McCarty Dönemine Dönmesin

CHP’li İlgezdi’den “McCarthy” Uyarısı:

“SÜREÇ MUHALİF AVINA DÖNÜŞMESİN”

 

CHP Parti Meclisi Üyesi ve İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, 15 Temmuz askeri darbe girişimin ardından kamuda başlatılan “FETÖ/PDY” operasyonunun, amacı dışına çıkma eğiliminde olduğunu belirtti. Örgütle hiçbir alakası olmayan emekçilerin görevden alınmasının doğru olmadığını vurgulayan İlgezdi, 1950’lerde Amerika’da hüküm süren McCarthy dönemini anımsatarak, “Türkiye’de süreç muhalif avına dönüşmesin” uyarısını yaptı.

 

ANKARA –(TBMM) Devlet bürokrasisine sızan Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi bürokrat ve çalışanları ayıklamak için bugüne kadar 70 binin üzerinde kamu çalışanına görevinden el çektirilirken, süreç soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Son olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında görev yapan 6 sanatçının, olağanüstü hal (OHAL) ilanının ardından yayımlanan 667 No’lu Kanun Hükmünde Kararname’ye (KHK) dayanılarak, “FETÖ-PDY” bağlantılı oldukları iddiasıyla görevden alınmaları “muhalif avı yapılıyor” tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Gamze Akkuş İlgezdi, sürecin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve muhalif avına dönüşmemesi için Meclis Araştırması açılmasını istedi.

 

McCarty Dönemine Dönmesin

CHP’li İlgezdi ve arkadaşları tarafından Meclis Başkanlığına sunulmak üzere hazırlanan önergenin gerekçesinde, Fetullahçı Terör Örgütü tarafından 15 Temmuz’da gerçekleştirilen silahlı kalkışma girişiminin ardından başlatılan operasyonların kamu çalışanları için can yakıcı bir soruna dönüşmeden, şeffaf bir biçimde sürdürülmesi gerektiği belirtildi.

 

“FETÖ/PDY” üyesi olduğu gerekçesi ile on binlerce kamu çalışanının açığa alındığı vurgulanan önergede, paralel yapı ile uzaktan yakından ilişkisi olmayan ancak iktidara muhalif olduğu bilinen kamu çalışanlarının da tasfiye sürecine dâhil edildiği belirtilerek, “bugün yaşanan süreç tarihe, ‘Türkiye’nin McCarthy Dönemi’ olarak geçme tehlikesiyle karşı karşıyadır.” denildi.

 

Kriterler Açıklansın

İBB Şehir Tiyatrolarında görev yaparken açığa alınan sanatçılar örneğinde görüldüğü üzere, iktidara muhalif olan çok sayıda kamu görevlisinin, 12 Eylül dönemini anımsatan anti demokratik uygulamalara, “FETÖ/PDY” denilerek tasfiye edildiğine yer verilen önergede, iki hafta gibi kısa sürede sayısı yüz bine yaklaşan görevden almaların akıllarda soru işaretleri oluşturduğu, tasfiyelerin hangi araştırmalar sonucunda hangi kriterlere dayanılarak yapıldığının net bir biçimde açıklanmadığı belirtildi.

 

Araştırma Komisyonu Kurulsun

Olayın siyasi boyutunun yanı sıra sosyal sonuçlarının da olacağı anımsatılan önergede, ortaya çıkacak tablodan sadece tasfiye edilen memurların değil onların bakmakla yükümlü oldukları eş ve çocuklarının da etkileneceği belirtilerek, “Kamudaki görevden almaların telafisi mümkün olmayacak sonuçlara yol açmaması ve muhalif avına dönüşmemesi için” bir Araştırma Komisyonu kurulması talep edildi.

 

Başbakana Sorular

CHP’li İlgezdi, Meclis Araştırması açılmasına ilişkin önergesinin yanı sıra, Bilgi Edinme Yasası kapsamında Başbakan Binali Yıldırma da bazı sorular yöneltti:

 

1-) Devletin onayı ile kurulan ve faaliyetlerini devlet gözetiminde sürdüren sendikalara üye olduğu gerekçesiyle açığa alınarak görevden uzaklaştırılan memur sayısı nedir? Bu memurlar hangi sendikalara üye oldukları gerekçesiyle işten el çektirilmişlerdir?

 

2-) Sanat çevrelerinden, akademik dünyadan ve sendikal hareket içinden, iktidara muhalif kimliği ile bilinen ve önemli bir bölümü sol tandanslı olan sanatçı, akademisyen ve sendika üyelerinin Fetullahçı Terör Örgütü üyesi olarak soruşturulmasının ve görevden alınmasının nedeni nedir?

 

3-) İmzasız ihbarlar sonucu görevden alınarak memuriyetten atılan personel sayısının kamu kurum ve kuruluşlarına göre dağılımı nedir?

 

4-) Gelen duyumlara göre kamu kurum kuruluşlarına gönderilen talimatla kurum bünyesindeki FETÖ/PDY ile ilişkili personelin tespit edilerek en kısa görevden alınmaları bildirilmiştir. Söz konusu bu talimatla görevlendirilen bazı amirlerin ise yetkiyi daha alt personele verdiği ve söz konusu bu personelin de aralarında önceden husumet bulunduğu ve/veya anlaşamadığı kurum görevlilerini keyfi olarak ihbar ettiği ve/veya FETÖ üyesi olarak değerlendirdiği iddia edilmektedir.

 

a-) Bu yolla işine son verilen, görevden alınan personel sayısı nedir?

b-) Bu personelden tutuklananların sayısı nedir?

c-) Asılsız bildirimlerde bulunarak görevi suiistimal ettiği anlaşılan amir/personel sayısı nedir? Bu personeller hakkında hangi işlemler yürütülmektedir?

 

5-) Görevden uzaklaştırılan kamu çalışanlarının Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ/PDY) üye olmalarının kıstasları nelerdir?

 

6-) Yüzbinlerce kişinin geleceğini doğrudan etkileyecek böylesi önemli soruşturmalar bu kadar kısa süre içerisinde nasıl tamamlanmaktadır?

 

7-) Memuriyetten atılan söz konusu personel hakkında daha önce yürütülen gizli soruşturmalar var mıdır? Varsa Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ/PDY) üye oldukları bilinen bu personelin 15 Temmuz’a kadar görev yapmasına neden izin verilmiştir?

 

😎 Memuriyetten atılan, iş akitleri fesih edilen, gözaltına alınan ve/veya tutuklananlar kişiler içinde Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ/PDY) üye olmayanların olduğunun ortaya çıkması durumunda bu kişiler;

a-) işlerine geri dönebilecekler midir?

b-) maddi tazminat ödenecek midir?

c-)  manevi tazminat ödenecek midir?

Belediyeden siyasi partilere ziyaret

Ataşehir Belediyesi’nden Başkan Yardımcısı Abdullah Der başkanlığındaki heyet siyasi partileri ziyaret ediyor.

İlk ziyaret MHP teşkilatına yapıldı. CHP Ataşehir İlçe Başkan Yardımcısı Ertuğrul Baysal ile Ataşehir Belediye Meclisi Üyeleri Ekrem Köse ve Birkan Birol Yıldız’ın da hazır bulunduğu ziyarette 15 Temmuz’da yaşanan darbe girişimi ve sonrasında yaşanan gelişmeler üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.Yaklaşık 45 dakika süren görüşme sonunda Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Abdullah Der ve MHP Ataşehir İlçe Başkanı Sadun Bizel basına açıklamada bulundular.

İlk açıklamayı yapan MHP İlçe Başkanı Sadun Bizel; “ Belediye Başkan yardımcısı Abdullah Der’in yaptığı bu ziyarette ülkemizin şu andaki durumu konusunda bir değerlendirme yaptık. Değerlememizde ülkemizin bu geçen süreçteki konularda hep birlikte MHP, CHP ve AKP olarak memleketimize sahip çıkma konusunda görüş alışverişinde bulunduk. Bu görüşmede Sayın Belediye Başkan Yardımcımızın,  her zaman istişarede bulunarak düşüncelerimizi ayrı siyasi partiler olsak da, memleket konularında birlikte hareket etme konusunda görüş birliğine vardık. Biz Ülkücü Hareket olarak yapmış olduğu bu ziyaretinden ve ayrıca verdiği bilgilerden dolayı Belediye Başkan yardımcımız Abdullah Der’e teşekkür ederiz” dedi.

