıdıkları bu etkinlikte dernek başkanlarımızla, hemşerilerimizle birlikte olmaktan çok mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum.   Bu organizasyona imece usulüyle birlikte imza attıkları için hepsini tebrik eder en kalbi şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

DSCF8213

“BURADAKİ KARDEŞLERİMİN HEPSİ MUHABBET FEDAİLERİDİR ” 

Milletvekili Hasan Turan, bende eskiden STK’larda görev yaparak bugün TBMM’de Milletvekili olarak hizmet yapmaya devam ediyorum diyerek; “ Bu çabaların ne kadar zor olduğunu bilen biriyim.  Çokta anlamlı buluyorum. Buradaki kardeşlerimin hepsi muhabbet fedaileridir.

Şu an Giresun Derneğinin standında bulunuyoruz. Bu etkinlik vasıtasıyla hemşerilerimiz birbirilerini tanımış oluyorlar. Sosyal dayanışma içerisinde olurlar. Bizi millet yapan aile yapımız ve toplum yapımızın çok güçlü olması ve bunlara dikkat etmemizdir. Yoksa diğer topluluklardan farkımız kalmaz. O zamanda hem milletimiz hem de devletimiz tehdit altındadır. Önce ailemizi, sonra milli varlığımızı, bütünlüğümüzü, birliğimizi muhafaza edeceğiz.  Buna vurgu yapan her türlü faaliyeti destekleyeceğiz. Parti olarak da bu tip faaliyetlerin her zaman yanındayız. Bugünde kardeşlerimle dayanışmak için bütün stantları gezdikten sonra kendi evim Giresun standında da yöresel yemeklerimizden tadıyoruz. Başkan Fatih Yelekoğlu ve ekibini bu dayanışmadan dolayı tebrik ediyorum” şeklinde duygularını ifade etti.

DSCF8216

 

 

CHP’NİN BAŞKAN ADAYI EKREM İMAMOĞLU

CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayının, Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu olduğu açıklandı.

CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayının Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu olduğunu açıkladı.

Canpolat ve Ekrem İmamoğlu, CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayının duyurulduğu basın toplantısının yapıldığı salona birlikte geldi. Salondakiler, Canpolat ve İmamoğlu’nu alkışlarla karşılarken, “Örgüt seninle, İmamoğlu ilerle” şeklinde slogan attı.

Eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın görev süresi dolmadan görevinden ayrılması nedeniyle büyükşehir belediye başkanlığı seçimi yapılacağını dile getiren Canpolat, CHP’nin adayının uzun bir çalışma sonucu belirlendiğini, grup yönetiminin, belediye başkanlarının görüşlerinin alındığını anlattı.

Cemal Canpolat, CHP’nin İstanbul’daki 14 belediye başkanının ve grup yönetimindeki onlarca kişinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapabilecek bilgiye, beceriye ve donanıma sahip olduğunu belirterek, “Arkadaşlarımızın önerisi doğrultusunda, Genel Başkanımızın takdiri üzerine İstanbul’da boşalan belediye başkanlığı için adayımız Beylikdüzü Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’dur.” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan İstanbul’a yaptığı adalet yürüyüşünün öneminin bir kez daha ortaya çıktığını ifade eden Canpolat, “Kısaca bugün Kadir Topbaş için de adalet istiyoruz. Her bir AKP’li sıkıntıya girdiğinde genel başkanımızın başlattığı adalet yürüyüşünün ne kadar önemli olduğu, sevgili hocamız Burhan Kuzu’nun söylediği gibi bir kez daha ortaya çıktı.” diye konuştu.

Canpolat, CHP’nin herkesi kucaklayan anlayışının büyükşehir belediyesinde uygulanacağını ifade ederek, şunları söyledi:

“Bu ara dönemde aramızdaki meclis farkını da bilerek, özellikle ‘hayır’ cephesinde buluşan CHP’nin belirleyeceği adaya ‘evet’ diyecek bir anlayışa, ruha, iradeye ihtiyaç var. Bu iradenin bizim dışımızdaki yapıları da temsil edeceğini, ‘hayır’ cephesinde buluşan Saadet Partisi, MHP’nin tabanı, HDP’nin, sosyal demokrat diğer yapıların, şimdi de Adalet ve Kalkınma Partisi’nde adalet arayanların belediye başkanı adayı olacağını belirtiyorum. Önümüzdeki dönem bütün bu yapıları kucaklayarak 1994’te bıraktığımız İstanbul’u yeniden alacağımızı biliyorum. Kadrolarımızla, belediyelerimizle, ilçe örgütlerimizle ve yurttaşlarımızla İstanbul’u almaya hazırız. Çünkü ülkeyi yönetemiyorlar. İstanbul’u da yönetemedikleri için bırakmak zorunda kaldılar. Biz, yönetilmeyen İstanbul’u yeniden yönetmeye hazırız.”

“İstanbul’a özenli bir yönetim vaad ediyorum”

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu da kendisini adaylığa layık gördüğü için Kemal Kılıçdaroğlu’na, partinin yöneticilerine, İstanbul milletvekilerine, meclis üyelerine, belediye başkanlarına teşekkür etti.

İmamoğlu, şöyle konuştu:

“Benim İstanbul’a çok basit bir vaadim var. Ben, İstanbul’a özenli bir yönetim vadediyorum. Büyük ya da küçük demeden İstanbul için yapılacak her işi özenli yapmanın, atılacak her adımı özenle atmanın sözünü veriyorum. İnsanlara değer veren, insana özen gösteren ve ‘önce insan’ diyen, ayrımcılık yapmaksızın tüm İstanbullulara aynı ölçüde özen gösteren bir yönetim vadediyorum. Ben İstanbul’a yeni nesil bir belediyecilik vadediyorum. İstanbul’un toplumsal ve kültürel çeşitliliğini, canlılığını koruyup geliştirmeye özen gösteren, herkese hoşgörüyle yaklaşan bir yönetim vadediyorum. İstanbul’u İstanbullularla birlikte İstanbul’dan yönetmenin sözünü veriyorum. Şeffaflığa, halka hesap verme prensibine, vicdana ve adalete dayalı bir yönetim anlayışı vadediyorum. Hangi partiden olursa olsun belediye meclisimizin bütün üyelerine artık İstanbul’u İstanbullularla İstanbul’dan yönetme iradesini ortaya koymaya davet ediyorum. İstanbul’da kadınların, çocukların, engellilerin ve her kesimden İstanbullunun kendini özgür, mutlu ve huzurlu hissettiği ve seslerinin dinlendiği bir yönetim vadediyorum. Benim hayalimdeki İstanbul, sadece insanlara değil, sokak hayvanlarına ve doğal yaşama da özen gösteren bir İstanbul’dur.”

Ekrem İmamoğlu öz geçmişi

Ekrem İmamoğlu, 1970’te Trabzon’da doğdu. Trabzon Lisesi’nin ardından İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden mezun olan İmamoğlu, aynı üniversitede İnsan Kaynakları ve Yönetimi Bilim Dalı’nda yüksek lisans eğitimi aldı.

İş hayatına 1992’de inşaat ve taahhüt işleri yapan aile şirketinde başlayan İmamoğlu, şirkette yönetim kurulu başkanlığı yaptı. Okul yıllarında amatör olarak futbol oynayan İmamoğlu, Trabzonspor Futbol Kulübü, Trabzonspor Basketbol Kulübü ve Beylikdüzüspor Kulübü’nde yöneticilik yaptı.

İmamoğlu, 2009’da CHP Beylikdüzü İlçe Başkanı oldu. 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde Beylikdüzü Belediye Başkanı seçilen İmamoğlu, evli ve 3 çocuk babası.

 

CANPOLAT; “CHP ULUSAL BÜTÜNLÜĞÜ SAĞLAYANLARIN PARTİSİDİR”

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 94’üncü kuruluş yıldönümünde CHP Ataşehir İlçe Başkanlığı’nın organize ettiği kutlama etkinlikleri çerçevesinde Cemal Süreya Sergi ve Etkinlik Salonunda düzenlenen panelde konuşan İl Başkanı Cemal Canpolat;  “Cumhuriyete öncülük yapmış bir partinin il başkanı olmaktan dolayı gurur duyuyorum. Ötekilerin, dışlananların, itilenlerin, sahipsizlerin sığınacağı tek alan Cumhuriyet Halk Partisidir. CHP’nin bu anlayışına bu gün de ihtiyaç vardır. CHP’ye saldıranlar, etkisiz hale getirmek için CHP kadrolarına saldırı yapanlar bu gün Cumhuriyet Halk Partisi’ne sığınmış durumdalar”  dedi.

Ataşehir’de partisinin kuruluşunun 94. Yıl dönümü etkinliğine katılan  CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, 1930’larda İsviçre, Fransa kadınlarında olmayan seçme, seçilme hakkının Türkiye’de kadına verildiğinin altını çizerek, “Mustafa Kemal 1920 -30’larda bu gün bize ders verenlere öncülük yapmış. Batı medeniyetinin üstünde medeniyeti hedef gösteren bir Mustafa Kemal’in; Lazı, Kürdü, Çerkezi herkesi kucaklamış, hem demokrasi, hem özgürlük,  hem cumhuriyete öncülük yapmış bir partinin il başkanı olmaktan dolayı gurur duyuyorum” diye konuştu.

Sunuculuğunu CHP Ataşehir İlçe Sekreteri Celal Yalçın’ın yaptığı etkinlikte; CHP’nin kuruluşu ve parti genel başkanlarıyla ilgili sinevizyon ve Adalet Yürüyüşü ile Adalet Kurultayına ait videoların izletildi.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından ilk konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet edilen CHP Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak;  “Cumhuriyet Halk Partisi’nin 94’üncü kuruluş yıldönümünde o heyecanı yaşamak için bir aradayız. CHP tarihinin devrim sayfalarına işlenip örüle örüle bu güne gelindiğini, “o” kadrolardan teslim alanlar olarak Cumhuriyeti ilelebet muhafaza etmek, daha güçlü, daha demokratik, daha özgür bir yapıyla taçlandırmak için çalışmamız gerekir” şeklinde ifade etti.

