Ataşehir’de “Türkiyeyi Yeniden Kuralım” Paneli

Ataşehir’de “Türkiyeyi Yeniden Kuralım” Paneli

 

 

ÖDP’nin “Türkiye’yi Yeniden Kuralım” projesinin bir basamağı olarak başlatılan toplantı, konferans, panel çalışmalarından birisi Ataşehir’de panel olarak yapıldı.

ÖDP Genel Başkanı Alper Taş’ın, Yurt Gazetesi Genel yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın ve DİSK’e bağlı Tüm Sağlık-Sen Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun konuşmacı olduğu Panel’e katılım göz doldurdu.

Türkiye’yi Yeniden Kuralım” Sloganlı proje panelistlerin ortaklaştıkları bir görüş olurken, Arzu Çerkezoğlu emek mücadelesi ve emekçilerin yönetme ağırlığının olması gerektiğini, bu yüzden soruna emek cephesinden baktığını söyledi.

Türkiye’nin Batısı Diktatörlükle Yönetilirse Doğusu Özgür Olamaz”

Yurt gazetesi Genel yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, Türkiye Cumhuriyeti’ni tahlil ederek konuşmasına başladı.Yanardağ şöyle bir tespitte bulundu. “Türkiye Cumhuriyeti kuruluş aşamasında ve kurulduktan sonra, iki temel muhalefet ve eleştiri ile karşı karşıya kaldı.

1- Muhalefet; kuruluş aşamasından itibaren ilerici, devrimci, sosyalist muhalefet ve eleştiri.

2- Muhalefet;Yine kuruluş aşamasından itibaren dini temele dayalı, orta çağ zihniyetli gerici muhalefet ve eleştiri.

Birinci muhalefet bizimde içerisinde bulunduğumuz Mustafa Suphi’lerin bıraktığı muhalefetin devamı olarak, Mahir’lerin, Deniz’lerin yeniden dirilttiği, bizlerin devraldığı sosyalist muhalefet ve eleştiri. Türkiye’yi ileriye, çağdaşlığa götürmek, herkesin kendisini özgürce ifade edeceği bağımsız, çağdaş Türkiye mücadelesi.

İkinci muhalefet ise, Osmanlı’dan itibaren örgütlenen gerici mualefet ve eleştiri. Tarihsel olarak gerici, katagorik olarak dini esaslı, karşı devrimci bir muhalefet ve eleştiri.

Türkiye’de bu iki temelli mücadele devam ediyor. Son on yılda özellikle ikinci muhalefet devleti tamamen kontrol altına alarak mutlak iktidarını geliştirmeye çalışıyor.

Bu muhalefetle son ikiyüz yıldır ilk defa iç ve dış dinamiklerin örtüşmesine bu kadar net tanık oluyoruz. Öyle ki; bu iktidar uzunca süre AB sopasını kullandı. Bizim Liberal solcularımız AKP’nin arkasında durdu. Bu süreçte demokrasi mücadelesi çerçevesinde yapılan hile ve oyunlarla, vatandaşlık bile demokratik ve devrimci bir talep haline geldi.

Bazı gerici talepleri bile devrimci talepler gibi savunur hale geldik. Bazen ABD politikasına, AKP’ye destek vermek zorunda bırakıldık. Yetmez ama evet diyenler şimdi ancak uyanıyorlar.

Bu gün barış süreci ile ilgili gelişmelerde bazı gerici talepler dayatılıyor. Karşı çıkarsak barış istemiyoruz pozisyonuna düşüyoruz. Kürtlerin kendi kaderini tayin hakkı ve barış, hep savunduğumuz en temel taleplerdir. Ancak bunun arkasındanTayyip Erdoğan’ın başkanlık sistemi dayatılacaksa ,gerici bir diktatörlüğün aracı olacaksa bu kısmına itiraz etmek zorundayız. Türkiye’nin batısı gerici diktatörlükle yönetilecekse, doğusu özgür olamaz.

Kürt sorununu çözümünün iki yolu vardır. Ya gerici güçlerle ,ya da ilerici, sosyalist güçlerle birlikte. Her iki kesimin yeniden kuruluşta aynı talepleri olamaz. PKK’yı Kürtlerin aydınlanmacı, laik , ulusal bir partisi olarak görülüyorum. Her türlü çözüm anlayışının hakları olduğunu söylüyorum, ancak benim eleştiri ve öneri hakkımın olduğunu da söylüyorum. Gerici bir diktatörlükle sonuçlanmaması için eleştirilerimi sürdüreceğim.”

Yeniden “Merhaba proleterya” diyerek işe başlamalıyız.

Arzu Çerkezoğlu’da “Türkiye’yi yeniden kuracaksak, bu mücadelede emek cephesinin önemli bir rolü olacaktır” Sözleri ile başlayarak bu mücadelede önemsediği noktaları anlattı. Çerkezoğlu “10 yıldır AKP hükümetlerinin Türkiye’yi yeniden kurduğuna tanık oluyoruz. Emek ve sınıf hareketinin yok edilmeye çalışıldığına tanık oluyoruz. Emek cephesi olarak sürece müdahale edemiyor, adeta seyirci kalıyoruz. Resmi rakamlara göre bugün sendikalı işçi oranı %9 olarak açıklanıyor. Oysa gerçek rakam %3,5-4 oranındadır. Bu rakamlar gösteriyorki “Elveda Proleterya” demişiz. Şimdi yeniden “Merhaba Proleterya” diyerek işe başlamalıyız. Emek cephesini yeniden oluşturmalıyız.”

Projenin Finali 9 Haziran

Son konuşan ÖDP Genel Başkanı Alper Taş “Türkiye’nin geldiği nokta AKP iktidarının sağladığı devlet yönetimi, sıradan bir parti iktidarı olmaktan çok öte diktatörlük içeren bir devlet yönetimidir. Bu iktidar, 19.yüzyıl çalışma koşullarını, snırsız muhafazakar, diyanet işleri ile fetvacı bir kurum halinde padihşahlık yönetimini bize dayatıyor. AKP iktidarını yıkalım, Türkiye’yi yeniden kuralım derken bu tespitten hareket ediyoruz. Her cepheden, işçisinden- köylüsüne, Kürdünden -Türküne,Ermenisinden- Süryanisine, Gürcüsünden- Çerkezine tüm halkların kendisini özgürce ifade edebilecekleri bir düzen isteyen, tam bağımsız bir Türkiye isteyen,DTK’ları ve STK’ları mücadeleye katarak başarılı olabileceğiz.Ekolojiyi koruyarak, doğayı tahrip edenlere karşı örgütlenerek bunu başarabiliriz” dedi.

Türkiye’yi Yeniden Kurma” yürüyüşünün son etabını 9 Haziran mitingi ile sonuçlandıracaklarını söyleyen Alper Taş katılımcılara teşekkür ederek paneli sonlardırdı.

 

Kanber Yıldırım

 

Ataşehir Ajans

 

 

CHP Erken mi Başladı?

CHP Erken mi Başladı?

 

CHP Ataşehir ilçe teşkilatı seçime 1 yıl kala mahalle temsilciliklerini açıyor.

17.03.2013 Pazar günü üç mahallede daha temsilcilik binaları törenle açıldı.Törene Ataşehir Belediye Başkanı, başkan yardımcıları, 1. Bölge milletvekilleri Kadir Gökmen Öğüt, Celal Dinçer, Müslüm Sarı ve İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı katılarak destek ve umut verdiler.