DSCF0389(1) DSCF0395(2)Ataşehir Belediye Başkanı Abdullah Der ziyaretlerinin siyasi olmadığını söyleyerek; “ Biz yerel yöneticiler olarak Belediye Başkanım Battal İlgezdi’nin talimatı doğrultusunda siyasi partilerimizi ziyaret ederek, önümüzdeki süreçte ülkemizin birliği ve bütünlüğü doğrultusunda nasıl bir yol izleriz, kendilerine nasıl katkı sağlarız, , bize düşen bir görev varsa bu görevi nasıl yerine getiririz düşüncesiyle ilçe başkanımız ve yöneticileriyle istişarede bulunduk. Önümüzdeki günlerde partilerin aldığı miting kararları var. Belediye olarak bu mitingler için ne yapabiliriz, onları konuştuk. Ülkemizin durumu ortada. Her zaman darbeye karşı olduğumuzu ifade ettik. Bunun örneklerini de bu süreçte gösterdik. Göstermeye de devam edeceğiz. Ataşehir’de bulunan siyasi partiler ve yerel yöneticiler olarak önümüzdeki süreçte bir arada olup ülkemizin birlik ve bütünlüğü için el ele verip, neler yapabiliriz mücadelesini vermemiz lazım. Bu günkü ziyaretimiz de bu amaçlıydı. Ben, bizleri kabul ettiği için ilçe başkanım ve yönetici arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. İnşallah hepimiz barış ve kardeşlik içinde oluşacak birlikteliğimiz önce Ataşehir’e, İstanbul’a sonrasında da ülkemize iyi bir mesaj olur diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

İKİNCİ ZİYARET AK PARTİ’ye

Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Abdullah Der, Başkan Battal İlgezdi’nin talimatı ile başladığı siyasi parti ziyaretleri kapsamında ikinci olarak Ak Parti Ataşehir İlçe Başkanlığına ziyaret gerçekleştirdi.

ZİYARET 3 ZİYARET 4 CHP Ataşehir İlçe Başkan Yardımcısı Ertuğrul Baysal ile Ataşehir Belediye Meclisi Üyeleri Ekrem Köse ve Birkan Birol Yıldız’ın da hazır bulunduğu ziyarette, 15 Temmuz’da yaşanan darbe girişimi,  sonrasında yaşanan gelişmeler ve Pazar günü yapılacak olan miting ile ilgili görüş alışverişinde bulunuldu.

Ziyarette AK Parti Ataşehir İlçe Başkanı M. Naim Yağcı’nın yanı sıra ilçe yöneticileri Yusuf Dereci, Bahattin Çelik, Nevzat Katırcı, Ufuk Bilge Tekin, Ataşehir Belediye Meclisi AK Parti Grubu Sözcüsü M. Cevat Arzık, Meclis Üyesi ve Kadın Kolları Başkanı Neslihan Yurtdagül, Meclis üyeleri Müjdat Çalış, Kaya Sönmez ile Mehmet Korkmaz da yer aldı.

 

Yaklaşık bir saat samimi bir sohbet havasında geçen ve basına açık olan görüşmede; Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Abdullah Der ve AK Parti Ataşehir İlçe Başkanı Av.M. Naim Yağcı, 15 Temmuz da yaşanan darbe girişimi konusunda görüşlerini açıkladılar.

Burada konuşan AK Parti Ataşehir İlçe Başkanı Mustafa Naim Yağcı; “Bu millet 15 Temmuz akşamı siyasi ideolojisini bir kenara bırakarak tek yürek oldu. İnşallah bu tavrı, bu içeriden bütünleşmeyi bundan sonra da devam ettireceğiz. Bütün farklılıklar bir anda tek bayrak altında birleşti. Çok büyük bir imtihandan geçtik. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin farklı bir gecesiydi. Kurtuluş Savaşından sonra, bir gecede bir kaç Kurtuluş Savaşına bedel mücadeleyi toplumun tamamı verdi. Darbe akşamı Alevi bir arkadaşım yanıma gelerek, “Endişeliyim, sizi evimde ağırlayabilirim” dedi. Orada ayrım yoktu. Artık vatanını satanlar ve vatanseverler ayrımı yapıyoruz. Hainler adına kara bir geceydi, bu milletin bütünleşmesi adına da unutulmaz bir geceydi. Bu millet her şeyin en iyisini hak ediyor. Bundan sonraki mücadelemiz bu milleti daha da yükseğe taşımak için elimizden geleni yapmaktır. Milletimiz için çalışmaya devam edeceğiz. Bu nedenle de bizi ziyaret eden Ataşehir Belediye Başkan Yardımcımız Abdullah Der ve arkadaşlarına teşekkür ederiz” dedi.

Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Abdullah Der de böyle günlerde bir arada olmanın önemine dikkat çekerek; “Bu ülke meselesidir.  Önemli olan böyle günlerde bir arada olmaktır. Siyaset ayrıdır, önemli olan ülkemizin birliği ve bütünlüğüdür. Önemli bir süreç yaşadık. Halkımız bayrağına, ülkesine sahip çıktı. İnşallah böyle şeyler bir daha yaşanmaz. Bu işin üstesinden gelen herkese teşekkür ederiz. Önümüzde bir miting var. Bu konuda belediye olarak üstümüze düşen ne varsa yapacağız. Birlik ve beraberliğimizi korumalı, çevremizdeki art niyetli provokatörlere dikkat etmeliyiz” şeklinde konuştu.

Ataşehire yeni hizmet merkezleri

Ataşehir Belediyesi hizmet merkezlerini hayata geçiriyor

Ataşehir Belediyesi; İçerenköy Mahallesi’nde Neşet Ertaş Kültür Merkezi’ni, Mustafa Kemal Mahallesi’nde Erdal Eren Kültür Tesisi’ni ve Küçükbakkalköy Mahallesi’nde de Emekli Dinlenme Evi’ni ilçeye kazandırıyor.

 

Yakın zamanda hizmet vermeye başlayan Örnek Mahallesi Mustafa Saffet Kültür Merkezi ve İçerenköy Sanat Eğitim Merkezi’nden sonra Ataşehir Belediyesi tarafından yapımı devam eden diğer merkezler ve tesisler de hizmete girmek için gün sayıyor.

 

Neşet Ertaş Kültür Merkezi (2)Ataşehir’deki kültür-sanat etkinliklerini desteklemek ve çoğaltmak için İçerenköy Mahallesi’nde yapımına başlanan Neşet Ertaş Kültür Merkezi, Ünlü Halk Ozanımızın ismini Ataşehir’de yaşatacak.

 

Neşet Ertaş Kültür Merkezi’nde çok amaçlı eğitim salonları, fuaye alanları, derslikler, teknik odalar, kütüphane, çok amaçlı bir spor salonu, öğretmenler odası ve kafeterya bulunacak. Binada kültür hizmetlerinin yanı sıra bir PTT şubesi yer alacak ve İçerenköy Mahalle Muhtarlığı da bu binada hizmet verecek.

 

Erdal Eren Kültür Tesisi (1)İlçedeki Sivil Toplum Kuruluşlarının bir arada yer alacağı bir tesis olarak hizmet verecek Erdal Eren Kültür Tesisi’nde ise STK’ların kullanacağı 26 oda bulunacak. Mustafa Kemal Mahallesi Deniz Gezmiş Parkı yanında yapımı devam eden Erdal Eren Kültür Tesisi’nde bir adet 200 kişilik çok amaçlı salon ve sergi holü de yer alacak.

 

Emekli Dinlenme Evi (1)

Ataşehirli emekli vatandaşların sosyal hayattan kopmamaları, teknolojik yeniliklere kendilerini adapte edebilmeleri, psikolojik ve hukuksal zorluklar konusunda yardım alabilmeleri ve hoşça vakit geçirebilmeleri için tasarlanan Emekli Dinlenme Evi yakında hizmet vermeye başlayacak.

 

Emekli Dinlenme Evi içerisinde; danışma bölümü, dinlenme salonları, bilgisayar dersliği, müzik dersliği, kulüp odaları, engelli koordinasyon ofisi, öğretmenler odası, dans salonu, çok amaçlı salon ve satranç odası yer alacak. Binada kültür hizmetlerinin yanı sıra Küçükbakkalköy Mahalle Muhtarlığı da hizmet verecek.

CHP’li vekilden Kanun teklifi

CHP’li vekilden kanun teklifi:

“Kent dışına çıkartılacak kışlalar Cumhuriyet ve Demokrasi Parkı olsun”

 

CHP İstanbul Milletvekili ve Parti Meclisi üyesi Gamze Akkuş İlgezdi, kapatılarak kent dışına taşınması planlanan kışlaların “Cumhuriyet ve Demokrasi Parkı” yapılarak, halkın kullanımına açılması için kanun teklifi verdi. İlgezdi, şehirlerin içinde kalan son yeşil alanları bünyesinde barındıran kışlaların, kamu hizmetlerinde kullanılacağına ve amacına uygun kullanılmaması halinde geri alınacağına dair tapu kütüğüne şerh konulması kaydıyla yerel yönetimlere bedelsiz olarak devredilmesini teklif etti.

