SON YAZIM Sevgi Ve Saygılarımla…

Bu mesleğe başlarken gazetecilik toplumsal sorumluluk gerektiren bir iştir diyerek başladık. Yerel gazetecilik daha da fazla toplumsal sorumluluk gerektiren bir meslektir. Çünkü yerelde daha fazla göz önünde, daha fazla halkla iç içe olmak durumundayız. Dolayısı ile her yazdığın, her söylediğin sözle hesap vermek durumundasın. Budan dolayı da doğruları yazmak, halk ile idareler arasındaki sorunları yansıtıp, gerektiğinde de çözüm yolları önermek gibi sorumluluğumuz olduğunu unutmadan görevini yapmak zorundasın. Özellikle haberlerde, objektif olurken, ince ayrıntılarda vermek istediğin mesajlarla halkı ve yöneticileri de uyarma gibi bir sorumluluğu yerine getirmek durumundayız. Gazete Ataşehir incelendiğinde her sayısında bu anlayışın izlerini göreceksiniz. 

Biz, Ataşehir’de 10 yıl boyunca yüzü aşkın gazete çıkardık. Bazen, gerek yöneticilerin, gerekse siyasilerin beklentilerine cevap vermediğimiz için tepkiler aldık. Ancak süreç içerisinde yaptığımız uyarı ve eleştirilerde haklı olduğumuzu onlar da gördü. Haklı eleştiri ve önerilerimizle toplumsal sorumluluğumuzu yerine getirdiğimiz anlaşılınca özür de dilendi, övgüler de aldık.

Ben Kanber Yıldırım olarak yaşamım boyunca ilkeli olmaya özen gösterdim, toplumsal sorumluluğumu hiç ama hiç ihlal etmemeye özen gösterdim. Birlikte sorumluluk üstlendiğim arkadaşlarımın da bu özeni göstermelerine dikkat ettim. Arkadaşlarımın ve toplumun menfaatlerini her zaman kendi menfaatlerimden önde tuttum. Bu anlayışımı Gazete Ataşehir’de de titizlikle sürdürdüğümü okurlarımın da, birlikte çalıştığımız arkadaşların da takdir edeceklerini düşünüyorum.

Sevgili Ataşehirliler yerel seçimlerle birlikte almış olduğum yeni sorumluluğu yerine getirmek için sizlere son yazımı paylaşıyorum. On yıldır içselleştirdiğim bu mesleği artık çalışma arkadaşlarımın emin ellerine bırakıyorum. Aynı sorumluluk ve anlayışla Gazete Ataşehir’i siz okurlarımızla buluşturmaya devam edeceklerinden hiç kaygım yok. Özellikle seçim döneminde çıkarılan gazetelerde bu anlayışa ne kadar sadık kalındığını sizler de gördünüz.

Ataşehir Ajans olarak da sizlerin işlerini kolaylaştıracak rehber niteliğinde harita bazlı projelerle, Keyifli Mekanlar, Seçkin Eğitim Kurumları gibi basılı eserler de yaptık. Gazete ve reklama dayalı bu çalışmalarda bize destek olan tüm firmalara bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum.

Ataşehir Belediyesi’ne, Belediye Başkanımız Sayın Battal İlgezdi’ye ikinci döneminde de başarılar dilerken sevgi, saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Ataşehir adına layık bir belediye başkanı ile yoluna devam ediyor. Ataşehirliler de bunu hak ettiklerini gösterdiler. Siz değerli okurlarımı son kez saygı ve sevgi ile selamlarken herkese sağlık, esenlik dolu bir yaşam diliyorum.

Sevgili Ataşehirliler

Sevgili Ataşehirliler;

Son haftayı şöyle bir özetleyelim. Seçime günler kala beklenen heyecan ancak yakalanabildi. Bunu artan gürültü ve çevre kirliliğinden daha iyi anlayabiliyoruz. Gün yaklaştıkça partilerin ve adayların programları da oldukça yoğun hale geldi.

Ataşehir genelinde; bilboardlardaki afişlerin üzerine çirkin, ahlak dışı şekillerin yapılması, onaylamadığımız yazıların yazılması, bazı pankartların kesilmesi dışında kayda değer bir olayın yaşanmaması sevindirici. Siyasetin çirkinleşmemesi konusunda tekrar ilgilileri uyarıyoruz. Bu tür olaylara meydan vermeyiniz. Fikirler, projeleri yarışsın.

On yıldır bu bölgede zorlu şartlarda gazete çıkarıyoruz. Hiçbir zaman ilkelerimizden taviz vermedik. Her siyasi oluşuma aynı mesafede durmayı kendimize ilke edindik. Bizi takip edenler bunu çok iyi bilirler. Ancak son zamanlarda özellikle Ak Parti ve CHP seçmenlerinden hak etmediğimiz eleştiriler alıyoruz. Sadece kendilerini gazete manşetlerine taşımamızı istiyorlar. Seçim heyecanına bağlayalım. Gazetemiz incelendiğinde her partiden haberlere, etkinliklere yer verildiği görülür. Buna rağmen bu tür eleştiriler geliyorsa da işimizi iyi yapmışız demektir. Çünkü bu gazete Ataşehirlilerin gazetesidir. Bizim görevimiz o partiyi, bu adayı destekleyecek haberleri yazmak değil, olaylara tarafsız ve objektif yaklaşarak olup bitenleri olumlu, olumsuz yönleri ile halkımızla paylaşmaktır. Ancak şunu da önemle belirtelim: Önceden bilgisi verilen, davet edildiğimiz organizasyonlara mutlaka katılmaya çalışıyoruz. Son dakikada bilgisi gelen ya da davet edilmediğimiz toplantılara da prensiplerimiz gereği katılmıyoruz. Bunlara da gazetemizde yer vermiyoruz. Yapıcı ve katkı sunacak eleştirilere açık olduğumuzu bilmenizi isteriz. Ancak bizlerin de haklı olduğu noktalar var.

Genele baktığımızda, seçim sürecinde çatışmacı bir hava var. Yerel seçim havasından ziyade genel seçimi yaşıyoruz. Liderler böyle istiyor. Gerdikçe geriyorlar ortamı. Halkını düşünen liderler böylesi ortamlardan rahatsızlık duymaları gerekir. Maalesef bizde tam tersi. Meydanlarda ölüler üzerine siyaset yapıp yuh seslerini yükseltenler, mecliste fezleke görüşmelerinden ses çıkmaması, öncekiler gibi birçok iddia, cenazeye katılan milyonlara nekrofil benzetmesini yapılması elbette Ataşehir’de de tartışılıyor. Nekrofil benzetmesini yapan eski bakanın sure ve ayetlerle ilgili yalanlamadığı düşünceleri ise inananlara karşı gerçekten büyük saygısızlık.

Ataşehir’de de çeşitli etkinliklerle kutlanan 21 Mart Nevruz Bayramı ya da kısaca Nevruz; (Kürtçe: Newroz, Özbekçe: Navruz, Türkmence: Nowruz, Kazakça: Naurız, Kırgızca: Nooruz, Azerice: Novruz, Kırım Tatarcası: Navrez) Farslar, Kürtler, Zazalar, Azeriler, Anadolu Türkleri, Afganlar, Arnavutlar, Gürcüler, Türkmenler, Tacikler, Özbekler, Kırgızlar, Karakalpaklar, Kazaklar tarafından kutlanan geleneksel yeni yıl ya da doğanın uyanışı ve bahar bayramı. Barış adına, özgürlük adına, birlik ve beraberlik adına tüm okuyucularımın ve Ataşehirlilerin Nevruz bayramını kutluyor, Ataşehir için her şeyin hayırlısını diliyorum…

Sevgili Ataşehirliler;

Sevgili Ataşehirliler; 

Yerel seçimlere sayılı günler kaldı. Ataşehir’deki siyasi partiler son kozlarını oynamak için bir yarış sergiliyorlar. Diğer seçimlere nazaran pek hareketli ve renkli sahneler yok. Genel olarak bir durgunluk sözkonusu. Heyecanlı bir atmosfer yaşadığımızı söyleyemeyiz. İleriki günlerde nelerin değişeceğini bekleyeceğiz ve göreceğiz.