Olağanüstü coşku ile açılan temsilciliklerde konuşan milletvekilleri yerel seçimleri iktidar için bir dönüm noktası olarak değerlendirdiklerini, ondan dolayı çok önemsediklerini belirterek rehavete kapılmadan çalışmak gerektiğinin altını çizerek anlattılar.

İçerenköy Mahalle Temsilciliği’nin açılışında konuşan belediye başkanı İlgezdi “İçerenköy Ataşehir’in en büyük mahallesi. 2009 seçimlerini önemli ölçüde sizlerin destek ve oylarınızla kazandık. Bu vesile ile vermiş olduğunuz ve devam eden desteğinizden dolayı teşekkür ediyorum” diyerek İçerenköy’ün sorunlarını şöyle dile getirdi. “Biz Ataşehir Belediyesi olarak, bize ait cadde ve sokaklarda her türlü güzelleştirmeyi ve yatırımı yapıyoruz. Ancak ana caddeler Büyükşehir Belediyesi’ne ait. Bu caddelere bir çivi bile çakmıyorlar vede çaktırmıyorlar. Bu ana artelleri bize verin, biz yapalım diyoruz onu da vermiyorlar. Vatandaş bunu bilmeli. İçerenköy’ün en büyük sorunu imar sorunudur. İçerenköy’ün %40’ı yeşil alan olarak görünüyor. Vatandaş çaresiz. Bu imarın bir an önce çözülmesi gerekir. Bir ilçede imar bütünlüğü olmazsa o ilçe gelişemez. Bunu önünde Büyükşehir Beledeiyesi hep engel. Gelin el ele verelim. Bu şeçimlerde Büyükşehir Belediyesi’ni alalım. İstanbul’u almak iktidar olmaktır. Seçimi kazanacağımız adayla İstanbul’u alırız. Kılıçdaroğlu’nun başbakanlığı için ilk adımı atmış oluruz” dedi.

İstanbul İl Başkanı Salıcı’da “Hiç kimsenin kuşkusu olmasın, İstanbul seçimlerde CHP iktidarı ile tanışacak” dedi. AK Parti Esenyur Belediyesinin yolsuzluklarını da örneklerle dile getiren Salı’cı, seçimi kazanmak için ne gerekiyorsa yapacağız diyerek coşkuyu yükseltti.

 

Nihat Hatipoğlu Konferansında İzdiham

Nihat Hatipoğlu Konferansında İzdiham

 

Ataşehir Zübeyde Hanım öğretmenevinde Ataşehir AK Parti İlçe başkanlığı’nın organizasyonu ile Prof.Dr.Nihat Hatipoğlu’nu dinlemeye gelenler salona sığmadı.

 

Ataşehir AK Parti yönetiminin seçim arenası olarak kullandığı Ataşehir Zübeyde Hanım Öğretmenevi Prof.Dr. Nihat Hatipoğlu’nun konferansı ile izdiham yarattı. Saygı duruşu ile başlayan konferans, müezzin hoca Yunus Balcıoğlu’nun Kuran-ı Kerim tilaveti ile izleyicilere mistik bir ortam yaratarak izleyenleri mest etti. 

Hatipoğlu’na yoğun ilgi…

Prof.Dr.Nihat Hatipoğlu’na Ataşehir’de beklentilerin üzerinde bir talep vardı.Hatipoğlun’u dinlemeye gelenler konferans salonunda adeta oturacak yer bulamazken bazı katılımcılar konferansı ayakta dinlemek zorunda kaldı. Kalabalık karşısında şaşkına dönen Hatipoğlu ”Umarım bir daha ki buluşmamız daha büyük salonlarda ve statlar da olur” dedi.

Ataşehir’e en büyük spor salonunu yapacağız

AK Parti Ataşehir ilçe başkanı Nimetullah Topu yoğun ilgi karşısında şaşkınlığını ifade ederken, yerel seçimlerde yapacakları projelere değindi. Ataşehir gibi bir ilçeye böyle küçük bir salonu yakıştırmazken  Ataşehir’i  kazandıkları takdirde Ataşehir’e en büyük spor salonunu ve konferans salonları yapılacağının sözünü verdi.Topu ”Bugün Üsküdar Belediyesi’nin yaptığı çalışmalara imrenerek bakıyoruz” ifadesini kullanarak Ataşehir Belediyesi’nden memnuniyetsizliğini dile getirdi.

Ayrıca Topu ”Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan,kadın kollarının çalışmalarıyla iktidara geldi,inşallah bizde sizlerin çalışmalarıyla Ataşehir Belediyesi’ni alacağız”.dedi.Kadınlara ”Dularınızı eksik etmeyin” dileğinde bulunarak ”Başbakanımız Ortadoğu’da hangi ülkesinden aday olsa tek başına iktidar olur” diyerek Recep Tayyip Erdoğan’a övgülerde bulundu.

2014’de Ataşehir’e AK Parti mührünü vuralım

Ataşehir Akparti Kadın Kolları Başkanı Pınar Hacıbektaşoğlu ”Bugün burada Ataşehir’in her kesiminden katılımcılarla bir aradayız,Bizi biz yapan,burada bir araya getiren sevgimizdir.Ataşehir’e hepimiz ülkemizin farklı yerlerinden geldik,geçmişimizde acılar,sevinçler,mutluluklar vardı ve hepsinden önemlisi ortak kaderimiz bizi bu salonda bir araya getirdi.Bu tarz etkiniklerle daha fazla bir araya geleceğiz.”dedi.Hacıbektaşoğu ”Bundan sonra tek arzumuz böyle etkinlikleri kaldırabilecek bir salonumuz olsun, şunu söyleyebilirimki Akparti Belediyeciliğinde bu tarz organizasyonları fazla fazla kaldıracak kongre merkezleri,spor salonları sadece Zübeyde Hanım öğretmeneviyle sınırlı kalmayacak,inşallah 2014 yerel seçimlerinde Ataşehire AkParti mührünü vuralım” diyerek AkParti kadınkolları olarak seçimlerde üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getireceklerini ifade etti.

Hatioplu’nun İslam,Namaz,İslam’da kadın Hz.Muhammed ve Hz.Ali konularındaki konuşması dikkatle dinlendi.Hatipoğlu konuşmasına Hz.Muhammed’in, ”Beni üç yerde arayın, ya sırat köprüsünün başında, ya Kevser Havuzu’nun başında ya da günahlarımız tartıldığında”adlı Hadis-i Şerifinden bahseden Hatipoğlu konuşmasına dua ile son verdi.

Etkinlik Hatipoğlu’na AK Parti Ataşehir İlçe Başkanı Nimetullah Topu tarafından plaket ve çiçek takdim edilerek son buldu.
FOTO GALERİ

 

 

 

TDH, ilk adımı Ataşehir’den attı

TDH, ilk adımı Ataşehir’den attı

Türkiye Değişim Hareketi (TDH) Ataşehir İlçe Başkanı Ulaş Kılıç ve yöneticileri Küçükbakkalköy’de Ataşehirli muhtarlar ve basın mensuplarıyla kahvaltıda biraraya geldi.

Türkiye’deki taşları oynatmaya Ataşehir’den başlayacaklarını ifade eden Kılıç, Mustafa Sarıgül liderliğinde Türkiye’deki siyasi tabloyu değiştireceklerini söyledi. Muhtarlarla yaptığı söyleşilerde, muhtarlara gereken desteğin verilmediği vurgulayan TDH Ataşehir Başkanı, “Muhtarlarımız aslında mahallelerin en önemli yöneticileri. Bir sıkıntımız olduğunda ilk muhtarlara koşuyoruz. Ne yazık ki ülkemizde muhtarlara gereken önem verilmiyor” dedi.