 

CHP’li İlgezdi, TBMM Başkanlığı’na sunduğu, 189 Sayılı Milli Savunma Bakanlığı İskân İhtiyaçları için Sarfiyat İcrası ve Bu Bakanlıkça Kullanılan Gayrimenkullerden Lüzumu Kalmayanların Satılmasına Selahiyet Verilmesi Hakkındaki Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin gerekçesinde, OHAL kapsamında çıkartılan kararnamelerle, devlet kurumlarında toplumsal mutabakat aranmadan köklü değişikliğe gidildiğini, bu durumun tartışma yarattığını belirtti.

 

ARAZİLER TARTIŞMA KONUSU OLDU

KHK ile askeri okulların kapatıldığını anımsatan İlgezdi, “100 yıla yaklaşan bir devlet geleneğinin, hiçbir toplumsal mutabakat arama ihtiyacı hissetmeden bir gecede yeniden formatlanmasının, yaratacağı sakıncaların yanı sıra, kapatılan okulların yer aldığı binlerce dönümlük arazi de şehir dışına taşınacağı açıklanan kışla arazileri gibi tartışma konusu olmuştur.” dedi.

 

KENT KÜLTÜRÜ KORUNMALI

Askeri arazilerin TOKİ’ye devredilerek, imara açılacağına yönelik toplumda yaygın bir kaygı olduğunu vurgulayan CHP’li İlgezdi, özellikle Kuleli gibi kent kültüründe ve toplumsal hafızada önemli yere sahip olan anıtsal yapılar ile taşınması gündemde olan kışlaların birer kamusal alan korunması gerektiğini belirtti.

 

CUMHURİYET VE DEMOKRASİ PARKI OLSUN

İlgezdi, söz konusu alanların, amacına uygun olarak, “Cumhuriyet ve Demokrasi Parkı” olarak değerlendirilmesi ve amacına uygun kullanılmaması halinde geri alınacağına dair tapu kütüğüne şerh konulması kaydıyla yerel yönetimlere bedelsiz olarak devredilmesini teklif etti.

Demokrasiye sahip çıktılar

Ataşehir Belediyesi çalışanları demokrasiye sahip çıktı

Ataşehir Belediye Başkanlığı Binası önünde, 15 Temmuz akşamı gerçekleşen darbe girişimi protesto edildi.

 

Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, milli egemenliğe ve demokrasiye sahip çıktıklarını, darbe girişimlerine sonuna kadar karşı olduklarını ifade etti.

 

Ataşehir Belediye Başkan Yardımcıları, Ataşehir Belediye Birim Müdürleri ile Belediye Çalışanlarının Türk bayraklarıyla katıldığı protesto öncesi, darbe girişimi sırasında hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve sonrasında İstiklal Marşı okundu.

Bülten 2 (3)

Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı İlhami Yılmaz’ın yaptığı açıklamada şunlar söylendi: “Bugün burada 15 Temmuz 2016 gecesi ülkemizde planlanan darbe girişimine karşı demokrasiye olan inancımız ve bağlılığımızı ifade etmek için bulunuyoruz. Türkiye 15 Temmuz 2016 gecesi çok önemli bir demokrasi sınavı verdi. Bir grup asker ülke yönetimine el koyarak halk iradesini ortadan kaldırma girişiminde bulundu. Parlamenter demokrasinin olmazsa olmazı olan halk iradesine yönelik bu saldırıyı şiddetli kınıyoruz. Yaşanan olaylar esnasında hayatını kaybeden tüm; asker, polis ve sivil yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve ülkemize başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz.

Bülten 2 (1)

Tarihimizde demokrasimize yapılan darbe ve darbe girişimlerinin örneklerine rastlamak mümkündür. Bugüne kadar Türkiye’de gerçekleştirilen tüm darbeler başarısız olmuştur, sonunda halk mutlaka iradesini yönetime taşımayı başarmıştır. Darbeler toplum hafızamıza derin izler bırakmış elim hadiselerdir. Çünkü halka rağmen yapılan hiç bir girişim ne Türkiye’de ne de dünyada kalıcı bir barışı ve huzuru getirmedi, getirmeyecektir.

 

Demokrasi bir muhalefet rejimidir. Darbe ise her türlü muhalefetin ortadan kaldırıldığı baskıcı ve tek sesli bir iktidar yaratır. Darbeler hangi amaçla ve kimler tarafından yapılırsa yapılsın demokrasiyi askıya alan ve totaliter bir rejime kapı aralayan olaylardır. Toplumu oluşturan her bir bireyin ülke yönetiminde söz hakkı vardır. Bu hakkı sonuna kadar savunmak zorundayız. 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişimine karşı halkımız hangi partiden olursa olsun toplumsal iradeye sahip çıkmış askeri darbeye karşı yekvücut olmuştur.

 

Darbe girişimi etnik köken ve inanç merkezli olmamıştır ve bu olay doğrudan parlamenter demokrasiye bir müdahaledir, saldırıdır. Böyle bir olayda toplumsal barışa zarar verecek adımlar atmak tedavi edilmesi güç yaralar açabilir. Bu konuda hassasiyet göstermeli, ülkemizin verdiği bu zorlu demokrasi sınavı yanlış yollara saptırılmamalıdır. Ülkemizde demokrasinin siyasi iktidarın ağzında sakız olarak kullandığı bir kavram olarak kalmaması için her türlü darbe girişimine karşı ileri demokrasi mücadelemizi sürdüreceğiz. Yukarıdan aşağıya baskıcı ve totaliter bir rejim değil, aşağıdan yukarıya kurulmuş demokratik, çoğulcu ve katılımcı bir sistem istiyoruz. Tam demokrasi istiyoruz.”

Ataşehir Belediye Meclisinden ortak tepki

 

Ataşehir Belediye Meclisi, 15 Temmuz Darbe Girişimi ile ilgili olarak ortak bir deklarasyon yayınladı.

 

“Darbe gündemiyle” yapılan olağanüstü toplantıda Ataşehir Belediye Meclisi’nin Cumhuriyet Halk Partisi ile Adalet ve Kalkınma Partisi üyeleri verdikleri ortak mesajla darbe girişimini kınadılar.

 

Türk bayrakları ile donatılmış Ataşehir Belediye Meclisi’nde, darbe girişimi sırasında hayatını kaybedenler için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklâl Marşı okundu.

 

Ataşehir Belediye Meclisi Başkan Vekili Sadi Özata’nın okuduğu ortak deklarasyonda şunlar söylendi:

 

Bizler Ataşehir Belediye Meclisi çatısı altındaki CHP ile Ak Parti grupları ve tüm meclis üyeleri olarak aziz milletimizin kendisine, milli iradeye, devletimize ve TBMM’ye yönelik 15 Temmuz gecesi başlatılan darbe girişimini şiddetle kınıyoruz. Ülkemizin birliği, beraberliği ve bütünlüğünü hedef alan bu darbe girişimi Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak girmiştir.

 

Aziz Milletimiz darbenin karşısında durmuş ve bu kanlı darbe girişimini engellemiştir. Türkiye Cumhuriyeti ve kurumlarını canı pahasına koruyan bu aziz millet her türlü övgü ve takdiri fazlasıyla hak etmektedir.

 

O gece Türk Milletinin devletine ve milli iradeye verdiği destek tarih boyunca unutulmayacaktır. Dünya demokrasi tarihinin şanlı bir tablosu olarak kaydedilmiştir.

 

Herkes bilmelidir ki bugün olduğu gibi gelecekte de milletimize, milli iradeye  ve devletimize karşı her türlü girişim karşısında milletimizin çelikten iradesini bulacaktır.

 

TBMM’deki tüm siyasi partilerimiz ve milletimiz gibi Ataşehir Belediye Meclisi’mizdeki siyasi partilerimiz ve üyeleri darbe girişimine ortak bir tavır ve ortak bir dille karşı durmuşlardır. Bu ortak tavır milli irade ve milletimizi daha da güçlendirmiştir.

 

Ataşehir halkının temsilcisi olan bizler, tüm halkımız ve kurumlarımızla milli iradenin ve demokrasinin yanındayız. Milli iradeye hep birlikte sahip çıkıyoruz ve ebediyen de sahip çıkacağız. Türkiye’de hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının somut delili bu ortak bildiridir. Milletimiz müsterih olsun.

 

Bu şanlı direniş sırasında milletimizin aziz fertlerinden pek çok vatandaşımız şehit olmuştur. Çok sayıda vatandaşımız da yaralanmıştır.

 

Darbeye direnirken şehit olan kardeşlerimizi rahmetle anıyoruz, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz, milletimizin başı sağolsun.

 

Ataşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkanı ve Belediye Başkan Yardımcısı İlhami Yılmaz ile AK Parti Grup Başkan Vekili Mustafa Cevat Arzık da darbeyi kınayan kısa birer konuşma yaptılar.