MHP, BBP, SP, DSP ve HDP kendi oylarını iki partiye kaptırmamak için yoğun bir çalışma içindeler. MHP adayı Zeki Bulut, hemşehri desteğini almış gibi. Saadet Partisi oylarını arttırma yönünde ciddi bir çalışma stratejisi izliyor. BBP ise rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölüm yıldönümüne yakın bugünlerde ‘bir tek oyu bile AK Partiye kaptırmayız’ diyor. DSP ‘ben de bu yarışta varım’ diyerek kadın adayla seçime odaklanmış durumda. HDP ise belli olan oylarının dışında diğer partilerden seçmenlerle birebir ilgileniyor.

Ataşehir’de AK Parti ve CHP’nin yarışacağı her yerde konuşuluyor. Kendilerinden emin olan bu iki parti kendi seçmenlerinden ziyade kimden ne alırsak hesabını yapıyorlar. Geçen seçimde CHP saflarında yer alan bazı kişilerin AK Parti saflarında boy göstermesi, AK Parti’de aday olup seçilemeyen Sadi Özata’nın CHP’ de 2.sıra kontenjandan aday olarak gösterilmesi söylediklerimizin doğruluğunu ispatlar nitelikte.

Yerel seçimlerin en önemli unsurlarından muhtarlar da bölgelerinde seçmenlerine kendilerini ve projelerini anlatmak için yoğun bir çalışma temposu içindeler. Mahalleler bazında adayların birden fazla oluşu seçimin renkli geçeceğini gösteriyor.

Kadın adayların parti meclis üye listelerinde istenilen sayıda yer almamaları kotaların uygulanmasında sıkıntıların var olmasının bir sonucudur. Muhtar adayları için böyle bir zorunluluk olmadığından Ataşehir genelinde çok sayıda muhtar adayın yarışması demokrasimiz açısından önemli bir gelişmedir.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü her yerde olduğu gibi Ataşehir’ de Ataşehir Belediyesi’nin düzenlediği konserlerle kutlandı. 

Kuşkusuz en önemli gelişme Berkin Elvan’ın gerçekleşen ölümü ve Türkiye’nin tekrar ayağa kalkmasıdır. Gezi direnişi sırasında ekmek almaya giderken “destan yazanların” attığı gaz kapsülü ile başından vurularak komaya giren Berkin Elvan 269 gün sonra aramızdan ayrıldı. Gezi Direnişini “üç beş ağaç için yaptılar” diyen zihniyetler, bu körpecik yavruların ölümlerine nasıl bir vicdan muhasebesi içinde bakacaklardır? Umarım siyasetçiler bundan ders çıkaracaktır. Mekanın cennet olsun Berkin Elvan. Sevenlerine ve ailesine baş sağlığı diliyorum.

Ataşehir’deki siyaset günlüğünü www.atasehir.com.tr sitemizden takip edebilirsiniz.

Başımız Döndü

Başımız Döndü

Türkiye gündemine yıldırım hızıyla düşen olaylar, Ataşehir’de de konuşulan konuların başında yer almaya devam ediyor. Gezi, dersaneler, 17 Aralık, paralel yapı tartışmaları, emniyet ve yargıdaki depremler, tapeler vs. hızına yetişilemeyecek şekilde ülkeyi sarsarken dünyanın da gündemine giriyor.

*

İktidar ve ‘paralel yapı’ arasında geçen yıpratma hatta yok etme savaşı tüm hızıyla sürerken ekonomide yaşanan olumsuz tablo üreten, çalışan kesimin belini bükmeye devam ediyor.

On yılda özelleştirme adı altında kamu mallarının elden çıkarılması, taşeron firmalarla ucuz işgücü yaratılması, emekçi kesimlerin sefil ve sefalet içinde yaşamalarına yol açmıştır. Sadece benzin ve mazot fiyatlarındaki artışlar bunun göstergesi.

Gezi direnişi ile ilgili iddiaları ispatlayacak görüntülerin ortaya çıkamaması güvenlerin sarsılmasına neden olmakta.

*

Son dönemlerde basına yansıyan ses kayıtları, bakan çocuklarının yolsuzlukla suçlanmaları, banka müdürünün evinde çıkan yeşil dolarlar, tahliye olsalar bile kamu vicdanında tarafsız mahkemelerce aklanmadıkları sürece mahkûm kalacaklardır.

*

17 Aralık soruşturması ile başlayan süreçten itibaren yerinden edilen, görevinden alınan savcıların, polislerin sayısına bakmak yeterli olsa gerek. Tapelerden medya üzerindeki baskıları sağır sultanlar bile duydu.

*

Vatandaş önümüzdeki yerel seçimlerde tavrını sandığa giderek belirleyecektir. Yerel seçimler bu nedenlerle artık bir genel seçime dönüşmüştür. Ülke için çok önemli bir sınav olacaktır.

 

Siyasette yalanlar bazen hoşgörü ile karşılanabilir, ancak vatandaşın aklı ve mantığı ile dalga geçip alay edercesine yalan söylenirse çekilmez olur.

*

Artık son 1 ay kaldı. Ataşehir’de adaylar tamamen belli oldu.

Umarız kavgasız gürültüsüz, yalansız dolansız bir seçim dönemi yaşarız.

Temiz siyaset görmek hepimizin hakkı. Tüm adaylara başarılar dileriz. Ataşehirliler ölçüp tartmasını iyi bilirler.

*

Geçen sayımızda manşetten yaptığımız eleştiriler oldukça ses getirdi. Birçok kişi tarafından takdir edildik. 10. Yılımız nedeniyle de bizi arayarak, mesaj göndererek kutlayan tüm dostlara teşekkür ederiz.

*

Sevgi ve saygılarımla esenlikler diliyorum.

10.yıl, 100. Sayı

10.yıl, 100. Sayı

Yaşamımda dolu dolu 10 yılı Ataşehirlilerin sesi olmaya çalışarak geçirdim. Vatandaşın dertlerini, sorunlarını yetkililere aktarırken, yetkililerin uygulama ve etkinliklerini de vatandaşa, eksikliklerini de göstererek aktarma görevini yerine getirdik. Bu sorumluluğa hasbelkader başladıksa da duyarlı esnafların, çevresine duyarlı ve ilgili Ataşehirlilerin desteği ile bu zorlu toplumsal sorumluluğu 10 yıl boyunca yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyorum.

Sevgili yeğenim Oktay Eroğlu ile birlikte tüm zorlulukları göğüsleyerek, çalışma ofisimizdeki birçok işi yakın çevremizin karşılıksız desteği ile yaparak, dişimizle, tırnağımızla tutunarak yaşattık gazetemizi. Bu gün hakkımızda gazeteci olarak şaibeli, olumsuz, yüz kızartıcı, yalan, asparagas haber yapıldı iddiası gibi hiç bir söylem dahi olmadan tamamladığımız 10 yılın, veremeyeceğimiz hiç bir hesabı yoktur.

İlk dört yılımızı Erengazi Gazetesi olarak ilçe olmak için verdiğimiz mücadele ile birlikte yoktan var ederek sürdürdük. Ataşehir’in ilçe olmasındaki katkımızı Gazete Erengazi’yi takip edenler takdir eder ve bilirler.

Ataşehir’in ilçe olması ile yani 2008’den itibaren çıkardığımız Gazete Ataşehir’in 100. sayısını sizlerle buluşturmanın gururunu, onurunu yaşıyoruz.

Bu gurur ve onurun yaşatılmasında emeği geçen başta desteğini her yıl arttırarak sürdüren bazı esnaflarımızın adını anmadan geçemeyeceğim. Emre Optik –  Recep Akçay, Gencerler İstikbal Hüseyin-Yüksel Gencer kardeşler her süreçte, harita ve diğer çalışmalarımızda da reklamları ile hep yanımızda oldular. Bu örnek esnaflık anlayışı ve dayanışma ruhundan dolayı kendilerine teşekkür ediyoruz.

Bu on yıllık sürede esnaflarımızın ve Ataşehir’lilerin tanıtım, irtibat, haberleşme ve ilişkilerimizin kolaylaşmasını sağlayan haritalar, Pusula adıyla yaptığımız rehberler, Seçkin Mekanlar, Seçkin Eğitim Kurumları gibi çalışmalar da yaptık. Bu çalışmalarımız da çok takdir topladı.

Gazete ve ajansımızda çalışan tüm çalışma arkadaşlarımıza, gönüllü, karşılıksız destek sunan başta oğlum Volkan ve arkadaşlarına, Oktay’ın eşi sevgili Elif Eroğlu’na, stajyer olarak görev alan öğrencilere, emektarımız, uzun yıllar tüm zorlukları bizimle paylaşan sevgili Ali Bal’a okurların takdiri ile teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum.