“ADAY OLURSAK, KAZANMIŞIZ DEMEKTİR”

Kılıç gazetemiz editörü Kanber Yıldırım’a yaptığı özel açıklamalarda ise, İstanbul genelinde 150 bin kişilik bir anket düzenlediklerini ve anketlerdeki tepkilerin çok olumlu olduğunu belirterek, “Şu an için anketlerde %30’luk bir dönüş söz konusu. Medyada çıkan haberlere itibar etmeyin.” dedi. Kılıç, Türkiye’deki siyasetin köreldiğini de sözlerine ekleyerek, “Bizler Çare Sarıgül diyoruz. Emin olun ki biz bir yere adaylığımızı koymuşsak, orayı kazanmışız demektir. Hiç kimse merak etmesin, halkımızın beklentilerini biliyoruz. Halk ne isterse o olacak” dedi.  

İşçi Partisi Ataşehir’de iddialı

İşçi Partisi Ataşehir’de iddialı

Siyasi partiler gazetemizi ziyaret etmeye devam ediyor. Son olarak İşçi Partisi Ataşehir İlçe Başkanlığı Gazete Ataşehir’e bir ziyaret gerçekleştirdi.

İşçi Partisi Ataşehir İlçe Başkanı Dr. Ertuğrul Fırat, Yönetim Kurulu Üyesi Reyhan Koca ve İlçe Saymanı Kasım Yeşilkaya Gazetemize gerçekleştirdikleri ziyarette yerel basına verdikleri önemin altını çizdiler. Şu ana kadar yerel basınla iletişim kurmamalarını bir eksiklik olarak gördüklerini, yerel basının, medyanın kılcal damarları olduğunu bildiklerini vurgulayan İP Ataşehir İlçe Başkanı Ertuğrul Fırat, “Bundan sonra seçmenlerimize sesimizi duyurabilmek için, yerel basınla ilişkilerimizi daha da güçlendireceğiz.” dedi.

“ATAŞEHİR’DE SÜPRİZ YAPACAĞIZ”

Ataşehir genelinde yüksek bir oy potansiyellerinin olduğunu da sözlerine eklen Fırat,” Gazetemiz var, televizyon kanalımız var. Bu avantajlarımızı iyi değerlendirirsek halkla bütünleşmek daha da kolay olur. Ataşehir’de üçüncü parti olmaya adayız. Tüm çalışmalarımızı buna göre yapıyoruz” diyerek önümüzdeki seçimlerde başta Ataşehir olmak üzere, tüm Türkiye genelinde sürpriz yapacaklarını söyledi.

Yeni meclis olaylı başladı

Ataşehir Belediye Meclisi’nin yeni binasındaki ilk toplantısı çok sert tartışmalara sahne oldu. Zafer Nuhoğlu ve Ahmet Lütfü Akkuş arasındaki sözlü kavgaya müdahale etmek isteyen Meclis Başkanı Semih Selimoğlu ikiliyi meclis salonundan çıkartmak istedi.

Ataşehir Belediyesi Meclisi’nin Mart ayı açılış toplantısı Novada Alışveriş Merkezi’nde bulunan yeni salonunda yapıldı. Son teknolojiye göre dizayn edilen salonda, ilk toplantı olması nedeniyle bazı teknik aksaklıkların yaşandığı görüldü. Toplantıya damga vuran olay ise, meclise yap-işlet – devret önergesi ile gelen Barbaros Mahallesi’nde bulunan arazi tartışması oldu. Bağımsız Meclis Üyesi Erol Dolu, önergenin gündemden çıkartılıp, geri gönderilmesini isterken, Zafer Nuhoğlu ise arsanın satılarak, belediyeye kazanç sağlanmasını önerdi. AKP’li üyeler ise her iki önergeye de karşı çıkarak, teklifin komisyona sevk edilmesini istediler. Oylama sonrası Zafer Nuhoğlu’nun teklifi 19 evet, 14 hayır oyuyla kabul edilerek arsanın satışı onaylandı.

SALONDAN ÇIKARILMA KRİZİ

Oylama sırasında AKP’li ve CHP’li üyelerin sataşmaları salondaki ortamı gererken, Zafer Nuhoğlu ve Ahmet Lütfü Akkuş arasındaki gerilim iyice tırmanınca meclis başkanı Selimoğlu iki meclis üyesinin de salondan çıkmasını istedi. Bunun üzerine Nuhoğlu salonu terk ederken, Akkuş meclisten çıkmayacağını belirtti. Bir süre sonra Nuhoğlu da meclise geri döndü. Gerginliğin devam etmesi üzerine söz isteyen Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, salondaki meclis üyelerini sukünete çağırdı. AKP’li üyelere cevap veren İlgezdi, “Siz hükümet olarak her şeyi sattınız. Tekel’i sattınız. Telekom’u sattınız. Şimdi de sahilleri sattığınız yetmiyormuş gibi Maltepe’de denizi doldurup satıyorsunuz.” dedi. AKP’li üyelerin bu sözler üzerine tepki göstermesi sonrası salondaki gerginlik yine tırmandı.

ARZIK YENİ SALONU ELEŞTİRDİ

AKP Grup Sözcüsü Mustafa Cevat Arzık ise yeni belediye meclis salonunun AVM içerisinde olmasını eleştirerek, “Neden böyle bir yol izlendi? Yeni bir belediye binası yapıldı. Meclis salonu burada olabilirdi. Ana binadan uzak olmasını pek doğru bulmuyorum..” dedi. AKP’li meclis üyesi Şengül Karslı ise başta Deniz Gezmiş Parkı olmak üzere, parklardaki barakaların ne için konulduğunu sordu.

DOLU, ACIBADEM ÜNİVERSİTESİNİ SORDU

Küçükbakkalköy’de yapımı devam eden Acıbadem Üniversitesi ile ilgili konuşan Erol Dolu ise, üniversitenin bodrum ve alt katlarının hastaneye dönüştürülmesinin nüfus ve trafik yoğunluğunu daha da arttıracağını ifade ederek, bu konudaki plan tadilatının nasıl gerçekleşeceğini sordu.

Parti liderleri Gazete Ataşehir’i ziyaret etti

Parti liderleri Gazete Ataşehir’i ziyaret etti

Yerel seçimler öncesi siyasi partiler Ataşehir genelinde çalışmalarını hızlandırdı. Son olarak ÖDP Eş Genel Başkanı Alper Taş ve ÖSP Genel Başkanı Sinan Çiftyürek Gazete Ataşehir’i ziyaret etti.

“ATAŞEHİR’DE GÜÇ BİRLİĞİ ŞART”

Gazetemizin çalışmalarını inceleyen ÖDP (Özgürlük ve Dayanışma Partisi) Genel Başkanı Alper Taş, yanında ÖDP İstanbul İl Başkanı Avni Gündoğan, Ataşehir İlçe Örgütü Başkanı Yusuf Bayat ve yönetim kurulu üyeleri ile birlikte yaptığı ziyaretinde, yerel seçimler öncesindeki hedeflerini paylaştı. Ataşehir genelinde yüksek devrimci – demokrat kitlenin olduğunun altını çizen Taş, seçimlerde tüm demokratların beraber hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, “Ataşehir’de özel bir çalışmayla en geniş güç birliğini oluşturmak gerekir.” dedi. Gazete Ataşehir’i internetten takip ettiğini belirten Taş, “9 yıldır ara vermeden yayın hayatını sürdürebilmek büyük bir başarı. Sizleri kutluyorum. Siyasi faaliyetlerimizi Ataşehirliler ile sizler aracılığı ile paylaşıyoruz. 17 Mart’ta ” Türkiye’yi Yeniden Kuralım” konulu bir panel yapacağız. Tüm Ataşehirliler’i panelde buluşmaya davet ediyorum.” diyerek başarılar diledi.