DSCF6996

CHP’nin 94. Kuruluş yıl dönümünü nedeniyle Ataşehir Novada İş Merkezi Cemal Süreya Etkinlik ve Sergi Salonun da düzenlenen etkinliğe; CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, CHP Üsküdar İlçe Başkanı Erdoğan Altan, Ataşehir Belediye Meclis 1. Başkanvekili Sadi Özata, Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Abdullah Der,  Hüseyin Hışman, CHP İstanbul İl Yönetim Kurulu üyeleri, CHP Ataşehir İlçe, Gençlik ve Kadın Kolları Başkan ve Yönetim Kurulu üyeleri, , STK temsilcileri, partililer ve davetliler katıldı.

DSCF6992

“GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER”

Ataşehir’deki etkinlikte Osmanlının son dönemleri üzerine konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat; “Dünyada 94 yılı aşan 4 partiden biri CHP’dir. Osmanlı’nın tüm dünyaya borçlandığı, yabancıların alacaklılarını kendi vergi dairelerini kurarak tahsil ettikleri,  kendi mahkemelerini de kurdukları bir dönem. Yabancılar bir tarafta vergilerini topluyor, diğer tarafta yargılıyor ve ordusunun komutanları da yabancılar. Mustafa Kemal ve bir avuç arkadaşı ülkeyi işgalden kurtarmak için mücadele başlatıyor. ‘Geldikleri, gibi giderler’ diyen Atatürk ve arkadaşları uluslararası işgal güçlerine karşı ilk zaferini elde ediyor” şeklinde konuştu.

DSCF7001

“DÜŞMANA SES ÇIKARAMAYANLAR MUSTAFA KEMAL’E İNSAFSIZCA SALDIRDILAR”

Canpolat konuşmasının devamında; “Anadolu’da işgal kuvvetlerine karşı mücadelesini sürdüren Mustafa Kemal ve bir avuç arkadaşının ülkeyi uluslararası sermayeye diz çöktürmek isteyenlere karşı koruyarak, tam bağımsız Türkiye’yi kurdular. Bir tarafta işgalci düşmanlarla mücadele edilirken diğer tarafta işbirlikçi saltanat ve gericilere karşı da mücadele verdiler. Mustafa Kemal’in bağımsızlık mücadelesi sonunda bu gün ezanların okunmasına ve İslami değerlerin ayakta kalması sağlanmıştır. Balıkesir İmamı’nı tutuklayanlara karşı ses çıkarmayanlar Çanakkale vaizini tutuklayıp işkence görmesine ses çıkartmayan o işbirlikçi gericiler, onlar için mücadele eden Mustafa Kemal’e insafsızca saldırıyorlardı” şeklinde ifade etti.

DSCF7021

“CHP ULUSAL BÜTÜNLÜĞÜ SAĞLAYANLARIN PARTİSİDİR”

Canpolat ;  “Uluslararası sermayeyi, gericiliği dize getirip, yedi düvele karşı mücadele vererek tam bağımsız, egemenliğin halka verilmesi ile kurulan bir Cumhuriyet Halk Partisi, yani halkın partisidir. CHP seçkinlerin, seçicilerin partisi değildir.  CHP bu ülkenin dört bir tarafını kucaklayan, ulusal bütünlüğü sağlayanların partisidir” dedi.

“CHP’YE SALDIRANLAR, BU GÜN CHP’YE SIĞINMIŞ DURUMDALAR”

Atatürk’ün, ‘Cumhuriyet Halk Partisi Ulusal Bütünlüğün Partisidir. CHP Umutsuzların, Sahipsizlerin, Kimsesizlerin, Yetimlerin, Savaşta Mağdur Kalanların partisidir’ sözlerin çok önemsediğini vurgulayan CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, ötekilerin, dışlananların, itilenlerin, sahipsilerin sığınacağı alanın Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu kaydederek; “CHP’nin bu anlayışına bu gün de ihtiyaç vardır. CHP’ye saldıranlar, etkisiz hale getirmek için CHP kadrolarına saldırı yapanlar bu gün Cumhuriyet Halk Partisi’ne sığınmış durumdalar” diye konuştu.

DSCF6998

“CUMHURİYET ANLAYIŞI MUSTAFA KEMAL’İN ANLAYIŞIDIR”

Cumhuriyetin kurulduğunda eğitim oranının yüzde 4 olduğunu, bunun da sadece 2000’e yakınının lise mezunu olduğunu, neredeyse doktorun hiç olmadığı zor bir ortamın olduğunu hatırlatan Canpolat; Sanayinin olmadığı dönemde ülkenin sanayileşmesinin önünün açıldığına dikkat çekerek; “Milli burjuvaziyi, sermayeyi yaratıyor.  2000 kişiyi yurt dışına gönderip eğitim aldırıyor. Bize demokrasi dersi veren Almanların fırınlarda yaktığı dönemde Yahudilere kapılarını açıyor. Bu kadrolarla üniversitelerin kurulmasını sağlıyor. Din, mezhep, ırk ayrımı yapmayan bir Cumhuriyet anlayışı Mustafa Kemal’in anlayışıdır” ifadelerini kullandı.

“KÖY ENSTİTÜLERİ ANADOLU’NUN AYDINLANMASINDA ÖNEMLİ ROL ÜSTLENDİ”

CHP’nin Anadolu’yu demir yolu ile ördüğü dönemde ekonomik imkânsızlıklarla mücadele edildiğini, yokluk içerisinde yoların yapıldığını hatırlatan Cemal Canpolat; “ ülkenin bu güne gelmesini sağlayanın Cumhuriyet Halk Partisi ve CHP kadrolarıdır. Yokluğun, yoksulluğun yaşandığı, nüfusun önemli bir kısmının köylerde yaşadığı dönemde Köy Enstitüleri oluşturuluyor. Bu okullarda bir köyde olması gereken her şey öğretiliyor. Köylü inşaat yapıyor, saz çalıyor. Köy Enstitüleri Anadolu’nun aydınlanmasında çok önemli rol oynuyor. Bir tarafta aydınlanma, bir tarafta yeniden inşa edilen ülke” dedi.

DSCF7004

“BİZ KAYBETTİK AMA CUMHURİYET VE DEMOKRASİ KAZANDI”

Ülkelerin tek parti ile yönetildiği dönemde çok partili döneme geçildiğini hatırlatan, 5 – 6 yıl öncesine kadar çok partili sisteme geçen tek İslam ülkesinin Türkiye olduğuna dikkat çeken CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, seçimi kaybeden İsmet Paşa’nın, “Biz kaybettik ama cumhuriyet ve demokrasi kazandı” dediğini hatırlatarak; “iktidardaki Cumhuriyet Halk Partisi, kaybetmesini kabullenen bir kadroya sahiptir” diye konuştu.

DSCF7012

“CUMHURİYETLE İKTİDARA GELENLER, SEÇİMLE GİTMEK İSTEMİYORLAR”

Cemal Canpolat konuşmasında, günümüzdeki iktidar hırsına dikkat çekerek;  “Şimdi, cumhuriyetin sayesinde iktidar olanlar, cumhuriyet değerleri sayesinde iktidara gelenler, seçimle gitmek istemiyorlar” iddiasında bulundu.

“AVRUPA’ DAN ÖNCE KADINLARA TÜRKİYE’ DE SEÇME SEÇİLME HAKKI VERİLDİ”

1930’larda İsviçre’de, Fransa’da kadınların seçme seçilme hakkı yokken Türkiye’de kadına seçme seçilme hakkı verildiğine, kadınların savaş döneminde demiryolları ağı örerek düşmanın arkadan kuşatılmasını ve savaşın kazanılmasında büyük paylarının olduğuna işaret eden Cemal Canpolat, “Mustafa Kemal 1920 -30’larda bu gün bize ders verenlere öncülük yapmış. Batı medeniyetinin üstünde medeniyeti hedef gösteren bir Mustafa Kemal’in Lazı, Kürdü, Çerkezi, Alevisi, Sunnisi herkesi kucaklamış, hem demokrasi, hem özgürlük,  hem cumhuriyet öncülük yapmış bir partinin il başkanı olmaktan dolayı gurur duyuyorum” diyerek konuşmasını tamamladı.

 

ALTINKAYNAK; UMUT MUSTAFA KEMAL’İN İLKELERİDİR

Cumhuriyet Halk Partisi Ataşehir İlçe Başkanlığı, CHP’nin 94’üncü kuruluş yıl dönümü nedeniyle Cumhuriyet Meydanında Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreni düzenledi. Buradaki törende  konuşan İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak; “Bu ülkenin aydınlık insanları olarak bizim kimsenin insaf ve merhametine ülkeyi terk etmeyeceğimizi herkesin bilmesi ve hepimizin de bu inancı tazelememiz lazım. Onun için bugün yine bir aradayız.  Çünkü biz umutsuz değiliz. Umut sizsiniz, umut bu ülkenin yurtseverleridir. Umut Mustafa Kemal’in ilkeleridir” dedi.

CHP Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak başkanlığında bir araya gelen CHP Ataşehir örgütü, partinin 94’üncü yıldönümü nedeniyle Cumhuriyet Meydanında kutlama töreni düzenlendi.

İlçe Sekreteri Celal Yalçın’ın sunumuyla gerçekleşen törende İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak  saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Cumhuriyet Meydanın da ki Atatürk Anıtı’na çelenk sunumu gerçekleştirildi.

Barbaros Mahallesin de bulunan Cumhuriyet Meydanın da ki törene; İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak ve yönetim kurulu üyeleri, Kadın Kolları Başkanı Nihan Erol ve yönetimi, Gençlik Kolları Başkanı Oğuz Kaçmaz ve yönetimi, Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Hışman, Meclis Başkanı Sadi Özata, CHP Belediye Meclis Üyeleri, belediye birim müdürleri, STK temsilcileri ve Ataşehir CHP örgütü katıldı.