Yine günlük siyasi ve sosyal gelişmeleri köşe yazıları ile yorumlayıp siz okuyucularımızla paylaşan öğretmen, psikoterapist yazarımız Ali Rıza Tunur’a ve Karagöz-Hacivat oyunlarının günümüz temsilcilerinden sevgili hemşehrim Nihat Mürşitpınar’a da, bu karşılıksız desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum.

Ataşehir ilçe olduktan sonra belediye başkanı seçilen Battal İlgezdi’ye Ataşehir’e yaptığı hizmetler ve yerel basına katkılarından dolayı şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca dostane eleştiri ve uyarılarımızı, bazen tepki gösterse de çoğu zaman hoşgörü ve takdirle karşıladığı için de teşekkür ediyorum.

Ve en çok teşekkürü ve takdiri siz Ataşehirli okuyucularımız hak ediyor. Sizlerden aldığımız takdir, övgü ve destek bizleri bu sorumluluğumuzu yerine getirmede hep cesaretlendirdi. Bu duygularımızı bir kokteyl ya da şölenle paylaşmayı çok isterdim. Ancak bir taraftan gösteriyi, şaşaayı sevmediğimden, diğer taraftan olanaksızlıklardan dolayı mütevazi geçiştiriyoruz.

Bu güne gelmemize başta siz okurlarımız olmak üzere katkı sunan tüm dostlarımıza tekrar saygı ve sevgilerimi sunar, sağlık ve esenlikler dilerim.

HAYVAN TERLİ

HAYVAN TERLİ 

Kendimi bildim bileli yaklaşık kırkbeş yıldan bu yana geçen yıl kadar hızlı değişim yaşanan bir yıl hatırlamıyorum.

Seksenli yıllar en hızlı en hareketli yıllarımız olmuştu. O yıllarda dahi böylesine altüst oluşlar, hızlı değişimler yaşamamıştık. O dönemde ipler derin devletin elinde idi. Derin devlet tarafından yapılan sansasyon eylemleri ve karşısında çeşitli operasyonlarla toplumsal muhalefetin bastırılması, darbe hazırlıkları, özellikle sol muhalefetin sesini kesmek, sindirmek için yapılan baskılar çekilir gibi değildi. Sonuçta, dozer gibi ezdi geçti toplumsal muhalefeti darbe. Günümüze kadar da faşizan baskılar süregeldi. Kürt hareketinin dışında toplumsal muhalefet bir varlık gösteremedi.

2013 yılının ikinci yarısı yani Gezi direnişi ile başlayan çözülme 17 Aralık’ta final yaptı. AKP’nin mutlak iktidarı çatırdadıkça, koalisyonun kirli ilişkilerini bir bir ortaya çıkarmaya başladı. Çok güçlü gibi görünen iktidarların diktatörlüğünün dahi “kağıttan kaplan” olduğu bir kez daha kanıtlanmış oldu. İktidarın talancı, kirli yüzü bakan çocuklarının rüşvet, soygun ve kaçakçılıkları ayakkabı kutularından taşmaya başladı. Yılın son günlerinde her gün bir skandal, bir istifa ile ya da görevden alma ile uyandık.

Çatlak öyle derin ki, yama bile tutmuyor. Gemi su aldıkça kalfaları değiştirmek, pislikleri gizlemek mümkün olmuyor, olayları daha da su yüzüne çıkarıyor. Bu gidişat sonun başlangıcı. Kriz artık uluslararası boyutu ile iktidarı normal seyrinden çıkardı. 2014 yılı siyasi çalkantılar yılı olacak. Tren raydan çıktı artık. Başbakan Sayın R.Tayyip Erdoğan’ın geleceğe dönük hayallerinin bittiği bir yıl olacak gibi.

-Ataşehir’de 2013 yılı nasıl geçti diyerek gazete arşivinden manşetlerimize baktım. Belediye ve Ataşehir’lilerin son yıllarının en hareketli ve bereketli yılı olduğuna bir kez daha tanık oldum. Ataşehir ilçe olduğundan beri en önemli sorunu imar sorunu idi. Beş yıl imar mücadelesi veren Ataşehir Belediyesi ve Ataşehirli Yeni Sahra, Barbaros Mahallerinin imarı çıktı, ancak attığımız manşet “Dağ fare doğurdu” yani beklenen imar çıkmadı. Vatandaş büyükşehri itiraz yağmuruna tuttu. Sonuç halen netleşmedi.

– 2013 yılı Ataşehir’de yöresel derneklerin patladığı yıl oldu. Siyasette basamak için kurulan dernekler itibar gördükçe siyasi simsarların yeni tezgâhları bu dernekler oldu.

-Finans Merkezi döndü, dönecek tartışması gündemden düşmedi.  Ziraat Bankası merkez binasının inşaat harcını Ataşehir Belediyesine yatırdı.

-Emekevlerin yıkımı Gezi direnişi ile ertelenmişti. Yoğun polisiye tedbirleri ile gerçekleşti. Dönüşüm son hızla devam ediyor.

-Gezi Direnişi Ataşehir’de de Park Platformları ile devam etti.

-Yerel derneklerle birlikte siyasi hamleler de başladı. Siyasette durumunu korumak isteyenler, siyasete yeni girenler hamlelerini yapmaya devam ediyor.

-En büyük siyasi hamleyi mahalle konserleri ile Belediye Başkanı Battal İlgezdi yaptı. Konser alanları miting alanlarına döndü.

-Ataşehir Belediyesi 2013 yılında yatırımlarını ve hizmetlerini yoğunlaştırarak yaşamın her alanında ve geleceğe dair kendini daha farklı hissettirdi.

– Yeni yıla girerken Ataşehir’de MHP adayı Zeki Bulut dışında adaylığı kesinleşen kimse olmadı.

Manşetlerimizden seçmelerle 2013’ü geride bırakırken hayallerimizi umutlarımızı süsleyen, ancak gerçekleşmesi hiçte mümkün olmayan mesajlarla yeni yıla girdik.

“Artık yemezler”, “Hayvan terli”, “Maymun gözünü açtı” deyimlerini söylemenin tam zamanı. Çağ iletişim çağı. Hiçbir şey gizli saklı kalamaz artık. Adaletsizlikler, rüşvet ve soygunlar, baskı ve şiddetle bile gizlenemiyor artık. Gemi her taraftan su kaçırıyor. Kaptan için delikleri tıkamak çok zor. Toplumsal tazyik tıkanan delikleri tek tek patlatıyor.

2013 yılı sonunda oratya çıkan ve belleklerimizden silinmeyecek olan toplumsal tazyik 2014 yılında da patlamalarla devam edeceğe benziyor. Yerel seçimlere olumlu etkilerle yansıyacağını düşünerek,” şeffaf belediyeciliğin” kapılarını aralamasını dileyerek sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Sevgili Ataşehirliler

Sevgili Ataşehirliler

Seçime yaklaşık yüz gün gibi bir süre kala siyasi ortam ve seçim çalışmalarını irdelemek istersek yarın ne olabileceğini tahmin edebiliriz.

Siyasi partilerin aday ve aday adayların profiline baktığımızda Ataşehir’de seçimlerin “Kıran kırana” geçeceğini görebiliriz.

AKP’den başlarsak; aday adaylığı sürecinde oldukça iddialı adayların olduğunu, bu yarışta kıyasıya mücadelenin sürdüğünü görüyoruz. Ancak AKP adayları içerisinde bunca başarılı isme rağmen, halen bakanların  adının geçmesi Ataşehir’in ne kadar önemsendiğinin göstergesi.

CHP cephesinde herkes Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin tekrar aday gösterileceği konusunda hemfikirse de, diğer aday adayları da,  bu mücadelede iddialı bir şekilde çalışmalarını sürdürüyorlar.

Belediyenin son yıllarda hizmette sınır tanımadığı, Ataşehir’lilerin takdirini kazandığı dolayısı ile Battal İlgezdi’nin her kesimden oy alabileceği herkes tarafından telaffuz ediliyor. İlgezdi de seçim statejisini bu doğrultuda, yani her kesimden oy alma çabası çerçevesinde sürdürüyor. Özellikle yöre derneklerine ve muhtarlara önemli misyonlar biçmesi bu stratejinin sonucu.

MHP adayını ilk belirleyen parti oldu. Belediye Başkan Adayı Zeki Bulut, Ataşehirlilerin özellikle İçerenköy, Küçükbakkalköy mahallelerinin esnafı ve yerleşik seçmenleri tarafından tanınan bir isim. İddialı oluşu ve çalışkanlığı ile MHP oylarını toparlayacak bir isim. Milletvekilliği adaylığı, MHP il yöneticiliği yapmış, siyasette tecrübeli bir isim. Dolayısı ile MHP oyları üzerinden siyaset yapmaya çalışan AKP ve CHP hesaplarını tekrar gözden geçirmek zorundalar.