Ne Darbe Ne Başkanlık

CHP Milletvekili ALİ ÖZCAN’IN DARBE GİRİŞİMİ VE SONRASI SÜREÇLE İLGİLİ AÇIKLAMASI
Ne Darbe Ne Başkanlık. Çözüm Gerçek Bir Demokraside. 
15 Haziran günü, halkın üzerine tanklarını süren, milli egemenliğimizin kalbi olan Türkiye Büyük Milet Meclisi’ne F-16’larla bomba yağdıran, devletin, dolayısıyla halkın kaynakları ile halka karşı bir darbe girişimi gerçekleşmiştir.
Darbenin ister sivil, ister askeri olsun, her türlüsüne karşıyız. En kötü işleyen demokrasi bile darbe yönetiminden iyidir. O nedenle; Cumhuriyet Halk Partisi olarak darbe girişiminin ilk anlarından itibaren net bir duruş sergiledik.
Bizler, darbenin her türlüsüne karşı olduğumuz gibi terörün de, provokasyonların da her türlüsüne karşıyız.
Bu darbe girişiminini gerçekleştiren cuntacı grup ne kadar suçlu ise, karışık ortamı fırsat bilen, provokasyon yapan, kendi ceza yargısını sokakta uygulamaya kalkarak yasa dışı işlere kalkışanlar da bir o kadar suçludur.
Adalet mülkün temeli olduğuna göre, devlet, hukukla var olur. Hukukun ortadan kalktığı bir ortamda devlet de ortadan kalkar. Buna asla müsade edemeyiz.
Toplumu kutuplaştıran, geren ve zaman zaman saldırganlaştıran, inanç ve kimlik üzerinden yürütülen siyasetin ülkeyi getirdiği hal ortadadır.
Darbeye net tavır almak önemlidir. Toplumun da bu konuda büyük bir birlik içinde tavır alması sevindiricidir.
Ancak, bir o kadar önemli olan, bu darbe girişimi nasıl yapıldı ve bugünlere nasıl gelindi sorularının yanıtlanabilmesi ve hatalardan ders çıkarılmasıdır.
Şu bir gerçektir ki; bir süredir devlet yönetiminde yaşanan tutarsızlıklar ve haksızlıklar, darbeci cuntacıların önünü açmıştır.
Şayet devlet yönetimi olması gerektiği gibi liyakat ilkesi ile yönetilmiş olsa idi belki de Türkiye Cumhuriyeti böylesi bir tehlikeyi ve büyük acıları hiç yaşamayacaktı.
Çok net bir şey var ki, iktidara yakın oldukları, yandaş oldukları düşünülerek orduda önleri açılan ve haketmedikleri halde yükseltilen kişiler bu darbe girişimini yapmışlardır.
Eğer hukukun üstünlüğüne inanıyorsak ve Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devleti ise devlet mekanizması içerisinde senin benim adamım diye bir bakış açısı olamaz.
İnanca ve kimliğe dayalı bir yönetim anlayışı içerisinde olanların ülkemize verdiği zararlar gözler önüne serilmiştir.
Böylesi davranışlarda bulunan bürokratların zamanında bağımsız yargı önüne çıkarılması gerekirdi. Ancak, hepsinden önce bağımsız bir yargıya ihtiyaç vardır.
Bu darbe girişimini kuşkusuz bir cunta ekibi gerçekleştirmiştir. Ancak, ülkemizin bu darbe girişiminin oluşabileceği koşullara gelmesi, devletin liyakat ilkesiyle yönetilmemesindan kaynaklanmıştır.
Eğer ülke çıkarlarımız her şeyin üzerinde tutulmuş olsa idi bu tablo yaşanmazdı. Ülke çıkarlarımız yerine, devlet yönetimi cemaatin emrindeki bürokratlara teslim edilirse, böylesi darbe girişimleriyle karşı karşıya kalırız.
Bir diğer konu da; süreç içerisinde medya önemini bir kez daha kanıtlamıştır. Darbe girişimi gecesi medya, toplumu bilgilendirme görevini yerine getirmiştir. Toplum sağlıklı bilgilendirildiği için olay hızlıca anlaşılmış ve toplumsal direnç olaşabilmiştir. Ülkeyi yönetenlerin bundan ders çıkarması gerekir.
Her tür baskıya rağmen tarafsız kalmaya çalışan medya önemli bir görev üstlendi ve 4. güç olarak devreye girdi. Bu durumdan ders çıkarılmalı ve artık havuzdan beslenen medya organlarının ülkemize zarar verdiği anlaşılmalı ve medya özgür bırakılmalıdır.
Şimdi demokrasinin gerçek ve eksiksiz bir halini ülkemize getirme zamanıdır. Bu halk, darbe ile totaliter bir yönetim arasında seçim yapmak zorunda değildir. Unutulmamalı ki, ülkeyi bu darbe ortamına bir süredir gittikçe baskıcı hale gelen ve başkanlık planları yapan yönetim getirmiştir. Ancak, ülkeyi bu darbeden, demokrasinin önemli kurumlarının net tavrı ve halkımızın demokrasiye sahip çıkması kurtarmıştır. Eksik ve aksayan bir yapıyla da olsa demokrasi kültürü ülkemizin emniyet unsurudur.
Şimdi, egemenliğimizin tezahürü olan Türkiye Büyük Millet Meclisimizi güçlendirme zamanıdır.
Şimdi, eksiksiz, aksamasız tam bağımsız, hukuka yürekten bağlı bir yönetim anlayışını getirme zamanıdır.
Şimdi, gerçek bir demokrasiyi sağlama zamanıdır.
Şimdi, birlik ve bütünlük zamanıdır.

SAĞLIKTA ŞİDDETİN SEBEBİ:KIZ MESELESİ!

CHP Parti Meclisi Üyesi, İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, “acil servis” tartışmasını, “yapılan açıklamalara bakacak olursak hastanelerimizde meydana şiddetin sebebi meğerse “kız meselesi”ymiş.” sözleriyle değerlendirdi.

 

ANKARA-(TBMM) Sağlık sisteminin geldiği noktayı değerlendiren CHP Parti Meclisi üyesi ve İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, “Sağlık emekçilerini köleye, hastaları ise müşteriye çeviren sağlıkta dönüşüm sistemini görmezden gelmek, insan sağlığıyla oynamaktır. Acil servislerdeki yoğunluğu, hastanelerdeki şiddeti görmezden gelmek, cinayete davetiye çıkartmaktır.” dedi. İlgezdi, kadın bedeni üzerinden yapılan tanımlamanın da kabul edilemez olduğunu vurguladı.

 

GÜNDE EN AZ 31 ŞİDDET VAKASI

Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan “Beyaz Kod” verilerinin, iktidarın çizdiği cinsiyetçi “pembe tabloyu” doğrulamadığını kaydeden CHP’li İlgezdi, 1 Haziran 2012 – 7 Aralık 2015 tarihleri arasında 38 bin 253 şiddet vakasının yaşandığını, günde en az 31 sağlık çalışanının fiziksel saldırıya maruz kaldığının ortaya çıktığını söyledi.

 

ŞİDDETİ SİSTEM KÖRÜKLÜYOR

Türk Tabipler Birliği tarafından kamuoyuyla paylaşılan verilerin ürkütücü olduğunun altını çizen CHP’li İlgezdi, “Sağlıkta Dönüşüm” projesinin,  hasta-hekim ilişkisini zedelediğini, getirilen performans sistemiyle, sağlık çalışanlarının “parça başı” çalışmaya zorlandığını söyledi. Sistemin sağlıkta şiddeti körüklediğini belirten İlgezdi, sağlıkta dönüşüm projesinin yalnızca hekim-hasta ilişkisini değil hekimlerin kendi aralarındaki ve diğer sağlık emekçileriyle olan ilişkilerini de zedeleyerek, çalışma barışı üzerinde ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

 

SEBEP “KIZ MESELESİ” Mİ?

2012 yılında 93 milyonu bulan muayene sayısının 2015 yılında 115 milyonu aşarak neredeyse Türkiye nüfusunu ikiye katladığını belirten İlgezdi, vatandaşları acil servislere başvurmak zorunda bırakan sebeplerin mutlaka araştırılması gerektiğini söyledi.

Sağlıkta gelinen noktanın “kız bakmaya gidiyorlar” diyerek değerlendirilemeyeceğini vurgulayan CHP’li İlgezdi, “Şiddet vakalarının en çok acil servislerde yaşanması tesadüf değil, bilinçli politikaların bir sonucudur.” dedi.

 

Şehit aileleri ile iftar buluşması

Ataşehir Belediyesi ve Ataşehir Kaymakamlığı, şehit aileleri ve gaziler onuruna iftar verdi.