DSCF6955

“DÜNYADA 94 YIL YAŞAYAN 4 PARTİDEN BİRİYİZ”

Törende günün anlam ve önemi üzerine konuşan İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak; “Bugün Cumhuriyetimizin kuruluşu ile beraber en önemli tarihsel günlerden biri olan ve Cumhuriyetin ilkelerini topluma yaygınlaştırarak uygulamaya çalışan, Cumhuriyeti kuran kadroların kurduğu CHP’nin 94’üncü yıldönümü nedeniyle buradayız. CHP gibi Cumhuriyetimizle eşdeğer olan, aynı tarihlerde kurulan bir partinin 94 yıl sonra yine topluma umut veren, bu ülkenin geleceğine yön vermeye hazır bir partinin bütün zorluklara rağmen dünya tarihinde 94 yıl yaşayan ilk 4 partiden biri olan CHP’nin bu gününü anlamlı bir şekilde yoldaşlarımızla kutlamanın onurunu yaşıyoruz.   Bu vesile ile başta hem Cumhuriyetimizin hemde CHP’nin kurucusu büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve O’nun yol arkadaşlarına isimsiz kahramanların huzurunda bunu yâd etmek için buradayız. Başta Büyük Önderimiz olmak üzere bütün emeği geçenleri saygı ile anıyoruz” dedi.

DSCF6973

“BİZLERE BÜYÜK SORUMLULUKLAR DÜŞÜYOR”

Altınkaynak; “Yanmış yıkılmış bir imparatorluktan sonra Anadolu’da yoksul kalmış bir bölgede emperyalizme ve içteki isyanlara, cehalete karşı yeni bir Cumhuriyet kurmak ve yönünü uygar ülkelere dönen ve bu gidişatı oraya kadar taşıyan, bütün ilkeleri ve değerleri toplumla paylaşarak, yaşatarak ve kurumsallaştırarak bugüne ülkemizi getiren bu büyük insanlara ve yurtseverlere karşı, onurlu ufku açık, aydınlıktan yana olan insanların yolundan giden bizlere büyük sorumluluklar düşüyor” ifadelerini kullandı.

DSCF6967

“SİVAS KONGRESİNDE CHP’NİN FİKİRSEL ALTYAPISI ORTAYA ATILMIŞTI”

Daha Sivas Kongresinde CHP’nin fikirsel altyapısı ortaya atılmıştı diyen Altınkaynak konuşmasına şöyle devam etti:  “Çünkü bir taraftan düşmanla savaşırken diğer taraftan ülkeyi yarın nasıl refaha kavuşturacağız yollarını konuşmuşlardır. Bir taraftan savaşırken bir taraftan da bu ülkenin gençleri yurtdışına tahsile gönderiliyordu. Öğretmenleri cepheye göndermeyerek bu toplumu eğitmemiz gerektiğine inan kadrolarla Türkiye bu hale geldi.  Bugün uygar ülkelerin yaptıklarını bu kadrolar 1930’larda 1934 ve 1940’larda yapmışlardır. Bunu görmemezlikten gelemeyiz.  Bugün Cumhuriyetin nimetleri ile bu ülkede belli makamları işgal edenler, bu ülkede refah içinde yaşayanların Cumhuriyeti kuran ve o gün çile çekenler borçlu olduklarını unutuyorlarsa bu büyük bir vicdansızlıktır.”

DSCF6980

“LAİKLİK İLKESİNİN ÖNEMİNİ BİR KEZ DAHA 15 TEMMUZ DA GÖRDÜK”

Altınkaynak; “Cumhuriyeti kuranlar devrimler yaptılar. Medeni hukuku getirdiler. Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi. Bu ülkenin ve cumhuriyetimizin temel direği olan laiklik ilkesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha 15 Temmuz’da gördük.  Dini istismar ederek dinsel kisvenin altında toplumun altını oyarak gelenlerin neler yaptıklarını gördük.  Din hepimizin vicdanıdır. Cumhuriyetimizin kurucu felsefesini ve ilkelerini aşındıranlara ve yok sayanlara sesleniyoruz. Şöyle bir etrafımıza baktığımızda dinsel olarak yönetilen ülkelerin halini görüyoruz.  O nedenle bu ülkenin aydınlık insanları olarak bizim kimsenin insaf ve merhametine ülkeyi terk etmeyeceğimizi herkesin bilmesi ve hepimizin de bu inancı tazelememiz lazım. Onun için bugün yine bir aradayız.  Çünkü biz umutsuz değiliz. Umut sizsiniz, umut bu ülkenin yurtseverleridir. Umut Mustafa Kemal’in ilkeleridir. Hep beraber sımsıkı buna sarılarak başımızı göğe değdirecek kadar dik dolaşarak cumhuriyetimize, demokrasimize, ülkemizin birliğine sahip çıkacağız. Bunu kimsenin insaf ve merhametine terk etmeyeceğimizi herkes bilecek” şeklinde konuştu.

DSCF6969

“BİZ MUHALEFETİ KURUMSALLAŞTIRAN BİR PARTİYİZ”

Altınkaynak konuşmasının sonunda şunları söyledi: “Biz muhalefeti kurumsallaştıran bir partiyiz. İsmet İnönü Topkapı’da taşlanmasına,  Kayseri’ye sokulmamasına rağmen “bu ülke kin ve nefretle yönetilemez, sabır ve kararlılıkla yönetilir” demişti. Bizim görevimiz 94 yıllık Cumhuriyetimizi özgürlükçü demokrasiyle taçlandırmaktır. Demokrasi kolay bir rejim değildir. Sabır ister, kararlılık ister, özveri ister ve sonuna kadar mücadele ister. Bu duygularla bütün yurttaşlarımızın, CHP’ye gönül veren, emek veren yoldaşlarımı ve bu uğurda can verenlere, bize önderlik yapan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarını bugün minnetle anıyoruz. Cumhuriyetimizin ve CH Partimizin 94’üncü yılı kutlu olsun.”

DSCF6964 DSCF6980 DSCF6973 DSCF6969 DSCF6967 DSCF6955 DSCF6962 DSCF6960

CHP’DE ‘BÜYÜK KURULTAY’ TAKVİMİ İŞLİYOR

CHP’nin 36. Olağan Kurultay süreci kapsamında, muhtarlık bölgesi delegeleri ve parti içi önseçmen seçimleri için ülke genelinde 10 Eylül’de sandıklar kurulacak.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Merkez Yönetim Kurulunun (MYK) 3 Mayıs’ta aldığı karar doğrultusunda işleyen kongreler takvimi, Çanakkale’de 26-30 Ağustos arasında gerçekleştirilen “Adalet Kurultayı” ve Kurban Bayramı tatili dolayısıyla yeniden düzenlendi.

Bu kapsamda, CHP Genel Sekreteri Kamil Okyay Sındır’ın imzasını taşıyan “olağan kongreler takvimi”nin son hali, partinin 81 il ile ilçe başkanlıklarına gönderildi.

Takvim doğrultusunda, muhtarlık bölgesi delegeleri ve parti içi önseçmen seçimleri için 10 Eylül’de sandıklar kurulacak. Mahalle delegelerinin belirlenmesinin ardından, 21 Ekim-26 Kasım arasında ilçe kongreleri, 27 Kasım-31 Aralık arasında ise il kongreleri yapılacak.

İl kongrelerinin de tamamlanmasıyla, Parti Meclisinin (PM) alacağı karar doğrultusunda 2018’in ilk aylarında büyük kurultay gerçekleştirilecek.

KONGRELER KILAVUZU GÖNDERİLDİ

Öte yandan, CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, tüm seçimlerin sandık kurularak, şeffaf, parti tüzük ve yönetmeliklerinde belirtilen kurallara uygun yapılması için il ve ilçe başkanlıklarına “Kongreler Kılavuzu” gönderdi.

Kılavuzda, hedeflerinin özgürlükçü ve çoğulcu demokrasinin, hukuk devletinin, temelinde insan hakları olan bir düzenin inşa edilmesi olduğunu belirten Bingöl, toplumla bütünleşmesi ve geniş tabanlı bir katılımın sağlanması için siyasi partilerin demokratik ölçütlere göre örgütlenmesinin ve faaliyetlerini buna göre yapmasının önemine işaret etti.

Yeni yönetimler belirlenirken, yüzde 33’lük kadın ve yüzde 10’lun genç kotasına uyulmasını isteyen Bingöl, seçimlerin “gizli oy, açık sayım” yöntemiyle yapılması talimatını verdi.

 

AK KADINLARDAN YARDIM ELİ

Ak Parti Ataşehir kadın Kolları Başkanlığı’nın geleneksel hale getirdiği bayram yardımları ile ilgili gönderilen basın bülteni aşağıda ki gibidir.

Ak Parti Ataşehir İlçe Kadın Kollar Başkanlığı’nıngeleneksel olarak bayram öncesi düzenlemiş olduğu yetim, öksüz ve ihtiyaç sahibi çocuklara bayramlık hediye ettiği program bu yılda devam etti.

Ak Parti Ataşehir İlçe Kadın Kolları Başkanı Neslihan Yurtdagül’ ün başkanlığında, İlçe Kadın Kolları Sosyal Politikalar Başkanlığı tarafından 25 Ağustos 2017 tarihinde düzenlenen, “Yüzlerde Tebessüm, Gözlerde Sevgi” programı ileihtiyaç sahibi 70çocukla bire bir sohbet edilerek,çocuklarabayramlıkları hediye edildi.

Program sonunda, Ak Parti Ataşehir İlçe Kadın Kolları Başkanı Neslihan Yurtdagül, “Dünya’nın en güzel varlıkları olan çocuklarımızın her türlü sıkıntısına çözüm olmayı kendimize amaç edindik. Bugünde ihtiyaç sahibi evlatlarımızla bir araya gelerek, keyiflerince kendi alışverişleriniyapmalarının heyecanını ve kendilerine bayramlıklarını hediye ederek, gözlerindeki sevince ortak olmanın huzurunu bir kere daha yaşadık. Bu kapsamda çocuklarımızın yüzlerine tebessüm, gözlerine sevgi bırakan hayırseverlerimize, maddi ve manevi desteklerinden ötürü teşekkür ediyorum.” dedi.

 

KILIÇDAROĞLU; ADALET VE HUZUR İÇİNDE YAŞAYACAĞIZ

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Adalet içinde hep birlikte huzur içinde yaşayacağız. Bizim adalet mücadelemizin temel nedeni de budur. Biz adalet mücadelesini aslında yeni başlatmadık. Bu mücadele, insanlık tarihi kadar eski bir mücadeledir” dedi.