SP ilçe başkanı, aday adaylarını sıralarken öyle isimler sıraladı ki, Ataşehir adayları mı? Büyükşehir adayları mı? diye sormak durumunda kaldık. Bu isimlerden eski milletvekili Merve Kavakçı ve Sivas eski belediye başkanı Temel Karamollaoğlu Ataşehir’in milli görüş oylarında toparlayıcı olacağını gösteriyor. Zaten SP ilçe başkanı Noğman Yüksel’in “Ataşehir’i önemsiyoruz. Meydanı boş bırakmayacağız” sözlerinden de SP oylarının sağa-sola gitmemesi için, seçim barajını zorlayacaklarını anlıyoruz.

Bu dört partinin dışında HDP (Halkların Demokratik Partisi) Ataşehir teşkilatını oluşturdu. Seçim çalışmalarına başladı.

Belediye başkanlığı adaylıkları bu seyirde giderken, özellikle CHP ve AKP’de meclis üyeliği adaylığı için içten içe yoğun bir mücadele olduğu gözleniyor. Meclis üyelikleri seçiminde demokratik bir işleyiş olmadığından sıralama belirlenince küsmeler de olacaktır.

Gazete Ataşehir olarak siyasi partilerin çalışmalarını, etkinliklerini, adayların ve aday adaylarının tanıtımlarını İnternet sitemizden ve gazetemizden zamanında  aktarmanın gayreti içerisindeyiz. Okurlarımız “ atasehir.com.tr” ve “seçim.atasehir.com.tr” sitelerinden takip edebilirler.

İnsan Hakları Haftasını yaşadığımız bu günlerde ülkemizdeki hak ihlallerini gözönüne alırsak bu uğurda daha çok bedellerin ödeneceğini açık seçik görmek mümkün. Demokrasi ve İnsan Hakları mücadelesinde bedel ödeyenleri saygı ve sevgi ile anıyor, mücadeleye devam edenleri kutluyorum.

Gündem Aday adaylığı!..

Gündem Aday adaylığı!.. 

Yerel seçimler yaklaştıkça siyasi atmosfer yoğunlaşarak gündeme ağırlığını koyuyor.

Son günlerin Türkiye gündemi gençlerin kızlı-erkekli aynı mekânları paylaşmasına karşı yasak ve yaptırımların getirilmek istenmesi ve buna karşı tepkiler. Bu tepkiler o kadar yoğunlaştı ki hükümetin yılmaz savunucularından Mehmet Barlas ve Nazlı Ilıcak bile “AKP’ye oy verdiğime pişmanım” diyerek karşı çıktılar. Başbakanın gündem değiştirme taktiği olarak yorumlansa da vatandaşın özel yaşamına müdahale olarak tepki toplamaya devam ediyor.

Özellikle işçi sendikalarının “bu söylemin kıdem tazminatı yasasının değiştirilmesi ile, taşeron işçilerin kıdem tazminatı hakkının gasp edildiği, yasalarının sessiz geçişmesini sağlamak için ortaya attığı gündemi yanıltma hamlesi” olduğunu söylemeleri yabana atılmayacak iddiadır.

Ataşehir seçim gündemine gelince. CHP aday adayları çalışmalarını mahalle mahalle çeşitli ziyaret ve toplantılarla sürdürüyorlar. AK Parti aday aday sayısı on dört. Bu gidişle 2009’daki on yedi aday sayısını yakalayacaklar gibi.. Gözlemlerimize göre CHP aday adaylarından belediye başkanı Battal İlgezdi ilginç çıkış ve icraatları ile “gözde” aday olma özelliğini sürdürüyor. 5 Kasım’daki kadınların teşekkür ve destek ziyaretlerinde oluşturdukları kompozisyon seçimin favorisi olduğunun kanıtı gibiydi. Yüzde yetmişinin türbanlı ve siyah çarşaflıların oluşturduğu, özellikle varoş diye adlandırılan mahallelerden gelen kadınlar İlgezdi’ye sevgi ve minnetle bakarak seçimlerde desteklerini sürdüreceklerini ifade ettiler.

Diğer aday adaylardan Beytullah Doğanay ve Sefa Sarısoy da çalışmaları ile iddialarını sürdürüyorlar. AK Parti adayları da aday adaylıklarını açıklarken çevreleri ile birlikte hareket ederek il yönetimine ve genel merkeze mesafe vermeye çalışıyorlar. Ataşehirliler seçimlerde Ataşehir’de yaşayan adayların isimleri daha fazla telaffuz ediliyor. Nimetullah Topu, Dr. Osman Arıkan, Muharrem Ödemiş, Muhterem Memiş, Fatih Toğay, Zeyyad Gümüş öne çıkan isimlerden bazıları. Ancak Nimetullah Topu ilçe başkanlığı avantajını tamamen lehine kullanarak diğer adayların ününü kesmeye çalışması gözlerden kaçmıyor. Meclis üyeliklerinde de her iki partide rakam yüz elliye yakın.

MHP’de Mehmet Tatar’ın dışında henüz bir aday ismi geçmemekte. Saadet Partisi ilçe başkanı Numan Yüksel temayül yoklamalarının bittiğini en kısa zamanda adaylarını açıklayacaklarını ifade etti.

Özellikle yerel seçimlerde seçime kazanmak kadar olmasa da iyi bir ekiple yola çıkmaktır. Birlikte yola çıkarken ekibini iyi belirlersen seçimi kazandıktan sonra terkler olmadan hizmete devam edersin. Geçen seçimde birlikte yola çıkılanlar bu gün rakip partilerde iyi niyetle çalışmayacaklardır. Deneyimli siyasetçilere akıl verecek değiliz.

**

Sevgili okurlar; yoğunlaşarak gündemi belirleyen seçim faaliyetlerini yeni oluşturduğumuz “secim.atasehir.com.tr” internet sitesinden takip edebilirsiniz. Aday adaylarının çalışmaları, demeçleri, tanıtımları, muhtar adayları, meclis üyesi aday adayları seçim sitemizde de günlük yayımlanacaktır.

Saygı ve sevgilerimi sunar, sağlıklı ve esenlikler dilerim.

Demokrasi Şöleni

Demokrasi Şöleni

Birlik, dayanışma ve paylaşımın ifadelerinden biri olan Kurban Bayramınızı kutluyor, bayram sıcaklığı ve coşkusu ile sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.

Geçen hafta yaşadığım örnek bir demokrasi şöleninden bahsetmek istiyorum.

Yerel seçim çalışmalarının yoğun yaşadığı bu günlerde, yapılan bir ön seçime vurgu yaparak demokratik yöntemle aday belirlemenin önemine dikkat çekmek istiyorum. Bu ön seçim Malatya’nın Arguvan ilçesinde oldu.

Halkın, CHP üyelerinin yoğun istek ve önerileri doğrultusunda, aday adaylarının da kabulü ile parti üyelerinin oyları ile ön seçim yapıldı.

Üç milletvekili, il başkanı, ilçe başkanı ve bazı yöneticilerin huzurunda, aday adaylarının sırayla sandıktan çıkacak adayla birlikte çalışacaklarına dair söz vermeleri ile başlayan oylamada, 450 üye çok sayıda vatandaşın önünde oy kullandı. Yoğun katılım sergileyen Arguvan’lılar oy sayımı sonuna kadar bekledi.

Oy sayımında 6 aday yarıştı. Ataşehir’de ikamet eden Arguvan Vakıf Başkanı Mehmet Kızıldaş sandıktan çıkan aday oldu. Bu sonuç Arguvan halkının sağ duyusu, vefakarlığı ve Arguvan’nın geleceği ile ilgili öngörüsü olarak değerlendirildi.

CHP’nin benzerini Türkiye’nin bir öok ilçesinde yaptığı bu örnek aday belirleme yöntemi emsal teşkil etmeli diye düşünüyorum. Böylece parti üyeliğininde bir anlam ifade ederek itibar ve saygınlık kazanacağı görülmektedir. Partiye üye olmayanlar, üyeliğin böyle işe yarayacağını bilsek bizde üye olurduk. Seçimden sonra hemen üye olacağız demeleri bunun göstergesi oldu. Halkın kendi kendini yönetmesi anlayışı ancak böyle vücut bulabilir. Darısı önce Ataşehir’lilerin sonra ülkemizdeki tüm il ve ilçelerin başına!.