Zübeyde Hanım Öğretmen Evi’nde gerçekleştirilen iftara; şehit aileleri, gaziler ve yakınlarının yanı sıra; Ataşehir Kaymakamı Zafer Karamehmetoğlu, Belediye Başkan yardımcısı Sadık Kayhan, Garnizon Komutanı Kıdemli Kurmay Albay Abdülkadir Fehmi Bilgin, Ataşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Ertuğrul Bilican, CHP Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak, AK Parti Ataşehir İlçe Başkanı Mustafa Naim Yağcı, mahalle muhtarları ve STK temsilcileri katıldı.

ift2İftar öncesi Ataşehir Kaymakamı Zafer Karamehmetoğlu ile eşi ve Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Sadık Kayhan masaları dolaşarak, aileler ile sohbet etti.

Sonrasında konuşan Ataşehir Kaymakamı Zafer Karamehmetoğlu, “Sevginin, şefkatin, kardeşliğin yoğunlaştığı mübarek bir aydayız. Böyle güzel bir ayda bu güzel toplulukla iftar yapmaktan son derece mutluyuz. Şehit yakınları ve gazilerimiz ile yeterince ilgilenmek için vakit bulamayabiliyoruz. Ama biliniz ki; devletin yöneticileri bütün şehit ailelerimizin ve gazilerimizin her zaman yanındadır. Onların ihtiyaçları ile ilgilenmek görevimizdir. Bu vicdani vazifeyi yapmaktan şeref duyuyoruz” dedi.

Konuşma sonrası şehitler için Kuran-ı Kerim okundu. Düzenlenen iftar okunan dualar ile son buldu.

O Proje İhaleye Çıkıyor!

Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin Vizyon Projesi ATAPARK ihalesi 28 Haziran’da yapılacak.

Başkan İlgezdi’nin 2014 Yerel Seçim vaatleri arasında yer alan ATAPARK ihalesinin adımları atılmaya başlandı. İhale için gerçekleşecek işin bedelinin,  58 Milyon 560 Bin 487 TL olduğu belirtildi.

Adımları atılan ATAPARK projesi gerçekleştiği takdirde Ataşehir halkı; kelebek adası, akvaryum, kültür merkezi, spor tesisleri,seyir terasları, şelale gibi doğal güzelliklerle buluşacak.

Ataşehir Belediye Başkanlığı’nın İlanı’na Göre;

YER: ATAŞEHİR ATATÜRK MAHALLESİ

PAFTA NUMARASI: 245-246

ADA-PARSEL NUMARASI: 3372 ADA 1 PARSEL 3373 ADA 1 PARSEL

BEDEL: 58.560.487 TL

GEÇİCİ TEMİNAT: 1.756. 814, 64 TL

SON MÜRACAAT TARİHİ VE SAATİ:  24 HAZİRAN 2016- 17:00

İHALE TARİHİ VE SAATİ: 28 HAZİRAN 2016- 11:30

O Skandal Meclis Gündeminde!

Cumhuriyet Halk Partisi PM Üyesi ve İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünde yaşanan “gizli kamera” skandalını Meclise taşıdı.

ANKARA- (TBMM) Meclis’e taşınan skandal, Kültür Bakanlığı’na bağlı Telif Hakları Genel Müdürlüğündeki bir kadınlar tuvaletine gizlice yerleştirilen kamerayı, kurumda çalışan bir kadın memurun yanıp sönen ışığı fark ederek bulmasıyla ortaya çıktı. İddiaya göre kamerayı tuvalete, kadınları gizlice izlemek için Genel Müdürlükte bilirkişi olarak çalışan R.K. yerleştirdi. Ancak skandal kameranın bulunmasıyla bitmedi.

ÇALIŞANLARA TEHDİT

Kamerayı bularak skandalı ortaya çıkartan Bakanlık personelinin konuyu üstlerine iletmelerine karşın, Müsteşar Yardımcısı ile Genel Müdür ve Daire başkanlarınca, “ağzını açan olursa işini kaybeder” denilerek tehdit edildiği iddia edildi.

KAMERAYI KOYAN GÖZALTINDA

Bakanlık personelinin, tehditlere rağmen polise başvurması üzerine, kamerayı yerleştirdiği iddia edilen R.K, 13 Mayıs gözaltına alınarak, suçunu kabul etti. Şüphelinin işyeri ve evinde yapılan aramalar neticesinde benzer şekilde çekilerek kaydedildiği anlaşılan CD’lere güvenlik güçlerince el konularak Savcılık makamına teslim edildiği, zanlı R.K’nın Adliye’de bilirkişi olarak çalıştığı dönemde de benzer bir suçlama ile karşılaştığı, bu suçlamanın ise örtbas edildiği ortaya çıktı.

ELİNİ KOLUNU SALLAYARAK İŞİNE DÖNDÜ

Hakkındaki iddiaların Adli makamlara intikal etmesinin ardından bir süre izne ayrılan R.K’nın, Genel Müdürlükte görevli daire başkanları ve bir kısım memur tarafından, “Bu olayın duyulmasına izin veremeyiz. Eşi ve ailesi çok dindar! Hem kendisi, hem ailesi hem de parti rencide olur” denilerek yeniden görevine başlatılması skandala yeni bir halka ekledi.

İLGEZDİ MECLİS’E TAŞIDI

CHP Parti Meclisi Üyesi İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı’nın yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi vererek konuyu Meclis gündemine taşıdı. İlgezdi Bakan Avcı’ya şu soruları yöneltti:

Tuvaletteki kamera fark edildikten sonra kimler tarafından sökülmüştür? Kamerayı taktığı iddia edilen Karaca’nın söküp attığı iddiaları doğru mudur?

Karaca’nın olayın duyulmaması için kadın memurları tehdit ettiği iddiaları doğru mudur?

Şüpheli Karaca’nın daha önce de adliyede bilirkişi olarak görev yaptığı dönemde benzer bir suçlama ile karşılaştığı ancak olayın örtbas edildiği iddiaları doğru mudur?

Müsteşar yardımcısı, genel müdür ve daire başkanlarının çalışanları “ağzını açan olursa buradaki işini kaybeder” diyerek tehdit ettikleri yönündeki iddialar doğru mudur? Kadınları tehdit edenler halen görevinde midir? Tehdit edenleri görevden almayı düşünüyor musunuz?

Şüphelinin evinde yapılan aramada gizli kaydedilmiş görüntülerin ele geçirildiği iddiaları doğru mudur?

Karaca kurumdaki görevi başında mıdır yoksa başka bir kurumda mı görev yapmaktadır? Karaca’yı görevden almayı mı yoksa genel müdürlüğe atamayı mı düşünüyorsunuz?

 

 

Ataşehir & Monheim kardeşlik köprüsü

2 yıl önce 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Ataşehirli ve Monheimlı çocuklar arasında başlayan dostluk, Monheim Belediyesi ile Ataşehir Belediyesi arasında Başkanlar düzeyinde atılan imzalarla kurulan kardeşlik ve dostluk bağlarına dönüşmüştü.

 

Bu dostluk bağının artırılması sonrasında 2014 yılında Ataşehir ve Almanya’nın Köln eyaletine bağlı Monheim am Rhein kenti arasında Almanya’da atılan imzalarla Kardeş Şehir protokolü imzalanmıştı.

 

Monheim Belediye Başkanı Daniel Zimmerman’ın Ataşehir ziyaretinde protokolün Ataşehir ayağında da imzalar atıldı.

 

Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi ve Monheim Belediye Başkanı Daniel Zimmerman attıkları imzalarla iki kenti kardeş kent yaptılar.

 

Belediye Başkanlarıyla birlikte imza törenine; CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Monheim Belediyesi Meclis Üyeleri, Ataşehir Belediye Başkan Yardımcıları İlhami Yılmaz ve Kalender Özdemir, Ataşehir Belediye Meclis Başkan Vekili Sadi Özata, CHP Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak, Ak Parti Ataşehir Meclis Grup Başkan Vekili Mustafa Cevat Arzık ile birlikte Ataşehir Belediyesi çalışanları katıldı.

 

IMG_4782Törende konuşan Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, “İki yıl önce 23 Nisan Çocuk Bayramı’nda iki kentin çocukları arasında başlayan dostluğun biz yerel yöneticiler arasında devam etmesi, kurumsallaşması, Almanya ve Türkiye’deki öğrencelerin arkadaşlık ve kardeşlik bağlarının çoğalmasını ve sürekliliğini diliyoruz. Çocuklarımızın ve gençlerimizin bir araya gelmeleri, iki ülkenin sosyal, kültürel değerlerini yaşayarak öğrenmeleri hiç kuşku yok ki iki ülke arasında yıllarca sürecek güçlü bağların temelini oluşturmaktadır” dedi.