ÇİFTYÜREK’TEN PANEL DAVETİ

Gazetemize ziyarette bulunan bir diğer parti lideri ise Özgürlük ve Sosyalizm Partisi Genel Başkanı Sinan Çiftyürek oldu. İstanbul İl Başkanı Bektaş Elçin ile birlikte Gazetemizi ziyaret eden Çiftyürek de seçimlerde devrimci – demokrat kitlelerin birlikte hareket etmelerinin önemine değindi. Çiftyürek, “Sosyalist cephede faaliyet gösteren yeni bir siyasi partiyiz. Türkiye’nin tüm illerinde örgütlenmeye çalışarak, tanıtım ve panellerle halkımızla buluşuyoruz. 2 Mart’ta Kartal Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde “Ezilen Halklar, İnanç ve Mülkiyet” konulu panelde İhsan Eliaçık’la birlikte beraber katılımcılarla sohbet edeceğiz.” diyerek okurlarımızı ve gazetemizi panele davet etti.

 

Gazete Ataşehir’in gelecek sayılarında ÖDP VE ÖSP Genel Başkanları ile ülke sorunları ve yerel seçimlerle ilgili detaylı röportajlar gerçekleştireceklerini belirten Gazete Ataşehir Editör’ü Kanber Yıldırım, ziyaretlerinden dolayı her iki genel başkana da teşekkürlerini iletti.  

Şok iddia

Şok iddia

 

Ataşehir AK Parti eski ilçe başkanı olan Rıza Saka, partinin 2009 yerel seçimlerinde başarısız olması nedeniyle,   avukatlık mesleğine devam diyerek, son yapılan İstanbul Barosu  seçimlerini de ikinci sırada tamamladı. Kendisiyle son olaylarla ilgili yapılan röportajı olduğu gibi yayınlıyoruz.

İstanbul barosu Ümit Kocasakal’ın siyasi kariyerine basamak mı oluyor?

Baro başkanlığı seçiminde Ümit Kocasakal’ın ardından seçimi ikinci sırada tamamlayan Avukat Rıza Saka, İstanbul Barosu’nda yaşananları gazeteA24.com için değerlendirdi.

Ümit Kocasakal’ın Baro Başkanlığı’ndan düşmesi halinde başkanlık koltuğuna oturacak olan Avukat Rıza Saka, Kocasakal’ın İstanbul Barosu’nu siyasi kariyeri için basamak olarak kullandığını dile getirirken, Baro’da yaşananları ve bundan sonra atacakları adımlar ile ilgili sorularımıza çarpıcı yanıtlar verdi…

İstanbul Barosu Ümit Kocasakal’ın başkanlığının düştüğünü hakkında açıklamalara imza atmıştınız. Bu konuda hukuki bir yaptırımda bulunmak için çalışmalar yaptınız mı?

Bu konuda esasen İlçe Seçim Kurulu, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevli. Bizim herhangi bir girişimde bulunmamıza gerek yok. Bu kurumların harekete geçmesi kazım.

Ümit Kocasakal katıldığı bir programda“Dava açılmış olduğundan yönetim düşmüyor. Kanunda düşmek diye bir şey yok. Bizim hakkımızda verilmiş son soruşturmanın açılmasına dair bir karar yok.” Dedi. Kocasakal’ın bu yorumu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Son soruşturmanın açılması demek eski Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu çerçevesinde bu günkü CMK kapsamında iddianamenin mahkemeye sunulup, iddianamenin kabulü anlamını taşır. Eski CMUK gereğince son soruşturmanın açılması sadece meslek suçları için değil tüm suçlar için aynı anlamdadır. Kaldı ki, kanun koyucu görev suçunu kasdetmiş olsaydı bunu açıkça yazardı.

TAMAMIYLA SİYASİ BİR ŞOV

İstanbul Barosu’nun olağanüstü kongreye çağrılması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Tamamıyla siyasi bir şov olarak görüyorum. Ortada bu denli sıkıntılı bir kaos ortamı mevcutken ve bu ortamı da ancak seçimli bir genel kurul çözebilecekken seçimsiz sırf şahsi görüşlerinin dile getirileceği bir Olağanüstü Genel Kurul İstanbul Barosunun içinde bulunduğu problemleri çözmez sadece Ümit Kocasakal’ın siyasi kariyerine basamak olur.

Peki bundan sonra Hukukun Üstünlüğü Platformu ve siz nasıl bir strateji izleyeceksiniz?

Avukatlık kanununun 90 ve 92. maddeleri gayet açık. Hakkında iki yıldan uzun süreli hapis cezası gerektiren bir suçtan dolayı dava açılan baro başkanı ve yönetim kurulu üyeleri davadan beraat edinceye kadar yönetim kurulunda bulunamazlar, yerleri yedek üyeler ile doldurulur.

Buna göre en son yapılan genel kurulda bizim listemiz yedek liste konumuna geçtiği için haklarında dava açılan yönetim kurulu üyelerinin yeri bizim üyelerimizle doldurulmalıdır. Bizim görüşümüz bu yöntemle iş başına gelmenin yasal olsa da etik olmadığı ve bu nedenle derhal olağanüstü seçimli, genel kurula gidilmesi kararı alınması yönündedir.

Şu anda tutuklu bulunan 50’ye yakın avukat var. Tutuklu avukatlar hakkında sizin atmayı planladığınız bir adım mevcut mu?

Biz tutukluları avukat, hâkim, asker vs olarak görmüyoruz. Bu ülkede hiç kimsenin suç işleme özgürlüğü yok. Yargılama sürecindeki avukatların hukuki durumunu bilmeden bir yorum yapmak mümkün değil. Ancak ülkemizde gereksiz ve uzun tutukluluk sürelerini baştan beri eleştiriyoruz.

Bu meslektaşlarımızın da adli kontrol sistemine tabi tutulabilecek olanların tutukluluk yerine adli kontrol uygulanmasının gözden geçirilmesini temenni ediyoruz.

Röportaj: Ece Altuneli

“Eğitimde karanlığa izin vermeyeceğiz”

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadıköy Şubesi ve Halk Evleri tarafından ortaklaşa düzenlenen panele yoğun bir katılım gerçekleşti. ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, Halk Evleri GYK Üyesi İlknur Birol, PSAKD Genel Başkanı Kemal Bülbül ve CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur’un konuşmacı olarak katıldığı panelde “Eğitimde karanlığa izin vermeyeceğiz” denildi.

ALPER TAŞ:”AKP’Yİ ELEŞTİRMEK YETMEZ”

Ülkedeki eğitim sisteminin piyasalaştırma ve yeni kapitalistlerin eleman ihtiyaçlarına cevap verebilme üzerine kurgulandığını belirten ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, bunun için de dinsel olguların kullanıldığını söyledi. Taş, Başbakan’ın eğitim sistemine karşı çıkanları ideolojik davranıyorlar suçlamasına ise “Oysa ki kendisi daha çok ideolojik davranıyor. Dindar nesiller yetiştireceğiz diyor. Bu ideolojik değil mi? Bu ideolojik dayatmaya karşı, ideolojik mücadele vermek zorundayız. Bu iki karşıt ideolojinin çatışmasıdır.” dedi. Tek başına AKP’yi eleştirmenin yeterli olmayacağının altını çizen Taş, “Gelin hep beraber Türkiye’yi yeniden kuralım. Karşımızdaki güç, küçümsenecek bir güç değil. Bu güç devletin tüm kurumlarını ele geçirip iktidar oldu. Hükümet sözcüleri açıkça kendileri gitse bile iktidarlarının yıllarca süreceğini söylüyorlar. Tüm demokrasi güçleri birlikte hareket etmek zoundayız.” dedi.