Önümüzdeki günlerde uygulamaya konulacak tüm Ataşehir’i ilgilendiren iki önemli olay var. Birincisi Hal’in taşınarak yerine konulacak AVM’ye karşı Kent Konseyi tarafından imza kampanyası ile başlatılan mücadele.

İkincisi, yine İçerenköy’de bir anaokulunun yıkılarak yerine AVM’li Cami yapılması olayına karşı velilerin gösterdikleri tepkinin boyutlanarak devam etmesi.

Büyükşehir Belediyesinin yaşam alanlarımıza orada yaşayanlara danışmadan, bu dokuşlarına karşı verilen mücadelelerin yanında olalım.

Gelişmeleri atasehir.com.tr’de izleyin. Gazete Ataşehir haksız ve olumsuz gelişmelerin hep karşısında oldu. Sizlerden aldığı destekle bu tutumunu sürdürecektir.

Hedef Tutturmak

Hedef Tutturmak

Her gün yerel seçimlerle ilgili gelişmeler, aday adayları gündemde ağırlığını hissettirmeye başladı. Türkiye gündemini her ne kadar Suriye krizi ve “Barış Süreci” işgal ediyor görünse de yerel seçimler ve adaylar herkesin her fırsatta gündeminde.

İktidar partisi AKP aday konusunda ağırdan alıyor. Sebebi tüzüğündeki üç dönem milletvekilliğini yapan önemli
il ve ilçelerde belediye başkanlığı ile değerlendirileceği beklentisi. Bu beklenti gözlerin Başbakan’a çevrilmesine neden oluyor.
Ataşehir’de bu önemli ilçeler statüsüne giriyor.  İlçe yapıp da kazanamadıkları tek ilçe olma özelliğinden dolayı AKP’nin ağır toplarından Egemen Bağış’ın adı Ataşehir ile birlikte sık sık anılmaya başladı. Dolayısı ile diğer adı geçenler ortaya çıkıp açık hamleler yapmada ikircikli davranıyorlar. Böyle giderse AKP’deki siyasi hareketliliği Ekim
ortalarında, Kurban Bayramı sonrası paylaşacağız gibi görünüyor. CHP’de aday adaylığı oldukça hareketli. Genelde kamuoyu yoklamaları ile belediye başkanı Battal İlgezdi’nin adaylığına kesin gibi bakılıyor. Ciddi çalışmalar sergileyen

Beytullah Doğanay ve Sefa Sarısoy sürpriz isimler olarak, aday gibi çalışıyorlar. Diğer üç isim sadece siyasi hamle olarak aday adaylığına müracaat etmiş gibiler. Sessiz sedasız, yerel basınla dahi bir mesaj verme gereksinimini duymadan isimlerini yazdırmış bulunuyorlar. CHP meclis üyeliği içinde kontenjan adayları ile yaklaşık 150 kişi yarışacak.

Siyasi hamleler yaparken, aday olurken amaçlanılan hedefi tutturmak maharet ve yerinde, zamanında hamle
yapmaktan geçer. Önce gerekli icazetleri alarak aday olacaksın, sonra parti başkanı ya da yetkili organlarına
kendini hissettireceksin, bundan sonraki süreçte de görünür her yerde takla atmaya devam edeceksin.

Adaylarda yetenek beceri, meslek çok aranmıyor. Birilerinin adamı olmak daha çok öne çıkıyor. Onun için yıkama yağlama sanatı her şeyden önemli. Adaylarda bunun bilincinde ve öyle hareket ediyor. Dışarıdan izlemekte çok zevkli oluyor. Ayrıca aday olanlar kendilerini bilmem ne kadar oy getirecek oy makineleri gibi pazarlama yarışına giriyorlar.

İlgezdi bu yıl 4.’sünü yaptığı Kardeş Kültürlerin Festivalini mahallelere taşıyarak belediye çalışmalarını anlatan mitinglere dönüştüren konserlerin mahallelere taşınması, hem çok kitlesel olması ile hem de belediye başkanının kitlelere hitap etmesiyle çok önemli fırsatlar sundu. Tam isabet denilecek bir siyasi faaliyet oldu. Festivalin her mahallede topladığı lokal kalabalıklar toplamda 100 binlere ulaştı. Dolayısı ile İlgezdi 100 binlere seslenme fırsatını
yakalamış oldu.

Gazete Ataşehir ve atasehir.com.tr  Ataşehir’de seçimlerin ve adaylık sürecindeki gelişmelerin adresi olmaya devam edecek.

Kurban Bayramı hazırlıkları devam ediyor. Temizlik, hijyen ve sağlık konusunda vatandaşın ve belediye yetkililerin duyarlılıkları kurban kesiminde de devam etmeli.

Bayramdan önce çıkacak gazetemiz ve web sitemiz aracılığı ile bayram mesajları verebilirsiniz. Tüm okurlarımıza sağlık ve esenlik dileklerimizle sevgi ve saygılar sunuyorum.

 

Zafer de olmasın, barış da…

Zafer de olmasın, barış da…

Yaz tatilini, sıcakları geride bıraktık. Şimdi yeni bir sıcak hava başlıyor. Bu sıcak hava bedenlerde değil, zihinlerde, sözlerde, düşüncede, diyaloglarda başlayıp giderek yoğunlaşacak.

Yerel seçimlerden bahsediyorum. Eylül ayı itibariyle yerel gündem seçimler ve adaylar üzerinde yoğunlaşır. Yerel seçimlerde siyasi anlayış kadar olmasa da adaylar da belirleyici önemli rol oynar.

Siyasi partilerin, özellikle iktidar alternatifi olan partilerin yoğunla-ştıkları iki önemli handikapları var. Bir tanesi seçimi almak için ideolojiden önce oy getirecek adaylar üzerinde durmak. İkincisi bu ilçeyi yöneteceksek iyi bir kadro oluşturmak zorunluluğu. Bu iki denge iyi kurulmazsa seçimde kazanılmaz, kazanılsa da sorunlar bitmez.

Ataşehir’de seçim iki parti arasında yani AKP ve CHP arasında çok az farkla kazanılacak veya kaybedilecek. Meclis üyesi aday adayları şimdi kendilerini “seçimi kazanmanın anahtarıyım” şu kadar çevrem, şu kadar oyum var şeklinde “pazarlamaya” çalışıyorlar. Farklı aracılar kullanarak, siyasi hamleler yapıyorlar. Özellikle yerel dernekler de etkinliklerde çeşitli siyasi hamleler yapıyorlar. Parti yöneticileri ve başkan adayları bu siyasi hamleleri iyi okurlarsa tercihte kendilerini, seçimden sonrada halkı kandırmamış olurlar. Özellikle oy potansiyelleri olduğunu düşündükleri aday adaylarının kontenjan ya da kritik sıralara koymalarını öneriyorum.

Yönetim kadrosunun ne kadar önemli olduğunu beş yıllık Ataşehir Belediyesi örneğinde yaşayarak gördük. Bu deneyim en çok belediye başkanı İlgezdi’yi ince elemeye götürecektir.

Aday belirlerken oy kazandıracak derken oy kaybettirebilecek adayların da olabileceğini iyi hesaplanmalı.

*

Ülkemiz bir önemli krizin, bir büyük tehlikenin eşiğinde. Suriye’ye askeri müdahale için, kamuoyu oluşturulup gün sayılmaya başlandı. Bu noktaya gelinmesinde hükümetin özellikle başbakanın önemli rolü var. Hep iğneyi kendine batırmadan, çuvaldızı başkalarının gözüne batıran Sayın Recep Tayyip Erdoğan Suriye bataklığında insanların kaderi ile oynuyor.

Darbelere karşı gelen, fiili işgale, dış müdahaleye daha çok karşı gelmeli.

Suriye işgal edilse daha mı az insan ölecek? Savaş ölümü, acıyı, kederi,yokluğu, kadına, çocuğa zulmü beraberinde getirecektir. Irak buna en yakın örnektir. Suriye’nin bu duruma gelmesinde Beşar Esad kadar ABD ve güdümündeki ülkelerin de rolü vardır.

30 Ağustos Zafer Bayramı ve 1 Eylül Dünya Barış Günü kutlanır-ken, Suriye’de işgali, müdahaleyi savunmak insanlık tarihinden ders almamak demektir. Bundan sonra ne zafer olsun, ne de barış. Çünkü ikisi de savaştan sonra kutlanır.