 

Türk çocukların Almanya’da, Alman çocukların Türkiye’de misafir olmaya devam etmelerinin bu dostluk köprüsünün kilometre taşlarını oluşturduğunu ifade eden Başkan İlgezdi, “Biz yerel yöneticiler de bilgi paylaşımı ve ortak projeleri hayata geçirmek için hızlı ve kalıcı adımlar atıyoruz. Bu adımların en başında da her iki ülkenin çocuklarının ikinci kentim diyecekleri yaşam alanları oluşturmaktır. Biz Ataşehir Belediyesi olarak Monheim Belediyesi’nin bu konu da kararlı adımlar atmasından son derece memnunuz. Bu memnuniyetimizi de karşılıklı olarak atacağımız somut adımlar ve gerçekleştireceğimiz kalıcı projelerle hayata geçireceğiz” dedi.

 

IMG_4689 Monheim Belediye Başkanı Daniel Zimmerman yaptığı konuşmada şunları söyledi: “İki kentin çocukları ve onların ailelerinin sıcak ve samimi dostlukları iki kentin kardeş olmasını sağladı. Bu anlaşma ile halklarımızın siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkileri gelişecektir. Farklı kültürlerin tanınması ve önyargıların kırılması açısından bu imzaların önemli olduğunu düşünüyorum. Monheim kentimizin nüfusunun yaklaşık yüzde 10’u Türk kökenlilerden oluşmaktadır. Bu anlaşma ile Ataşehir ve Monheim’daki derneklerin, siyasi partilerin ve okulların birbirleriyle tanışmasını umut ediyorum. İzin verirseniz, biz Monheim’lılar Ataşehirli olalım, siz Ataşehirliler Monheim’a gelin ve Monheim’lı olun, birliğimizi ve beraberliğimizi güçlendirelim. Bu anlaşma ve dostluk köprüsünün kurulmasında emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi.

IMG_4826

Konuşmalar sonrasında Belediye Başkanları Kardeş Şehir Protokolünü imzaladılar. İmza töreni sonrası karşılıklı hediyeler sunuldu. Başkan İlgezdi Başkan Zimmerman’a bir de Atatürk Heykeli armağan etti.

Biz artık ölmek istemiyoruz!

fft261_mf14812183Kadıköy Kent Dayanışması 12 Mayıs gecesi tünelde çalışan 3 işçinin zehirlenerek hastanelik olması ve 23 yaşındaki Üniversite öğrencisinin hafriyat kamyonu altında kalarak hayatını kaybetmesini Yoğurtçu Parkında protesto etti.

111770 Yapılan basın açıklamasında, “Üç yıldır Kadıköylülerin çilesi haline elen Kurbağalıdere ‘ıslah çalışması’ zehir ve olum saçmaya devam ediyor. Perşembe aksamı Yoğurtçu Parkı’nın içinde yürüyüş yapan Şule İdil Dere, Kurbağalı derenin zehirli çamurunu taşıyan kamyonun çarpmasıyla, hayatının baharından yaşamdan, ailesinden, arkadaşlarından koparılmıştır,” ifadeleri kullanıldı.

İhmalkârlığın, meslek odalarının ve Kadıköylülerin iş güvenliğine dair uyarılarını dikkate almayan İBB’den kaynaklandığını vurgulayan Kadıköy Kent Dayanışması sözcüsü Durna Şahin, “Bu cinayetin sorumlusu İBB ve Kadir Topbaş’tan başkası değildir. İşçiyi köle görüp is güvenliği ve tedbirleri almayan, İstanbul’u inşaat alanına çeviren; insanın, doğanın, kentin, yasamın ve tüm canlıların düşmanı bu zihniyet bu cinayetin sorumlusudur” dedi.

Yerel Yönetimlere de Görev Düşüyor
BirGün’ün sorularını yanıtlayan Kadıköy Kent Dayanışması üyesi ve mimar Üzeyir Uludağ, “Yerel yönetimler, problemlerine sahip çıkan insanlarla birlikte olursa ve bunu beraber savunurlarsa mücadele daha etkili olur. Kadıköy Belediyesi, Büyükşehir Belediyesiyle çatışmamak adına bu problemi görmekle birlikte çok dile getirmiyor, getirse de ısrarcı olmuyor. Bize göre bu, büyükşehir yasasından kaynaklanıyor; Kadıköy belediyesi kamuoyu önünde tepki gösterip eleştirel tavır sergilediğinde, bu sefer Büyükşehir Belediyesi Kadıköy’de bizzat yapması gereken yatırımları yapmıyor. Fakat ben Kadıköy Belediyesinin tavrını hoş görmüyorum” ifadelerini kullandı.
Yapılan basın açıklaması ardından Dayanışma üyeleri, Şule İdil Dere’nin hayatını kaybettiği yere karanfil bıraktı.

Son olarak, Kadıköy Kent Dayanışması üyesi Üzeyir Uludağ, adli sürece dair aldıkları ilk duyumları aktardı. Savcının, gece Yoğurtçu Parkında kulaklıkla yürüyen Şule’nin ‘kusurlu’ bulunabileceği yönünde konuştuğu duyumları karşısında, Kadıköylüler öfkelendi. (Kaynak:Birgün)

1. Sokak Hayvanları Kongresi Ataşehir’de Yapıldı

Kongre Başkanlığını İstanbul Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Prof.Dr.Murat Arslan ve koordinatörlüğünü Ataşehir Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Necati Bozkurt’un yaptığı ve iki gün süren kongrede; sokak Hayvanlarının var olma, saygı görme, bakılma, gözetilme ve korunma haklarının ilk defa bilimsel bir platformda ele alındığı kongrede, konularında uzman kişiler ile yetkili kamu kuruluşları, meslek odaları ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri tarafından sorunların çözümüne yönelik sunumlar yapıldı.

Sahipsiz sokak hayvanlarının yaşadıkları sorunların tüm yönleriyle ele alındığı kongreye; CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok, CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, HDP Milletvekili Hüseyin Güngör, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, Ataşehir Belediye Başkan Yardımcıları, Ataşehir Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Necati Bozkurt, İstanbul Veteriner Hekimler Odası Başkanı Murat Arslan, T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı, T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, T.C. Sağlık Bakanlığı, Veteriner Hekim Odaları, (HAYKONFED) Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu, HAYTAP- Hayvan Hakları Federasyonu, Veteriner Hekimler Derneği, siyasi partiler, İstanbul Şehir Plancıları Odası, İl Belediyeleri, Büyükşehir ve İlçe Belediyeleri, Diyanet İşleri Başkanlığı İstanbul Müftülüğü, Kent Konseyleri Birliği, Kent Konseyleri Platformu temsilcileri katıldı.

HAYVANLARLA İLGİLİ BİR PLANLAMA YAPILMIYOR

Kongreye Başkanlık yapan ve Kongrenin açılış konuşmasını yapan İstanbul Veteriner Hekimler Odası Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan; ”Kentlerde yeni yapılaşmalar oluşurken hayvanlarla ilgili bir planlama yapılmıyor. Her geçen gün sokak hayvanlarının yaşam alanları daralıyor. Bu da toplum sağlığı açısından riskler oluşturuyor. Hem yerel yönetimler hem de hükümetler için bir sorun haline geliyor. Hayvanların yaşam alanları daraldıkça, hem onlar için riskler oluşuyor, hem de toplum sağlığı açısından riskler oluşuyor. Dolayısıyla bu durum hükümet ve yerel yönetimler için bir sorun haline geliyor” dedi.

Sokak hayvanlarının korunması mevzuatıyla ilgili yetersizlikler olduğunu söyleyen Arslan; “Kurumların yetkileri ile ilgili sıkıntılar olduğunu ve kurumların sorumluluklarını yerine getirmediğini, yerel yönetimlerin sokak hayvanları sorununu çok önemsemediklerini, veteriner hekimlerin vb görevlerini yaparken fiziki ve sözlü saldırılara maruz kaldıklarını ve sorunların çözümü için kongre vb etkinliklerin yapılması gerektiği yorumları yapılabilir .

Arslan konuşmasının sonunda, TBMM’de özlük hakları için verdikleri önergeler nedeniyle ile CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi’ye, kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen Ataşehir Veteriner İşleri Müdürü Necati Bozkurt ve çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.

“EN MÜKEMMEL ADALET VİCDANDIR”

Başkanın konuşmasından sonra söz alan Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, “Sahipsiz can dostlarımızın yaşadıkları sorunları tüm yönleriyle ele almak, kurumların sorumluluklarını netleştirmek, kurumlar arası işbirliği yaparak çözüme katkı sunmak amacıyla düzenlediğimiz sokak hayvanları refahı kongresi ülkemizde düzenlenen ilk kongre olması açısından önemlidir. Sahipsiz hayvanlar 2004 yılında çıkan hayvanları koruma kanunu ile Belediyelerin sorumluluğuna verilmiştir. Büyük şehirlerde kentleşme süreci ile birlikte yaşam alanları daralan sahipsiz sokak hayvanlarının refah ve sağlık sorunları ile çevre sağlığı ve halk sağlığı sorunları giderek büyümektedir. Bu nedenle hayvan ve insanın uyumlu bir şekilde yaşayacağı ortamların yaratılması ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılması her zamankinden daha fazla önem kazanmıştır” dedi.