AMAÇ PARALI EĞİTİM

Halk Evleri adına konuşan İlknur Birol, AKP hükümetinin sağlığı özel sektör haline getirdiği gibi,eğitimi de paralı hale getirmeye çalıştığını ifade ederek, “AKP bu amaçla 4+4+4 sistemini dayattı. Tüm tepkilere ve direnmelere aldırmadan yürürlüğe koyduğu bu eğitim sistemi, sağlıkta olduğu gibi, eğitimde de paralı sistemine dönüşmenin yolunu açacaktır.”dedi. 4+4+4’ün kız çocuklarının eğitiminin önüne engel koyan bir hale geldiğini belirten Birol, “4+4+4 her bakımdan kadını düşman gören bir anlayışın topluma indirgendiği bir program olarak gelmiştir. Hedefleri, çocukları 5.5 yaşında okul içerisine alıp kafalarını bilim dışı içeriklerle doldurduktan sonra, sessiz sedasız itiraz etmeyen bireyler oluşturmaktır.” dedi

BÜLBÜL:”3.MEŞRUTİYETİ YAŞIYORUZ”

PSAKD Genel Başkanı Kemal Bülbül ise devletin eğitim tanımının, istendik davranışlar yaratma süreci olduğunu belirterek, Türkiye’deki eğitimin militarist ve dini davranışlar temelinde tek tip Türk – İslam modeline uygun bir nesil yetiştirme üzerine kurulu olduğunu söyledi. Yaşanan sürecin 3. Meşrutiyet olduğunu vurgulayan Bülbül, ” Cumhurbaşkanı padişah, Başbakan Sadrazam, Diyanet İşleri Başkanı da şeyhülislam gibi davranıyor. Önümüzdeki süreçte bu anlayış bizler sesimizi yükseltmezsek tamamen hakim olacak. Bu tespitleri yapıyoruz ancak biz siyasetçi değiliz. Siyasetçilerden beklentimiz bu karanlık gidişata dur demek için birlikte hareket etmeleri. Önümüzdeki süreçte tüm laik – demokrat, sosyalist, anti-kapitalist kesimleri bu gidişata dur demek için birlikte hareket etmeye çağırıyoruz.” dedi.

“MEDYA ORGANLARI KONTROLLERİ ALTINDA”

AKP hükümetinin medya organlarını tamamen kontrol altına aldığını ifade eden CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur ise, muhaliflerin seslerini kamuoyuna duyurulmadığının altını çizerek, “4+4+4 için elimizden geleni yaptık ama iş parmak sayısına gelince orada kalıyoruz. Toplumsal muhalefet var ancak dağınık. Bu dağınıklığı giderirsek birşeyler kazanabiliriz.” dedi.

 

Tamaylıgil hükümete yüklendi

Tamaylıgil hükümete yüklendi

CHP Genel Sekreteri Bihlun Tamaylıgil partisinin Ataşehir İlçe Başkanlığı’nda düzenlenen söyleşide hükümetin iç ve dış politikalarını sert bir dille eleştirdi.

“ÜLKE EKONOMİSİ ŞARAMPOLE GİDİYOR”

Ak Parti’nin ortaya koyduğu politikaların ülkede her gün yeni bir probleme neden olduğunu ifade eden Tamaylıgil, “Bakın geçtiğimiz günlerde Cilvegöz sınırında yaşanan patlama bunun sonucudur. Türkiye’nin yanlış dış politikası büyük hatalara neden olmaktadır.” dedi. AKP iktidarının ekonomik politikalarını da eleştiren Tamaylıgil, günü geçiren, pembe tablolardan ibaret bir ekonomik seyreltinin olduğunu vurgulayarak, “AKP iktidarı masal içerisinde ülke yönetmeye çalışıyor. Ancak görüyoruz ki bilimsel veriler bunun tam tersini gösteriyor. Türkiye’nin ekonomik yapısı şarampolde yuvarlanacak noktaya geldi.” dedi.

Tamaylıgil sözlerini şöyle sürdürdü: “AKP iktidarı Ortadoğu’daki karmaşanın içerisinde, karmaşayı körükleyen bir taşeron görevi üstleniyor. Birlik, beraberlik, eşitlik, demokrasinin yaşandığı bir ülke yerine, bölünen, insanları sınıflandıran bir ülke haline getirmekte. İnsanlarımız ayrımcı düşüncelerin tohumlarının filizlendiği günler içerisinde yaşamaktadır. Bunun sebebi siyasi hesaplardır. Türkiye şimdi yeni anayasa sürecini yaşadı. Biz CHP olarak özgürlükçü, insan haklarına dayanan bir çalışmaya katkı sağlamak için yola çıktık. Ancak Başbakan önce başkanlık sistemi dedi. Amacına ulaşabilmek için terör örgütü başıyla masa başında pazarlığa oturdu. Türkiye gerçeklerini iyi görmek zorundayız. Bizlerin üzerine düşün, halka doğruları anlatmak. Hukukun, adaletin hiçe sayıldığı. Onlarca düşünürün suçlu olduğu, gençlerin pankart asmaları nedeniyle tutuklandığı bir Türkiye’den bahsediyoruz.” 

Toplantıya hangi tartışma damga vurdu?

Şubat ayı meclis toplantısı yapıldı

Ataşehir Belediyesi’nin Şubat Ayı meclis oturumu yapıldı. Başkan İlgezdi İmar İskan Blokları, Emekevler ve yeni belediye hizmet binası hakkında bilgiler verirken, toplantıya Dumankaya tartışması damga vurdu.

Yeni belediye binası ve nikah sarayının Ataşehirliler’e hayırlı olmasını temenni ettiğini ifade eden İlgezdi, bir dahaki meclis toplantısının yeni meclis salonunda yapılacağını söyledi.

“EMEKEVLER İÇİN HAVALARIN ISINMASINI BEKLİYORUZ”

Emekevler konusunda açıklamalarda bulunan İlgezdi, havaların ısınmasıyla birlikte yıkımın başlayacağını belirterek, “Şu ana kadar belli vatandaşlarımız sözleşmeyi imzalarken, bazıları imzalamadı. Gerçek olan birşey var. İmar belli, ihale şartları belli. Firma ruhsatını almış durumda. Büyükşehir bu ruhsatı verdi, biz de onayladık. Herkes bu konuda yardımcı olup, oradaki vatandaşların mağdur olmaması için yardımda bulunması gerekiyor.” dedi.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM YASASI DOĞRUDUR”

İmar İskan Blokları protokolü ile ilgili önümüzdeki günlerde TOKİ Başkanı ve Emlak GYO Müdürü ile birlikte İmar İskan’da bilgilendirme toplantısı yapacaklarını belirten İlgezdi, “Projeye karşı çıkanlar olabilir birşey demiyorum. Türkiye’de deprem var diyoruz. Olası bir depremde oranın tamamı çöker. Umarım dönüşüm sıkıntısız olur. Herkesin bu konuda yardımcı olması gerekiyor. Kentsel dönüşüm yasaları sonuna kadar doğrudur. Kim iktidar olursa olsun, bu ülkede bu yasalar olmadan dönüşüm yapmak mümkün değil. Yasalar biran önce hayata geçirilmeli. Acil tedbirler bir an önce alınmalı. Deprem olduktan sonra ah vah demenin faydası yok.