Savaşsız bir dünya dileklerimle sevgi ve saygılarımla esenlikler diliyorum…

Siyasi Hamleler Hızlanıyor

Siyasi Hamleler Hızlanıyor 

İnsanoğlu gelişiminden, kişiliğinin oturmaya başlamasından itibaren sürekli mevki, kıdem ve rütbe peşinde koşarak ömrünü sürdürmeye çalışır. Özellikle siyasette kademe kademe ilerleyen siyasetçiler en azından bulundukları mevkii korumak için bir üst mevkilere hamleler yaparlar. Bu hamlelerle önce bulundukları mevkiden geri adım atmayı düşünmedikleri mesajını vermek isterler. Daha sonrası içinde hedeflerini işaret ederler.

Ataşehir özelinde düşündüğümüzde, kendilerini ve Belediye Başkanını başarılı gören Başkan Yardımcıları, Ataşehir’de Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin karşısına çıkma cesaretini gösteremeyince siyasi hamlelerini yapmaya başladılar.

Başarı ve deneyimlerini diğer ilçelerde sergilemek istediklerini söyleyerek hamle yapıp yola çıkanlar, zaten İlgezdi’nin başarılı olduğunu tescil etmiş olurlar. Dolayısı ile karşısına aday adayı olmaları çelişki olacağından farklı hamlelerle yerlerini de sağlama almış oluyorlar. Aday olmasalar da, aday olup kazanmasalar da bu mevkiden geri adım atmayız mesajını vermiş oluyorlar. Aday adaylığı döneminde yapılan bu siyasi hamleleri ben böyle okuyorum.

Gezi Direnişi’nin damga vurduğu Haziran ayı geride kalırken Temmuz ortalarına kadar da Gezi Direnişi tutuklamaları ve Forumlar devam etti. Ramazanın başlaması ile semt ve sokak iftarları mahalle sakinlerinin gündemini işgal etmeye başladı.

Ataşehir Belediyesi’nin sokak iftarlarını Büyükşehir Belediyesi sokak iftarları takip eder oldu. Sokaklara ve parklara kurulan iftar sofralarına, bir yenisi de Anti-Kapitalist Müslümanların yeryüzü sofraları oldu.

Ramazan orucunun son çeyreğinde siyasilerin iftar hamleleri ve yardım kolileri siyasi şovlara dönüşecek olsa da vatandaş yararlanacaktır.

İftar yemeklerindeki samimiyeti, yardım kolilerinin hak sahiplerine ulaşıp ulaşmamasını yine halk değerlendirecektir.

Aday adaylarına ve adaylara bir uyarı ya da çağrıda bulunmak istiyorum; tanıtım ve mesajlarınızın Ataşehirliler’e en iyi nasıl ulaşacağını lütfen araştırın!.. 10. yılını yaşayan gazetemiz Ataşehir ve Ataşehir.com.tr adlı internet sitemiz, başvuracağınız en önemli mecradır. 2009’da da Gazete Ataşehir bu görevi başarıyla yapan tek gazeteydi.

Tüm Ataşehirlilerin ve okurlarımızın şahsım ve gazetemiz adına, Ramazan bayramını kutlar, sağlık ve esenlikler dilerim.

“Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak”

“Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak”

Yaz aylarına girerken, rehavete kapılacağız derken, Türkiye tarihinde görülmemiş bir direniş ve dayanışma örneğine tanıklık etmeye başladık.

Evet “Gezi Direnişi” çok şey öğretti Türkiye’ye ve dünyaya. Brezilya’dan selam verildi Gezi Direnişi’ne. Gezi Direnişi siyasi olduğu kadar sosyolojik ve psikolojik bir hareket halini aldı. Anlayamadığımız, anlamakta zorlanıp geciktiğimiz gençlerimizin çağdaş, yaratıcı direnişi çok şey öğretti insanlarımıza. Özellikle yeni kuşağa. Birbirini hiç tanımayan, gençlere, çocuklara, yaşlılara yan yana durmayı, aynı haykırışlarla el ele tutuşup kucaklaşmayı, unutulmuş olan İmeceyi, “yarin yanağından gayri her şeyi paylaşmayı”, inandığı dava için dik durmayı, direnmeyi, baskılara karşı acılar çekmesine rağmen insanlık onuru ile silahsız mücadele ile hedefe ulaşmayı, başarıyı öğretti.

“Sivil itaatsizliği” deyim olarak bilirdik. Türkiye’de tam anlamı ile “Sivil İtaatsizliğin” ne olduğunu, ne anlama geldiğini yaşayarak öğrendik.

“Bu daha başlangıç, mücadeleye devam” diyen gençlerden öğrenecek daha çok şeyimiz olduğunu düşünüyorum.

Bir aya yaklaşan ve adını tarihe “Gezi Direnişi” olarak kazıtan “Sivil İtaatsizlik” sadece muhalif kesime bir şeyler öğretmedi. Yönetenlere de, hükümete de çok şey öğretti. Artık hiçbir şey, hükümet de dahil “Bildiğini okumak” anlayışı ile yürümeyecek.

Atılacak adımlar, insanların yaşam alanlarına dokunan uygulamalar, yasalar, projeler, “ben böyle düşünüyorum, böyle olacak” anlayışı ile sürdürülemeyecek.

“Duran Adam” direnişine dönüşerek yeni yeni mücadele yöntemlerinin geliştiği bu direnişin sonucu ve başarısı, bu mücadelenin sadece görünen yüzü. Bu direniş çok boyutlu ele alınmak zorunda. Ulusal ve uluslararası ekonomik boyutu başta olmak üzere, siyasi sonuçları da çok önemli.

Özellikle başbakan Erdoğan’ın Ortadoğu ve uluslararası boyutta karizması çizildi. Bundan sonra atacağı her adımı gözden geçirmek zorunda. Önümüzdeki süreçte farklı çatışma zeminleri kaygıları ile iş adamları ve sermaye çevreleri başbakanı uyarıyorlar. Artık bazı uygulamalarda ve anlayışlarında geri adımlar atmak zorunda. Artık kırk düşünüp, bir adım atmak zorunda kalacaktır.

Sonuç olarak gün gibi ortada ki; “hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.” Halk deyimiyle “Hayvan Terli.”

Gezi direnişi ilk kaybını Ataşehir’de verdi. Direnişe destek için yola çıkan Ataşehirliler arasında bulunan Mehmet Ayvataş trafik kazasında hakka yürüdü. Ailesine sabır ve metanet, merhuma rahmet diliyorum.

Ataşehir’liler’e iki müjdemiz oldu Haziran ayında. Birincisi Finans Merkezi artık Ataşehir sınırlarında. İkincisi ise İçerenköy nihayet Kültür Merkezine kavuşuyor. Hayırlı uğurlu olsun.

Sevgi ve saygılarımla yaz boyunca esenlikler diliyorum.

Nerede 19 Mayıs Coşkusu?

Nerede 19 Mayıs Coşkusu?

Ortaokuldan itibaren gençlerin en büyük bayram coşkusu, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı olurdu. İl ve ilçe ortaöğretim okullarında kutlama hazırlıkları aylar öncesinden başlar, gençler heyecan ve coşku dolu günler yaşardı.

Toplu gösteri hazırlıklarında ter dökerken baharın rehaveti ile 19 Mayıs gösterilerinin yorgunluğu ile heyecanla 19 Mayıs’ın gelmesini beklerdik.

Özellikle son iki yıldır diğer resmi bayramlarda olduğu gibi 19 Mayıs’ta da heyecan da, coşku da yok edildi. Ataşehir’de haftaya yayılan ve okullarda ayrı ayrı programlarla kutlanan 19 Mayıs gösterileri “güdük” yarışmalarla devam ediyor.

Ataşehir’de siyasi hareketlilik her geçen gün daha çok hissettirmeye başlıyor. Aday adayları yavaş yavaş sahneye çıkıp etkinliklerle boy göstermeye başladılar. Özellikle yerel derneklerden doğru siyasete girmeye çaba sarfediliyor. Hemşericilikle yapılan siyasi hamlelerin çok fazla başarı getireceğine inanmasam da, partiler bu kulvarda yarışmaya başladılar bile.