Kılıçdaroğlu, 4 gün sürecek Adalet Kurultayı için Gelibolu Yarımadası Tarihi Alanı’nda bulunan Şehitler Abidesi’ne geldi. Burada Atatürk Anıtı’na çelenk sunarak, saygı duruşunda bulunan Kemal Kılıçdaroğlu, daha sonra temsili şehitliği ziyaret etti, karanfil bıraktı.

CHP Genel Başkan Yardımcıları ve bazı milletvekillerinin de katıldığı törenin ardından, Kocadere köyündeki kamp alanına geçen Kılıçdaroğlu ve beraberindekiler, burada çeşitli sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerin temsilcileri tarafından karşılandı.

Burada bir konuşma yapan Genel Başkan Kılıçdaroğlu, hakkı, hukuku ve adaleti bu güzel ülkeye getirmenin boynunun borcu olduğunu belirterek, “Bütün mazlumların yanında olmak, zulmedenlere karşı olmak benim boynumun borcudur. Değişik siyasi partilerden çok sayıda vatandaşımız var. Bugün Adalet Kurultayı’nı başlatıyoruz” dedi.

Çanakkale’nin çok önemli topraklar olduğuna değinen Kılıçdaroğlu, “Bu toprakları sıkarsanız şüheda fışkırır. Çanakkale’deyiz, şehitlerle kucak kucağıyız. Çanakkale’yi geçilmez yapanların, Çanakkale destanını yazanların topraklarındayız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ön sözünün yazıldığı topraklardayız. Ve onlar, Çanakkale Savaşı’nı verenler hep birlikte mücadele ettiler. Türkiye’nin bütün illerinden, bütün görüşlerinden, bütün inançlarından insanlarımız bu topraklarda kucak kucağa yatıyor. Bu memleketi acıyla, kanla, gözyaşıyla kurulduğunu Çanakkale bize hatırlatıyor” ifadelerini kullandı.

“BİZ ADALETLİ BİR TÜRKİYE İSTİYORUZ”

Kemal Kılıçdaroğlu, Adalet Kurultayı’nın Çanakkale’de yapılmasının büyük bir anlamı bulunduğunu vurgulayarak, “Biz biriz, biz bütünüz, biz vatanseveriz, biz bayrağımızı seviyoruz. Biz insanımızı seviyoruz. Biz insanlarımız arasında hiçbir ayrım yapmıyoruz. Biz görüşü ne olursa olsun, kimliği ne olursa olsun bütün insanlarımızı kucaklıyoruz. Biz toplumda gerginlik istemiyoruz. Biz kavga istemiyoruz. Biz kendi ülkemizde huzur içinde, barış içinde yaşamak istiyoruz. Biz adaletli bir Türkiye istiyoruz” diye konuştu.

ÇANAKKALE DESTANI’NIN 1915’TE YAZILDIĞINI HATIRLATAN KILIÇDAROĞLU, ŞÖYLE DEVAM ETTİ: “(Çanakkale geçilmez) destanı yazıldı. Ama fazla sürmedi. 3 yıl sonra Çanakkale’den tek bir mermi bile atmadan düşman gemileri İstanbul’a girdi. Dolmabahçe’nin önünde demirlediler. Ve başkenti ele geçirdiler. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Çanakkale’de verdiği, kapattığı bir sayfayı 1919’da 3 yıl sonra yeniden açtı. Ve yeni bir mücadelenin öncülüğünü yapmaya başladılar. Samsun’u, Havza’yı, Erzurum’u, Sivas’ı geçti. Kuvayımilliye’yi örgütledi. Ve bugün 26 Ağustos 1922’de Başkomutanlık Meydan Savaşı’nın başladığı gündür bugün. Bugün, Başkomutanlık Meydan Savaşı’na katılan ve şehit olan, hayattaysa gazilerimizin tamamına şükran borçluyuz. Tamamına Allah’tan rahmet diliyoruz. Tamamına diyoruz ki ‘Siz bu güzel ülkeyi inşa ettiniz. Siz kanlarınızla, gözyaşlarınızla bu güzel ülkeyi bize emanet ettiniz.’ Onlara her zaman şükran borçluyuz. Herkese, her insana saygı duyduğumuz gibi bu ülke için kanını veren, canını veren herkese şükran borçluyuz.”

Nazım Hikmet’in “Davet” şiirini okuyan Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Evet bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine nasıl yaşayacağız? Adalet Kurultayı’mızın ana teması bu. Biz farklılıklarımızla bir arada bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine nasıl yaşayacağız? Bunun temeli nedir? Sihirli sözcük nedir? Bunun temeli, sihirli sözcüğü adalettir. Adalet içinde hep birlikte huzur içinde yaşayacağız. Bizim adalet mücadelemizin temel nedeni de budur. Biz adalet mücadelesini aslında yeni başlatmadık. Bu mücadele, insanlık tarihi kadar eski bir mücadeledir. İnsanlık tarihi adalet mücadelesiyle geçmiştir. Bundan sonra da geçecektir.”

 

734 EMNİYET MENSUBU GÖREVLERİNE İADE EDİLDİ

FETÖ/PDY mensubiyeti veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle görevden uzaklaştırılan ve durumu tekrar değerlendirilen 734 emniyet teşkilatı mensubu, İçişleri Bakanlığı oluru ile görevlerine iade edildi.

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) mensubiyeti veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle görevden uzaklaştırılan ve durumu tekrar değerlendirilen 734 emniyet teşkilatı mensubu, İçişleri Bakanlığı oluru ile görevlerine iade edildi.

Emniyet Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, Resmi Gazete’de yayımlanan 693 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan 12 emniyet teşkilatı mensubu, kamu görevinden çıkarıldı.

Daha önce Olağanüstü hal (OHAL) kapsamındaki Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamu görevinden çıkarılan bir emniyet mensubu da kamu görevine iade edildi.

Öte yandan, açıklamada FETÖ/PDY mensubiyeti veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle görevden uzaklaştırılan ve durumu tekrar değerlendirilen 734 emniyet teşkilatı mensubunun, Bakanlık oluru ile görevlerine iade edildiği kaydedildi.

 

SORUŞTURMAYA YENİ DÜZENLEME

Yeni KHK ile seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve bu yerin ağır ceza mahkemesine verildi.

Resmi Gazete‘de yayımlanan 694 sayılı KHK‘da, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Cumhuriyet savcısının görev ve yetkilerini düzenleyen 161’inci maddesine şu fıkra eklendi:

“Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve bu yer ağır ceza mahkemesine aittir. Soruşturmayı Cumhuriyet Başsavcısı veya görevlendireceği vekili bizzat yapar. Başsavcı veya vekili, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısından soruşturmanın kısmen veya tamamen yapılmasını isteyebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı zorunlu olan delilleri toplar ve gerekmesi halinde alınacak kararlar bakımından bulunduğu yer sulh ceza hakimliğinden talepte bulunur.”

 

İKİ YENİ KHK YAYIMLANDI

OHAL kapsamında İki yeni KHK yayımlandı. Kararnamelere göre, 928 kişi kamudaki görevinden ihraç edilirken 57 kişi göreve iade edildi. 10 emekli TSK personelinin rütbeleri alındı ve 6 kurum kapatıldı.

Olağanüstü hal (OHAL) kapsamında kamu görevinden çıkarılanlar ve göreve iade edilenlere ilişkin listelerin de bulunduğu 693 ve 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname(KHK), Resmi Gazete‘de yayımlandı.

693 Karar Sayılı KHK

694 Karar Sayılı KHK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında 15 Ağustos’ta toplanan Bakanlar Kurulunca Anayasa’nın 121’inci maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun 4’üncü maddesine göre alınan kararlar doğrultusunda hazırlanan 693 ve 694 sayılı KHK’lar, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Milletvekillerine soruşturmaya düzenleme

693 sayılı KHK’da, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca (MGK) devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ve gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı ya da irtibatı olan kamu görevlerinin ihraçlarına ilişkin liste yer aldı.

Buna göre, TBMM’den 5, Hakimler ve Savcılar Kurulundan 1, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumundan 1, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan 1, Adalet Bakanlığı ve bağlı kuruluşlardan 142, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından 12, Türk Standardları Enstitüsünden 9, KOSGEB’den 5, Türk Patent ve Marka Kurumundan 2, Şeker Kurumundan 1, Devlet Personel Başkanlığından 2, Türkiye İş Kurumundan 32, SGK’dan 1, Çevre ve Şehircilik Bakanlığından 2, Dışişleri Bakanlığından 4, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından 1, Türkiye Atom Enerjisi Kurumundan 1, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan 2, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünden 1, Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ’den 1, Elektrik Üretim AŞ’den 1, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğünden 1, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından 4, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumundan 1, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumundan 10, Toprak Mahsulleri Ofisinden 2, İçişleri Bakanlığından 29, Emniyet Genel Müdürlüğünden 12, Göç İdaresi Genel Müdürlüğünden 4, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığından 1, mahalli idarelerden 166, Sahil Güvenlik Komutanlığından 3, Kültür ve Turizm Bakanlığından 6, Milli Eğitim Bakanlığından 7, Milli Savunma Bakanlığından 19, Genelkurmay Başkanlığından 1, Kara Kuvvetleri Komutanlığından 106, Deniz Kuvvetleri Komutanlığından 40, Hava Kuvvetleri Komutanlığından 59, Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumundan 3, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile bağlı kuruluşlardan 43, Karayolları Genel Müdürlüğünden 3, Türkiye Vagon Sanayi AŞ’den 1, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünden 1, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan 7, yükseköğretim kurumlarından 120 akademik personel ile 52 idari personel için ihraç kararı verildi.

KHK hükümleri kapsamında, bu kişilere herhangi bir tebligat yapılmayacak, haklarında özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilecek.

Kamu görevinden çıkarılan bu kişilerin, mahkumiyet kararı aranmaksızın, rütbe veya memuriyetleri alınacak, bu kişiler görev yaptıkları teşkilata yeniden kabul edilemeyecekler. Ayrıca bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyecek, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemeyecek, bunların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılacak.