İlgezdi; Victor Hugo’nun “En mükemmel adalet vicdandır” sözünü de hatırlatarak; “Bu kongrenin sokakların, hayvanların ve insanların huzur içerisinde yaşayabileceği hale getirilmesi için oluşturulacak projelerin geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum. Bugün burada bulunan bütün kurumlar el ele vererek can dostlarımız için projeler geliştirmeli, yaşanan sorunlara çözüm bulmalıyız. Bu da ancak ilgili kamu kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve meslek örgütlerinin planlı, programlı ve eşgüdüm içinde davranmasıyla mümkün olacaktır. Kongrenin ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin gerçekleşmesi ve beraberinde sokaklarımızda daha mutlu hayvanlar görmemize katkı sağlayacağı inancıyla hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

CHP Milletvekili Zeynep Altıok ve HDP Milletvekili Hüseyin Güngör partilerinin sokak hayvanlarıyla ilgili politikaları hakkında açıklamalarda bulundu.

Daha sonra söz alan konuşmacılar; “1. Sokak Hayvanları Refahı Kongresi” kapsamında;  “Sokak Hayvanlarının Sorunlarına Farklı Bakış Açıları”, “Avrupa Birliği’ndeki Hayvan Koruma Stratejileri, Ülkemizdeki Sokak Hayvanlarının Durumu ve Popülâsyon Kontrolü”, “Hayvan Haklarına Hukuki Yaklaşım ve Uygulamalar”, “Sokak Hayvanları Koruma Kanunu ve Uygulanmasına Yönelik Değerlendirme”, “Sokak Hayvanlarının Hakları, Sorunlarının Çözümü ve Rehabilitasyon Çalışmaları”, “Petshoplarda Satılan Hayvanların Sokak Hayvanları Popülâsyonuna Etkisi ve Toplum Sağlığı, Barınak ve Geçici Bakım Evi Standartları”, “Yerel Yönetimlerdeki Uygulamalar”, “Sokak Hayvanlarının Toplum Sağlığı Açısından Değerlendirilmesi”ne yönelik sunumlar yaptılar.

Yapılan bu kongre ile yıllardır çözüm bekleyen sokak hayvanlarının yaşadığı sorunların çözümüne katkı sağlanması hedefleniyor. Kongrenin gelecekte yapılacak güzel ve yararlı projeler için önemli bir adım olduğunun vurgusu yapıldı.

2016 FİNALİSTLERİ BELLİ OLDU!

GERİ DÖNÜŞMEZ FİLMLER 2016 FİNALİSTLERİ BELLİ OLDU!

Ataşehir Belediyesi tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Ulusal Çevre Konulu Kısa Film Yarışması

finalistleri belli oldu. Ön elemeyi geçen filmler, Yeşim Ustaoğlu, Derya Alabora, Meryem Yavuz,

İlker Barış ve Ayten Kartal’dan oluşan jüri tarafından değerlendirilecek.

Toplam 50.000 TL değerindeki para ödülleri 4 Haziran Cumartesi akşamı Ortaoyuncular Sahnesinde

(Ses Tiyatrosu) gerçekleştirilecek tören ile sahiplerini bulacak. Sunuculuğunu Janset’in yapacağı gecede

Zuhal Olcay sevilen şarkılarını seslendirecek.

AMATÖR KATEGORİ

AĞAÇ İLE GİTTİ HASAN ALİ SOYDAM
AV MERT HÜROĞLU
BULUT ONUR ÇİĞDEM
BUMERANG JANYŞ BOTOEV
ÇETİN’İN ÇANTASI AYHAN ALTINYAY
GERÇEK SANAL RAMAZAN UYSAL
İMECE EVİ YAHYA ERCAN
İSTANBUL’DA TARLA OLMAK GÖNENÇ BEKCAN
REST ENİS KAL
TOPRAKLA 78 YIL CEREN DİNÇ

PROFESYONEL KATEGORİ

DAĞLARIN OĞLU YAVUZ SELİM TAŞCIOĞLU
DİLOVASI SERDAL DOĞAN
GÖZYAŞI YOLU ENGİN TÜRKYILMAZ
MAKAS ÖZGE BOZ, CAN SAVAŞ
MANDRAKE AYBERK KABA, SEZEN ÇİLDİR
OLAY YERİ ADEM SANİN
VIZILTI BİLGE KÜRŞAT DUMAN
YEŞİL YOL MEHMET ALİ POYRAZ

YEDPA ATILGAN’LA DEVAM EDİYOR

YEDPA S.S. İstanbul Oto Yedek Parçacıları Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi’nin 2015 yılı Olağan Genel Kurulu toplantısı 05.05.2016 Perşembe günü saat 11.00’da YEDPA Yönetim Katı Konferans Salonunda gerçekleşti. Yapılan seçim sonucunda Sami Salih Atılgan yeniden başkan seçildi.

Genel Kurul Toplantısına; Ataşehir Belediye Meclisi Başkanı Sadi Özata, Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Sadık Kayhan, , İMES Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akar, Yeniçamlıca Muhtarı Fazlı Sarısoy, Mevlana mahalle Muhtarı Recep Ali Kantarcı, Mimar Sinan mahalle Muhtarı Şahin Acar ve kooperatif üyeleri katıldı.

Prof. Mehmet Emre Aysu’nun divan başkanlığına seçilmesinden sonra kongre çalışması saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Saygı duruşundan sonra yıllık faaliyet raporu üzerinde konuşan YEDPA Yönetim Kurulu Başkanı Salih Sami Atılgan; “2015 yılı YEDPA faaliyet dönemini içinde öncelikle 70 yeni ortağımız katıldığı için biraz geriden alarak YEDPA’nın temel problemi olan imar iskân sorunları ile ilgili olarak bilgi vermek istiyoruz.  YEDPA Ataşehir’de 310 bin metrekare kapalı alan, 10 bine varan çalışanı ile en büyük ticaret merkezidir.  2015 yılında Ataşehir Belediyesi’nin bölgede almış olduğu kök tapuya dönüş ile ilgili süreç devam ediyor. Bu süreçte bizde iştirakçi şirketin hisselerinin tamamını aldık.  2015 yılında, 30 yıldan beri devam eden imar, tapu ve iskân sorunlarımızı çözüme kavuşturmak için çalışmalarımızı sürdürdük. İBB, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ataşehir Belediyesi ve siyasi partilerle görüşmeler yaptık. Bu süreçte Büyükşehir’den bölgemizin 1/5000’lik imar planlarının yapılması ve devamında da 1/1000’lik planlarının yapılması talep ettik. Bu konuyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor” dedi.

Atılgan; Kooperatifimizin gecikmiş veya ödenmemiş hiçbir borcunun olmadığını,  ön görülen bütçe rakamlarını tutturarak sektörde yaşanan sıkıntılara rağmen yüzde 96 gibi başarılı sonuçlar aldıklarını da sözlerine ekledi.

Ataşehir Belediye Meclis Başkanı Sadi Özata da;” Bir yıl önce YEDPA’daki tapu sorununu çözmek için Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin talimatıyla belediye meclisinden ve YEDPA Yönetim Kurulu üyelerinden oluşan bir komisyon kurduk. Her şeyi şeffaf ve açık olarak yapmak adına CHP ve Ak Parti meclis üyelerinden üçer arkadaşımızı alarak her şeyi masa üzerinde ve gerçek şekilde gözükmesini, ortaya çıkarılması anlamında tartışılmasını uygun gördük.  Yaptığımız çalışmalarla iyi bir noktaya geldik. Ben inanıyorum ki 2015 yılındaki çalışma bugüne kadar gelinen en iyi noktalardan biridir.  YEDPA ile birlikte Yeniçamlıca, Mimar Sinan ve Mevlâna mahallelerinin de sorunları bu yıl içerisinde çözüleceği kanaatindeyim” diye konuştu.

Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Sadık Kayhan da; “YEDPA belediyemiz içinde benim içinde önemli bir yer. YEDPA  mimari açıdan kent için önemli bir projeydi. Ataşehir’e bağlandığı günden bugüne YEDPA ve beraberindeki üç mahalle ile birlikte sorunlarını çözmek için çok fazla girişimde bulunduk. Çok mesai harcadık. Ancak öyle sorunlar yumağı haline gelmişti ki çözümü hala bulunamadı ama önemli mesafe alındı. Bu sorunların çözülmesi için bu konularda kitap yazmış hocalardan danışmanlık hizmeti bile aldık” dedi.