En büyük hamleyi Ataşehir Sivil İnisiyatifi adıyla Ak Parti’den Muharrem Ödemiş yaptı. Yerel derneklerin Ataşehir temsilcilerini, SP ve MHP yöneticilerini de yanına alarak Ataşehir’in sorunlarını tartışan Ödemiş, Ak Parti aday adayı olduğunu hissettirmeye çalışarak siyasi hamle yapıyor. CHP’den de Battal İlgezdi’nin dışında aday adayları açıktan olmasa da dolaylı yollardan kendilerini göstermeye başladılar. Haziran ayında siyasi hareketlenmeler başlayacaktır. Gazete Ataşehir ve internet sitemizle Ataşehir’de belirli ve etkin rol oynayacağımızı herkes biliyor ve hissediyor. Ataşehir’de siyasetin nabzını tutmaya devam edeceğiz.

Adaylar ve siyasi partiler üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getireceklerdir. Biz de siz okurlarımıza gelişmeleri ve etkinlikleri daha sık aralıklarla duyuracağız.

Ülkemiz özellikle Suriye politikası ile sıcak gelişmelere gebe. Son Reyhanlı katliamı yayın yasağına rağmen ne tür oyunlar ve planların döndüğünü gözler önüne seriyor. Bir yandan barış süreci ile cenaze törenlerinden kurtulduk derken, bir yandan Suriye ile harlanan savaş ateşi yüreklerimizi yakıyor. Umarız Reyhanlı benzeri olayları bir daha yaşamayız.

Yaz aylarına merhaba derken sadece güneşin sıcaklığı ile yanma umudu ile sağlık ve serinlikler dilerim.

Okuyan Ataşehir, Okunan Gazete

Okuyan Ataşehir, Okunan Gazete 

Ataşehir kuruluşunun 5. yılını, Ataşehir Belediyesi 4. yılını, Gazete Ataşehir 9. yılını geride bıraktı. Geçen dokuz yılın 4 yılında Erengazililerle, beş yılında da Ataşehirliler’le beraber acı tatlı günlerde birlikte olduk. 2004 yılının nisan ayında başlayan gazetecilik serüvenimiz Ataşehirliler’in sahiplenmesi ve aynı zamanda artık dostlarımız olan esnaflarımızın, iş çevrelerinin desteği ile 2013 yılında da devam ediyor.

Bu serüvende yanımızda olan herkese teşekkür ediyoruz. Bu teşekkür sadece bizim değil, yerel haberleri önemseyen tüm Ataşehirliler’in teşekkürü. Her platformda teşekkürlerini benimle paylaşan duyarlı Ataşehirliler, Gazete Ataşehir’e teşekkür ederken, bu teşekkürü bizim kadar gazeteye omuz verenlere yapmak gerektiğinin altını çiziyordum. Yerel gazeteciler sadece bir siyasi anlayışın desteği ile onların sözcülüğünü yaparsa gazetecilik yapmış olmaz. Siyasi sözcülük yapmış olurlar. Her kesimden siyasi faaliyetleri haber yaparsan, sürekli birilerini öne çıkarmazsan, her kesimden okuyucun olursa doğru iş yapmış olursun. Biz Gazete Ataşehir olarak doğru iş yapmaya çalıştık. Bazen bizi anlayamayan, ya da beklentilerini yerine getirmediğimiz yerel yöneticilerimiz, siyasi parti yöneticileri oldu. Süreç içerisinde genelde bize hak vermek zorunda kaldılar. Çünkü biz doğrusunu yapıyorduk. Ataşehirliler bizi okuyordu, ataşehir.com.tr’yi takip ediyorlardı.

Okuyan Ataşehir, Okunan Gazete Ataşehir oldu. Bu böyle devam edecek. Gerek Erengazi döneminde, gerekse Ataşehir ilçe olduktan sonra birçok projeyi de hayata geçirerek esnafımızın ve Ataşehirliler’in yaşamını kolaylaştırdık. Haritalar, cep rehberleri, seçkin yeme içme mekanlarını, seçkin eğitim kurumlarını içeren basılı çalışmalar yaptık. Bu çalışmalar her kesimden takdir aldı. Bilgi ve birikimlerimizi geçmişte de şimdi de herkesle karşılık beklemeden paylaştık, paylaşıyoruz.

Artık tam anlamı ile seçim sürecine girdik. Yapılan her örgütlenme ve faaliyetin siyasi bağları olduğu aşikar. Herkes haber olma peşinde. Ancak gazeteler haber değerine göre, ilkeleri doğrultusunda haber yapmak zorunda. Bir yerel derneği manşet yapmak gazetecilik olmaz. Bu süreçte reklamla, haberciliği de ayırmada anlayış bekliyoruz.

Ataşehir’de bizim dışımızda bu mesleği yapanlar, yapmaya çalışanlar var. Kimse bizim rakibimiz, ya da çözüm ortağımız değil. Bizim ilkelerimiz ve gazetecilik anlayışımız bazıları ile bağdaşmasa da hak ettikleri değeri veriyoruz. Hak ettiklerinden fazla değer bekleyenlerde var belki. Ama kendi değerimizin seviyesini düşündüğümüzden beklentilerine cevap aramasınlar.

Bu arada aramıza bir arkadaşımız daha katıldı. Nihat Mürşitpınar Ataşehir Belediyesi’nden emekli. Karagöz Hacivat tiplemesinde günümüzün son temsilcisi ve icracısı. Bir yandan tiyatro, sinema oyunculuğu işini sürdürürken artan zamanında da gazetemize omuz veriyor. Haber ve köşe yazıları ile aramıza katıldı. Kendisine teşekkür ediyor, başarılar diliyoruz.

Tüm okurlarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı’nı ve 1 Mayıs İşçi Ve Emekçi bayramını kutlar herkese sağlık ve esenlikler dilerim.

Savaşın ve Terörün Gerçek Yüzü

Savaşın ve Terörün Gerçek Yüzü

Ataşehir Belediyesi bir fotoğraf sergisi açtı. Ancak bu sergi sıradan bir fotoğraf sergisi değil. Fotoğraflara baktıkça neler düşünmüyorsunuz ki, neler anımsamıyorsunuz ki… Önce bu ne vahşet, bunu kim yapabilir, bunu hangi vicdan kabul edebilir, bunu yapanlar nasıl insan içine çıkabilir, bunu bile bile yapanlar, insanlığa reva görenler hiç utanmamışlar mıdır gibi birçok soruyu aklınızdan geçiriyorsunuz. Bu sergiye konu olanlar bizimle yaşıtlar, yakın komşularımız. İşgal yanı başımızda yaşandı ve biz seyirci kaldık. Irak’ta yaşandı bu vahşet. Amerika demokrasi getirme yalanı ile bunları yaşattı komşularımıza.

“Amerikan Laneti Üzerinize Olsun” bir ulusa, bir halka edilecek en büyük, en kötü beddua olsa gerek. Bir fotoğraf sergisi açtı Ataşehir Belediyesi. Savaşın kötülüğünü lanetini hiçbir görsel bu kadar izah edemez.

Birçoğu çocuk yaşta bu vahşetle karşılaştılar. Bir an kendinizi, çocuklarınızı onların yerine koyun. Savaşın sonuçları bunlar. Savaş derken bir işgalden söz ediyoruz. Amerika’nın yakın doğu’yu, orta doğuyu kontrol edebilmek için vahşice işgal ettiği Irak’ta yaptıklarını sergiliyor bu fotoğraflar. Her Ataşehir’li görmeli bu sergiyi. Her insan bu fotoğraflara bakıp emperyalizmin nasıl vahşileştiğini görmeli. Gerçi bu, savaşın görebildiğimiz yüzü. Binlerce insan işkencelerde can verirken, binlerce kadına kıza tecavüz edildi Irak’ta. Halepçe’de kimyasal bombalarla insanlık suçu işleyen Saddam’ı dahi aratır oldu, Amerika’nın yaptıkları. Yapılanlar devletlerce yargılanmasa da insanların vicdanlarında mahkum oldular.

Ataşehir Belediyesi’ne ve bu projenın sahiplerine, bu duyarlılığından, bu insani tutumundan dolayı binlerce teşekkür etmek gerek.

Fotoğraf sanatçısı Niko Guido savaş karşıtı fotoğraf projesi çerçevesinde sergilediği resimlerle tarihe geçti.

“Bizi Rahat Bırakın/Leave Us Alone” serzenişi ile fotoğrafa konu olan savaşzedeler bir ömür vererek Emperyalizm’in vahşeti ile insanlığı tanıştırmış oldular. ABD emperyalizmini lanetleyip, ona karşı durmayan herkes ortak bu suça. Fotoğraftaki savaşzedeleri tercüme edip seslendiren sanatçılara da teşekkür borçluyuz.