Bu kişilerin silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilecek, oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından 15 gün içinde tahliye edilecekler. İhraç edilenler, özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamayacak, pasaportları iptal edilecek.

Göreve iadeler 

Söz konusu KHK’da, göreve iade edilen kişilerin listesine de yer verildi.

Buna göre, TBMM’den 2, TRT’den 1, Adalet Bakanlığı ve bağlı kuruluşlardan 28, SGK’dan 3, İçişleri Bakanlığından 1, Emniyet Genel Müdürlüğünden 1, mahalli idarelerden 1, Milli Eğitim Bakanlığından 5, Deniz Kuvvetleri Komutanlığından 9, Hava Kuvvetleri Komutanlığından 5, yükseköğretim kurumlarından 1 kişi memuriyetlerine iade edildi.

Ayrıca, Deniz Kuvvetleri Komutanlığından 3 kişinin isimleri ilgili KHK’nın ekindeki listenin ilgili sıralarından çıkarıldı. Söz konusu KHK hükümleri, bu kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalktı.

Söz konusu personelden bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren 10 gün içinde göreve başlamayanlar “çekilmiş” sayılacak. Bu kapsamda, göreve başlayanlara da kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları güne kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenecek.

Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacak. Bu personelin görevlerine iadesi, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihte bulundukları yöneticilik görevi dışında öğrenim durumları ve kazanılmış hak aylık derecelerine uygun kadro ve pozisyonlara atanmak suretiyle de yerine getirilebilecek.

Bu maddeye ilişkin işlemler ilgili bakanlık ve kurumlar tarafından yürütülecek.

Rütbesi alınan emekli TSK personeli

Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) emekliye sevk edilen, kendi isteğiyle emekli olan veya istifa eden subaylardan, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Hava Kuvvetleri Komutanlığından 10 emekli tuğgeneralin rütbeleri alınarak, emekli kimlikleri iptal edildi.

Söz konusu kişiler uhdelerinde taşımış oldukları mesleki unvanları ve sıfatlarını kullanamayacak ve bu unvan ve sıfatlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamayacak. Bu kişilerin uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılacak, silah ruhsatları, pilot lisansları ve ilgili pasaport birimlerince pasaportları iptal edilecek. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamayacak.

Kurum ve kuruluşlara ilişkin tedbir kararları

693 sayılı KHK ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olan Mavi Derneği (Batman), Kuran Sevenler Derneği (Antalya), Antalya Çağlayan Lisesi Mezunları Derneği, Rojeva Medya gazetesi (Diyarbakır), Gazete Şujin (Diyarbakır) ve Dicle Medya Haber Ajansı (Diyarbakır) kapatıldı.

Kapatılan kurum ve kuruluşlara ait taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrak ilgisine göre Hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayılacak. Bunlara ait taşınmazlar tapuda resen ilgisine göre Hazine adına, her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak tescil edilecek.

Bunların her türlü borçlarından dolayı hiçbir şekilde Hazineden bir hak ve talepte bulunulamayacak. Devire ilişkin işlemler, ilgili tüm kurumlardan gerekli yardımı almak suretiyle Maliye Bakanlığı tarafından yerine getirilecek.

Daha önce yayımlanan KHK’lar ile kapatılan, Radyo 59, Özel Donegen Genetik Hastalıkları Tanı Merkezi (İstanbul) ile Mahmudiye Sosyal Yardım ve Eğitim Vakfının (Gaziantep) yeniden açılmasına izin verildi.

Milli İstihbarat Teşkilatı Cumhurbaşkanına bağlandı

OHAL kapsamında yayımlanan yeni KHK ile Milli İstihbarat Teşkilatı Cumhurbaşkanına bağlanırken daha önce MİT Müsteşarının başkanlığını yürüttüğü Milli İstihbarat Koordinasyon Kuruluna, Cumhurbaşkanı başkanlık edecek.

MİT Müsteşarı hakkında soruşturma yapılması Cumhurbaşkanının iznine bağlı olacak. Soruşturma izni verilmesi veya verilmemesi kararlarına karşı 10 gün içinde Danıştay Birinci Dairesine itiraz edilebilecek. İtirazlar en geç 3 ay içinde karara bağlanacak ve verilen kararlar kesin olacak. İzin verilmesi üzerine soruşturma Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından yapılacak.

Öte yandan Milli Savunma Bakanlığı ve TSK’da görev yapan personele ilişkin istihbarat hizmetleri MİT tarafından yürütülecek. MİT, güvenlik soruşturması kapsamında Bakanlık ve TSK personeli hakkında kıt’a içinde veya dışında her türlü araştırma yapabilecek.

Emniyete 32 bin kadro ihdas edildi

Resmi Gazete’de yayımlanan KHK’ya göre, Emniyet Genel Müdürlüğü merkez teşkilatında bir özel harekat başkanı, 3 özel harekat başkan yardımcısı, bin komiser muavini, 2 bin polis memuru olmak üzere toplam 3 bin 4 kadro oluşturuldu.

Genel Müdürlüğün taşra teşkilatına ise 8 özel harekat müdürü, bin 500 komiser muavini, 20 bin polis memuru, 7 bin 500 çarşı ve mahalle bekçisi olmak üzere toplam 29 bin 8 kadro ihdas edildi.

Böylece, Emniyet Genel Müdürlüğüne toplam 32 bin 14 kadro verildi.

Polis Meslek Eğitim Merkezlerine ön lisans mezunu alımı

Yeni KHK ile polis alımlarında da düzenlemeye gidildi.

Buna göre, toplam kontenjanın yüzde 20’sini aşmamak kaydıyla Bakanlıkça belirlenecek sayıda önlisans mezunu da belirtilen usule uygun olarak polis meslek eğitim merkezlerine alınabilecek.

Yeni KHK ile olağanüstü hal, seferberlik ve savaş hallerinde veya genel hayata müessir afetlere uğrayan yerlerdeki devlet memurları, çekilme istekleri kabul edilmedikçe veya yerine atanacaklar gelip işe başlamadıkça görevlerini bırakamayacaklar.

KHK ile yeni hakim ve savcı kadrosu

KHK’ya göre, Adalet Bakanlığı taşra teşkilatlarında 4 bin hakim ve savcı, 2 bin de hakim adayı kadrosu oluşturuldu.

Öte yandan Bakanlığın merkez teşkilatına ise bir İnsan Hakları Dairesi Başkanı, 4 daire başkanı kadrosu ihdas edildi.

HSK’ya 100 müfettiş kadrosu

694 sayılı KHK ile Hakimler ve Savcılar Kuruluna (HSK) kurul başmüfettişi ve müfettiş olmak üzere 100 kadro ihdas edildi. HSK’da, 30 kurul başmüfettişi, 70 kurul müfettişi kadrosu oluşturuldu.

Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin askeri hakim sınıfından başkan, başsavcı, ikinci başkan, daire başkanı ve üyeleri ile yedek subaylar haricindeki diğer askeri hakimler, Hakimler ve Savcılar Kurulunca bölge adliye ve bölge idare mahkemeleri ile diğer adli ve idari yargı mercilerine hakim veya savcı olarak atanabilecek.

KHK’ya göre albaylar ve rütbe bekleme süresi üç yıldan az olan general ve amiraller, rütbe bekleme süresi bakılmaksızın ve sicil şartı aranmaksızın Yüksek Askeri Şura Başkanının kararıyla Yüksek Askeri Şura değerlendirmesine alınabilecek. Bunlardan terfi ettirilenler ile kadrosuzluktan emekli edilenler rütbe bekleme sürelerini tamamlamış sayılacak.

Milletvekiline soruşturma yetkisi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının

Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve bu yerin ağır ceza mahkemesine verildi.

İki kurumun adı değişti

Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanlığı da Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü olarak değiştirildi.

Sultanhanı ile Kemalpaşa beldeleri ilçe oldu

Kanun Hükmünde Kararname ile Aksaray’ın Sultanhanı ile Artvin’in Hopa ilçesine bağlı Kemalpaşa beldeleri ilçe yapıldı.

KHK’da, kurulan ilçelerin personel ihtiyacını karşılamak üzere çeşitli kurum ve kuruluşlara ait yeni kadrolar tahsis edilirken, bu kadrolara yapılacak atama işlemlerinin, merkezi yönetim bütçe kanunlarındaki sınırlamalara bir yıl süreyle tabi olmayacağı düzenlendi.

Uyuşturucu madde suçuna yönelik düzenlemelere

Yeni KHK ile uyuşturucu madde suçu işleyenlere yönelik de düzenlemelere gidildi.

Buna göre, daha önce 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun’un 23’üncü maddesine göre, esrar elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapan kişiye dört yıldan on iki yıla kadar hapis cezası veriliyordu. Yeni düzenleme ile bu kişilere 500 günden 10 bin güne kadar adli para cezası da verilebilecek.

 

CHP’li Adıgüzel: “Cezaevlerinde 2800 Çocuk Var”

CHP İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel’in cezaevlerindeki çocuklara ilişkin yaptığı bilgi edinme başvurusuna gelen cevapta, cezaevlerinde 12-17 yaş arası 2 bin 800 çocuk olduğu, 2013 yılından bu yana ise cezaevlerinde, 6’sı intihar sonucu olmak üzere toplam 13 çocuğun yaşamını kaybettiği açıklandı.

CHP’li Adıgüzel’in bilgi edinme başvurusuna Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından gelen cevapta cezaevlerindeki çocuklara ilişkin şu bilgilere yer verildi:

–          Türkiye’de ceza infaz kurumlarında 232’si “açık”, bin 201’i “bir bölümü yüksek güvenlikli”, 1’i “müdürlük teşkilatı bulunmayan”, 27’si “yüksek güvenlikli”, bin 339’u “diğer kapalı olmak” üzere 12-17 yaş arası toplam 2 bin 800 çocuk bulunuyor.

–          Cezaevlerinde 994’ü hükümlü, bin 715’i tutuklu olmak üzere 2 bin 709 erkek; 28’i hükümlü, 63’ü tutuklu olmak üzere 91 kız çocuğu bulunuyor.