YENİ ÇAMLICA TARTIŞMASI

Yeni Çamlıca Mahallesi’nde yaşanan tapu sıkıntısı ile ilgili açıklamalarda da bulunan İlgezdi, kendisinin oradaki sorunu çözme gibi bir şansının olmadığını ifade ederek, “En az sorunun çözümü için 40 defa Büyükşehir’e gittik. Ümraniye Belediye Başkanı binlerce kişiyi birbirine ortak yapmış. İşin içini bir karıştırırlarsa mafyaya kadar gidiyor bu mesele. Orası için yazdığımız yazılara altı ay sonra cevap geliyor. Gerekli projeleri hazırladık. Büyükşehir’in onaylamasını bekleyeceğiz. Artık onaylamazlarsa onların vicdanına kalmış. Mülkiyet hakkı üzerine siyaset olmaz.” dedi. İlgezdi’nin konuşması sonrasında söz alan Ak Parti Grup Sözcüsü Mustafa Cevat Arzık, İlgezdi’nin Ümraniye Belediyesi’ni suçlamasını yersiz bulduğunu söyledi. Mahallelinin sadece %18’inin tapu sorunu olduğunu ifade eden Arzık, “Burada Ümraniye Belediyesi’ni suçlamak doğru değil. Yeni Çamlıca Mahallesi konusunda en son şikayet olacak kişi sayın İlgezdi’dir. Çünkü 2009 seçimler öncesi ben buranın sorununu 1 yıl içerisinde çözerim diye konuşmuştu.” dedi. Arzık’ın sözlerine cevap veren İlgezdi ise, “Sayın Arzık hatırlarsa o dönem ilçe belediyelerinin yetkileri vardı. Seçimden sonra plan yapma yetkileri ilçe belediyelerinin elinden alınarak Büyükşehir’e verildi.Yine söylüyorum yetkileri versinler oranın sorununu çözeyim.” dedi.

“PLANLAR ARTIK ASKIYA ÇIKMALI”

“Yenisahra ve Barbaros Mahalleleri’nin planlarının iki ay geçmesine rağmen askıya çıkmadı. Vatandaş sıkıntı yaşıyor.” diyen İlgezdi, “Planlar çıktı. Hep beraber reklamını yaptık. Ama artık planlar askıya çıksın ki vatandaş evinin nereye yapacağını bilsin, biz de 1/1000’lik planları yapalım.” dedi.

DUMANKAYA BİLMECESİ

Toplantıya damga vuran olay ise Dumankaya tartışması oldu. 

Dumankaya tartışması haberinin devamı için tıkla.

 

Cihaner Ataşehir’deydi

CHP Ataşehir İlçe Başkanlığı’ndaki söyleşiye konuk olan CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner ülke gündemi ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

“CEMAAT VE AKP KAVGASI VAR”

Cihaner, son günlerde tartışmaya açılan Danıştay’ın ve Yargıtay’ın kaldırılması konusuna değinerek, bu konun iki türlü okunabileceğini söyledi. Bu durumun Cemaat ve Ak Parti arasında yaşanan kavganın yansıması olduğunu belirten Cihaner, sürecin MİT krizi ile başladığını vurgulayarak, “Bu yeni düzenleme çalışmaları, iki grup arasındaki gerilimin sonucu ortaya çıktı. Başbakan mevcut yargı kadrolarını eleyip kendisine daha yakın kadrolar oluşturacak. Diğer unsur ise, Türkiye yeni bir rejim tartışmasıyla karşı karşıya. Başkanlık sistemi ile daha uyumlu bir yargıya ihtiyaç var. Düzenlemelerin sebebi bu.” dedi.

ÇHD TUTUKLAMALARINA MADIMAK HATIRLATMASI

Geçtiğimiz günlerde yaşanan Çağdaş Hukukçular Derneği’ne yönelik yapılan tutuklamalara da değinen CHP Milletvekili, Başbakan’ın tutuklanan avukatlara medyatik bir linç gerçekleştirdiğini belirterek, “Oysa ki bu avukatlar 30 – 40 yıldır Türkiye’de önemli bir hukuk mücadelesi veren bir derneğin üyesi. Darbe dönemlerinde, işkenceye uğrayanların yanında olmuş siyasi bir gelenek. Bu avukatlar ağırlıklı olarak bir örgütün davasına giriyor diye, o avukatları örgütle eş değer tutumayız. Eğer o mantıkla gidersek, AKP’de politika yapan, bakanlık, il başkanlığı yapan birçok avukatın Sivas katliamı sanıklarının avukatlığını yaptığını biliyoruz.” dedi.

“BAŞBAKAN SAVAŞ İHTİMALİNİ DÜŞÜNÜYOR”

Başbakan Erdoğan’ın tutuklu askerler hakkında dile getirdiği rahatsızlığının kaynağında, Ortadoğu’da yakın gelecekte patlak verecek sıcak bir çatışma ihtimalinin olduğunu belirten Cihaner, “Ordunun son iki genel kurmay başkanı içeride, deniz kuvvetleri içeride, hava kuvvetleri felç olmuş ve siz çıkıp efeleniyorsunuz. Başbakan savaş hesapları yaptığından dolayı , olası bir savaşta ordunun şu anki haliyle birşey yapamayacağını bildiği için bunları söylüyor.” dedi.

“AKP’NİN UZLAŞMAYA NİYETİ YOK”

Yeni anayasa çalışmaları hakkında özgürlükçü ve demokratik bir anayasanın sadece CHP tarafından yapılabileceğini vurgulayan Cihaner, “Şu anki uzlaşma komisyonundan kalkmanın doğru olduğunu düşünmüyorum. Ancak bildiğimiz bir konu var ki AKP’lilerin uzlaşma gibi bir niyeti yok. Onaylanmayacak önerilerle geliyorlar. Masadan kalkmamız için uğraşıp, sorumluluğu üzerimize yıkmaya çalışıyorlar.” dedi.

“SORUŞTURMANIN NEDENİ FARKLIYDI

Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı iken, İsmail Ağa cemaatine yönelik soruşturma süreci ve sonrasında yaşadıkları hakkında değerlendirmelerde bulunan Cihaner, “Soruşturma ihaleye fesat karıştırmaktan, çocuklara cinsel istismara, yurttaşlardan değişik adlarda toplanan paraların birilerin zimmetine geçmesi gibi içiçe geçmiş birçok iddiadan oluşuyordu. Sanki ben dinin bir yorumuna inanan insanlara, neden buna inanıyorsunuz gibi bir suçlamada bulunmuşum gibi bir algı oluşturulmaya çalışıldı.” dedi.

 

Ataşehir’de Kickboks semineri

Ataşehir’de Kickboks semineri

 

Ataşehir Aktunç Spor Kulübü K-1 kickboksun iki dünya starını ağırladı. Ataşehirde gerçekleşen Kamal EL AMRANİ ve Özkan KÖSE thai-kickboks semineri sporcular ve sporseverlerde büyük heyecan yarattı.

Aktunç Spor Kulübü kickboks salonunda gerçekleşen seminere oyuncu Serkan GENÇ gazeteci Osman İSLAM Kartal cumhuriyet savcısı Ömer SOLMAZ’ Kandiş yapı genel müdürü Hakkı KANDİŞ Zet-az genel müdürü Ercan DEMİRTÜK Zet-az genel müdür yardımcısı Özcan DEMİRTÜRK Bölükbaşı derneği başkanı Abdullah AYDIN katılırken birçok spor severde semineri izlemek için salonda bulundu.