Bu fotoğrafları görünce Türkiye’de otuz yıldır devam eden “düşük yoğunluktaki” savaşı ve barış sürecini aklımıza getirmeden edemiyoruz. Bu konuda herkes çok şey yazdı, söyledi. Ben detaya girmeden artık hiç kimsenin burnu bile kanamadan bu sürecin başarıya ulaşması için samimi davranılmasını istiyorum.

Bu barış süreci çok boyutlu bir projenin başlangıcı. ABD-İsrail-Türkiye kısa ve uzun vadeli ortaklaştıkları bir projenin ülkemizdeki uzantısı barış süreci. Ancak akan kanın durması, kardeşlik ve dostluğun gelişmesi için savaş karşıtları ve barışseverler bu sürece destek veriyor. Uzun vadeli sürecin basamaklarında da olabilecekleri görüp, bu desteği insanlığın zararına olacağı evrelerde kösteğe dönüştürme becerisini de göstereceklerine inanıyorum. İşin içinde ABD ve İsrail varsa uzun vadede insanlık adına hayır getirmez. Barış sürecinin muhatapları ve bizler adım adım gelişmeler karşısında uyanık olmak zorundayız.

Bu yazıyı yazarken Roboski katliamının komisyon raporu açıklandı. Açıklanan raporla devletin uçakları ile bombalanan 34 kişinin yakınları kadar kahroldum. Amerika’nın Irak’a yaptıkları ile ne farkı var. Yaşamak derseniz bu fotoğraf sergisindeki insanlar yaşıyor. Roboski’de bırakın sakat kalmayı cesetlerin parçaları katır ceset parçaları ile karıştırılmamak için DNA testlerinden geçirilmek zorunda kalındı. Dahası kendi vatandaşını bombalayarak öldürüyorsun. Fotoğraf sergisini gezerken Roboski fotoğraflarını da zihninizde mutlaka canlandırın.

Vatandaşı olmaktan utanmayacağımız bir ülke ve anayasa özlemiyle…

Vebali sorumluların boynuna

Vebali sorumluların boynuna

33 yıl… Neredeyse bir insan ömrünün yarısı. Kabus dolu, acı dolu yıllar. 105 yaşında bir anne. Evlat acısı ile yanıp tutuşan bir anne. Dirisinden umudunu kesen, oğlunun bir kemiğine dokunamadan hasret giden bir anne. Bu acıyı yaşatanların altından kalkılamayacak bir vebal.sorumluların boyunlarından düşmeyecek…

Berfo Ana 12 Eylül darbesinden bu yana geçen 33 yılda göz altına alınan oğlunu aradı.Oğlu devlet tarafından gözaltına alındı.Yıllarca bir ses,bir iz bulunamadı. Berfo Ana, yüzlerce Cumartesi Annesi gibi oğlunun yaşamından ümidini kesti.Sorumluların bulunmasını isteyerek, sadece bir kemik parçasına razı olmaya başladı. Cumartesi Annelerinin en yaşlısı idi,sembol oldu onlara,Başbakan’la, Cumhurbaşkanı ile görüştü. Onlardan söz aldı, umutlandı oğlunun kemiklerini bulacaklar diye, ama nafile. Mide kanserine yakalanarak oğluna kavuşmaya her gün bir adım yaklaştığını bilerek yetkililere vasiyet etmeye başladı. ‘Oğlumun bir kemiğini bulmadan beni mezara koymayın. Kafamı oğlumun kemiğine yaslayarak mezara girmek istiyorum.Son arzum bu.’ dedi. Bu acıyı anlayamazsınız.Yaşamayanın anlaması çok zor, Anlamadılar da . Şimdi gözü açık gitti Berfo Ana.  Devlet, Hükümet, Başbakan, Cumhurbaşkanı ne düşünüyor acaba? Bu vasiyetin yerine gelmemesinden dolayı içleri acıyor mu? Bugün Ardahan’a yolcu edilecek Berfo Ana. Oğlunun kemiklerine hasret!

Taziyesine gittim. Cemil Kırbayır’ın kaybolmasının ardından 33 yıl geçmişti. 33 yıl bu ailenin acısı hep taze, hep canlı kalmıştı. 33 yıl bu acı ile yaşamaya devam eden kardeşi Mikail Kırbayır şöyle anlattı yaşadıklarını: “33 yıl yas ne demek bilir misiniz? Anlamak mümkün değil. Berfo Ana’yı teselli etmek…33 yıl hukuk, hukuk diye diye her an aynı acı ile yaşadık. Ne düğün bildik ne bayram. Kızlarımız gelinliklerini giyemedi, oğullarımız damatlıklarını. Devletten tek bir şey bekledik; kardeşimin kemiğini verin bize. Berfo Ana gözü açık gitmesin dedik Bazen umutlandık, bazen umutsuzluğa kapıldık. Şimdi Berfo Ana’nın vasiyetini yerine getirme yükü de benim omuzlarımda. Cumartesi Anneleri ile omuzlayacağız bu yükü. Çünkü Berfo Ana gözaltında kayıp tüm oğulların anası idi.”

Herkesi Kırbayır’ı anlamaya davet ediyorum. Berfo Ana’ya Allahtan rahmet, bu acıyı yaşayanlara sabır ve metanet diliyorum.

Bu editör yazısında başka bir şey de yazmak istemiyorum. Çünkü yaşanan böylesine tarifsiz bir acının üzerine başka bir şey yazmak içimden gelmiyor. Sevgiler, saygılar…

 

Hareketli ve karmaşık bir yıl

Hareketli ve karmaşık bir yıl

2013 yılı ülkemiz için çok hareketli ve karmaşık bir yıl olacak. Bir taraftan yerel seçimler için siyasi çalışmalar yoğunluk kazanırken, diğer taraftan da siyasi hamlelerle partilerin birbirlerini yıpratma politikaları gündemi belirleyecek.

Hükümet yetkililerin başlattığı barış süreci ile ilgili görüşme ve gelişmeler siyasi iklimi allak bulak edecek gelişmelere gebe.

Bu süreç sadece Türkiye kamuoyunu etkileyip sarsmıyor. Aynı zamanda Ortadoğu politikalarına da etki edip, Ortadoğu’daki dengeleri sarsacak niteliktedir. Dolayısıyla Kürt sorunu ve çözümü noktasındaki atılan adımlar çok ciddiye alınmak zorunda.

Gerek hükümet, gerekse de bu sorunda samimi olduğunu söyleyenler, konuştukları her sözün, attıkları her adımın doğuracağı sonuçları bilerek hareket etmek zorundalar.

Eğer, “Barış sürecinde” samimi iseler ki ben bu samimiyetten çok kaygılıyım.Yumurta sepeti ile dolaştıklarını bilmek zorundalar…

Ataşehir Belediyesi yeni binasına taşınıyor. Barakalarda çekilen sıkıntıları yaşayan başkan İlgezdi ve ekibi saraylarda olmayan teknolojik donanımlı bir binaya taşınıyorlar.

İlgezdi’nin hemen her konuşmasında “Verdikleri bir mazbata. Ne aracımız var, ne binamız, ne de çalışacak kadromuz. Barakalarda göreve başlayıp belediyeyi kurduk.” sözleri hep kulaklarımızda çınlayacak.

Başkan yardımcılarından Sadık Kayhan’ın oturduğu sandalyede, bir elinde dosya, bir elinde dürüm yiyerek işini yapmaya çalışırken çektiğim fotoğrafı gazeteye basmıştık. Şimdi tüm bu sıkıntılı günler mazide anı olarak kaldı.

32 bin m² akıllı binada rehavete kapılmadan görevlerini sürdürüyorlar. CHP, halkla aralarına teknolojik- bürokratik engeller koymadan, demokratik bir yönetimle çalışmaya devam ederse bir dönem daha Ataşehir’i yönetme şansına sahip olabilir.

Ancak saraya yerleştik diye serf-senyör ilişkisi sürdürecek olurlarsa, verdikleri sözleri ve vaadlerini yerine getirmezlerse önümüzdeki seçimlerde “bir rüyaydı geçti” diyeceklerdir.

Halk samimiyet bekliyor. Samimiyetinize inandırmak zorundasınız. Benim kaygılarım gibi Ataşehirliler’in de kaygıları büyüyor.

Şubat ayı küçüklüğü ve sevgililer günü ile anıldığından sevimli bir aydır. Sevdiklerinize sıkı sıkı sarılın. Yüreklerinizden sevgi eksik olmasın.

Saygılarımla…