–          4 Temmuz 2017 tarihi itibariyle çocuk hükümlü ve tutukluların suç profiline bakıldığında, 281 çocuk adam öldürme, 4’ü adam öldürmeye teşebbüs, 450’si cinsel suçlar, 18’i dolandırıcılık, 840’ı hırsızlık, 4’ü sahtecilik, 208’i terör, 511’i uyuşturucu, 333’ü yağma ve gasp, 94’ü ise yaralama suçundan dolayı ceza infaz kurumlarında.

–          2013-2017 yılları arasında yaşları 12 ile 17 arasında değişen 13 çocuk cezaevlerinde yaşamını yitirirken, bu çocuklardan 6’sının ölüm sebebi ise intihar. Cezaevlerinde 2013’te 2, 2014’te 6, 2015’te 1, 2016’da 2, Ocak 2017 – Haziran 2017 tarihlerinde ise 2 çocuk çeşitli nedenlerden dolayı yaşamını yitirdi.

“Çocuklar Yatağa Aç Gidiyor”

Gelen cevaba ilişkin konuşan Adıgüzel, “Tutuklu ve hükümlü olmak üzere cezaevlerinde kalan 3 bine yakın çocuk ciddi sorunlarla karşı karşıya. CHP  Kadın ve Çocuk Hak ve İhlalleri İnceleme ve İzleme Komisyonu olarak, çocuk cezaevlerine ilişkin geçtiğimiz yıl yaptığımız ziyaret ve incelemelerde de ortaya çıktığı üzere; cezaevlerinde kameraların görmediği kör noktalar, psikologların yetersizliği,  yabancı uyruklu çocuklara yönelik tercüman eksikliği, çocukların ihtiyaçları için ayrı bir ödenek olmaması, disiplin cezaları, çıplak arama, incelemeye muhtaç işçi koğuşları, çocuklara yönelik şiddet bu sorunların başında geliyor. Örneğin; görüştüğümüz çocukların birçoğu çıkan yemeklerin kötü olduğundan ve çoğu zaman karınları aç bir şekilde yatağa gittiklerini ifade etmiştir. Cezaevlerindeki çocukların sorunlarına yönelik acil adımlar atılmalı” ifadelerini kullandı.

Kürkçüler’deki Yangına İlişkin Sorular Yanıtsız

Adıgüzel ayrıca, Muhammet Erdoğan, Ferhat Kaya ve Mehmet Altunhan isimli 3 çocuğun karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu  yaşamını yitirdiği Adana (Kürkçüler) E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda 18 Ocak 2017’de çıkan yangına ilişkin yürütülen soruşturmaya yönelik sorduğu sorunun yanıtsız bırakıldığına dikkat çekti. Adıgüzel, 18 Ocak 2017 tarihinde cezaevinde çıkan yangına ilişkin açılan davada çocuk mahkûm 13 yaşındaki R.K.’nın üç kişinin ölümüne sebebiyet vermekten 93 yıl hapis cezası ile yargılandığı kamuoyu ve medyaya yansımıştır. Buna karşın, bahsi geçen yangının sebep ve sonuçlarına ilişkin cezaevlerindeki çocukların güvenliğinden sorumlu cezaevi idaresine yönelik herhangi bir adli ve idari soruşturma yürütülmediği de yine kamuoyunda dile getirilen ve vicdanları yaralayan iddialar arasındadır. Olayda ihmali ve kusuru bulunan kurum yöneticileri, kamu görevlileri hakkında kapsamlı bir soruşturma yürütülmüş müdür? 3 çocuğun hayatını kaybetmesine neden olan yangının ardından, çocuk tutuklu ve hükümlüleri yangın çıkarmaya iten nedenlerin araştırılması, sorunların tespiti için herhangi bir adım atılmış mıdır? Tüm bu sorular yanıtsız” şeklinde konuştu.

 

Öztürk ve Sarıyıldız’ın milletvekilliği düşürüldü

HDP Van Milletvekili Tuğba Hezer Öztürk ve Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız’ın milletvekilliği, TBMM Genel Kurulunda yapılan oylama sonucu düşürüldü.

HDP Van Milletvekili Tuğba Hezer Öztürk ve Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız’ın milletvekilliği, “devamsızlık” nedeniyle TBMM Genel Kurulunda yapılan oylama sonucunda düşürüldü.

Genel Kurulda AK Parti, oylamanın açık oylama şeklinde yapılması talebinde bulundu.

Öztürk’ün ekim, kasım ve aralık 2016’da, beşer birleşimi aşan devamsızlığı nedeniyle milletvekilliğinin düşürülmesi yönündeki TBMM tezkeresi oylandı.

Öztürk’ün milletvekilliği, TBMM İçtüzüğü gereği üye tamsayısının salt çoğunluğu olan 276’nın üzerinde oyla düşürüldü.

Genel Kuruldaki oylamaya 344 milletvekili katıldı. 324 kabul oyu, 20 ret oyu verildi.

Oylamanın ardından TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Öztürk’ün milletvekilliğinin düşürüldüğünü duyurdu.

Sarıyıldız’ın milletvekilli de düşürüldü

Sarıyıldız’ın ekim, kasım ve aralık 2016’da, beşer birleşimi aşan devamsızlığı nedeniyle milletvekilliğinin düşürülmesi yönündeki TBMM tezkeresi oylandı.

Sarıyıldız’ın milletvekilliği, TBMM İçtüzüğü gereği üye tamsayısının salt çoğunluğu olan 276’nın üzerinde oyla düşürüldü.

Genel Kuruldaki oylamaya 357 milletvekili katıldı. 328 kabul oyu, 29 ret oyu verildi.

Oylamanın ardından TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Sarıyıldız’ın milletvekilliğinin düşürüldüğünü duyurdu.

Kararı HDP milletvekilleri, sıra kapaklarına vurarak protesto etti.

Bu arada az sayıda CHP milletvekilinin oylamaya katıldığı görüldü.

Sarıyıldız ve Öztürk’ün milletvekilliğinin düşürülmesiyle TBMM’nin üye sayısı 546 oldu. Daha önce de HDP Van Milletvekili Figen Yüksekdağ ile HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan’ın milletvekilliği, haklarındaki kesinleşmiş yargı kararı nedeniyle düşürülmüştü.

 

MİLLETVEKİLİ SAYISI YENİDEN DÜZENLENDİ

YSK, milletvekili sayısının 600’e çıkarılması nedeniyle 2016 nüfus bilgilerine göre, illerin çıkaracağı milletvekili sayılarını ve seçim çevrelerini yeniden belirledi.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), milletvekili sayısının 600‘e çıkarılması nedeniyle 2016 nüfus bilgilerine göre, illerin çıkaracağı milletvekili sayılarını ve seçim çevrelerini yeniden belirledi.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan kararda, Anayasa’da değişiklik yapılmasına dair Kanun ile 550 olan milletvekili sayısının 600 olarak değiştirildiği, bu değişikliğin, birlikte yapılacak ilk TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin takvimin başladığı tarihte yürürlüğe girmesine yönelik düzenleme yapıldığı hatırlatıldı.

Kararda, Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 5. maddesinde, seçim çevreleri ve her seçim çevresinin çıkaracağı milletvekili sayısının YSK tarafından genel nüfus sayımı sonuçlarının açıklanmasından itibaren, en geç 6 ay içinde tespit edilerek ilanının öngörüldüğü belirtildi.

TÜİK tarafından 31 Aralık 2016 tarihli veriler esas alınarak ilan edilen 2016 yılı nüfus bilgilerinin YSK’ya gönderildiği, bu nüfus sayımı sonuçlarına göre, seçim çevreleri ve her seçim çevresinin çıkaracağı milletvekili sayısının tespit edildiği kaydedildi.

Kararda, yapılan tespit sonunda, çıkaracağı milletvekili sayısı 18’e kadar olan illerin bir, çıkaracağı milletvekili sayısı 19’dan, 35’e kadar olan illerin iki, 36 ve daha fazla olan illerin üç seçim çevresine bölündüğü ifade edildi.

Milletvekili sayıları Ankara 36, İstanbul 97, İzmir 28 oldu

Buna göre, Ankara‘nın milletvekili sayısı 32’den 36’ya, seçim çevresi ikiden üçe çıkarıldı.

Önceden olduğu gibi 3 seçim çevresi bulunan İstanbul‘un 88 olan milletvekili sayısı ise 97’ye yükseldi.

İki seçim çevresinde 26 milletvekili bulunan İzmir‘in, çıkaracağı milletvekili sayısı 28 olarak tespit edildi, seçim çevresi aynı kaldı.

Tek seçim çevresinde 18 milletvekili çıkaran Bursa’nın yeni hesapla milletvekili sayısı 20’ye, seçim çevresi ikiye çıktı.

Seçim çevreleri

Ankara’nın seçim çevreleri de bu kapsamda yenilendi. Ankara’da Birinci Bölge; Bala, Çankaya, Elmadağ, Evren, Gölbaşı, Haymana, Mamak, Polatlı ve Şereflikoçhisar, İkinci Bölge; Akyurt, Altındağ, Çamlıdere, Çubuk, Güdül, Kahramankazan, Kalecik, Keçiören, Kızılcahamam ve Pursaklar, Üçüncü Bölge ise Ayaş, Beypazarı, Etimesgut, Nallıhan, Sincan ve Yenimahalle olarak yeniden düzenlendi.

Yapılan hesaplamaya göre, milletvekili sayısı Antalya’da 15’ten 16’ya, Kocaeli’de 12’den 13’e yükseldi. Geçen dönem milletvekili sayısı düşen Isparta ve Yozgat’ın milletvekili sayısı yeniden 4’e, Bayburt’un 2’ye çıktı.

İllerin çıkaracağı milletvekili sayısı Adana’da 15’e, Afyonkarahisar’da 6’ya, Ağrı’da 5’e, Aydın’da 8’e, Balıkesir’de 9’a, Diyarbakır’da 12’ye, Şanlıurfa’da 14’e, Manisa’da 10’a yükseldi.