Kayhan; “Buranın sorununu ilçe belediyesinin tek başına çözmesi mümkün değildir. Yetki Büyükşehir’dedir. Büyükşehir, Ataşehir Belediyesi’ni bu sorunun dışında tutarak, bu sorunu tek başına çözmek istiyorsa biz buna da razıyız. Yeter ki sorun çözülsün. 2000’li yılların ortasında koskaca bir ilçenin, üç mahallesinin tapu sorunu yaşaması kent adına, çağdaşlık adına, herkes adına ayıptır. Bu sorunun acilen çözülmesi gerekir” şeklinde ifade etti.

Kayhan son olarak, YEDPA’da ruhsat almak isteyenlerden iskan belgesi istenmeyeceğinin, evraklarını tamamlayan herkesin ruhsatını alabileceğinin müjdesini de verdi.

Konuşmaların sonunda Ataşehir Belediye başkanı adına Sadi Özata’ya ve Belediye Başkan yardımcısı Sadık Kayhan’a plaket takdim edildi.

Gündem maddelerinin görüşülmesinden sonra yapılan seçimde Salih Sami AtılganIn yeniden başkan seçildiği kongrede yönetim kurulu üyeleri şu isimlerden oluştu.

Mustafa Öz

Suat bayram

Suat Önal

M.Hüsnü Türker

Faruk Aykan ve Fikri Demirkıran denetim kurulu asil üyeliklerine seçildiler.

ATAMEM’de Sertifika Mutluluğu

ATAMEM Kursiyerleri Sertifikalarını Aldı

Ataşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde bulunan Ataşehir Meslek Edindirme Merkezi (ATAMEM) kursiyerleri Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifikalarını aldılar.

Ataşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde bulunan Ataşehir Meslek Edindirme Merkezi (ATAMEM) kursiyerleri Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifikalarını aldılar. Sertifika törenine Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Hışman, Ataşehir Halk Eğitim Merkezi Müdürü Ali Savaş, Ataşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Volkan Aslan, Ataşehir Halk Eğitim Merkezi Müdür Yardımcısı Dursun Çom, ATAMEM Birim Sorumlusu Tamer Şahin ile ATAMEM kursiyerleri ve öğretmenleri katıldı. ATAMEM’de düzenlenen törenle Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Hışman tarafından sertifika almaya hak kazanan kursiyerlere katılım belgesi sertifikaları verildi.atammem

Kurslara katılan Ataşehirlilerin mesleki ve sosyal açıdan gelişmelerine katkıda bulunmak hedefiyle Ataşehir Belediyesi’ne bağlı olarak yıl boyunca ücretsiz hizmet veren ATAMEM’de; Kültür Sanat Kursları kapsamında yetişkinler ve çocuklar için; Temel Müzik Eğitimi, Bağlama, Şan, Keman, Gitar, Drama, Dans, Orkestra, Türk Halk Müziği, Zumba, Tiyatro ve Halk oyunları kursları veriliyor.

Meslek Edindirme Kursları kapsamında ise; Mesleki- Konaklama, Seyahat- Pratik İngilizce, Aşçı Çıraklığı, Pasta Çıraklığı, Manikür- Pedikür Teknikleri, Temel Cilt Bakım kurslarında eğitimler veriliyor.

İş Güvenliği basın açıklaması

SAADET PARTİSİ İSTANBUL İL KADIN KOLLARI BAŞKANI NAGEHAN GÜL ASİLTÜRK İş Güvenliği ve Sağlığı Haftası nedeniyle aşağıdaki basın açıklamasını paylaştı.

 

Saygıdeğer Basın  Mesupları,

Kıymetli Halkımız;

 

Saadet Partisi İstanbul İl Kadın Kolları olarak, içerisinde bulunduğumuz “İş Güvenliği ve Sağlığı Haftası” münasebeti ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına, sorumluluğunda olan işçilerin  iş kazalarına uğramalarını önlemek amacı ile güvenli çalışma ortamını oluşturmak ve gereken tedbirleri almak yani; İŞ GÜVENLİĞİ sağlamak konusunda  çağrıda bulunmak üzere huzurlarınızdayız.

SGK istatistiklerine göre 2014 yılında toplam 221.366 kişi iş kazası ve meslek hastalığı geçirdi. Toplam 1.626 kişi iş kazalarında hayatını kaybetti. 62.097 kişiye de sürekli iş göremezlik ödeneği bağlandı, kaza geçiren her dört kişiden biri sakat kaldı. SGK ve İş Sağlığı Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) rakamlarına göre 2005 yılından bu güne tam 15 bin kişi iş kazalarında hayatını kaybetti.

Türkiye her 100 bin çalışan başına düşen ölümlü iş kazalarında Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sırada yer aldığına dikkat çekilen raporlarda ise iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik sayısında belirgin artış yaşandığı açıklandı.

Ne yazık ki Soma, Ermenek ve Torunlar Center gibi facialardan da ders alınmadı,yeni yasalar yürürlüğe girmesine rağmen iş kazaları ve ölümler artarak devam etti.

Meslek hastalıkları ile alakalı ise 2013 yılında çalışan sigortalı sayısına göre yaklaşık 75 bin civarında meslek hastalığı tespit edilmesi gerekirken SGK istatistiklerinde tespit edilen meslek hastalığı sayısı 371 olarak gözükmektedir.

En çok işçi ölümleri ise inşaat , maden , tarım işkolu , trafik , servis , zehirlenme , boğulma ve düşme kazaları ile meydana geliyor.

İnşaat ve madencilik açısından sektördeki büyüme ölümlerdeki artışı da hızlandırıyor. Örneğin 2015 verilerine göre, inşaat ve yol işkolundaki ölümler, “iş cinayetlerinin” yüzde 29’unu oluşturuyor.

Tarım işçileri ölümlerinin en az yüzde 66’sı göçmenler arasından ve çoğu Suriyeli. Herhangi bir kayıtları olmadığı için bu sadece görünen kısmı; üstelik konu yazılı ve görsel medya da yer bulmuyor.

İş Sağlığı ve Güvenliği; Sağlık ve psikolojik destek , işçilerin fiziksel yapılarına uygun iş branşı sağlanması ve olası kazaların önüne geçilebilecek tedbirler , cihazlar , kıyafetler vb. donanımlarla desteklenmesi ile sağlanabilir.

Sürekli verilen vaatler, bir kısım işverenin hırsı ve bilgisizliği, sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma, özelleştirme ve ucuz işgücü sönen hayatları geri getirmiyor.

Bir madencinin gaz maskesi,bir tarım işçisinin oturabileceği bir minibüs koltuğu, inşaat işçisinin beline bağlayabileceği bir halat, kafasını koruyabileceği bir baret gibi önlemler çok mu maliyetlidir acaba diye sormadan edemiyoruz.

Uluslararasında görülen kabul ise iş kazalarının %98’inin, meslek hastalıklarının ise tamamının önlenebileceği yönündedir.

Ayrıca Hükümetlerin, işverenlere gerekli desteği verememesi, küçük ve orta işletmecilerimizin ağır vergi yükü altında ezilmesi , iş güvenliğini sağlayacak malzeme ve diğer gereçleri tedarik etmekte güçlük çekmesi de iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması önünde büyük bir engeldir.

Bu ağır vergilerin düşürülüp , işçi güvenliği için alınması gereken tedbirleri sıkı denetlemekte şüphesiz devletimizin görevidir.istifa-edenler-kidem-tazminati-alabilecek-28708

İş kazalarının gelişmekte olan ülkelerde “gelişmiş” ülkelere kıyasla çok daha fazla olmasının bir tesadüf olmadığı açıktır. Gelişmekte olan ülkeler olarak “gelişmiş” ülkelerin işçiliğini en kötü şartlarda kabul etmek bu ülkelerin kaderi değildir. Dünyada ki Adil olmayan paylaşım sistemi ezilen çoğunlukların sıkıntılarının temel sebebidir. Milli Görüş camiası, Saadet Partisi olarak mücadelemize başladığımız ilk günden beri en büyük hedefimiz, bütün dünyada “Adil Düzen”i tesis etmek olmuştur. Bu hedef için çalışmak geçici hayatlarımız için en kutsal gayelerin başındadır.

 

Hakkını dahi müdafaa etmeye gücü yetmeyen mazlumlar her ne kadar güçsüz görünseler de dünyayı değiştirecek güç, onların kalbindeki ince bir serzeniştedir.

Saadet Partisi Kadın Kolları olarak tüm çalışanlara daha güvenli, kazasız ve sağlıklı işler diliyoruz.

 

NAGEHAN GÜL ASİLTÜRK

SAADET PARTİSİ İSTANBUL İL KADIN KOLLARI BAŞKANI