Seminerde Kamal EL AMRANİ ve Özkan KÖSE kickboksun inceliklerini ve başarılı sporcu olmanın faktörlerini sporcularla paylaştılar. Seminer bitiminde sporculara katılım sertifikası verilirken çekiliş ile katılan sporculara çeşitli hediyeler verildi. Öte yandan Kamal EL AMRANİ ve Özkan KÖSE’ye seminere özel birer kupa takdim eden Savcı Ömer SOLMAZ yaptığı konuşmada bu tür organizasyonların dahada artırılması ve gençlerimizin spora yönlendirilmesi için ellerinden gelen gayreti sarf edeceklerini söyledi.

Ayrıca konuşma yapan kulüp başkanı Yavuz AKTUNÇ kısa sürede birçok uluslar arası sportif organizasyona ev sahipliği yaptık ve yapmaya devam ediyoruz bu organizasyonlarda bizleri yalnız bırakmayan sporseverlere ve bu organizasyonların baş mimarı olan sponsorlara teşekkür etti.

Dumankaya bilmecesi

Dumankaya bilmecesi

Tecrübe Dumankaya’yı dize getirdi

2009 Yerel Seçimleri öncesinde Üsküdar Belediyesi sınırları içerisinde bulunan Örnek Mahallesi’ndeki Dumankaya İkon’un imar planları yapılırken, Üsküdar Belediyesi’nin yeşil alanı Dumankaya için imara açtığı, Dumankaya’nın da yan yana olan iki parseldeki yeşil alanda olan hakkını 2.5 emsale dahil ederek kullandığı ortaya çıktı. Skandalın patlak vermesinden sonra Ataşehir Belediyesi ve Dumankaya İnşaat karşı karşıya geldi.

İlk olarak Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Sadık Kayhan tarafından fark edilen skandal sonrası Dumankaya ile görüşmelere başlayan Ataşehir Belediyesi  hakkını almak için çalışmalar başlattı. Ancak inşaatın hemen hemen bitmesi ve Ataşehir Belediyesi’ne ek bina vs yapmak için alan kalmaması üzerine Dumankaya İkon ile dört daire ve 1 Milyon TL’ye anlaşıldı.

DAİRELERİN ÖZELLİKLERİ

Ataşehir Belediyesine hibe edilmesi kararlaştırılan tamamı 1+1 olan daireler, Dumankaya İkon’un 13,14,19 ve 33. katlarında bulunuyor. Dairelerin üçü 55 m2, biri ise 62 m2.

NEDEN 1 MİLYON TL ALINDI?

Projenin bitme aşamasında olması ve dairelerin tamamına yakınının satılması üzerine sadece dört daire alınabildi. Geri kalan hak içinse 1 Milyon TL ödenmesi kararlaştırıldı.

MAHKEMEYE VERİLEBİLİR MİYDİ?

İnşaatın Ataşehir Belediyesi tarafından mahkemeye verilmesi durumunda ise başta Üsküdar Belediyesi olmak üzere Dumankaya İnşaat’ın büyük mağduriyetler yaşayacağı belirtiliyor. İnşaat ruhsatının altında vefat eden eski belediye başkanı Mehmet Çakır’ın imzası bulunuyor. Şimdiki Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara ise o dönem imar komisyon başkanı olmasına rağmen ruhsatta imzasının bulunmadığı ifade ediliyor.

ARZIK:” KAMU ZARARI OLABİLİR”

Ak Parti Grup Başkanı Mustafa Cevat Arzık söz konusu protokolün yanlış bir uygulama olduğunu belirterek, “Burada kamu zararı olabilir. Bu durum hem Belediye başkanını hem de protokolü kabul eden meclis üyelerini sıkıntıya sokabilir.” dedi. Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi konu ile ilgili mecliste yaptığı açıklamada, “Eğer mahkemeye verseydik Üsküdar Belediyesi’nden bazı kişiler hakkında yasal işlem başlatılabilirdi. Ayrıca Dumankaya inşaata tek bir çivi bile çakamazdı. İflasa kadar sürükleyebilirdi.  Ancak projede 300’ün üzerinde daire satılmış. Üsküdar Belediyesi’ni, Dumankaya’yı ve daire sahiplerini mağdur etmek istemedik.”dedi.

KAYHAN:”BU DURUMLA İLK DEFA KARŞILAŞIYORUM”

Meclis üyelerini bilgilendirmek için kürsüye çıkan Teknik Başkan Yardımcısı Sadık Kayhan, “İlk defa böyle birşeyle karşılaştım. Yeşil alanda verilen imar hakkının, yan kısımdaki alanda kullanılması kararlaştırılmış. Bunu yapmak zorundaydık. Bu uygulama bu güne kadar yaşanmış bir olay değil. Bunu fark etmek tecrübe meselesidir.” dedi. Kayhan’ın konuşması sırasında söz alan AK Parti meclis üyesi Muhterem Memiş, “Burada bir haksızlık var. Firmanın mağdur edilmesi söz konusu. Adam kanunen hakkı olan yeri kullanmış.” dedi.

İLGEZDİ: “BÖYLE BİR HUKUKSUZLUĞUN SAVUNULDUĞUNU İLK DEFA GÖRÜYORUM”

Seslerin yükselmesi sonrası son olarak kürsüye çıkan Başkan İlgezdi, “Burada bir hukuksuzluk yapılmış ve arkadaşlarımız bunu fark ederek belediyeye dört daire ve 1 milyon lira kazandırmışlar. Dünyada böylesi bir hukuksuzluğun bu kadar savunulduğunu ilk defa görüyorum. Allah’tan korkun. Örnek Mahallesi’ndeki insanlar imar diye inim inim inlerken, Büyükşehir’e dere yatağına bu imarı nasıl verdiniz diye sormuyorsunuz, Üsküdar Belediyesi’nin nasıl ruhsat verdiğini, nasıl hukuksuzluk yaptığını, nasıl peşkeş çektiğini sormuyorsunuz, Ataşehir Belediyesi’ne bu kadar para kazandırmışız, bunu mu soruyorsunuz?” dedi.

 

Sirmen, Uğur Mumcu’yu anlattı

Sirmen, Uğur Mumcu’yu anlattı

CHP Ataşehir’in düzenlediği “Bir Konu, Bir Konuk” söyleşisinin bu haftaki konuğu Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Hukukçu, Sinema ve Dizi oyuncusu Ali Sirmen oldu. Sirmen, suikaste kurban gidişinin 20.yılında usta gazeteci Uğur Mumcu’yu anlattı.

“UĞUR MUMCU BAŞINA GELECEKLERİ BİLİYORDU”

Uğur Mumcu’nun hayatı boyunca istediği hayatı yaşadığını belirten Sirmen, “Uğur Mumcu hayatı değiştirebileceğine inanıyordu ve bu yolda yaşadı. Uğur Mumcu başına gelecekleri biliyordu.” dedi. 12 Eylül davalarında en çok mücadele edenlerden birisinin de Mumcu’nun olduğunun altını çizen Sirmen, “O hayatı boyunca haksızlıkların karşısında durdu.” dedi.