Milletvekillerinin illere göre dağılımı şöyle:

“Adana 15, Adıyaman 5, Afyonkarahisar 6, Ağrı 5, Amasya 3, Ankara 36, Antalya 16, Artvin 2, Aydın 8, Balıkesir 9, Bilecik 2, Bingöl 3, Bitlis 3, Bolu 3, Burdur 3, Bursa 20, Çanakkale 4, Çankırı 2, Çorum 4, Denizli 8, Diyarbakır 12, Edirne 4, Elazığ 5, Erzincan 2, Erzurum 6, Eskişehir 6, Gaziantep 14, Giresun 4, Gümüşhane 2, Hakkari 3, Hatay 11, Isparta 4, Mersin 13, İstanbul 97, İzmir 28, Kars 3, Kastamonu 3, Kayseri 10, Kırklareli 3, Kırşehir 2, Kocaeli 13, Konya 15, Kütahya 5, Malatya 6, Manisa 10, Kahramanmaraş 8, Mardin 6, Muğla 7, Muş 4, Nevşehir 3, Niğde 3, Ordu 6, Rize 3, Sakarya 7, Samsun 9, Siirt 3, Sinop 2, Sivas 5, Tekirdağ 7, Tokat 5, Trabzon 6, Tunceli 2, Şanlıurfa 14, Uşak 3, Van 8, Yozgat 4, Zonguldak 5, Aksaray 4, Bayburt 2, Karaman 3, Kırıkkale 3, Batman 5, Şırnak 4, Bartın 2, Ardahan 2, Iğdır 2, Yalova 3, Karabük 3, Kilis 2, Osmaniye 4, Düzce 3.”

 

AA VE TRT GENEL MÜDÜRLERİNİ KABUL ETTİ

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kazancı ile TRT Genel Müdürü Eren’i kabul etti.

Başbakan Yardımcısı Bekir BozdağAnadolu Ajansı (AA)Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Şenol Kazancı ileTRT Genel Müdürü İbrahim Eren‘i kabul etti.

Çankaya Köşkü’nde gerçekleşen kabulde, Kazancı ve Eren, Bozdağ’a “hayırlı olsun” dileğinde bulundu.

 

MUHALEFET KULİSİNE ATATÜRK PORTRESİ

TBMM İdare Amiri Uslu, “Atatürk karşıtıymışız gibi gösterilmemiz doğru değil. Toplumun ortak değerlerine en fazla özen ve saygıyı gösteren parti AK Parti’dir” dedi.

TBMM İdare Amiri Salim Uslu, Mecliste muhalefet kulisine Atatürk’ün ebru sanatıyla yapılmış portresini astıklarını belirterek, “Atatürk karşıtıymışız gibi gösterilmemiz doğru değil. Toplumun ortak değerlerine en fazla özen ve saygıyı gösteren parti AK Parti’dir” dedi.

Uslu, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, kimi siyasetçiler tarafından, yakışıksız ifadelerle, “Atatürk karşıtıymış gibi” gösterilmek istenildiklerini bildirdi.

Atatürk’ün manevi kişiliğine yakışmayan bir posterin muhalefet kulisine daha önce asılmak istendiğine dikkati çeken Uslu, Mecliste Atatürk portresine değil, üniformalı Atatürk portresine itiraz ettiklerini vurguladı.

Uslu, şunları kaydetti: “Genelkurmayda Atatürk’ün sivil resmi ne kadar yanlışsa TBMM’de de üniformalı resmi o kadar yanlıştır. Onun için, 15 Temmuz’u yaşamış bir Meclise üniformalı Atatürk resmi olmazdı. Bunun yanında, sanata ve estetiğe uygun olmayan ‘korsan’ bir Atatürk resmi de buraya yakışmaz. Biz, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yakışır bir resmin buraya konulması için çalıştık ve Ebru sanatıyla yapılmış bir fotoğrafı muhalefet kulisine koyduk. Atatürk karşıtıymışız gibi gösterilmemiz doğru değil. Toplumun ortak değerlerlerine en fazla özen ve saygıyı gösteren parti AK Parti’dir.”

 

“TOPRAKLARIMIZIN KUTSALLIĞINA İHANET EDİLDİ”

Tunceli’de terör örgütü PKK tarafından katledilen öğretmen Necmettin Yılmaz’ı anmak için CHP tarafından kentte “teröre lanet yürüyüşü” düzenlendi. Yürüyüşte konuşan CHP Tunceli Milletvekili Gürsel Erol; “Topraklarımızın kutsallığına ihanet edildi” dedi.

“Teröre lanet yürüyüşü” öncesi CHP otobüsü üzerinden “Artık bu topraklarda gözyaşı olmasın, huzur, barış olsun” sloganıyla halk yürüyüşe davet edildi.

İl merkezindeki Cumhuriyet Caddesi’nde toplanan çok sayıda kişi, ellerinde “Sen bizim şehidimiz ve onurumuzsun” yazılı Yılmaz’ın fotoğrafının bulunduğu posterlerin yanı sıra ile Türk bayrakları ve karanfillerle yürüyüşe geçti.

Yürüyüşe Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem ile Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Tuncay Sonel, CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, CHP’den Tunceli Milletvekili Gürsel Erol, Yalova Milletvekili Muharrem İnce, İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen, İstanbul Milletvekili Gülay Yedekci, Mersin Milletvekili Serdal Kuyucuoğlu, CHP İl Başkanı Rıza Güder, İl Jandarma Komutanı Albay Tekin Aktemur, İl Emniyet Müdürü Doğu Ateş’in yanı sıra sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.

VALİ YÜRÜYÜŞE KATILAN ENGELLİ ÇOCUĞU ALNINDAN ÖPTÜ

Eğitim ve Bilim İş Görenleri Sendikası (Eğitim İş) üyeleri de ellerindeki “Terörü lanetliyoruz” pankartıyla yürüyüşe destek verdi.

Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Sonel, akülü arabasına binerek Türk bayrağıyla yürüyüşe katılan engelli bir çocuğu yanına davet ederek alnından öptü. Sonel, daha sonra protokolün önüne aldığı çocuğun yürüyüşe rahat bir şekilde devam etmesini sağladı.

Yaklaşık bir kilometrelik yürüyüş sonunda katılımcılar, şehidin cenazesinin bulunduğu Pülümür Çayı’na karanfil attı, mum yaktı.

“TOPRAKLARIMIZIN KUTSALLIĞINA İHANET EDİLDİ”

Anma programının ardından Pülümür Çayı yanındaki Gola  Çeto Parkı’nda kurulan platformda katılımcılara hitap eden CHP Tunceli Milletvekili Gürsel Erol, canice katledilen öğretmen Yılmaz’ı rahmet ve minnetle andıklarını söyledi.

Yılmaz’ın kederli ailesine başsağlığı dileklerinde bulunan Erol, şöyle konuştu: “Ocaklarımızın topraklarına bir masumun, bir umudun, bir emeğin, bir eğitimcinin, temiz, saf kanı, terör örgütü tarafından haince, alçakça akıtıldı. Topraklarımızın kutsallığına ihanet edildi. Necmettin öğretmenin kanı yüreğimizde ateş oldu, gözlerimizde yaş oldu. Annesinin, babasının acısı, bizim acımız oldu. Bir kez daha bu kürsüden Necmettin’imize sahip çıkamadığımız için Dersim halkı adına ailesinden özür diliyorum. Bu acının tarifi yok, bundan sonra evladınız, bizim evladımız, bizim onurumuzdur. Dersim toprakları, sizin de evinizdir.”

“DERSİM’E TÜRKİYE’YE VE İNSANLIĞA SIKILAN İHANET KURŞUNUDUR”

Erol, Necmettin öğretmenin katledilmesinin Tunceli halkını derinden üzdüğünü belirterek;”Necmettin öğretmene sıkılan kurşun, Dersim’in tarihine, kültürüne, geleneklerine, inançlarına sıkılan kurşundur. Dersim’e, Türkiye’ye ve insanlığa sıkılan ihanet kurşunudur. Bu topraklar yüzyıllardır özgürlüğün, hoşgörünün, insan sevgisinin ve adalet için direnişin topraklarıdır” diye konuştu.

Tunceli’den ülkeye bela olan ve 80 milyon yurttaşın yaşamını tehdit eden terör örgütlerine seslendiğini belirten Erol, şöyle devam etti: “Eli kanlı katillere, insanlık suçu işleyenlere, hainlere sesleniyorum. Eğer kan dökerek, can alarak, terör eylemlerinize devam edecekseniz, biz de her bedeli ödemeye hazırız. Ülkemizde çocukların yetim kaldığı, anaların ağladığı, terör sürecinin devamından sorumlu tek kurum siyaset kurumudur. Çünkü siyaset kurumunun görevi sadece sorunu seslendirmek değildir. Yalnızca şehit cenazelerinde saf tutmak değildir. Siyaset sorunlara çözüm üretmektir.”

“TERÖRE KARŞI YENİ BİR DİRENİŞE DAVET EDİYORUM”

Erol, artık anaların ağlamasını ve çocukların yetim kalmasını istemediklerini ifade ederek terörün artık son bulması gerektiğini dile getirdi.

Evlere düşen ateşin tüm insanlığın yüreğini yaktığını vurgulayan Erol; “Kahrolsun terörizm, yaşasın özgürlük ve demokrasi. Şimdi sizleri, hak, hukuk ve adalet demek, demokrasi ve özgürlük istemek, teröre karşı çıkmak için yeni bir direniş hikâyesi başlatmaya davet ediyorum. Bu direnişin hikâyesi, teröre karşı çıkma hikâyesidir” ifadelerini kullanarak sözlerini tamamladı.

Termometrelerin 40 derece sınırını gördüğü kentte gerçekleşen yürüyüşün ardından katılımcılar dağıldı.

 

DEĞİŞİK KOMİSYONDA KABUL EDİLDİ

AK Parti ve MHP’nin ortak hazırladığı TBMM İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair Teklif, TBMM Anayasa Komisyonunda kabul edildi.

AK Parti ve MHP‘nin ortak hazırladığı TBMM İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair TeklifTBMM Anayasa Komisyonunda kabul edildi.

TBMM İçtüzüğü’nde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi’ne göre TBMM Genel Kurulu, milletvekili genel seçimi kesin sonuçlarının Yüksek Seçim Kurulunca (YSK) ilanını takip eden beşinci gün yerine üçüncü gün saat 14.00’te çağrısız olarak toplanacak.

Bu birleşimde, önce milletvekillerinin ant içme töreni yapılacak. Ant içme, her milletvekilinin Anayasa’daki metni kürsüden yüksek sesle aynen okuması suretiyle olacak.

Milletvekilleri seçim çevresi, soyadı ve adlarının alfabe sırasına göre ant içecekler. Ant içme töreninde bulunmayan milletvekilleri veya ara seçimde milletvekili seçilenler, katıldıkları ilk birleşimin başında ant içecekler.

Milletvekilleri ant içerek göreve başlayacak. Teklif, ant içmekten imtina eden milletvekillerine yönelik de hüküm getiriyor. Buna göre, ant içmek istemeyen milletvekilleri, milletvekili sıfatından kaynaklanan haklardan yararlanamayacak.

GRUP ÖNERİLERİNE İLİŞKİN DÜZENLEME 

Teklif, Danışma Kurulu önerileri üzerinde görüşme yapılmayacağı hükmünü getiriyor.

Grup önerileri üzerinde her parti grubuna tanınan 10’ar dakikalık konuşma hakkı teklifle kaldırılıyor. Danışma Kurulunun oy birliğiyle karar alamadığı ve siyasi parti gruplarının önerilerini ayrı ayrı Genel Kurula getirdikleri durumlarda, öneriyi veren gruptan bir milletvekili 5 dakikayı geçmemek üzere önerinin gerekçesini açıklayacak. Açıklamanın ardından, diğer gruplardan birer milletvekiline de isterlerse 3’er dakika söz verilecek.

İçtüzük’te belirlenen süre içerisinde komisyonda gündeme alınmayan tasarı ve tekliflerin, hükümetin veya teklif sahibinin gündeme alınma talebine ilişkin de düzenleme yapılıyor. Bu kapsamdaki doğrudan gündeme alma önerisinin üzerine komisyon, hükümet ve teklif sahibi beşer dakikayı geçmemek üzere söz alabilecek. Genel Kurul işaret oyuyla karar verecek.

Bu istemler, her hafta salı günü ayrı bir siyasi parti grubundan bir milletvekili tarafından yerine getirilmek kaydıyla bir tane olmak üzere işleme alınacak. Bir milletvekili bir yasama yılında bu kapsamda bir defadan fazla istemde bulunamayacak.

GENEL KURULUN ÇALIŞMA SAATLERİ 

Teklif, TBMM Genel Kurulunun çalışma saatlerini yeniden düzenleniyor. Salı, çarşamba ve perşembe günleri 15.00-19.00 saatlerinde çalışan Genel Kurulun, teklifle salı günleri saat 15.00’ten 21.00’e, çarşamba ve perşembe günleri saat 14.00’ten 21.00’e kadar çalışması öngörülüyor.

TBMM aracılığıyla yapılacak TV yayınında, önemli ve özel haller saklı kalmak kaydıyla bu toplantı günleri ve saatleri esas alınacak.

FRAK ZORUNLULUĞU KALKIYOR

Teklifle, Başkanlık kürsüsünde bulunan Başkanın frak giyme zorunluluğu kalkıyor. Başkanlık kürsüsünde Başkan ve görevli katip üyeler, koyu renk elbise giyecekler. Genel Kuruldaki milletvekilleri, bakanlar, TBMM idari teşkilat memurları ve diğer kamu personelinden erkekler, ceket ile pantolon giyecek ve kravat takacak; kadınlar ise ceket ve etek veya ceket ve pantolon giyecek.

Görevlilerin kıyafeti ise Başkanlık Divanınca tespit edilecek.

YOKLAMA TALEBİ 

Mevcut İçtüzüğün yoklamaya ilişkin maddesi de değiştiriliyor. Başkan birleşimi açarken tereddüde düşerse yoklama yapacak.

Teklif, milletvekillerinin, Genel Kurulda tasarı ve tekliflerin maddeleri ile verilen önergeler üzerinde yoklama isteminde bulunmasını kaldırıyor. En az 20 milletvekili, ayağa kalkarak veya önerge vererek, görüşmeye tabi tezkerelerin oylanması ile kanunların maddelerine geçilmesi ve tümünün oylanmasında, işaretle oylamaya geçilirken yoklama isteyebilecek.

Yoklama, elektronik oy düğmelerine basmak veya imzalı pusula vermek suretiyle yapılacak. Oturumu yöneten Başkan ve Divan üyeleri toplantı yeter sayısına dahil edilecek. Yoklama sonucunda, üye tamsayısının en az üçte birinin mevcut olmadığı anlaşılırsa, oturum en geç bir saat sonrasına ertelenebilecek. Bu oturumda da toplantı yeter sayısı yoksa birleşim kapatılacak.

TBMM İçtüzüğü değişiklik teklifiyle, bir milletvekili veya bakana, geçen birleşim tutanağında yer alan bir beyanın düzeltilmesi hakkında 5 dakikayı geçmemek üzere tanınan söz hakkı kaldırılıyor. Bir milletvekili veya bakan, beyanının düzeltilmesi istemini Meclis Başkanlığına yazılı olarak verecek. Bu istem birleşim tutanağına eklenecek.

Görüşmeye yer olup olmaması, Başkanı gündeme veya Meclisin çalışma usullerine uymaya davet gibi usule ait konular, diğer işlerden önce konuşulacak.

Bu yolda bir istemde bulunulması halinde lehte ve aleyhte en çok ikişer kişiye tanınan 10’ar dakikalık söz hakkı, teklifle 3’er dakikaya indiriliyor.

Tasarı ve tekliflerin komisyonlara havalesine itiraz eden milletvekiline oturumun başında tanınan söz hakkı, teklifle, itirazın yazılı olarak Meclis Başkanlığına iletilmesi şeklinde değiştiriliyor.

Anayasa değişiklikleri hariç, kanun tasarı ve tekliflerinin tümü açık oylamaya tabi işlerden değilse en az 20 milletvekilinin talebi halinde açık oyla, aksi takdirde bu oylamalar ile maddelerin oylamaları işaret oyuyla yapılacak.

Değişiklik önergeleri aykırılık sırasına göre okunup işleme konulacak. Aynı mahiyetteki önergelerden en kısa olanı okunup, diğer önergelerin sadece imza sahipleri okunarak birlikte işleme alınacak. Beşten fazla imzalı önergelerde ilk beş imza okunup, önerge tutanağa eklenecek.

Teklifle, TBMM Genel Kurulunda, genel görüşme ve Meclis araştırması önergelerinin özetlerinin okunması kaldırılıyor.

 

AÇIK OYLAMA İSTEMİ 

Anayasa, kanunlar ve İçtüzük gereğince işaret oyuna yahut gizli oya başvurulması zorunlu olmayan hallerde açık oylama yapılması en az 20 milletvekilinin yazılı istemine bağlı olacak.

Bu husustaki önergelerin, oylamaya geçilmeden önce Başkanlığa verilmiş olması gerekli olacak. Başkan, oylamaya geçmeden önce, açık oy istemi olduğunu bildirecek ve önerge sahiplerinden en az 20’sinin Genel Kurul salonunda bulunup bulunmadığını tespit edecek.

Oylamaya ilk olarak açık oy isteminde bulunan üyelerden başlanacak. Önerge sahiplerinden en az 20’si Genel Kurul salonunda bulunmaz veya noksan imza herhangi bir milletvekili tarafından kabul edilmez veya oylamaya katılmazlarsa, açık oylama istemi düşecek.

Açık oylama önergesinde imzası bulunanlardan en az 20 milletvekilinden herhangi birinin oyunu kutuya atmadığı tasnif sonunda anlaşılırsa, yapılan oylama, işaret oyu niteliğinde işlem görecek.

KINAMA VE MECLİSTEN GEÇİCİ ÇIKARMA CEZALARI

Mevcut İçtüzük’teki, “Kınama cezasını gerektiren haller” başlığı altında yer alan düzenlemede de değişiklik yapılıyor.

Buna göre, “TBMM’nin bina, tesis, eklenti ve arazisine silahlı olarak girmek” ve “Genel Kurulun çalışma düzenini ve huzurunu bozucu döviz, pankart ve benzeri materyali getirmek ve kullanmak” hükümleri, kınama nedenleri arasında olacak.

Teklifle, İçtüzüğün, “Meclisten geçici çıkarma cezası” başlığı altındaki bölümü, “Görüşmeler sırasında cumhurbaşkanına, TBMM’ye, başkanına, başkanlık divanına, başkanlık görevini yerine getiren başkanvekiline, milletvekiline, Türk milletinin tarihine ve ortak geçmişine, Anayasa’nın ilk dört maddesinde çerçevesi çizilen anayasal düzene hakaret etmek ve sövmek, Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü esasında Anayasa’da düzenlenen idari yapısına aykırı tanımlamalar yapmak” şeklinde düzenleniyor.

Ayrıca, fiili saldırıda bulunmak ile TBMM Genel Kurulu ve komisyonlara silahlı olarak girmek de Meclisten geçici çıkarma cezası gerekçeleri arasına alınıyor.

MİLLETVEKİLİNE PARA CEZASI GELİYOR

İçtüzüğün, “Disiplin cezalarında savunma ve özür dileme” alt başlığı, “Disiplin cezalarında savunma, özür dileme ve kesinti” şeklinde değiştiriliyor.

Söz konusu başlık altındaki hükümlerde yapılan değişiklikle, geçici olarak Meclisten çıkarma cezasına uğrayan bir milletvekili izin alıp kürsüden açıkça af dilerse, izleyen birleşimden itibaren Meclise girme hakkını kazanacak.

Ayrıca, kınama cezasına çarptırılan milletvekilinin bir aylık ödenek ve yolluğunun üçte biri, Meclisten geçici olarak çıkarma cezasına çarptırılan milletvekilinin bir aylık ödenek ve yolluğunun üçte ikisi kesilecek.

Anayasa Komisyonu, teklifin görüşmeleri için 12 Temmuz Çarşamba günü 2 saat, 14 Temmuz Cuma günü 13 saat, 17 Temmuz Pazartesi günü 17 saat, 18 Temmuz Salı günü 12 saat, 19 Temmuz Çarşamba günü 10 saat ve bugün 9 saat olmak üzere toplam 63 saat mesai yaptı.