“ILIMLI DEĞİL, UYUMLU”

Uğur Mumcu’nun anti emperyalist birisi olduğunu ifade eden Sirmen, Mumcu’nun Cumhuriyet kazanımlarının korunulması için ilk şart olarak emperyalizm ile araya mesafe konulması gerektiğini düşündüğünü söyledi. Cumhuriyetin kuruluş aşamasında birçok sıkıntının yaşandığının altını çizen Sirmen, “Cumhuriyet tarihi sadece Dersim’den ibaret değildir. Sadece orada yaşanılan acılarlarla Cumhuriyet’i sorgulayamayız. Günümüzde Ilımlı İslam adında birşey çıkarttılar. Bunun adı Ilımlı değil, Uyumlu demektir aslında. Bu kişiler şimdi Cumhuriyeti, Laikliği, ulus devletini bitirmeye çalışıyorlar. Uğur Mumcu Laik birisiydi. Demokrasinin şartı olarak Laikliği benimseyen birisiydi.

Batum’dan “yeni anayasa” resti

Batum’dan “yeni anayasa” resti

CHP Ataşehir İlçe Başkanlığı’nın her hafta düzenleyerek geleneksel hale getirdiği “Bir Konu, Bir Konuk” söyleşisinin bu haftaki ismi CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum oldu. Batum, CHP’nin yeni anayasa çalışmalarına yönelik izlediği yol haritasını anlattı.

OSMAN CAN’A ÇOK SERT ÇIKTI

Abdullah Öcalan’ın yeni anayasayı Numan Kurtulmuş ve Osman Can’ın yazmasını istediğini iddia eden Batum, “Osman Can referandum sırasında ‘Yargıda Aleviler’in olduğu için yargıyı ele geçiriyorlar. Onları temizlemek için bu anayasayı değiştirmek gerekir.’ diyen adamdır.” dedi. Hükümetin Türkiye’de bir algı yönetimi kurduğunu ifade eden Batum, “İnsan odaklı anayasadan bahsediyorlar. Biz de bunu istiyoruz. İnsan odaklı anayasa toplumdaki bütün katmanların hakkını tanıyor ve güvence altına alıyorsa insan odaklı olabilir. Sahtekarlık yaparak bu iş olmaz.” dedi.

“ANAYASA TÜM SINIFLARI KUCAKLAMALI”

Anayasa görüşmelerinde basın hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınmasını istediklerini belirtmelerine rağmen “Gerek yok” cevabını aldıklarını vurgulayan Batum, önerilerinin hiçbirinin kabul edilmediğini belirterek, ” Anayasa dediğiniz şey soyut bir kavram değildir. Anayasa demek her toplumun kendi yapısından kaynaklanan oluşumlara çözüm ve güvence getirmek demektir. ” dedi.

“TOPLUMUN HUKUKSAL GÜVENCESİ KALMADI”

Türkiye’nin geldiği noktada ülkede yaşayan hiçbir katmanın, sınıfın hukuksal güvencesinin olmadığını söyleyen Batum, “Örneğin memurlar… Bugün bir tane güvenceli memur kaldı mı? Neden 300 bin öğretmen atanmıyor? 80 öncesinde işveren kafasına göre işçiyi kovabilir miydi? Sendika izin vermezdi. Şimdiki sendikalar hükümetin ağzından çıkacak iki çift söze bakıyorlar.” dedi.

“İLK DÖRT MADDEYE DOKUNDURTMAYIZ”

Batum sözlerini şöyle sürdürdü: “Aklımız net olsun. Biz kesinlikle emekten yana olmalıyız. Lafta değil. Emeklinin haklarından, memurun haklarından yana olmalıyız. Biz tarımdan yana olmalıyız. Özelleştirme adı altında yurdun kaynaklarını yabancılara peşkeş çekilmesine karşı durmalıyız. Emin olun bu hakları sağlamayan bir anayasanın altında bizim imzamızı göremezsiniz. Anayasanın ilk dört maddesini ortadan kaldıran bir anayasayı ne yaptırırız, ne de içinin boşaltılmasına izin veririz.”

Saadet’ten patriot çıkışı

Saadet’ten patriot çıkışı:

“ABD’nin menfaatlerini okşayacak hiçbir uygulamayı kabul etmiyoruz.”

Saadet Partisi Ataşehir İlçe Başkanlığı, düzenlediği basın toplantısında Türkiye ve dış politika gündemi ile ilgili açıklamalarda bulunarak medyayı ve hükümetin dış politikasını yerden yere vurdu.

“MEDYA, ÇALIŞMALARIMIZI GÖRMEZDEN GELİYOR”

Saadet Partisi Ataşehir İlçe Başkanı Numan Yüksel, Arakan’da yaşanan olaylara dikkat çekerek, “Arakan’da sırf Müslüman olmalarından dolayı katledilen, yok sayılan insanlar için elimizden geleni yapıyoruz.” dedi. Çalışmalarının medya tarafından bilinçli bir şekilde görmemezlikten gelindiğini ifade eden Yüksel, Kadıköy’de yapılan Arakan’a destek mitingini hatırlatarak, “Yaklaşık 100 bin kişinin katıldığı mitingimizi medya organları görmemezlikten gelerek yer vermediler. Anlaşılan o ki bu hareketimizle birilerini rahatsız ettik.” dedi.

“ABD’NİN MENFAATLERİNİ OKŞAMAYIZ”

Dünya’da iki tarafın olduğunu belirten Yüksel, bu taraflardan birinin hilal, diğerinin ise haç olduğunu ifade ederek, ” Kurtuluş savaşında direnişin başını çeken Adana, Kahramanmaraş ve Gaziantep’e patriot füzeleri yerleştirilmek üzere. Bu durum aşağı yukarı 10 bin yabancı askerin o bölgelere konuşlanması demek. Bizim Suriye veya İran ile savaş yapmamızı gerektirecek hiçbir durum yok. Dünya’nın bir ucundaki ABD’nin menfaatlerini okşayacak hiçbir uygulamayı kabul etmiyoruz.” dedi. 

Topu, 10 Ocak’ı unutmadı

10 Ocak’ı unutmadılar

Ak Parti Ataşehir İlçe Başkanı Nimetullah Topu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü nedeniyle Ataşehir ve çevresindeki basın mensuplarıyla kahvaltıda biraraya geldi. Topu yerel seçimler öncesi hedeflerini ve çalışmalarını basın mensuplarıyla paylaştı.

“MESLEĞİNİZİN SIKINTILARINI BİLİYORUZ.”

İlçe Başkanı Nimetullah Topu, özellikle gazetecilik mesleğinin sorunları ile ilgili sıkıntıları mecliste dile getirdiklerini belirterek, “En son bildiğiniz gibi yıpranma payı hakkının yeniden verilmesinin iyi bir iyileştirme olduğunu düşünüyoruz.” dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Ataşehir’e geldiğinde kendilerine muhalefette olmanın zorluklarından bahsettiğini ifade eden Topu, “Geçen dört yıl içerisinde iyi bir muhalefet örneği sergilediğimizi düşünüyoruz.” dedi.

“ATAŞEHİR’E KAYBETTİĞİ PRESTİJİ YENİDEN KAZANDIRACAĞIZ”

Topu sözlerini şöyle sürdürdü : “Biz önümüzdeki yerel seçimlerde iddialı olduğumuzu her zaman dile getiriyoruz. Bunu hem referandumda, hem de genel seçimlerde ortaya koyduk. Önümüzdeki dönemde Ataşehir’in beş yılda kaybettiği prestiji telafi edeceğiz. Ataşehir’e verdiğimiz önemi biliyorusunuz. Ataşehir Türkiye’nin finans merkezi olmaya aday bir yer. Bütün projelerimizi halkımıza anlatacağız. Seçimlerde seçimin en zor geçeceği yerlerden birisi Ataşehir olacak ancak bizler çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ataşehir’in sorunlarını siz iyi biliyorsunuz. Hepinize katılımlarınızdan dolayı teşşekür ediyorum.”